Irak: Kazimi, siyasileri ‘en zor krizi’ aşmak için diyaloğa çağırdı

Hekim ve Amiri, Koordinasyon Çerçevesi güçlerini olayların açık bir çatışmaya kaymaması için uzlaşmaya çağırdı

Irak Başbakanı Mustafa el-Kazimi (DPA)
Irak Başbakanı Mustafa el-Kazimi (DPA)
TT

Irak: Kazimi, siyasileri ‘en zor krizi’ aşmak için diyaloğa çağırdı

Irak Başbakanı Mustafa el-Kazimi (DPA)
Irak Başbakanı Mustafa el-Kazimi (DPA)

Irak Başbakanı Mustafa el-Kazimi, artan zorluklar ve siyasi krizler arasında on yıllardır Kerbela'ya yapılan en büyük ‘Erbain’ (Kırkıncı Gün) ziyaretinin olaysız tamamlanmış olmasıyla rahatlamış hissetse de, bu yılki uzun Aşura döneminin sona ermesini takip edebilecek siyasi tırmanışla ilgili endişelerini dile getirdi.
Aşura törenlerinin sona ermesi vesilesiyle yaptığı açıklamada Kazimi, ülkenin içinden geçtiği mevcut siyasi krizin ‘2003'ten sonraki en zor krizlerden biri olabileceğini’ belirtti.
Kazimi açıklamasında “Ülkeyi, güvenli ve istikrarlı bir Irak'a doğru ilerleterek bu krizi aşmak için çözümler bulma umudumuz ve kararlılığımız var” ifadelerini kullandı.
Kazimi tüm siyasi güçlere seslenerek, onları Irak ve Iraklıların çıkarlarına odaklanmaya çağırdı ve “Irak ve Iraklılar fedakarlık yapılmasını hak ediyorlar. Irak hepimizin boynunda bir emanettir” dedi.
Kazimi’nin çağrısına paralel olarak, (Şii) Koordinasyon Çerçevesi güçlerinin önde gelen iki lideri, olayların iki büyük Şii gücü arasında (Mukteda es-Sadr liderliğindeki Sadr Hareketi ve İran’a yakınlığı ile bilinen Koordinasyon Çerçevesi) açık bir çatışmaya kaymasını önlemek amacıyla diyalog için bir zemin bulunması çağrısında bulundu.
Ulusal Hikmet Hareketi lideri Ammar el-Hekim, taraflara safları birleştirme, çabaları bütünleştirme ve ortak bir noktada buluşma çağrısında bulundu.
Hekim dün yaptığı açıklamada ‘halkın ve vatanın çıkarı konusunda ortak bir noktada buluşmak ve halihazırdaki siyasi tıkanıklık yüzünden vatandaşlara hizmet vermenin önünde engel teşkil eden sıkıntıları aşmak amacıyla safları birleştirmek ve çabaları bütünleştirmek’ için ülkenin siyasi ortaklarının mevcut fırsatı kullanmasının önemini vurguladı.
Fetih Koalisyonu lideri Hadi el-Amiri ise bu yılki ‘Erbain’ ziyaretinin ‘dünyadaki Ehl-i Beyt takipçilerinin birliğinin eşsiz bir tezahürü olduğunu’ söyleyerek ‘siyasilerin ders ve ibret almaları’ çağrısında bulundu.
Amiri, ‘politikacılar Irak vatandaşları tarafından gösterilen fedakarlık ve cömertlik tezahürlerinden faydalanmazlarsa’ oluşabilecek sonuçlara ilişkin ‘endişesini’ dile getirdi.
İki gün önce, gelecek hükümetin Sadr Hareketi olmadan kurulmasına uygun bir zemin hazırlamak amacıyla Koordinasyon Çerçevesi güçleri ile hem Kürtler hem de Sünniler arasında gizli görüşmeler yapıldığı ortaya çıktı. Şimdi tüm gözler hareketin lideri Mukteda es-Sadr'ın ikamet ettiği Hanane’ye çevrilmiş durumda. Kazimi gözetiminde düzenlenen 2. Ulusal Diyalog Konferansı’na katılan Irak güçleri, Erbain ziyaretinin bitiminden sonra Sadr ile görüşmek üzere Hanane’ye gitmek amacıyla üçlü (Şii-Sünni-Kürt) bir komite kurulduğunu duyururken, Sadr uzun bir süredir sessizliğini koruyor. Şu anda herkes son zamanlarda yaşananlara karşı Sadr’ın nihai tutumunu bekliyor.
Koordinasyon Çerçevesi ile Sadr Hareketi arasında kayıt dışı dahi olsa bir diyalog gerçekleştirildiğine dair hiçbir belirti yokken, Kürdistan bölgesindeki iki ana partiden, (Mesud Barzani liderliğindeki Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ve Bafel Talabani liderliğindeki Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB)) kaynaklar, iki parti arasında müzakereler yapıldığını vurguluyorlar. Aynı Kürt kaynaklarına göre, iki Kürt partisinin diyalogları artık sadece cumhurbaşkanı makamıyla ilgili sınırlı kalmayarak yaklaşmakta olan yasama seçimleri de dahil olmak üzere bölge ile ilgili aralarındaki çözülmemiş tüm meseleleri kapsıyor. Gelen bilgilere göre iki Kürt partisinin ortak bir Kürt kartıyla Bağdat'a gelmeye hazırlanmak amacıyla bölgedeki çeşitli meseleler üzerinde uzlaşmaya varma olasılığı tekrar gündemde. Böylece cumhurbaşkanı makamı artık iki partinin anlaşmasının önünde ana engel olarak kalmayacak. İki partinin liderlerinin önümüzdeki birkaç gün için umduğu şey bu.
Şarku’l Avsat’ın yerel kaynaklardan edindiği bilgilere göre bu konuda ilerleme kaydedilme olasılığına ilişkin göstergeler arasında, iki Kürt partisinin ortak görüşmeler yapması ve -kürtlerin talep kartının Koordinasyon Çerçevesi hükümetinin ya da Sadr Hareketi hükümetinin kurulması durumunda aynı olacağı göz önünde bulundurmakla birlikte- gelecek hükümetin kurulması için Koordinasyon Çerçevesi güçleriyle neredeyse ortak bir Kürt kartı oluşturmaları yer alıyor.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.