Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı’ndan ‘proaktif diplomasiyi’ etkinleştirme çağrısı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal PRIORITY Zirvesi’nde soruları yanıtladı (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal PRIORITY Zirvesi’nde soruları yanıtladı (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı’ndan ‘proaktif diplomasiyi’ etkinleştirme çağrısı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal PRIORITY Zirvesi’nde soruları yanıtladı (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal PRIORITY Zirvesi’nde soruları yanıtladı (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, uluslararası toplumu siyasi kutuplaşmadan uzaklaşmaya ve bunun yerine dünya halkları için ekonomik fırsatları iyileştirmek için işbirliği yapmaya çağırdı.
Prens Faysal, diplomatik ve siyasi çalışmalarda ‘katı yöntemleri’ eleştirerek, anlaşmazlıkları ‘proaktif diplomasi’ yoluyla çözmek için etkili bir mekanizma bulunması gerektiğini de vurguladı.
Dışişleri Bakanı, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nun 77. oturumu aralarında New York’ta Gelecek Yatırım Girişimi Vakfı (FII) tarafından düzenlenen PRIORITY Zirvesi’nde soruları yanıtladı.
Prens Faysal, 13 ülkede yürütülen, insanlar için ilk önceliklerin ‘yaşam maliyeti, finansal güvenlik ve iklim değişikliği’ olduğunu ortaya çıkaran bir anket hakkında sorulan soruya şu yanıtı verdi;
“İlginç. Bu, politikacılar olarak önceliklerimize yeniden odaklanmamız ve bu endişelerle ilgilenmemiz gerektiği açıklıyor.”
Dünya nüfusunun çoğunlukla geçim kaynaklarıyla ilgilendiğini ve 2030 Vizyonu’nun Suudi halkının refahına odaklandığını belirten Prens Faysal şöyle devam etti;
“Bunu yapmazsak, jeopolitik risk dünya halklarının isteklerini karşılayamama riskini büyük ölçüde artıracaktır. Bu endişelerle başa çıkmak için daha iyisini yapmalıyız. İnsanların arzuladığı hedefleri gerçekleştiremeyecekleri, çok kutuplaşmalı bir döneme giriyoruz. Siyasi kutuplaşma hakkında konuştuğumuzda, bu işbirliği ve yenilik potansiyelini azaltıyor.”
Söz konusu anket ayrıca Afrika dahil Arap Yarımadası’nın batısındaki insanların yüzde 77’sinin ‘karamsar’, doğusundaki yüzde 77’nin ise ‘iyimser’ olduğunu ortaya çıkardı.
Suudi Arabistan vatandaşlarının iyimser olmasına şaşırmadığını söyleyen Prens Faysal görüşlerini açıklamaya şu ifadelerle devam etti;
“Ancak endişeliyim. Çünkü küresel toplumun yarısı karamsarsa, endişelenmemiz gerekiyor, çünkü küresel toplumun yarısı gerekli ilgiyi görmüyor. Dünyanın yarısı umursamıyorsa, bu çok fazla tehlike taşır. Çünkü insanlar memnun olmazlarsa bu ihtiyacı giderebilecek her şeye yönelirler ve bu da ekonomik fırsatları da azaltır. İnsanlara daha iyi bir gelecek için umut verirsek, otomatik olarak daha iyi bir gezegen inşa edeceğimizi düşünüyorum”
Dünya liderlerini kutuplaşma yerine çatışmaların çözümü ve işbirliğine odaklanmaya çağıran Prens Faysal, küresel güçlerin rekabet ve çatışmaya odaklanmasının, yalnızca daha fazla kutuplaşmaya yol açacağı ve insanların umudunu kaybetme olasılığını artıracağı konusunda uyardı.
Suudi Bakan, “Diplomasi şu anki haliyle çalışmıyor ve üretmiyor. Çok katı yol ve yöntemlere saplanıp kalmış durumdayız. Nasıl daha etkili olabileceğimiz konusunda derin bir tartışma olmalı” diye konuştu.
Prens Faysal, gıda güvenliği ve tarımsal gübre ihracatı ile ilgili mevcut dünya sorunlarına da değindi.
Bakan, bazı ülkelerin Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu’nu taklit etmesi hakkında bir soruya ise şu yanıtı verdi;
“Bundan gurur duyuyorum. Çünkü Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Suudi halkı için sürdürülebilir ve uzun vadeli refah için net bir yol haritası oluşturmak istiyor. Bu konuda söz sahibi olmanın tüm insanların hakkı olduğuna inanıyoruz.”
Prens Faysal konuşmasının sonunda, “Ekonomik işbirliği alanında uluslararası çok taraflı işbirliğini teşvik ediyoruz. Umudun garantisini vermeliyiz. Halkımıza umut vermezsek, halklar umut vermezse hepimiz kaybederiz” ifadelerini kullandı.



Suudi Arabistan Savunma Bakanı, ABD Savunma Bakanı ile bölgedeki barış çabalarını görüştü

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, ABD Savunma Bakanı ile bölgedeki barış çabalarını görüştü
TT

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, ABD Savunma Bakanı ile bölgedeki barış çabalarını görüştü

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, ABD Savunma Bakanı ile bölgedeki barış çabalarını görüştü

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman bugün, Washington D.C.'deki Beyaz Saray'da ABD Dışişleri Bakanı ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Marco Rubio, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ve ABD'nin Ortadoğu Özel Elçisi Steve Witkoff ile bir araya geldi.

Görüşmede, iki dost ülke arasındaki stratejik ilişkiler gözden geçirildi; Suudi-Amerikan ortaklığının geleceği, güçlendirilmesi ve geliştirilmesi yolları ele alındı. Ayrıca bölgede ve dünyada barışın sağlanmasına yönelik çabalar da görüşüldü.

0peft

 


Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye koordinasyonu bölgedeki gerilimin azaltılmasına nasıl destek sağlıyor?

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, 19 Aralık 2024’te yeni idari başkentte düzenlenen Gelişen Sekiz Ülke Ekonomik İşbirliği Zirvesi kapsamında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, 19 Aralık 2024’te yeni idari başkentte düzenlenen Gelişen Sekiz Ülke Ekonomik İşbirliği Zirvesi kapsamında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye koordinasyonu bölgedeki gerilimin azaltılmasına nasıl destek sağlıyor?

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, 19 Aralık 2024’te yeni idari başkentte düzenlenen Gelişen Sekiz Ülke Ekonomik İşbirliği Zirvesi kapsamında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, 19 Aralık 2024’te yeni idari başkentte düzenlenen Gelişen Sekiz Ülke Ekonomik İşbirliği Zirvesi kapsamında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önümüzdeki hafta Suudi Arabistan ve Mısır'a yapacağı ziyaret, Riyad, Kahire ve Ankara arasındaki üçlü koordinasyonun, ulusların egemenliğini ve istikrarını tehdit eden çeşitli tehlikelerle mücadelede üç ülkenin aktif rollerine olan bağımlılıkla birlikte, bölgedeki krizlerin yatıştırılmasında ne ölçüde olumlu bir etki yaratacağı konusunda soruları gündeme getiriyor.

Türkiye Cumhurbaşkanı, 3 ve 4 Şubat tarihlerinde Suudi Arabistan ve ardından Mısır'ı ziyaret edecek. Anadolu Ajansına (AA) göre, bu ziyaret sırasında Filistin sorunu ve Suriye'deki gelişmelerin yanı sıra "Ankara ile Riyad ve Kahire arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi" konularına odaklanarak bölgesel meseleleri ele alacak.

Ziyaretin Suudi Arabistan'da düzenlenecek Suudi-Türk İş Forumu ile başlaması ve ardından Mısır'da benzer bir forumun düzenlenmesi planlanıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan gözlemci ve uzmanlara göre üç ülke bölgedeki birçok krizin, özellikle de Gazze Şeridi'ndeki durumun çözümünde büyük etkiye sahip. Suudi Arabistan ve Mısır'ın Arap davalarını destekleme ve bölgedeki birçok ülkenin karşı karşıya kaldığı bölünme senaryolarıyla mücadele etme vizyonunu benimsediğini ve Türkiye ile koordinasyonun sükunetin yolunu açabileceğini belirttiler.

Erdoğan'ın Kahire ziyareti, Mısır-Türkiye ilişkilerindeki son gelişmeleri yansıtacak. Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, Eylül 2014'te Türk Cumhurbaşkanı'nın daveti üzerine Ankara'yı ziyaret etmiş ve bu ziyaret, Erdoğan'ın aynı yılın 14 Şubat'ında Kahire'ye yaptığı ziyarete bir karşılık niteliğinde olmuştu.

O dönemde Mısır Cumhurbaşkanı, bu ziyareti "bölgesel ve uluslararası alanlardaki kilit rolleri temelinde Mısır ve Türkiye arasında yeni bir dostluk ve iş birliği aşamasına başlama arzusunu" yansıttığı şeklinde değerlendirmişti.

Türkiye'de uluslararası ilişkiler alanında araştırmacı Taha Odeh, "Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye" üçlüsünün "bölgedeki birçok krizin, özellikle de Gazze'deki durumun çözümünde büyük bir etkiye sahip olduğuna" inanıyor. Ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının uygulanmasının başlaması ve bölgesel ittifakların yeniden şekillendirilmesine dair görüşmelerin, "özellikle Batı'nın Ortadoğu meselelerindeki varlığının azaldığı bir dönemde, gerilimi azaltmak için üç ülke arasında müzakere ve koordinasyonu gerektiren iki unsur" olduğunu ifade etti.

Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada değerlendirmesine şöyle devam etti: "Bölgedeki çetrefilli sorunlara çözüm bulmak için Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye koordinasyonu gereklidir." Ziyaretin, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında bir savunma ittifakı kurulması yönündeki görüşmelerin ardından gerçekleştiğini belirten yetkili, bu adımların "özellikle bölgesel çatışma cephelerinde gerilimi azaltma çabalarını desteklediğini" kaydetti.

Erdoğan, geçen Ekim ayında Gazze için imzalanan Şarm eş-Şeyh barış anlaşmasına katıldı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)Erdoğan, geçen Ekim ayında Gazze için imzalanan Şarm eş-Şeyh barış anlaşmasına katıldı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

AA’nın haberine göre Erdoğan'ın görüşmelerinde, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ı kapsayan ortak bir savunma grubunun kurulmasına ilişkin gelişmelerin yanı sıra, "Gazze ve Suriye'nin yeniden inşası mekanizmaları ve istikrarın sağlanmasına yönelik bölgesel girişimler, Dünya Barış Konseyi de dahil olmak üzere" konuları ele alınacak.

Mısır Dışişleri Konseyi üyesi Büyükelçi Rakha Ahmed Hassan'ın değerlendirmesine göre ziyaret, önceden yapılan düzenlemelere rağmen önemli bir zamanda gerçekleşiyor. Türk Cumhurbaşkanı'nın turu, "Mısır, Suudi Arabistan ve Türkiye olmak üzere üç bölgesel sütunla koordinasyon gerektiren bir dizi cephede bölgesel gelişmelerle eş zamanlı olarak geliyor."

Hassan, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, "Erdoğan, Suudi Arabistan ve Mısır liderliğiyle bölgesel konularda, özellikle Gazze'deki durum, ateşkes planının ikinci aşamasının gereklilikleri, Sudan'daki savaşı durdurma yolları, Somali'ye destek ve egemenliğinin korunması, Libya'daki siyasi çözüm ve Suriye'nin birlik ve istikrarının korunması konularında koordinasyon mekanizmalarını görüşecek" dedi ve ayrıca "özellikle ekonomik düzeyde ikili ilişkileri güçlendirecek" değerlendirmesinde bulundu.

Suudi siyasi analist Halid el-Mecarşi, Suudi Arabistan ve Mısır'ın "Ortadoğu'daki istikrarın iki kanadını temsil ettiğini ve son Arap ve İslam krizleri nedeniyle birçok yükü omuzladığını" belirterek, bu aşamanın üç ülke arasında koordinasyon ve iş birliği gerektirdiğini ve "bölgesel krizlerin yatıştırılması ve çözümlenmesinin yolunu açacak bir Arap-İslam ittifakı kurulması gerektiğini" kaydetti.

El Mecarşi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamaya devam ederek, Riyad ve Kahire'nin "bölgedeki birçok dış emel ile özellikle Sudan, Somali ve Yemen gibi bir dizi Arap ülkesinin karşı karşıya kaldığı bölünme senaryolarıyla mücadele ettiğini" belirtti ve iki ülkenin "Gazze'deki durumdan başlayarak Arap davalarını destekleme vizyonunu benimsediğini, ayrıca bölge ülkelerinin birliğini ve egemenliğini desteklediğini" ifade etti.


Suudi Arabistan'ın yardımıyla... Lübnan bir uyuşturucu üretim tesisine el koydu

Uyuşturucu üretim laboratuvarında ele geçirilen malzemeler (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)
Uyuşturucu üretim laboratuvarında ele geçirilen malzemeler (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan'ın yardımıyla... Lübnan bir uyuşturucu üretim tesisine el koydu

Uyuşturucu üretim laboratuvarında ele geçirilen malzemeler (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)
Uyuşturucu üretim laboratuvarında ele geçirilen malzemeler (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı, Lübnan makamlarının uyuşturucu madde üretimi yapılan bir fabrikayı ele geçirmesine yardımcı oldu. Ele geçirilenler arasında amfetamin ve metamfetamin gibi uyuşturucu maddeler, tıbbi düzenlemeye tabi 870 tablet, 4 bin 600 kilogram haşiş (bitkiden yapılan çeşitli ürünler), uyuşturucu madde üretiminde kullanılan öncül maddeler ve ateşli silahlar bulunuyordu.

Bakanlığın güvenlik sözcüsü Tuğgeneral Talal el-Şalhub, bugün yaptığı açıklamada, operasyonun, uyuşturucu kaçakçılığı yapan suç şebekelerinin faaliyetlerinin proaktif güvenlik takibi sonucunda ve Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı'nın Uyuşturucuyla Mücadele Müdürlüğü aracılığıyla Lübnan'daki muadiline ilettiği bilgiler doğrultusunda gerçekleştirildiğini belirtti.

Güvenlik sözcüsü, Lübnan makamlarıyla uyuşturucu takibi ve ele geçirilmesi konusunda olumlu iş birliğine dikkat çekerek, Suudi Arabistan'ın ülkenin güvenliğini ve gençliğini uyuşturucuyla hedef alan suç faaliyetlerini izlemeye, bunlarla mücadele etmeye ve engellemeye, ayrıca bu faaliyetlere karışanları tutuklamaya devam edeceğini vurguladı.