Libya Başbakanı Dibeybe’den ‘seçimler için altyapı oluşturma’ çağrısı

Libya İstikrar Hükümeti Başbakanı Başağa, hükümetinin çalışmalarını başkentten yürütemediğini açıkladı

 22 Eylül’de Trablus’ta gerçekleştirilen bir toplantı (Libya Ulusal Birlik Hükümeti Medya Ofisi)
22 Eylül’de Trablus’ta gerçekleştirilen bir toplantı (Libya Ulusal Birlik Hükümeti Medya Ofisi)
TT

Libya Başbakanı Dibeybe’den ‘seçimler için altyapı oluşturma’ çağrısı

 22 Eylül’de Trablus’ta gerçekleştirilen bir toplantı (Libya Ulusal Birlik Hükümeti Medya Ofisi)
22 Eylül’de Trablus’ta gerçekleştirilen bir toplantı (Libya Ulusal Birlik Hükümeti Medya Ofisi)

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UMH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, Temsilciler Meclisi ve Devlet Yüksek Konseyi’ne ‘seçimlerin yapılması amacıyla anayasal kuralın yeniden yayınlanması’ çağrısı yaptı. Dibeybe, anayasal kuralın ‘bir ismi güçlendirmeye veya belirli bir tarafı dışlamaya’ yönelik olmaktan ziyade adil olması gerektiğini vurguladı. Öte yandan UMH’ye paralel kurulan Libya İstikrar Hükümeti (LİH) Başbakanı Fethi Başağa ise Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih’e hükümetinin başkent Trablus’tan faaliyet gösteremeyeceğini bildirdi.
Dibeybe, 22 Eylül’deki kabine toplantısında “Alternatif çözümler düşünülmeli ve Libya’nın geleceği için iki konseyin anlaşmasına bağlı kalmamalıyız. Seçimler yoluyla ve adil bir anayasal altyapı üzerinden halka hakları verilmelidir” dedi. Abdulhamid Dibeybe ayrıca uluslararası toplumun, ‘seçimler dışında bir rotası olmayan’ kısa bir yol haritası bulma gerekliliğine dair daha anlayışlı hale geldiğini ifade etti.
Dibeybe, Denetim Bürosu’nun son raporunda ‘mali ve idari yolsuzluk’ ile suçlanan hükümetini de savunurken, söz konusu raporu ‘siyasileşmiş ve safsatalarla dolu’ olarak nitelendirdi. Abdulhamid Dibeybe, kabineye hitaben “Bir şeyler ters gitse bile kendimizi savunmalıyız. Ama yolsuzluğa, hırsızlığa ve yağmalamaya asla izin verilmeyecektir. Hükümetim için endişeleniyorum. Bizi haksız yere suçlayan herkese cevap vermek zorundayız” dedi.
Şarku’l Avsat’ın yerel kaynaklardan edindiği bilgiye göre Dibeybe ayrıca, hükümetinin geçen yıl 27 Ağustos’ta Trablus’ta meydana gelen olaylara karışanların peşine düşmeye devam edeceğini vurgulayarak, son zamanlarda Başağa hükümetine mensup milislerin şehre girme amaçlı başarısız girişimine atıfta bulundu. Dibeybe, Libyalıların zihinlerinden ‘Libya halkına ve Trablus sakinlerine yönelik suçların, özellikle de şiddet ve güç kullanarak iktidarı ele geçirme girişimlerinin’ silinmeyeceğini vurguladı.
Fethi Başağa ise Temsilciler Meclisi Başkanına hükümeti güven kazanmasından bu yana bazı bakanlarıyla birlikte ortaya koydukları hakkında bilgi verdiği açıkladı. Başağa, hükümetinin görevlerinin mevcut koşullar ortasında Bingazi ve Sirte şehirlerinden yürütüleceğini vurguladı.
Öte yandan İngiliz büyükelçisi, 22 Eylül’de bazı parti liderleriyle yaptığı görüşmeden sonra partilerin Libya’daki demokratik alanın korunması ve genişletilmesinde hayati bir role sahip olduğunu söyledi. Büyükelçi ayrıca, görüşmede ‘mevcut önceliklerin ve İngiltere’nin sarf edilen çalışmaları nasıl destekleyebileceği konusunun’ ele alındığını dile getirdi.
Aynı şekilde Birlik Hükümeti’ne bağlı ‘Terörizm ve Organize Suçlarla Mücadele İçin Caydırıcı Birim, başkent Trablus’ta silahlı oluşumların bulunduğu bazı tesis ve kurumların tahliye edildiğini açıkladı. Birim, 22 Eylül’de yaptığı açıklamada, şehirdeki son güvenlik operasyonuyla birlikte birçok tesisin ‘güvenliği sağlama ve devletin prestijini kazanma arayışında’ devredildiğini ve devlete iade edildiğini söyledi.
Diğer taraftan UMH’ye bağlı Genelkurmay Başkanı Muhammed el-Haddad, İtalya’nın Trablus Büyükelçisinin de katılımıyla 22 Eylül’de İtalya Baş Operasyon Sorumlusu Korgeneral Francesco Filiolo ile görüşmede bulundu. Haddad, görüşme sırasında İtalya’nın tüm uluslararası forumlarda Libya’yı destekleyici rolüne övgüde bulundu. Haddad ayrıca, iki ülke arasındaki ortak iş birliği mekanizmalarını askeri açıdan, özellikle de eğitim alanında ele aldıklarını dile getirdi.
Francesco, Libya’nın batısındaki Trablus ve Misrata şehirlerine ziyarette bulundu. İtalya merkezli Nova haber ajansının kaynaklardan aktardığına göre İtalyan yetkili, ziyaretleri sırasında gerçekleştirdiği görüşmelerde ‘Misrata’daki iş birliğinin yeniden yapılandırılması’ meselesini ele aldı. İtalya, 2016’daki DEAŞ’a karşı savaştan bu yana Hipokrat Görev Gücü’nde ve askeri sahra hastanesinde faaliyetlerini sürdürüyor.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.