Kazımi, Irak dosyalarıyla New York'a gitmeye hazırlanırken Sadr, halk hareketinin temellerini övdü

Necef ve Bağdat'ta sık sık giden Kaani bu kez Samarra'da göründü

Irak Başbakanı Mustafa el-Kazımi (AFP)
Irak Başbakanı Mustafa el-Kazımi (AFP)
TT

Kazımi, Irak dosyalarıyla New York'a gitmeye hazırlanırken Sadr, halk hareketinin temellerini övdü

Irak Başbakanı Mustafa el-Kazımi (AFP)
Irak Başbakanı Mustafa el-Kazımi (AFP)

Irak'taki siyasi partiler arasında önümüzdeki iki hafta içinde yaşanabileceklere dair artan tedirginlikleri arasında Cumhurbaşkanı Berham Salih ve Başbakan Mustafa el-Kazımi, Irak’ın endişelerinin bölgeye ve dünyaya taşınmasında rolleri paylaştılar. New York’taki 77. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurul görüşmelerine Cumhurbaşkanı Salih'in yerine Başbakan Kazımi'nin katılacağı kesinleşti. Cumhurbaşkanı Salih ise önümüzdeki Kasım ayında Cezayir'de yapılması planlanan Arap Birliği (AL) zirvesine katılmak üzere resmi bir davet aldı. Gerek bölgesel gerek uluslararası zirvelere katılım konusunda gerekse yabancı bir lider için düzenlenen yas törenine katılım konusunda olsun, 2003 yılından sonra Irak’ta kurulan hükümetlerin Bakanlar Kurulu toplantılarında olduğu gibi cumhurbaşkanları ve bakanlar arasında bir yetki çatışması yaşanmıyor gibi görünürken siyasi kaynaklara göre Salih ve Kazımi’nin gerek New York'a gerekse Cezayir'de yanlarında getirdikleri dosyalar aynı doğrultuda olacaklar. AL Zirvesi, bir ülkenin en yüksek makamı yani cumhurbaşkanı tarafından temsil edilmesini gerektiren bir protokol gibi görünse de, AL zirveleri tarihleri ​​boyunca Irak dahil tüm üye ülkelerin temsil sorunlarıyla karşı karşıya kaldı. BM Genel Kurul görüşmelerinin en önemli özelliklerinden biri ise zirvenin aralarındaki ikincil toplantılar olan bu küresel toplantıda temsilcisinin taşıdığı dosyalara göre her ülke için temsil niteliği bakımından farklılık gösteriyor. Hem Salih hem de Kazımi, geçtiğimiz yıl yapılan erken seçimlerden bu yana 10 aydır yeni hükümetin kurulamamasından dolayı bekçi olarak görevde kalsalar da, daha büyük sürprizler getirmesi muhtemel zorlu koşullar altında sorumluluklarını sürdürüyorlar. Irak Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Salih, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun’un temsilcisine Al Zirvesi davetine katılacağı bilgisini verdi. Açıklamada, Salih’in ‘başarıya ulaşmak, çabaları birleştirmek ve ortak Arap eylemini teşvik etmek amacıyla zirveye aktif olarak katılacağını’ vurguladığı belirtildi. Açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Salih, bölgesel gerilimleri azaltmak ve krizleri sona erdirmek için ortak koordinasyonun önemini vurgulayarak Irak’ın Arap ülkeleri, bölge ülkeleri ve uluslararası tarafların ortak ilgi gösterdiği bölgenin çeşitli meselelerin ele alınmasını istediğini söyledi. Öte yandan Kazımi, kendisiyle aynı fikirde olmayanlar da dahil olmak üzere tüm siyasi güçlerin katıldığı Ulusal Diyalog’a liderlik etmeye devam ederken, Kazımi'nin erken seçimler yapılana kadar görevde kalmasını isteyen Mukteda es-Sadr’ın lideri olduğu Sadr Hareketi diyaloga katılmadı.
Kulislerde dolaşan bilgilere göre Kazımi New York'a gitmeden önce daha önemli dosyalarla uğraşırken Ulusal Diyalog’un ikinci oturumu sırasında Iraklı siyasi güçlerin oluşturduğu üçlü komite aracılığıyla Koordinasyon Çerçevesi güçleri arasındaki muhalifleriyle başa çıkabilmesi açısından Sadr Hareketi’nden olumlu bir atılım olmasını hedefliyor.
Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Sincar Milletvekili Mahma Halil, üçlü komitenin el-Hanana’dan Sadr ile görüşme konusunda olumlu sinyaller aldığını söyledi.
Halil, Pazar günü düzenlediği basın toplantısında şunları söyledi:
“Sadr, üçlü komiteyle Irak’ı içinde bulunduğu krizden çıkarma girişimlerinin ele alınacağı bir görüşme yapmayı kabul etti. Sadr Hareketinin lideri, üçlü komiteyi, önümüzdeki günlerde el-Hanana'da kabul edecek. Sadr, girişimin bazı maddelerini kabul etse de bazılarını reddetti. Erken seçimlerin düzenlenmesi, mevcut geçici hükümetin görev süresinin uzatılması ya da yeni bir hükümet kurulması konularında anlaşmazlıklar söz konusu.”
Herkesin geçici bir hükümet kurulması ve ardından erken seçimlerin yapılmasını kabul etmesinden ötürü mevcut girişimin öncekilerden farklı olduğu söyleyen Halil, ancak bu seçimlerin yapılması için çıkarılacak yasa konusunda anlaşmaya varılamadığını belirtti.
Öte yandan Mukteda es-Sadr, Sadr Hareketi destekçilerinin başlattığı halk hareketini selamladığı dikkate değer bir tweetle sessizliğini bozdu.
Sadr, bir haftayı aşkın bir süre sonra sessizliğini bozarak dün Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Allah'ın bana halkın sevgisini bahşetmesi ve onları emirlerden ve yasaklardan sapılmaması için itaatin görünürdeki en güzel işaretleri kılmasından son derece gurur ve onur duyuyorum. Cenab-ı Hakk'tan beni onların sevgisinden ve hizmetinden mahrum etmemesini, bizi ve onları salih babaların ve dedelerin yolunda, barış ve nimetler üzere kılmasını ve onları her türlü kötülükten korumasını niyaz ediyorum” yazdı. Sadr'ın tweetinde Sadr Hareketi’nin liderlerine atıfta bulunmaması dikkati çekti. ‘El-Hanana Sızıntıları’ adıyla bilinen ve Sadr Hareketi’nin önde gelen isimlerine atfedilen, Sadr'ın ülkedeki siyasi krizi ele alış biçimine yönelik çeşitli eleştirilerini dile getirdikleri ses kayıtları orta çıkmıştı. Ses kayıtları son iki haftadır ülke gündemini meşgul ediyor.
Sadr’ın resmi karargahı el-Hanana’dan üçlü komite ile Sadr arasında yakında  bir görüşme olup olmayacağına dair resmi bir açıklama yapılmazken Kazımi'nin New York ziyareti ve orada diğer ülkelerin liderleri ve yetkilileriyle yapacağı görüşmeler, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Barbara Leaf'in geçtiğimiz günlerde İran'ın yokluğunda Sadr'ın sesinin duyulması gerektiği yönündeki açıklamasıyla Washington'dan gelen bazı sinyallerin ardından gerçekleşecek. Buna karşın İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Kudüs Gücü komutanı İsmail Kaani'nin, Bağdat'ın 120 kilometre kuzeybatısında yer alan Samarra şehrini ziyaret ettiğini gösteren fotoğraflar yayınlandı. Her ne kadar Kaani'nin ziyareti için açıklanan gerekçe, Erbain törenleri sırasında Kerbela şehrinde halihazırda bulunan bazı İranlı liderlerden biri olması olarak gösterilse de Kaani’nin Irak’taki karar alma merkezleri; Bağdat ya da Necef’te değil Samarra’da kalmaya devam etmesi gerek kulislerde gerekse sosyal paylaşım sitelerinde olsun bazı soru işaretlerinin dolaşmasına neden oldu.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.