Irak’a uyuşturucunun yüzde 90’ı İran’dan geliyor

Fotoğraf (AA_Arşiv)
Fotoğraf (AA_Arşiv)
TT

Irak’a uyuşturucunun yüzde 90’ı İran’dan geliyor

Fotoğraf (AA_Arşiv)
Fotoğraf (AA_Arşiv)

Irak’ta hükümetin sarf ettiği çabalara ve uyuşturucu ile mücadele alanındaki uzmanların genel olarak toplumun, özel olarak ise gençlerin yaşamı üzerinde tehlikelerine yönelik uyarılarına rağmen, ülkede uyuşturucuların geniş çapta yayılmaya devam etmesi uyuşturucu ticareti veya kullanımı açısından tehlike teşkil ediyor.
Tüm bunlar, Saddam Hüseyin rejiminin devrildiği 2003’ten önceki yıllarda uyuşturucudan neredeyse tamamen temizlenmesinin ardından geçtiğimiz 10 yılda Irak’ı bölgedeki uyuşturucu kaçakçılığı ve kullanımında dikkat çeken ülkelerinden birine dönüştüren bu beladan kurtulmak ve uyuşturuculara karşı mücadele etmek için gerekli asgari çözümlerin geliştirilmesine de katkı sağlamadı.
Uyuşturucu ile mücadele alanındaki yetkililerin çoğuna göre, uyuşturucu maddelerin (metamfetamin, Captagon hapı ve marihuana) yaklaşık yüzde 90’ı, İran sınırından ülkeye giriyor. Zira, güvenlik önlemleri zayıf ve organize kaçakçılık çeteleri, uyuşturucuları sınırdan geçirmek için bataklıkları, resmi olmayan sınır noktalarını ve iki ülke arasındaki uzun ve tenha alanları kullanıyor. Bununla birlikte, Suriye sınırındaki el-Anbar şehri üzerinden nispeten daha küçük bir kaçakçılık da yapılıyor.
Kaçakçılık çeteleri, uyuşturucu kaçakçılığı yapmak için drone da dahil olmak üzere çeşitli yöntemler ve araçlar kullanıyor. Bu bağlamda, Irak makamları Mayıs ayında Basra şehrinde İran sınırından uyuşturucu taşıyan bir planörü düşürmeyi başarmıştı.
Yetkililere göre, yüksek uyuşturucu kullanımı oranı Bağdat’ta ve ülkenin orta ile güney şehirlerindeki gençler ve ergenler (15-35 yaş) arasında yoğunlaşıyor. Narkotik suçlarla mücadele uzmanları, Basra ve Bağdat şehirlerinde daha yoksul bölgelerden bazılarında uyuşturucu kullanımı ve kaçakçılığının geniş çapta yayıldığından bahsediyor.
İnsan Hakları Bağımsız Komisyonu eski üyesi Fazıl el-Garavi dün (Çarşamba) ülkede uyuşturucu ağının geniş çapta yayılmasına karşı uyarıda bulunurken, yetkililere, uyuşturucu bağımlılığı tedavisi için merkezler kurma çağrısında bulundu.
Garavi açıklamasında “Son yıllarda yüksek oranda uyuşturucu kullanımı, gençlerin yaşamları için bir tehdit haline geldi” ifadelerini kullandı ve hükümeti “tüm uyuşturucu kullanıcılarını serbest bırakarak, onları uyuşturucu rehabilitasyon kliniklerine nakletmek üzere özel bir af çıkarma” çağrısında bulundu.
Adli işler ve uyuşturucu kaçakçılığı ile mücadele uzmanları yıllardır, 2017 tarihli 20 No’lu Narkotik ve Psikotrop Maddeler Kanunu’nun cezalarını ağırlaştıracak ve uyuşturucu kullanıcılarına değil, tacirlere odaklanacak şekilde değiştirilmesi çağrısında bulunuyor.
Irak’ta yaygın olarak kullanılan uyuşturucu türleri ile ilgili olarak, Garavi “Birçok endüstriyel ve doğal uyuşturucu türünün yanı sıra Kristal ve Captagon, Irak’ta yaygın olan en önemli uyuşturucu türlerini temsil ediyor” ifadelerini kullandı.
Garavi “Irak’a güvenliğin zayıf olduğu arazi ve su geçitlerinden uyuşturucu girişinin devam etmesi uyuşturucu kullanımının yaygınlaşmasındaki ana etken. Irak, uyuşturucu ticareti için bir koridordan, ülkeye sızdırılan uyuşturucuları yüksek meblağlara satmak üzere ekonomik bir pazara dönüştü” ifadelerini kullandı.
Uyuşturucu olgusunun yayılmasına neden olan sebepler ile ilgi olarak, Garavi “Ekonomik faktörler, işsizliğin yayılması, şoklar, psikolojik krizler, zayıf dini bağlılık, aile, toplum ve eğitim kontrolü ve iletişimin kötü kullanımı uyuşturucu kullanımının arkasındaki ortak faktörler” ifadelerini sözlerine ekledi. 15-35 yaş grubunun en çok uyuşturucu madde kullanan grubu temsil ettiğini vurgulayan Garavi, konuşmasında “Hükümete, bağımlılık rehabilitasyonu kliniklerinin kurulmasını hızlandırmaya ayrıca uyuşturucu kullanıcılarını hapsetmek yerine onları tedaviye muhtaç hastalar olarak görmek üzere bir mevzuat değişikliği yapmaya çağırıyoruz” ifadelerine de yer verdi.



Arap Koalisyonu liderliğindeki askeri komite, Yemen güçlerini birleştirmek ve devleti yeniden kurmak için harekete geçti

Aden Valisi ve yeni Devlet Bakanı Abdurrahman Şeyh, Alimi'nin huzurunda yemin etti (SABA)
Aden Valisi ve yeni Devlet Bakanı Abdurrahman Şeyh, Alimi'nin huzurunda yemin etti (SABA)
TT

Arap Koalisyonu liderliğindeki askeri komite, Yemen güçlerini birleştirmek ve devleti yeniden kurmak için harekete geçti

Aden Valisi ve yeni Devlet Bakanı Abdurrahman Şeyh, Alimi'nin huzurunda yemin etti (SABA)
Aden Valisi ve yeni Devlet Bakanı Abdurrahman Şeyh, Alimi'nin huzurunda yemin etti (SABA)

Yemen Başkanlık Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu liderliğinde, tüm askeri güçlerin ve oluşumların hazırlanmasından, donatılmasından ve komutasından sorumlu olacak bir yüksek askeri komite kurulduğunu duyurdu. Bu komite, askeri karar alma sürecini birleştirmek ve Husilerin barışı reddetmesi durumunda devletin kurumlarını barışçıl yahut zorla yeniden kurmaya hazır olmasını sağlamak amacıyla kuruldu.

Dün televizyonda yayınlanan konuşmasında Alimi, Hadramut ve Mahra illeri, geçici başkent Aden ve kurtarılan diğer bölgelerdeki askeri kampların devrinin tamamlandığını doğruladı. Alimi, devletin güney davasına bağlılığını, Suudi Arabistan'ın himayesinde kapsamlı bir güney diyalog konferansının düzenlenmesini desteklediğini ve konferansın sonuçlarının bölgesel ve uluslararası garantiler altında uygulanacağını bir kez daha teyit etti.

Öte yandan, Yemen cumhurbaşkanlığından bir kaynak, Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE), Başkanlık Konseyi üyesi Ferec el-Bahsani'nin, Konsey liderliğiyle çalışmak ve Suudi Arabistan'ın desteklediği devam eden çabalara katılmak üzere Riyad'a gitmesine izin vermesini istedi.

Son günlerde Bahsani ile iletişime geçmenin imkansız olduğunu doğrulayan kaynak, BAE’li yetkililerin onun Başkanlık Konseyi'ndeki görevlerini yerine getirmek için ülkeyi terk etmesine izin vermediğini ima etti.


Suriye: SDG'nin Fırat Nehri'nin su pompalama işlemini durdurmasının ardından Halep'te su kesintisi yaşandı

Halep'te Suriye güvenlik güçlerine ve orduya ait araçlar (Reuters)
Halep'te Suriye güvenlik güçlerine ve orduya ait araçlar (Reuters)
TT

Suriye: SDG'nin Fırat Nehri'nin su pompalama işlemini durdurmasının ardından Halep'te su kesintisi yaşandı

Halep'te Suriye güvenlik güçlerine ve orduya ait araçlar (Reuters)
Halep'te Suriye güvenlik güçlerine ve orduya ait araçlar (Reuters)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Halep'in doğusundaki Fırat Nehri'nden su pompalama işlemini durdurduktan sonra, dün akşam Halep şehrine su temini aksadı, şehirde ve kırsal kesimde yaşayan milyonlarca insan susuz kalma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.

Şarku'l Avsat'ın DPA'dan aktardığına göre Suriye Enerji Bakanlığı yaptığı açıklamada, “Halep'in doğu kırsalındaki el-Babiri istasyonundan su pompalanması, SDG'ye bağlı askeri unsurların doğrudan emriyle bugün saat 17:30'da durduruldu” ifadesini kullandı.

Enerji Bakanlığı'nın açıklamasında, “El-Babiri istasyonu SDG'nin kontrolü altında ve Halep şehri ile kırsalının ana su kaynağıdır. İstasyonun kapatılması, tüm vilayete doğrudan zarar vermiş ve vatandaşların yaşamları ile temel hizmetler üzerinde olumsuz bir etki yaratmıştır” denildi.


Bishara Bahbah: Salı günkü Barış Konseyi'nin ardından Gazze Yönetim Komitesi toplanacak

Bishara Bahbah, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında (Bahbah'ın X hesabı)
Bishara Bahbah, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında (Bahbah'ın X hesabı)
TT

Bishara Bahbah: Salı günkü Barış Konseyi'nin ardından Gazze Yönetim Komitesi toplanacak

Bishara Bahbah, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında (Bahbah'ın X hesabı)
Bishara Bahbah, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında (Bahbah'ın X hesabı)

Gazze'deki arabulucu ve “Barış İçin Arap Amerikalılar" komitesinin başkanı Bishara Bahbah, dün Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, aldığı bilgilere göre ABD Başkanı Donald Trump'ın 13 Ocak Salı günü Gazze Şeridi için geçici bir yönetimi denetleyecek "Barış Konseyi"ni açıklayacağını söyledi. Bunun ardından bir veya iki gün sonra Kahire'deki toplantılar sırasında Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulacağını belirtti.

Filistin kökenli Amerikalı Bahbah, “Barış Konseyi”nin Katar, Mısır ve BAE de dahil olmak üzere birçok ülkeyi içereceğini ve teknokratlardan oluşacak komitesinin isimlerinin “İsrail'in itirazıyla karşılaştığını, perşembe ve cuma günleri Gazze'deki (Barış Konseyi) direktörlüğü pozisyonuna aday olan Nikolay Mladenov'un İsrail ve Ramallah'a yaptığı iki ziyaret sırasında bu isimler üzerinde anlaşmaya varıldığını” açıkladı.