FAO Yemen’de sellere ve salgın hastalıklara karşı uyardı

FAO, Yemen’de sellerin neden olduğu tehlikelere karşı hazırlıklı olunması çağrısında bulundu

Suudi yetkililer, FAO ile daha önce düzenlenen bir toplantıda Yemen’deki insani yardım çalışmalarını desteklemenin yollarını tartışırken (SPA)
Suudi yetkililer, FAO ile daha önce düzenlenen bir toplantıda Yemen’deki insani yardım çalışmalarını desteklemenin yollarını tartışırken (SPA)
TT

FAO Yemen’de sellere ve salgın hastalıklara karşı uyardı

Suudi yetkililer, FAO ile daha önce düzenlenen bir toplantıda Yemen’deki insani yardım çalışmalarını desteklemenin yollarını tartışırken (SPA)
Suudi yetkililer, FAO ile daha önce düzenlenen bir toplantıda Yemen’deki insani yardım çalışmalarını desteklemenin yollarını tartışırken (SPA)

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), iklim değişikliğinin neden olduğu sıkıntılar çiftçileri etkilemeye devam ederken, Yemen’de sellerin neden olduğu tehlikelere karşı mücadele için hazırlıklı olunması çağrısında bulundu. FAO tahminlere göre Eylül ayı boyunca sellerde azalma olacağını ancak geniş çapta yağış beklendiğini ayrıca kolera ve dang humması gibi su ve vektör kaynaklı hastalıklarla enfeksiyonların atabileceğini, çöl çekirgelerinin ve güz tırtıllarının ortaya çıkabileceğini belirtti.
FAO tarafından yayınlanan Tarımsal İklim Bülteni, bazı bölgelerde şiddetli yağmurların yağabileceğini ve nemli koşullar nedeniyle su kaynaklı hastalıklar ile kolera ve dang humması gibi vektör kaynaklı hastalıkların görülme sıklığının artabileceğini hatırlattı. Nemli koşullar, haşereler ile başta tırtıllar ve çöl çekirgeleri olmak üzere tarımsal ürün hastalıklarının görülmesine neden olabiliyor.
Eylül ayı hava durumu tahminleri, en kötü sel olaylarının sona ermesine rağmen, özellikle İbb, Taiz, ed-Dali ve Zamar illerinde, şiddetli ve geniş çaplı yağışların muhtemel olduğunu gösteriyor. Söz konusu illerde önceki aylarda şiddetli yağışlar nedeniyle sular altında kalan bölgeler, daha fazla sel riski altında kalmaya devam ediyor. FAO, bunun kuzeydoğu Arap Denizi’ndeki siklon olasılığı nedeniyle daha da kötüleşmesinin muhtemel olduğunu söyledi ve sel risklerine karşı hazırlık çağrısında bulundu.
Şarku’l Avsat’ın BM’ye bağlı ajanstan aktardığı habere göre iklim değişikliğinin neden olduğu sıkıntıların Yemen’deki tarım topluluklarını etkilemeye devam ettiğini söyledi. FAO bu bağlamda, entegre tarım sistemlerinin benimsenmesi ve mahsulleri, hayvancılığı ve ormancılığı entegre eden tarımsal sistemlerin özellikle teşvik edilmesini tavsiye etti. Zira bu sistemlerin, ortalama olarak, iklim değişikliğine uyum sağlama konusunda daha fazla yeteneğe sahip olduğunu belirtti. Ayrıca Eylül ayına yönelik tahminlerin, düşük yoğunluk, sıklık ve mekansal yayılma ile de olsa yağışların devam ettiğini gösterdiği belirtildi.
FAO’ya göre, bu iklim koşullarının güz tırtıllarının yayılmasını teşvik edebilir, bununla birlikte Ekim ayının başından itibaren üzüm tarlalarında çöl çekirdeklerinin artması da bekleniyor ve dolayısıyla bu durum sürekli takipte kalınmasını gerektiriyor.
İklim bültenine göre, Ağustos ayındaki şiddetli yağışlar kritik altyapı ve geçim kaynaklarını bozmaya devam etti. Ayrıca ayın ilk on gününde toplam ölü sayısı 90’a ulaştı.
Su basmasının neden olduğu, kolera ve dang humması gibi su ve vektör kaynaklı hastalıkların görülme sıklığının arttığına dair raporların yanı sıra, seller yüzlerce çiftlik hayvanı seller tarafından sürüklendi. BM bültenine göre, bu durum geçim kaynaklarını etkiledi ve aileleri yoksulluğa itti. Söz konusu felaketlerin, süt ve et kıtlığına yol açması ve beslenmeyi etkilemesi de muhtemel görülüyor.
Bültende, Zamar, Taiz ve Sanaa’daki bazı bölgelerde, dolunun eşlik ettiği şiddetli yağmurların kahve, üzüm ve diğer meyve ağaçları da dahil olmak üzere mahsullerini yok ettiği ve bunun çoğu ailenin gelirini etkileyeceği belirtildi. Aynı zamanda, Saada, el-Hudeyde, İbb, Amran ve Sanaa’nın bazı kuzey bölgelerinde güz tırtıllarının yeniden ortaya çıktığı gözlemlendi. Bu da sorgum, mısır, darı, arpa ve buğday gibi tahıl ürünleri için tehdit oluşturuyor.
Olumlu tarafta ise, tarımsal alanlarda, hayvancılık için mera, yem ve su bulunuyor bu da zararların ve hastalıkların artmasına rağmen genel durumunda bir iyileşme sağlayabilir.
Saha raporları ayrıca merkezi dağlık bölgelerde domates, biber ve yeşil mısır hasadı ve çoğu tarlada tahıl mahsullerinin (sorgum, mısır, buğday ve arpa) yetiştirme döneminde olduğunu belirtiyor. Eylül ortasından Kasım sonuna kadar hasatın yapılacak olsa da şu ana kadar hüküm süren sert iklim koşulları nedeniyle verimin düşük olması bekleniyor.
İklim bülteni, 1-31 Ağustos arasındaki dönemde, Yemen’in yüzde 80’inden fazlasının şiddetli yağışlara tanık olduğunu ve ülkenin büyük bir bölümünün sel nedeniyle sular altında kaldığını belirtti. Ülkeyi vuran şiddetli yağış miktarı, geçen yılın aynı dönemindeki yağışlara kıyasla yüzde 45 daha fazla olarak yaklaşık 2500 mm’ye ulaştı. En yüksek miktarlar ülkenin batısındaki Hudeyde şehrinin el-Keden bölgesinde (306 mm), İbb’deki es-Sede bölgesinde (263 mm) ve sonrasında başkent Sanaa’daki Bağdat bölgesinde (241 mm) kaydedildi.
Bülten, ülkenin yağışlar konusunda mekansal hacim (tüm illerde) ve zamansal boyut (26’dan fazla yağışlı gün) açısından bir iyileşmeye tanık olduğunu belirtiyor. Şiddetli yağışlar ve seller, toprak neminde normal oranın yaklaşık yüzde 150 üzerinde bir artmasına neden oldu. Bu da özellikle Yemen’in batı kesimlerinde, bitki örtüsünün büyümesinde yüzde 60’tan fazla bir artışa yol açtı.



Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.


Hamas: Gazze ile ilgili her türlü düzenleme, ablukanın kaldırılmasıyla başlamalıdır

Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
TT

Hamas: Gazze ile ilgili her türlü düzenleme, ablukanın kaldırılmasıyla başlamalıdır

Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)

Hamas, Gazze Şeridi ve Filistin halkının geleceğiyle ilgili her türlü siyasi sürecin veya düzenlemenin, düşmanlıkların tamamen sona ermesi, ablukanın kaldırılması ve başta özgürlük ve kendi kaderini tayin hakkı olmak üzere meşru ulusal hakların güvence altına alınmasıyla başlaması gerektiğini vurguladı.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre bu açıklama, hareketin dün Amerika Birleşik Devletleri'nde düzenlenen Gazze Şeridi "Barış Konseyi" oturumuna yanıt olarak yayınladığı basın bildirisinde yer aldı.

Hareket, işgalin suçlarına ve ateşkes anlaşmasının sürekli ihlallerine devam ettiği bir dönemde oturumun düzenlenmesinin, uluslararası toplumun ve katılımcı tarafların işgali saldırganlığını durdurmaya zorlamak için pratik adımlar atmasını gerektirdiğini vurguladı.

Hamas, geçiş noktalarının açılmasını ve insani yardımın kısıtlama olmaksızın girişini, ayrıca yeniden yapılanma sürecinin derhal başlatılmasını talep etti. Uluslararası tarafların ve arabulucuların, anlaşmaların uygulanmasını sağlamak ve insani ve siyasi hakların engellenmesini önlemek için sorumluluklarını yerine getirmeleri gerektiğinin altını çizdi.

Ayrıca, kalıcı bir ateşkesin sağlanması için ciddi çabalara ihtiyaç duyulduğunu belirterek, Gazze Şeridi'ni istikrara kavuşturmaya yönelik her türlü gerçek uluslararası çabanın, sorunun kök nedenini ele alması gerektiğini vurguladı: işgal, işgal politikalarının sona erdirilmesi ve Filistin halkının tam ve eksiksiz haklarına kavuşması.

ABD Başkanı Donald Trump, dün 40'tan fazla ülkeden temsilci ve 12 ülkeden gözlemcinin katılımıyla "Barış Konseyi"nin ilk toplantısını düzenledi. Toplantının odak noktası, savaşın harap ettiği Gazze Şeridi'nde yeniden yapılanma ve uluslararası bir istikrar gücünün oluşturulmasıydı.