Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: Rusya'nın kısmi seferberlik ve referandum kararı durumun ciddiyetini gösteriyor

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Rusya'nın kısmi seferberlik kararı ve Luhansk, Donetsk, Herson ve Zaporijia'daki referandum duyurusu, durumun ciddiyetini gösteriyor." dedi.

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu (AFP)
Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu (AFP)
TT

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: Rusya'nın kısmi seferberlik ve referandum kararı durumun ciddiyetini gösteriyor

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu (AFP)
Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu (AFP)

Birleşmiş Milletler (BM) 77. Genel Kurul Toplantıları için New York'ta bulunan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkevi binasında BM Arabuluculuk Dostlar Grubu'nun 12. Bakanlar Toplantısı'na eş başkanlık etti.
Çavuşoğlu, grubun 3 yıl aranın ardından ilk kez yüz yüze geldiğini ve bu süreçte hem çatışmaların arttığını hem de bu çatışmaların nedenlerinin değişiklik gösterdiğini belirterek, "Örneğin; iklim değişikliği yoksulluğu, yoksulluk göçü, düzensiz göç yabancı düşmanlığı ve radikalizmi tetikleyebilir. Dolayısıyla ortada korkunç bir döngü var." ifadesini kullandı.
Kovid-19, Ukrayna-Rusya savaşı, ekonomik zorluklar, enerji ve gıda krizi gibi konuların küresel çapta ek stres yarattığını kaydeden Çavuşoğlu, "Rusya'nın kısmi seferberlik kararı ve Luhansk, Donetsk, Herson ve Zaporijia'daki referandum duyurusu, durumun ciddiyetini gösteriyor." diye konuştu.

"Ukrayna savaşında insani krizin derinleşmesini engellemeye çalışıyoruz"
Çatışmaların yapısındaki değişiklikler ışığında diplomasi ve arabuluculuk alanında daha proaktif yaklaşımlara ihtiyaç duyulduğuna işaret eden Çavuşoğlu, "Bu nedenle bugünkü toplantımızın temasını 'Arabuluculuk Yoluyla İnsani Krizlerin Önlenmesi' olarak belirledik. Ukrayna ve Rusya ile temaslarımızda yapmaya çalıştığımız da buydu. İlkelerimizi korurken ve savaşı reddederken, insani krizin derinleşmesini engellemeye çalışıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Çavuşoğlu, savaşın ilk günlerinde çözüme daha yakın olduklarını ve İstanbul'da mart ayında yapılan toplantıda, tarafların bazı metin paylaşımında bulunduğuna dikkati çekerek, "Şimdi sahada farklı gerçeklikler var. Savaş uzadıkça, net ve kabul edilebilir bir çözüme ulaşmak o denli zorlaşıyor. Hala diplomasi ve diyalog tek çıkış yolu." ifadesini kullandı.
Türkiye'nin savaşın başındaki çabaları dolayısıyla bazı ortak ülkeler tarafından eleştirilere maruz kaldığına değinen Çavuşoğlu, "Ama şimdi savaşın sürmesinin Ukraynalılar başta olmak üzere herkese daha çok zarar vereceği konusunda birçoğu mutabık." dedi.
Çavuşoğlu, tahıl koridoru anlaşmasının ekstra finansal stresi engellediğini belirtti.
Bakan Çavuşoğlu, siyasi diyaloğun ve anlaşmazlıkların barışçıl çözümün zor olduğu bir ortamda bile arabuluculuğun hayat kurtarabileceğine işaret ederek, İstanbul'daki tahıl koridoru anlaşmasının bunun bir örneği olduğunu dile getirdi.
Milyonlarca kişinin şu anda artan gıda fiyatları nedeniyle ekstra stres altında olduğunu aktaran Çavuşoğlu, şunları kaydetti:
"Bu anlaşma, ekstra finansal stresi engelledi. Çatışmaların çözümünde ve arabuluculukta bunun gibi inovatif yaklaşımlar, diğer küresel endişeleri yok etmekte kullanılabilir. Bu tarz ayarlamaların, diplomatik yolda daha çok teşvik oluşturabileceğini aklımızda tutmalıyız."

"Başarımız, OECD, İİT gibi oluşumlarda da benzeri grupların oluşturulmasına ilham oldu"
Anlaşma sürecinde kendileriyle yakından çalışan BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve ekibine teşekkür eden Çavuşoğlu, "Bu zorlu çabamızda, BM ile taraflar arasında sürekli olarak arabuluculuk yapıyoruz." ifadesini kullandı.
Çavuşoğlu, son 10 yılda grup ile çok yol katettiklerini vurgulayarak, "Bizim başarımız, OECD, İİT gibi oluşumlarda da benzeri grupların oluşturulmasına ilham oldu. Ancak çatışmaların önlenmesi, çözülmesi ve arabuluculuk konusunda daha odaklı olmalıyız." çağrısında bulundu.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.