İsviçre’nin ulusal yemeği röşti dünya rekoru kırdı

Dünyanın en büyük röştisi (AFP)
Dünyanın en büyük röştisi (AFP)
TT

İsviçre’nin ulusal yemeği röşti dünya rekoru kırdı

Dünyanın en büyük röştisi (AFP)
Dünyanın en büyük röştisi (AFP)

İsviçre Çiftçiler Birliği 125. kuruluş yıldönümünde, pazartesi günü yapılan ve patatesten yapılan geleneksel İsviçre yemeği röştinin hazırlanmasında yeni bir rekor kırıldığını duyurdu. Söz konusu röşti, 13,7 metrekarelik bir tavada hazırlanarak dünyanın en büyük yemeği olarak kayıtlara geçti.
Şarku’l Avsat’ın AFP'den aktardığı habere göre İsviçre Çiftçiler Birliği, Bern'deki Parlamento binasının önündeki Federal Meydan'da, İsviçre bayrağı oluşturmak için, kırmızı ateşe dayanıklı bir arka plana yerleştirilmiş İsviçre haçı şeklinde dev bir kızartma tavası yaptı.
İsviçre'nin Almanca konuşulan bölgesinde popüler bir geleneksel yemek olan ancak daha sonra ulusal bir yemek haline gelen bu kızarmış patates halka dağıtıldı.
Almanca konuşan ve Fransızca konuşan kantonları ayıran "Rustegraben" olarak bilinen kültürel ve dilsel engel bile bu yemeğin adından türetildi.
İsviçre Çiftçiler Birliği Başkanı Markus Ritter bu yemeklerin hazırlanmasında kullanılan patateslerin Bern'e getirilmeden önce söz konusu engelleri ve farklılıkları aşmayı simgeleyen bir jest olarak yaz aylarında İsviçre'nin tüm bölgelerinde yetiştirildiğini açıkladı.
Röşti, İsviçre mutfağının dünyada en tanınmış lezzetlerinden biri. Patatesten yapılan röşti, kahvaltı veya et yemeklerinin yanında da tercih edilebiliyor. Rendelenmiş patatesle yapılan oldukça pratik bir yemek olan patates röşti, her evde bulunan malzemelerle yapılabiliyor.



Otobüse binmek için kullanılan paranın tarihi şaşkınlık yarattı

Fenike kültürüne ait madeni para (Leeds Belediye Meclisi)
Fenike kültürüne ait madeni para (Leeds Belediye Meclisi)
TT

Otobüse binmek için kullanılan paranın tarihi şaşkınlık yarattı

Fenike kültürüne ait madeni para (Leeds Belediye Meclisi)
Fenike kültürüne ait madeni para (Leeds Belediye Meclisi)

Birleşik Krallık'ın Leeds kentinde 1950'lerde otobüs ücreti ödemek için kullanılmış tuhaf görünümlü bir madeni paranın, 2 bin yıldan daha eski bir uygarlığa ait olduğu ortaya çıktı.

Onlarca yıl önce yerel bir otobüs şoförüne verilen madeni para, Leeds City Transport'un her günün sonunda otobüs ücretlerini toplayıp sayan eski baş kasiyeri James Edwards'ın eline geçti. 

Edwards, harcanamayacağı için antik sikkeyi evine götürüp küçük torunu Peter'a hediye etti ve o da bunu 70 yıldan uzun süre küçük bir tahta sandıkta sakladı.

Leeds Üniversitesi'nden arkeologlar paranın, Fenike kültürünün parçası olan ve MÖ 1. yüzyılda İspanya'nın Cadiz kentinde yaşayan Kartacalılara ait olduğunu keşfetti.

Artık 77 yaşına gelen torun, "Dedem Britanya'ya ait olmayan paralar bulduğunda onları bir kenara koyardı ve evine gittiğimde bana birkaç tane verirdi" diyor.

Savaşın üzerinden çok zaman geçmemişti, bu yüzden askerlerin gönderildikleri ülkelerden madeni paralarla döndüğünü sanıyorum. İkimiz de madeni para koleksiyoncusu değildik ama bunların kökenleri ve üzerindeki resimler bizi büyülemişti; benim için bunlar hazineydi.

 

ffbfr
Yunan imgeleri taşıyan antik Fenike sikkesi (Leeds Belediye Meclisi)

Peter, belirli bir kabartmaya odaklanarak sikkenin kökenini ortaya çıkarmaya çalıştı.

Paranın bir tarafında Yunan kahramanı Herakles'e benzeyen ve ünlü aslan derisi başlığını takan tanrı Melkart'ın yüzü var.

Uzmanlar, paranın bir zamanlar İspanya kıyılarında yer alan bir Kartaca yerleşiminden geldiğini söylüyor.

Peter, "Nereden geldiğini çözmek zor olduğu için bu sikke beni her zaman büyüledi" ifadelerini kullanıyor.

Kökenini öğrendiğimde ilk düşündüğüm şey, bunu herkesin inceleyebileceği bir kuruma vermekti ve Leeds Müzeleri ve Galerileri ona iyi bir yuva sunmayı nezaketle teklif etti.

Leeds Müzeleri ve Galerileri'ne bağışlanan para artık, binlerce yıllık tarihi kapsayan ve dünyanın dört bir yanındaki kültürlere ait paralarla para birimlerini içeren Leeds Keşif Merkezi'nin bir parçası.

Leeds Belediye Meclisi'nin yetişkin sosyal bakımı, aktif yaşam tarzları ve kültürden sorumlu yönetici üyesi Salma Arif, "Binlerce yıl önce eski bir medeniyet tarafından yaratılan, tarihin bu küçük parçasının bir şekilde Leeds'e ve koleksiyonumuza ulaştığını hayal etmek inanılmaz" diyor.

Arif, "Bizimki gibi müzeler sadece nesneleri korumakla kalmaz, aynı zamanda bunun gibi hikayeleri anlatır ve ziyaretçileri, bazen en beklenmedik yerde karşımıza çıkan tarih hakkında düşünmeye teşvik eder" diye belirtiyor.

Independent Türkçe


NASA, köprülerdeki hasarı uydu radarıyla belirledi

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

NASA, köprülerdeki hasarı uydu radarıyla belirledi

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

NASA'nın sivil altyapının korunması için yeni bir yöntemin önünü açabilecek uydu araştırmasına göre, Kuzey Amerika'daki büyük açıklıklı köprüler, Afrika'dakiler de dahil dünyadaki en yüksek yapısal hasar riskiyle karşı karşıya.

Köprüler, doğal afetlerden sürekli etkilenen ulaşım ağlarının en savunmasız bileşenlerinden bazıları.

Dünya genelindeki bölgesel yetkililer, yapısal kırılganlıklarını izlemek için köprüleri düzenli şekilde görsel olarak inceliyor ancak bu tür yerinde incelemeler genellikle öznel ve bozulmanın bazı önemli erken belirtilerini gözden kaçırabilir.

Bilim insanları, 150 metre veya daha büyük açıklıklı köprülerin beşte birinden daha azında yapısal değişiklikleri izlemek için sistem kurulduğunu söylüyor.

Son zamanlarda, radar görüntüleme kullanan gelişmiş uydular, bilim insanlarına dünyadaki köprüleri izlemek için yeni ve güçlü bir araç sunuyor.

Houston Üniversitesi'nden araştırmacılar, Sentetik Açıklıklı Radar adlı radar türünün, birkaç milimetre kadar küçük yapısal yer değiştirmeleri ortaya çıkarabileceğini ve denetçiler fark etmeden çok önce erken yapısal sorunları gösterebileceğini söylüyor.

Şimdiyse 744 köprünün küresel analizi, çoğunlukla 1960'larda inşa edilen Kuzey Amerika'daki köprülerin en kötü durumda olduğunu, onları Afrika'daki köprülerin izlediğini ortaya çıkardı.

Çalışmada referans alınan köprülerden bazıları arasında New York'taki Verrazzano-Narrows Köprüsü, Los Angeles'taki Vincent Thomas Köprüsü, Florida'daki Sunshine Skyway Köprüsü, Birleşik Krallık'taki Humber Köprüsü ve Kongo Nehri üzerindeki Matadi Köprüsü yer alıyor.

Nature Communications adlı akademik dergide yayımlanan çalışmaya göre, ABD ve Kanada'daki çok sayıda köprü orijinal tasarım ömürlerini doldurmaya yaklaşıyor veya aşıyor.

Houston Üniversitesi'nden çalışmanın yazarlarından Pietro Milillo, "Araştırmamız, radar yoluyla uzaydan izlemenin dünyadaki büyük açıklıklı köprülerin yüzde 60'ından fazlası için düzenli gözetim sağlayabileceğini gösteriyor" dedi.

Uydu verilerini risk çerçevelerine entegre ederek, özellikle geleneksel sensörlerin kurulumunun çok maliyetli olduğu bölgelerde, yüksek riskli olarak sınıflandırılan köprü sayısını önemli ölçüde azaltabiliriz.

Bilim insanlarına göre yeni teknik, geleneksel yöntemlerin aksine, tüm köprü altyapı ağında daha sık deformasyon ölçümlerine olanak sağlayabilir; geleneksel yöntemler genellikle yılda sadece birkaç kez uygulanıyor ve sahada personel gerektiriyor.

Delft Teknoloji Üniversitesi'nden (TU Delft) çalışmanın diğer yazarlarından Dominika Malinowska, "Çalışmamız, bunun uygulanabilir ve etkili bir araç olduğunu gösteren küresel ölçekte kanıtlar sunuyor ve bu araç hemen kullanılabilir" dedi.

Bilim insanları, yöntemin, NASA ve Hindistan Uzay Araştırma Organizasyonu (ISRO) tarafından ortaklaşa işletilen, yeni fırlatılan Nisar uydusundan elde edilen veriler kullanılarak daha da geliştirilebileceğini umuyor.

Nisar'ın, dünyadaki neredeyse her köprünün görüntüsünü 12 günde bir iki kez toplaması ve küçük değişiklikleri tespit edip izlemeyi mümkün kılması bekleniyor. Araştırmacılar, bunun barajlar, demiryolları, binalar ve bentler gibi diğer altyapıları izlemek için de kullanılabileceğini söylüyor.

Independent Türkçe


Kim Jong-un'dan "tuhaf" 8 Mart mesajı

Fotoğraf: KCNA
Fotoğraf: KCNA
TT

Kim Jong-un'dan "tuhaf" 8 Mart mesajı

Fotoğraf: KCNA
Fotoğraf: KCNA

Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, Dünya Kadınlar Günü'nde yaptığı tuhaf konuşmada kadınları "fiziksel açıdan zayıf" ve "sade yüzlü" diye nitelendirirken, onları aynı zamanda "devrimin güçlü dayanakları" diye tanımlayıp teşekkür etti.

Devlete ait Kore Merkezi Haber Ajansı'na (KCNA) göre Kim, "olağanüstü ve görünmeyen emekleri için tüm Koreli kadınlara özel teşekkürlerimi sunuyorum" dedi.

Ajans, Kim'in şu sözlerini aktardı:

Kadınlarımız, yeri doldurulamaz sorumluluklarını ve rollerini yerine getirerek vatanseverlik geleneklerini sürdürdükçe, toplumumuz daha güçlü ve daha müreffeh hale gelecektir.

Görsel kaldırıldı.
8 Mart 2026'da çekilen ve Kuzey Kore'nin resmi haber ajansı KCNA tarafından 9 Mart 2026'da yayımlanan bu fotoğraf, Kuzey Kore lideri Kim Jong Un'u (soldan 3.), eşi Ri Sol Ju'yu (solda) ve kızları Kim Ju Ae'yi (soldan 2.) Pyongyang Spor Salonu'nda Dümnya Kadınlar Günü'nü anma gösterisini izlerken gösteriyor (AFP)

Kim Jong Un, "Çağımızın kadınları... Devrimin sağlam bir dayanağı haline geldi" dedi. "Fiziksel bakımdan zayıf olsalar da açıkça güçlü iradeli olduklarını, sade yüzlerinin cesaret ve yüzlerindeki kırışıklıkların yoğun çabalarını gösterdiğini" ekledi.

Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte Kim Jong Un'un eşi Ri Sol Ju ve kızı Ju Ae de yer aldı. Kim Jong Un'un halefi olarak gösterilen kızı, babasının elini tutarken görüldü.

Kim şunları söyledi:

Bizim için çok değerli olan tüm Koreli kadınların; annelerin, eşlerin, kızların ve sevgililerin, diğer ülkelerdeki kadınlarla kıyaslandığında gerçekten güzel ve harika olduğunu gururla söylemek istiyorum. Zor zamanlarda dürüst kalan, keder anlarında yürekli ve hatta ölümle karşı karşıya kaldıklarında cesur olan Koreli kadınlar, devrimin kayıtlarında ve tarihin sayfalarında kayda değer kahramanlıklar sergilediler. Bu kahramanlıklar hâlâ hafızamızda yer alıyor ve güçlü manevi dayanağımız olarak hizmet ediyor.

Görsel kaldırıldı.
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, 8 Mart 2026'da Pyongyang'da Dünya Kadınlar Günü'nü anma etkinliğine katılırken izleyicilere el sallıyor. Bu fotoğraf, Kuzey Kore'nin resmi ajansı KCNA tarafından yayımlandı (Reuters)

KCNA, Kim'in konuşmasının ardından coşkulu alkışlar aldığını belirtti.

İnsan Hakları İzleme Örgütü'ne göre, "Kuzey Kore'deki yetkililerin cinsiyet eşitliğinin sağlandığı yönündeki iddialarına rağmen, Kuzey Koreli kadınlar ve kız çocukları, cinsel ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet, yaygın ayrımcılık ve katı cinsiyet kalıplarının uygulanması da dahil yoğun ve yaygın insan hakları ihlallerine maruz kalıyor".

Küresel insan hakları grubu ayrıca, derin ataerkil normların Kuzey Kore'deki kadınların rollerini büyük ölçüde ev içi sorumluluklar ve düşük seviyeli ekonomik faaliyetlerle sınırladığını söyledi. Kadınların üst düzey siyasi ve askeri liderlikte ciddi şekilde yetersiz temsil edildiğini belirtti.

İnsan hakları örgütü 2022'de "Merkez Komite'deki kadın sayısı 2016'yla 2019 arasında iki katına çıktı ve devlet medyasında kadınların görünürlüğü arttı. Kim Yo Jong, Kim Kyong Hui ve Choe Son Hui gibi yetkililer de dahil kadınların liderlikte artan rolü, politika değişikliklerine yol açmış gibi görünmüyor" diye belirtmişti.


Independent Türkçe