Silahlı milisler, Trablus’taki kamplarını tahliye etmeye devam ediyor

Caydırıcı Birim, kampı Hava Savunma Kuvvetleri’ne teslim etti.

Ayn Zara’daki silahlı milislere ait bir kamp, Hava Savunma Kuvvetleri’ne devredildi. (Caydırıcı Birim)
Ayn Zara’daki silahlı milislere ait bir kamp, Hava Savunma Kuvvetleri’ne devredildi. (Caydırıcı Birim)
TT

Silahlı milisler, Trablus’taki kamplarını tahliye etmeye devam ediyor

Ayn Zara’daki silahlı milislere ait bir kamp, Hava Savunma Kuvvetleri’ne devredildi. (Caydırıcı Birim)
Ayn Zara’daki silahlı milislere ait bir kamp, Hava Savunma Kuvvetleri’ne devredildi. (Caydırıcı Birim)

Terörizm ve Organize Suçlarla Mücadele İçin Caydırıcı Birimi, Libya’nın başkenti Trablus’taki Ayn Zara’da silahlı oluşumların işgal ettiği kamplardan birinin Ulusal Birlik Hükümeti’nin Hava Savunma Kuvvetleri Başkanı’na teslim edildiğini duyurdu. Trablus’un bir banliyösü olan Ayn Zara, geçtiğimiz aylarda silahlı milisler ile bazı özel ve kamu binaların yıkılmasına ve çok sayıda ölüme ve yaralanmaya yol açan yoğun çatışmalara tanık olmuştu.
Caydırıcı Birim, Ulusal Birlik Hükümeti (UMH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe’nin daha önce aldığı, Trablus’un merkezinde milis kontrolündeki bölgeleri tahliye etme kararını uygulamaya başladı. Birim dün yaptığı açıklamada, Bağımsız Birimler Komutanı Abdülaziz Ahmed Ali ve Trablus’taki Hava Savunma Komutanı Selahattin Muhammed el-Racil’in Ayn Zara kampını teslim aldıklarını bildirdi. Caydırıcı Birim, silahlı oluşumların konuşlandığı bazı tesis ve kurumların tahliye edilmesi sürecinin, güvenlik otoritesini genişletmeyi ve devletin prestijini kazanmayı ve silahlı oluşumlardan bağımsızlığını sağlamayı amaçladığını belirtti. Birim, bir çiftliğin ‘silah zoruyla ellerinden alınması ve yıllarca gasp edilmesinin ardından’ sahibi olan Tatanaki ailesine teslim etmeyi başardığını kaydetti. Ayrıca bunun özel mülkiyeti ve yağmalanan devlet tesislerini geri almak için yürüttüğü kampanyanın bir parçası olduğunu vurguladı.
Caydırma Birimi iki gün önce, es-Sa’davi kampında silahlı kişiler tarafından zorlu kullanılan Ayn Zara’daki bir okul da dahil olmak üzere birçok tesisi devlete iade etmeyi başardı. Ayrıca Corinthia Otel yakınındaki er-Riciye karargahının yanı sıra silahlı milisler tarafından silah zoruyla zorla ele geçirilen bir villa da sahiplerine iade edildi.
Dibeybe, UMH’ye bağlı Genelkurmay Başkanı Muhammed el-Haddad’a, ağustos sonunda başkentte meydana gelen kanlı çatışmalardan sonra kampları hızla Trablus şehir merkezinden çıkarmak için kapsamlı bir plan ortaya konulmasını emretti.
Dibeybe güvenlik karargahının Trablus tatil beldesinden çıkarılmasını ve halk plajına dönüştürülmesini ayrıca En-Nasr Caddesi’ndeki radyo binasının medya sektörüne iade edilmesi için de talimat verdi.



Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak
TT

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu bugün, Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kampı korumaktan çekilmesinin ardından, iç güvenlik güçleriyle birlikte el-Hol kampına girerek kampın güvenliğini sağlayacağını duyurdu. SDG daha sonra kamptan "zorla" çekildiğini açıkladı.

Kürdistan İşçi Partisi (PKK) Suriye Kürtlerini terk etmeyeceğine dair söz verirken, Kürt özerk yönetiminden bir yetkili bugün Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki müzakerelerin "tamamen çöktüğünü" doğruladı.

Bu arada, Suriye Savunma Bakanlığı Rakka'daki El-Aktan cezaevi civarında çatışmalar olduğuna dair haberleri yalanladı.


Sisi ve Trump, Davos Forumu'nun oturum aralarında bölgesel gelişmeleri görüşecekler

ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
TT

Sisi ve Trump, Davos Forumu'nun oturum aralarında bölgesel gelişmeleri görüşecekler

ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, "Diyalog Ruhu" temasıyla 19-23 Ocak tarihleri ​​arasında düzenlenecek Dünya Ekonomik Forumu'na katılmak üzere bugün İsviçre'nin Davos kentine hareket ediyor.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Muhammed el-Şennavi bugün yaptığı basın açıklamasında, forumun gündeminde devlet başkanları, uluslararası ve bölgesel örgüt başkanları ve büyük özel sektör kuruluşlarının temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşecek bir dizi etkinlik bulunduğunu belirtti.

El-Şennavi, forum oturumlarında uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi, küresel refah yollarının desteklenmesi, büyümenin itici gücü olarak teknoloji ve inovasyona olan bağımlılığın artırılması ve insan sermayesine yatırım yapılması gibi konuların ele alınacağını ifade etti.

Sözcü, Mısır Cumhurbaşkanı'nın forumun oturum aralarında Amerikalı mevkidaşı Donald Trump ile bir araya gelerek, ortak ilgi alanlarına giren son bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüşeceğini belirtti. Liderler, her iki ülkenin çıkarlarına hizmet edecek ve bölgesel ve uluslararası istikrarı teşvik edecek şekilde Mısır ile Amerika Birleşik Devletleri arasında iş birliği ve koordinasyonu artırmanın yollarını ele alacaklar.


UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)
TT

UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)

Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcı Yardımcısı Nazhat Shameem Khan dün, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ni (HDK) ‘ülkenin batısındaki Darfur bölgesinde işlenen savaş suçlarını ve insanlığa karşı suçları’ gizlemek için toplu mezarlar kazmakla’ suçladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı habere göre Khan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) verdiği brifingde, Savcılık Ofisi'nin ‘Faşir'de, özellikle ekim ayı sonlarında HDK'nın şehri kuşatmasının zirveye ulaştığı dönemde, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işlendiği sonucuna vardığını’ söyledi.

Kendisine ABD'ye giriş vizesi verilmediğini açıklayan Khan, videolu brifinginde, Savcılık Ofisi’nin suçlamalarını ‘toplu katliamları ve toplu mezarlar kazarak suçları gizleme girişimlerine dair ses ve video materyalleri ile uydu görüntülerine’ dayandırdığını söyledi.

HDK, 2024 yılının mayıs ayında Kuzey Darfur eyaletinin yönetim şehri Faşir'e uyguladığı kuşatmayı sıkılaştırdı ve 2025 yılının ekim ayında şehrin tam kontrolünü ele geçirdi.

Fransız Haber Ajansı AFP tarafından aralık ayında analiz edilen uydu görüntüleri, 3 bin 600 metrekareyi kaplayan bir alana mezarların yayıldığını gösteriyordu.

ABD’deki Yale Üniversitesi İnsani Yardım Araştırma Laboratuvarı tarafından kasım ayı sonlarında yapılan benzer bir analiz, taşınmış, gömülmüş veya yakılmış ‘insan kalıntılarına benzeyen nesnelerden oluşan yığınlar’ tespit etti.

Faşir savaşından sağ kurtulanlar, sivillerin şehirden kaçarken hedef alındığını, hatta yargısız infazlara ve cinsel şiddete maruz kaldıklarını bildirdi.

Darfurluların ‘toplu işkenceye’ uğradığı uyarısında bulunan Khan, “Faşir’in düşüşü, Arap olmayan toplulukları en derin acılara maruz bırakmak için sistematik ve planlı bir kampanyayla birlikte gerçekleşti” değerlendirmesinde bulundu.

Savcı Yardımcısı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Araştırmalarımıza göre tecavüz dahil cinsel şiddet, Darfur'da bir savaş aracı olarak kullanılıyor ve yavaş yavaş ortaya çıkan tablo, toplu infazlar ve zulümler dahil olmak üzere büyük çaplı organize suçların korkunç bir görüntüsüdür.”

Bu suçların geniş bir coğrafyayı kapsadığını ve Faşir ile sınırlı olmadığını vurgulayan Khan, ‘2023 yılında El-Cenine'de işlenen zulümlerin 2025 yılında Faşir'de tekrarlandığını ve bu suçların Darfur'daki bir bölgeden diğerine aktarıldığını’ gösteren kanıtlardan bahsetti.

Savcı Yardımcısı, bu suçların ‘mevcut çatışma ve cezasızlık sona erene kadar’ devam edeceği konusunda uyarıda bulundu.

Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları, HDK’nın Batı Darfur'un El-Cenine kentinde çoğu Masalit kabilesinden olmak üzere 10 bin ila 15 bin kişiyi öldürdüğünü tahmin ediyor.

Khan, Sudanlı yetkililere, UCM’nin tutuklama emri çıkardığı kişileri, özellikle de eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir döneminde iktidar partisinin lideri olan Ahmed Harun'u teslim etmeleri çağrısını yineledi.

Savcı Yardımcısı, Harun'un teslim edilmesini öncelikli bir konu olarak görüyor. Çünkü Harun, 2000’li yılların başlarında Darfur'da ve 2011 yılında Güney Kordofan'da yetkililerin isyanı bastırma sürecinde işlediği cinayet, tecavüz ve işkence dahil olmak üzere onlarca insanlığa karşı suç ve savaş suçu ile suçlanıyor. Harun ise hakkındaki bu suçlamaları reddediyor.