Irak: Emtidad Hareketi bir milletvekilini partiden ihraç etti

Milletvekili Hamid eş-Şiblavi Koordinasyon Çerçevesi’nin toplantısına katıldığı ve başbakan adayı ile görüştüğü için partisinden ihraç edildi

Irak Temsilciler Meclisi (AFP)
Irak Temsilciler Meclisi (AFP)
TT

Irak: Emtidad Hareketi bir milletvekilini partiden ihraç etti

Irak Temsilciler Meclisi (AFP)
Irak Temsilciler Meclisi (AFP)

Ekim 2019 halk hareketinden doğan ve geçen yıl Ekim ayında parlamentoda 9 sandalye kazanmayı başaran ‘Emtidad Hareketi’ Genel Sekreterliği, Milletvekili Hamid eş-Şiblavi’nin (Şii) Koordinasyon Çerçevesi güçlerinin Başbakan adayı Muhammed Şiya es-Sudani ile gerçekleştirdiği toplantıya katılması nedeniyle partiden ihraç edilmesi kararı aldı. Bu durum, iki taraf arasındaki anlaşmazlığın derinliğini de göstermiş oldu.
Hareket, Milletvekili Şiblavi’yi Genel Sekreterlik toplantısında ağırladıktan sonra 22 Eylül’de yaptığı açıklamada, “Destekçilerimize ve ilgili tüm taraflara, Şiblavi’nin Emtidad Hareketi’nin artık bir mensubu olmadığını belirtmek isteriz” ifadelerine yer verdi.
Açıklamada, “Temsilciler Meclisi başkanlığı ve Bağımsız Yüksek Seçim Komisyonu’na bilgi verildikten sonra hareketten ilişiğinin kesilmesi için idari tedbirler alınacak. Ayrıca halkımıza ve bize güvenen herkese, söz verdiğimiz her şeyi başarmak için ahde bağlı kalacağımıza söz veriyoruz” denildi.
Şiblavi, geçen salı günü parlamento binasında Koordinasyon Çerçevesi güçlerinin Muhammed Şiya es-Sudani ile gerçekleştirdiği bir toplantıya katılmıştı. Hamid eş-Şiblavi’nin toplantıdaki varlığı, Koordinasyon Çerçevesi güçlerini muhalif olarak gören protesto hareketi grupları ve Emtidad Hareketi yandaşları arasında büyük tepki topladı. Emtidad Hareketi yandaşları, Koordinasyon Çerçevesi’ne mensup silahlı milisleri ve grupları ‘son üç yıldır birçok aktivisti etkileyen öldürme ve adam kaçırma eylemlerine’ karışmakla suçluyor. Bu nedenle de kendileriyle farklı düzeylerde, özellikle de parlamenter düzeyde herhangi bir yakınlaşmayı kabul etmiyorlar.
Hareketin Şiblavi’nin görevden alındığını açıklamasından önce Babil vilayetinde Emtidad Hareketi Ofis Müdürü Fadıl el-Ganimi, Milletvekili Hamid eş-Şiblavi’yi sert ifadelerle eleştiriyor. Ganimi, “Parlamento bloğunuzu temsil etme yetkiniz yoktu. Ancak açgözlülüğünüz nedeniyle birinci ilk milletvekili pozisyonuna yöneldiniz” diyerek, Sadr Hareketi’nin geri çekilmesinden sonra boşalan meclis başkanlığı pozisyonuna atıfta bulundu.
Fadıl el-Ganimi, “Koordinasyon Çerçevesi ile bir arada oturmanız dolayısıyla üç konudan sorumlu tutulacaksınız. İlki, bunun için sizi asla affetmeyecekler. İkinci mesele, parlamento çizgisi ve üçüncü mesele de Necef’teki 16 bin seçmen dolayısıyla hesap vereceksiniz” dedi. Ganimi ayrıca, eleştirisini “Katillerle oturmaya hayır ve nezakete hayır” ifadeleriyle sonlandırdı.
Milletvekili Hamid eş-Şiblavi, kendisine yönelik medya saldırısının nedenlerine ilişkin olarak, “Sosyal medya organları, şu haberlerle dolup taşıyor; Koordinasyon Çerçevesi’nin başbakan adayı Milletvekili Muhammed es-Sudani de dahil, çeşitli parlamenter bloklardan çok sayıda kadın ve erkek milletvekiliyle randevu olmadan bir araya geldiğimize dair yayınlanan bir fotoğraf nedeniyle Koordinasyon Çerçevesi güçleriyle anlaşmışız” dedi.
Şiblavi, “Kota hükümetiyle ortaklık kurmamak ve ülkeyi yöneten bloklarla ittifak yapmamak üzere sunduğumuz ilkelerimizi sevgili ülkemizin halkına hatırlatmak istiyoruz. Hala halkın sesini temsil etmek üzere meclis içerisinde muhalifiz” ifadelerini kullandı.
Şarku’l Avsat’ın yerel kaynaklardan edindiği bilgilere göre Milletvekili Hamid eş-Şiblavi, “Koordinasyon Çerçevesi ya da Üçlü İttifak olsun, hiçbir tarafa mensup değiliz. Ancak farklı bileşenlere ve bağlantılara sahip vatandaşların çıkarlarına hizmet edecek şekilde ulusal hareketler ve bağımsız isimlerle ortaklık içerisinde çalışıyoruz. Bu toplantıdaki varlığımız bir partiyi, hareketi veya grubu temsil etmemektedir” ifadelerini kullandı. Şiblavi’nin açıklaması, gruplardan maruz kaldığı saldırı ve sert eleştirileri kontrol altına alamadığı gibi, üyelikten ihraç kararına da engel olamadı.
Şiblavi’nin söz konusu toplantıdaki varlığı, hala gerekli siyasi deneyimden yoksun olan Emtidad Hareketi saflarında derin bir çatlağa yol açtı. Öyle ki geçen çarşamba günü öfkeli eylemciler, hareketin ana kalesi olan Nasiriye kentindeki parti binasını ateşe verdi.
Bu durum, hareketin karışıklık yaşadığı ilk durum değil. Öyle ki geçen Haziran ayı ortalarında Genel Sekreter Yardımcısı Ala er-Rikabi de Ekim ilkelerinin dışına çıktığı gerekçesiyle görevden alınmıştı.



Hizbullah İran ile dayanışma içinde... Caca: Lübnan krizinin sona ermesi, İran tarafından verilen desteğin sona ermesiyle başlar

 Hizbullah destekçileri, Beyrut şehir merkezindeki Birleşmiş Milletler Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCWA) binası önünde Hizbullah tarafından düzenlenen gösteride Hizbullah ve İran bayrakları salladı, 4 Şubat 2026. (EPA)
Hizbullah destekçileri, Beyrut şehir merkezindeki Birleşmiş Milletler Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCWA) binası önünde Hizbullah tarafından düzenlenen gösteride Hizbullah ve İran bayrakları salladı, 4 Şubat 2026. (EPA)
TT

Hizbullah İran ile dayanışma içinde... Caca: Lübnan krizinin sona ermesi, İran tarafından verilen desteğin sona ermesiyle başlar

 Hizbullah destekçileri, Beyrut şehir merkezindeki Birleşmiş Milletler Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCWA) binası önünde Hizbullah tarafından düzenlenen gösteride Hizbullah ve İran bayrakları salladı, 4 Şubat 2026. (EPA)
Hizbullah destekçileri, Beyrut şehir merkezindeki Birleşmiş Milletler Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCWA) binası önünde Hizbullah tarafından düzenlenen gösteride Hizbullah ve İran bayrakları salladı, 4 Şubat 2026. (EPA)

Bölgenin yaşadığı bekleyiş atmosferi içinde Lübnan’daki tutumlar, özellikle İran’ın rolü başta olmak üzere bölgesel dosyalara yaklaşımda mevcut çelişkiyi yansıtıyor. Bu durum, Lübnan Kuvvetleri Partisi lideri Samir Caca’nın, “İran, Hizbullah’a verdiği desteği kestiği zaman Lübnan’daki sorun çözülür” sözlerinde açıkça görülürken, Hizbullah’ın meclis grubu ise Genel Sekreter Naim Kasım’ın tarafsız kalınmayacağını vurgulamasının ardından Tahran ile ‘dayanışma’ ifade etmekle yetindi.

Bu gelişmeler, İsrail’in Lübnan’ın güneyi ve doğusuna yönelik hava saldırılarına yeniden başladığı bir dönemde yaşandı. Dün öğleden sonra güneyde Mahmudiye beldesi ve Vadi Burguz’u hedef alan saldırılar, daha sonra güneyde Cebel er-Reyhan’daki el-Vaziyye bölgesi ile doğuda Hermel-Zegrin tepelerine yöneldi.

İsrail Ordu Sözcüsü Ella Waweya, X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, “İsrail ordusu, Lübnan’ın çeşitli bölgelerinde Hizbullah terör örgütüne ait hedeflere saldırılar düzenliyor” ifadesini kullandı.

 İsrail’in Lübnan’ın doğusundaki Hermel bölgesini hedef alan hava saldırılarının ardından yükselen duman (Sosyal medya)İsrail’in Lübnan’ın doğusundaki Hermel bölgesini hedef alan hava saldırılarının ardından yükselen duman (Sosyal medya)

Hizbullah, İran’la dayanışma içinde olduğunu ifade etti

Hizbullah’ın meclis grubu yayımladığı açıklamada, “ABD’nin saldırgan tehditleri karşısında İran İslam Cumhuriyeti ile liderliği, hükümeti ve halkıyla tam dayanışma içinde olduğunu” ifade ederken, ‘İran’ın liderliği ve halkıyla sergilediği kararlı ve dirençli tutumun, olası bir saldırıyı püskürtebileceğini’ belirtti.

Lübnan’ın güneyindeki sınır kasabası Ayta eş-Şaab’da İsrail güçleri tarafından havaya uçurulan bir evin enkazı (Lübnan Ulusal Haber Ajansı – NNA)Lübnan’ın güneyindeki sınır kasabası Ayta eş-Şaab’da İsrail güçleri tarafından havaya uçurulan bir evin enkazı (Lübnan Ulusal Haber Ajansı – NNA)

Lübnan iç siyasetine ilişkin olarak da açıklamalarda bulunan blok, ‘günlük suikastlardan sivil tesislerin yoğun şekilde hedef alınmasına kadar uzanan suç niteliğindeki saldırıları’ kınadığını belirtti. Açıklamada, ‘ekili alanlara ve tarım arazilerine zehirli maddeler atılması ve Lübnanlıların sağlığının tedavisi zor hastalıklar riskiyle karşı karşıya bırakılmasına’ dikkat çekilerek, bunun ‘ön cephe bölgelerini çölleştirerek halkından arındırmayı amaçladığı’ ifade edildi. Blok, ‘uluslararası sessizliği’ ve ‘bu açık terör suçları karşısındaki ihmali’ de kınarken, uluslararası toplum kuruluşlarını bu ihlallerin sürmesinden tamamen sorumlu tuttu.

Caca: İran Hizbullah’a desteğini keserse sorun çözülecek

Buna karşılık Lübnan Kuvvetleri Partisi lideri Samir Caca, “İran, Hizbullah’a verdiği desteği kestiğinde tüm sorun çözülecek” görüşünü dile getirdi.

Bir radyo programında konuşan Caca, “Dünyadaki tüm ülkeler cuma günü (bugün) Umman’da yapılacak toplantıyı bekliyor” diyerek, ‘ihtilaf noktalarının son derece büyük olduğunu’ vurguladı. Sorunun müzakereler yoluyla çözülmesini temenni ettiğini belirten Caca, “Ancak bunun bir sonuca ulaşacağını görmüyorum” ifadesini kullandı.

Lübnan Kuvvetleri Partisi lideri Samir Caca, (Arşiv)Lübnan Kuvvetleri Partisi lideri Samir Caca, (Arşiv)

Umman’da yaşanacak gelişmelerin Lübnan’a yansımalarına da değinen Caca, “Ne yazık ki Lübnan ve İran dosyaları arasında bir bağlantı var” değerlendirmesinde bulundu. Caca sözlerini şöyle sürdürdü: “İran, son kırk yıl içinde Lübnan devletinin tüm işleyişini sekteye uğratan bir nüfuz alanı oluşturmayı başardı. İran, Hizbullah’a verdiği desteği durdurduğunda tüm sorun çözülecek.”

Caca, ‘ateşkes anlaşmasının Lübnan’da belirli bir bölgeyi değil, ülkenin tamamını kapsadığını’ vurgulayarak, 1559 sayılı kararın ‘Lübnan topraklarının tamamında tüm gayrimeşru silahlı örgütlerin tasfiye edilmesini talep ettiğini’ hatırlattı. Meclis seçimlerine ilişkin olarak ise ‘seçimlerin zamanında yapılacağını’ ve ‘tüm sürecin yüzde 100 anayasal ve yasal çerçevede ilerlediğini’ ifade etti.


ABD Genelkurmay Başkanı, Lübnan Ordu Komutanı ile görüştü

General Rudolph Heykel (Rehberlik Müdürlüğü)
General Rudolph Heykel (Rehberlik Müdürlüğü)
TT

ABD Genelkurmay Başkanı, Lübnan Ordu Komutanı ile görüştü

General Rudolph Heykel (Rehberlik Müdürlüğü)
General Rudolph Heykel (Rehberlik Müdürlüğü)

ABD Genelkurmay Başkanı General Dan Keane, Pentagon'da Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel ile görüştükten sonra, ABD'nin Ortadoğu'daki savunma ilişkilerinin önemini vurguladı.

Genelkurmay Başkanlığı sözcüsü Joseph Holstead, Keane'in salı günü Lübnan ordu komutanı ve bir önceki gün Katarlı bir savunma yetkilisiyle yaptığı görüşmenin ardından "ABD'nin Ortadoğu'daki kalıcı savunma ilişkilerinin önemini yeniden teyit ettiğini" söyledi. Heykel'in Kasım 2025'te Washington'u ziyaret etmesi planlanmıştı, ancak o dönemdeki bir askeri kaynağa göre, ABD'li siyasi ve askeri yetkililer Lübnan'dan ayrılmadan saatler önce onunla yapacakları görüşmeleri iptal etmeleri nedeniyle ziyaret iptal edilmişti.

Ziyareti iptal edenler arasında önde gelen Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham da vardı. Graham o dönemde yaptığı açıklamada, Heykel'in "Hizbullah'ı silahsızlandırmak için neredeyse hiçbir çaba göstermemesini" eleştirmişti. Graham, dün X.com'da yaptığı paylaşımda, Heykel'e Lübnan ordusunun Hizbullah'ı "terör örgütü" olarak görüp görmediğini sorduktan sonra onunla yaptığı görüşmeyi aniden sonlandırdığını söyledi. Graham, Heykel'in "Hayır, Lübnan bağlamında değil" diye yanıt verdiğini ifade etti.

Lübnan ordusu ocak ayında, Hizbullah'ı silahsızlandırma planının ilk aşamasını tamamladığını ve bu aşamanın Lübnan'ın güneyinde Litani Nehri ile İsrail sınırı arasındaki bölgeyi kapsadığını duyurdu. İsrail ile Hizbullah arasında yaklaşık bir yıl süren çatışmaların ardından Kasım 2025'in sonlarında varılan ateşkes anlaşmasına göre, İran destekli grubun Litani Nehri'nin kuzeyindeki güçlerini geri çekmesi ve boşaltılan bölgelerdeki askeri altyapısını ortadan kaldırması, İsrail güçlerinin ise Lübnan'dan çekilmesi gerekiyor.

Ancak Hizbullah silahlarını teslim etme çağrılarını reddederken, İsrail Hizbullah üyelerini ve tesislerini hedef aldığını söylediği düzenli Lübnan baskınlarına devam etti ve stratejik olarak gördüğü Lübnan toprakları içindeki ve sınırlarına yakın beş noktada güçlerini konuşlandırdı.

Lübnan ordusunun planı beş aşamadan oluşuyor. İkinci aşama, Litani Nehri'nin kuzeyinden, Sayda’nın (Sidon) kuzeyinden geçen ve sınırdan yaklaşık 60 kilometre uzaklıkta bulunan Avali Nehri'ne kadar olan bölgeyi kapsıyor. Hükümetin, uygulamaya geçmeden önce şubat ayında bu ikinci aşamayı görüşmesi bekleniyor.


İsrail, "7 Ekim" olaylarına katılan Gazzelileri hedef alıyor

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta İslami Cihad lideri Ali el-Razayna'nın cenaze töreninde Filistinli bir kadın oldukça duygulanmış halde görüntülendi (Reuters)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta İslami Cihad lideri Ali el-Razayna'nın cenaze töreninde Filistinli bir kadın oldukça duygulanmış halde görüntülendi (Reuters)
TT

İsrail, "7 Ekim" olaylarına katılan Gazzelileri hedef alıyor

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta İslami Cihad lideri Ali el-Razayna'nın cenaze töreninde Filistinli bir kadın oldukça duygulanmış halde görüntülendi (Reuters)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta İslami Cihad lideri Ali el-Razayna'nın cenaze töreninde Filistinli bir kadın oldukça duygulanmış halde görüntülendi (Reuters)

İsrail, 7 Ekim 2023 saldırısına katılan ve Filistinliler tarafından intikam eylemi olarak nitelendirilen operasyonlarda İsrailli rehinelerin (canlı veya ölü) ele geçirilmesinde rol oynayan Gazze Şeridi'ndeki önde gelen aktivistleri takip etmeye devam ediyor. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre bu durum, daha önce birkaç kez olduğu gibi, olaya karışanların ailelerine karşı da gerçekleşti.

İsrail ordusu çarşamba günü, Hamas ve İslami Cihad'ın silahlı kanatlarındaki önde gelen aktivistleri hedef aldığını ve saldırıya karışmakla suçladığını açıklayan bir dizi bildiri yayınladı.

Öte yandan, İsrail Savcılığı, Tel Aviv Bölge Mahkemesi'ne bazı savunma tanıklarını sorgulamaktan vazgeçtiğini ve böylece İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun üç yolsuzluk davasındaki yargılama süresinin kısaltıldığını bildirdi. Bu durum, savcılığın artık onu mahkum etmek için yeterli kanıta sahip olduğu anlamına mı geldiği, yoksa affın bir öncüsü mü olduğu konusunda soruları gündeme getirdi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Savcılık, sorgulamayı on dört oturum yerine dört veya beş oturumda tamamlayacağını vurguladı; bu da davanın yıl sonundan önce bitebileceği anlamına geliyor.