Suudi Arabistan’da 92. Milli Gün ‘Bu Bizim Evimiz’ sloganıyla kutlanacak

Suudiler Milli Gün'de Kral Abdulaziz'in başarılarını hatırlıyor (SPA)
Suudiler Milli Gün'de Kral Abdulaziz'in başarılarını hatırlıyor (SPA)
TT

Suudi Arabistan’da 92. Milli Gün ‘Bu Bizim Evimiz’ sloganıyla kutlanacak

Suudiler Milli Gün'de Kral Abdulaziz'in başarılarını hatırlıyor (SPA)
Suudiler Milli Gün'de Kral Abdulaziz'in başarılarını hatırlıyor (SPA)

Suudi Arabistan, Krallığın birleşmesini ve Kral Abdulaziz bin Abdurrahman bin Faysal Al Suud tarafından 1932’de kuruluşunu anmak için her yıl 23 Eylül’de Milli Günü kutluyor.
Kral Abdulaziz bin Abdurrahman bin Faysal Al Suud, 30 yıl süren tarihi olayların ardından, Hicri 17 Cemaziyelevvel 1351 (23 Eylül 1932) günü Arabistan’ı birleştirerek Suudi Arabistan Krallığı’nın kuruluşunu duyurdu.

Suudiler, 92. Milli Gün’ün gelişiyle birlikte, Kral Abdulaziz bin Abdurrahman’dan başlayarak, Krallar Suud, Faysal, Halid, Fahd ve Abdullah döneminden, Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dönemindeki modernleşme ve geleceğin devletini inşa etme aşamasına kadar ülke tarihinin önemli özelliklerini hatırlıyor.

Kral Selman bin Abdulaziz bir konuşmasında, “Kral Abdulaziz’in tarihi, sadece mücadele yönleriyle, birleşme ve inşanın kazanımlarıyla sınırlı değildir. Bilakis, kişiliğinin ortaya çıktığı birçok yönü içerir” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan, Kral Selman ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın önderliğinde, politikasını iç ihtiyaçlar ve dış gereksinimler arasında bir denge içinde formüle ederek, ülke için küresel ölçekte kayda değer bir varlık kaydetmeyi başardı.

Büyük kutlamalar
Suudi Arabistan Genel Eğlence Otoritesi, ülkenin dört bir yanında ‘Bu Bizim Evimiz’ sloganıyla 9 gün boyunca sürecek olan 92. Milli Gün kutlama programlarının başladığını açıkladı.

Kutlama etkinlikleri, 18-26 Eylül tarihleri ​​arasında ülkenin çeşitli bölgelerinde devam edecek.
Askeri ve sivil uçaklar, 13 büyük şehri kapsayacak şekilde başlatılacak olan ‘Vatana Selam’ sloganı altında ülke tarihinin en büyük hava gösterisini gerçekleştirecek.
Kraliyet Hava Kuvvetleri, 10 gün boyunca 14 şehirde Typhoon, F-15S, Tornado ve F-15C uçaklarıyla hava gösterileri düzenleyecek.

Kraliyet Donanması ise, özel deniz güvenlik grubunun geçit törenine ek olarak, modern deniz gemileri ile askeri araçların sergilendiği ulusal bir yürüyüşe katılacak.
Başkent Riyad ve Cidde, Kraliyet Muhafız alayı ve süvarilerinin ana yollarda bir tura çıkmasıyla özel bir etkinliğe tanık olacak.
İçişleri Bakanlığı, sanal bir operasyon tiyatrosunun (Ezz Al-Watan) yer alacağı nitelikli bir katılımla Milli Gün kutlamalarında yer alacak. 
Bakanlığın askeri bandosu, her yaş grubuna uygun canlı müzik performansları sergileyecek.

Bakanlık, en önemli miras varlıklarını öne çıkaran, geçmişi bugünle ilişkilendiren ve güvenlik sektörlerinin tanık olduğu büyük gelişmeyi yansıtan bir sergisi de olacak.
Bu etkinlikler, 21-24 Eylül tarihleri ​​arasında dört gün sürecek ve her gün 16:00-23:00 saatleri arasında gerçekleşecek.
Ülkenin çeşitli bölgeleri, ayrıca 21-24 Eylül tarihleri ​​arasında 12 eğlence festivaline ev sahipliği yapacak.

Etkinlik kapsamında ülke tarihi ve otantik ulusal mirasını kutlayan karnavallar düzenlenecek, folklorik sanatlar, miras ve el sanatları içeren faaliyetler yapılacak.
Cirque du Soleil, Riyad’daki Princess Nourah bint Abdulrahman Üniversitesi tiyatrosunda 92. Milli Gün için özel olarak tasarlanmış en büyük uluslararası gösterilerden biriyle, 21-24 Eylül tarihleri ​​arasında 4 gün üst üste ‘Ulusal Zenginlik’ başlıklı özel bir gösteri sunacak.
23 Eylül Cuma günü saat 21.00’de 18 şehirde aynı anda havai fişekler atılacak.

Suudi Arabistan’ın 13 bölgesi, ülke tarihi ve otantik ulusal mirasını kutlayan festivallere ev sahipliği yapacak.
Festivaller, her bölgenin folklorundan ilham alan performanslar aracılığıyla, ülkenin mirasını kutlamak için en son aydınlatma ve ses teknolojileriyle donatılmış gösterileri de içerecek.

Medine’deki Prens Muhammed bin Abdulaziz Spor Şehri, ülkenin tarihini anlatacak bir operete ev sahipliği yapacak.
Riyad, Abha, Kasım ve Cidde gibi bazı şehirler Milli Gün kutlamaları kapsamında bir dizi partiye tanık olacak. Suudi, Körfez ve Arap müziğinin yıldızları mini bir konser verecek.



Trump, Hamaney'i uyardı ve Arakçi, görüşmelerin Maskat'ta yapılacağını doğruladı

Trump dün Beyaz Saray'da gazetecilere açıklama yaptı (Reuters)
Trump dün Beyaz Saray'da gazetecilere açıklama yaptı (Reuters)
TT

Trump, Hamaney'i uyardı ve Arakçi, görüşmelerin Maskat'ta yapılacağını doğruladı

Trump dün Beyaz Saray'da gazetecilere açıklama yaptı (Reuters)
Trump dün Beyaz Saray'da gazetecilere açıklama yaptı (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, bu hafta ABD ile İran arasında olası görüşmelerin belirsizliği ortamında İran Lideri Ali Hamaney'e uyarıda bulundu.

Trump, dün NBC News'e verdiği demeçte, Hamaney'in "çok endişelenmesi gerektiğini" belirtti.

Geçtiğimiz hafta Trump, İran'ı zamanın daraldığı ve gelecekteki bir saldırıyı önlemek için anlaşmaya varması gerektiği konusunda uyardı; bu saldırıyı geçen yaz ABD'nin İran'a yaptığı saldırıdan "çok daha kötü" olarak nitelendirdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ile nükleer görüşmelerin cuma günü saat 10:00 civarında Maskat'ta yapılmasının planlandığını söyledi.

X platformunda yaptığı bir paylaşımda, görüşmelerin ev sahipliği için gerekli lojistik düzenlemeleri sağlama konusunda Umman Sultanlığı'nın rolünü takdir ettiğini ifade etti.

Bu arada, resmi Mehr Haber Ajansı, bilgili bir kaynağa dayandırdığı haberinde, İran'ın karşılıklı saygıya dayalı tanımlanmış bir çerçeve içinde nükleer konuda müzakereye hazır olduğunu ve ABD'yi, anlaşmanın kapsamı dışında kalan talepler ve konuları gündeme getirme konusundaki ısrarı nedeniyle görüşmelerin olası bir çöküşünden sorumlu tuttuğunu belirtti.

Axios haber sitesi, ABD'li yetkililere atıfta bulunarak, ABD'nin dün İran'a cuma günü yapılması planlanan görüşmelerin yerini ve formatını değiştirme taleplerini reddettiğini bildirmesinin ardından, Washington ile Tahran arasındaki görüşme planlarının çökme noktasına geldiğini bildirdi.

İki ABD'li yetkili, İran'ın görüşmeleri yalnızca nükleer meseleyle sınırlamak ve füze programı da dahil olmak üzere diğer konuları dışlamak konusunda ısrar etmesinin ardından, yönetimin görüşmeleri İstanbul'dan Umman'a taşımayı ve ikili olarak yapmayı reddettiğini söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Axios’tan aktardığına göre üst düzey bir ABD yetkilisi "Onlara, üzerinde anlaşılan formüle bağlı kalmak ya da hiçbir şey yapmamak arasında seçim yapmaları gerektiğini söyledik ve yanıtları 'o zaman hiçbir şey yapmamak' oldu" dedi. Yetkili ayrıca, Tahran'ın orijinal düzenlemelere geri dönmeyi kabul etmesi halinde, Washington'un bu hafta veya önümüzdeki hafta görüşmeye hazır olduğunu belirtti.

Yetkili, ABD'nin "gerçek ve hızlı bir anlaşma" aradığını belirtirken, Başkan Donald Trump'ın askeri harekâta başvurma tehditlerine atıfta bulunarak, diğer seçeneklerin de masada olduğu konusunda uyardı.

Axios’a göre Beyaz Saray elçisi Steve Wittkoff, başkanın damadı ve danışmanı Jared Kushner ile birlikte bugün Katar'a giderek Katar Başbakanı ile İran konusunda istişarelerde bulunacak. Wittkoff'un daha sonra İranlı yetkililerle görüşmek yerine Miami'ye dönmesi bekleniyor.

Trump dün, ABD yönetiminin Tahran'ı izole etmek için Pekin ve diğer ülkelere yönelik baskıyı yoğunlaştırdığı bir dönemde, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yaptığı kapsamlı telefon görüşmesinde İran'daki durumu görüştü.


Almanya, "güvenlik gerekçeleriyle" Kuzey Irak'taki asker sayısını azaltıyor

Alman askerleri (DPA)
Alman askerleri (DPA)
TT

Almanya, "güvenlik gerekçeleriyle" Kuzey Irak'taki asker sayısını azaltıyor

Alman askerleri (DPA)
Alman askerleri (DPA)

Alman Silahlı Kuvvetleri, Ortadoğu'daki gerginliğin tırmanmasıyla birlikte "güvenlik gerekçeleriyle" Kuzey Irak'ta konuşlandırılan asker sayısını azaltacağını duyurdu.

Alman ordusunun operasyon komuta merkezi, artan bölgesel gerginlikleri gerekçe göstererek dün, görev için varlığı gerekli olmayan personelin geçici olarak Kürdistan Bölgesi'nin başkenti Erbil'den çekileceğiniaçıkladı.

Askeri bir sözcü, yeniden konuşlandırılacak asker sayısını veya bölgede kalacak gücün büyüklüğünü belirtmekten kaçındı.

Şarku’l Avsat’ın Alman Der Spiegel dergisinden aktardığına göre bu adım, Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasında potansiyel bir askeri gerilimin artması riskine yanıt olarak atıldı.

Dergi, Washington ve Tahran arasındaki devam eden ve artan gerilimler nedeniyle bu adımın gerekli olduğunu belirten bir parlamento brifingine atıfta bulunarak, Almanya'nın Kuzey Irak'taki askeri varlığını önemli ölçüde azaltmayı planladığını bildirdi.

Ortak Operasyonlar Komutanlığı ise bu adımı ihtiyati bir önlem olarak nitelendirerek, kalan personelle temel görevlerini yerine getirmeye devam edeceğini vurguladı.

Kararın, sahadaki çok uluslu ortaklarla yakın bir koordinasyon içinde alındığını belirten yetkili, Alman askerlerinin güvenliğinin en büyük öncelik olduğunu vurguladı.

Almanya, DEAŞ'ın yeniden ortaya çıkmasını önlemek amacıyla Irak güçlerine eğitim de dahil olmak üzere Irak'ı desteklemek için uluslararası bir misyona katılıyor.

Misyon Erbil'e odaklanmış durumda, ancak Der Spiegel'in haberine göre son zamanlarda yaklaşık 300 Alman askeri ülke genelinde, çoğunlukla Ürdün'de konuşlandırıldı.


Amerika'da iki İsrailli diplomatın öldürülmesiyle ilgili şüpheli hakkında terörizm suçlamasıyla dava açıldı

Washington'daki İsrail büyükelçiliğinde çalışanlara ateş açtığından şüphelenilen Elias Rodriguez'in yakalanması sırasında (Arşiv)
Washington'daki İsrail büyükelçiliğinde çalışanlara ateş açtığından şüphelenilen Elias Rodriguez'in yakalanması sırasında (Arşiv)
TT

Amerika'da iki İsrailli diplomatın öldürülmesiyle ilgili şüpheli hakkında terörizm suçlamasıyla dava açıldı

Washington'daki İsrail büyükelçiliğinde çalışanlara ateş açtığından şüphelenilen Elias Rodriguez'in yakalanması sırasında (Arşiv)
Washington'daki İsrail büyükelçiliğinde çalışanlara ateş açtığından şüphelenilen Elias Rodriguez'in yakalanması sırasında (Arşiv)

Dün açıklanan yeni bir iddianamede, geçen yıl Washington D.C.'de iki İsrailli diplomatı öldürmekle suçlanan bir adama karşı dört ek terörizm suçlaması daha yöneltildi.

Yeni iddianame, daha önce açılan nefret suçları da dahil olmak üzere dokuz suçlamayı içeriyor. Washington D.C. Bölgesi ABD Başsavcılığı'na göre bu suçlamaların birçoğu, potansiyel olarak ölüm cezası veya ömür boyu hapis cezası gerektiriyor. ABD Başsavcısı Jeanine Ferris-Birro yaptığı açıklamada, "Ek terörle ilgili suçlamalar için zorunlu ceza, Washington D.C. Kanunu uyarınca ömür boyu hapis cezasıdır ve bu eylemin gerçekten bir terör eylemi olduğunu yansıtmaktadır" dedi.

31 yaşındaki Elias Rodriguez, Yahudi karşıtlığıyla mücadele eden ve İsrail'i destekleyen bir savunuculuk grubu olan Amerikan Yahudi Komitesi tarafından düzenlenen bir etkinlikten ayrılan insanlara ateş açmakla suçlanıyor. Savcılığa göre Rodriguez, "Özgür Filistin" diye bağırarak yaklaşık 20 el ateş etti.

Rodriguez'in avukatları yorum taleplerine henüz yanıt vermedi. Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre saldırıda 30 yaşındaki Yaron Lechinsky ve 26 yaşındaki Sarah Lynn Milgram hayatını kaybetti. Her ikisi de Washington'daki İsrail büyükelçiliğinde çalışıyordu.