Libya'da BM arabuluculuğuna ABD ve Batı desteği

Menfi, krizi çözmenin bir parçası olarak ekonomi alanının etkinleştirilmesi çağrısında bulundu.

Dün New York'ta düzenlenen Libya konulu uluslararası toplantından bir kare (ABD Libya Büyükelçiliği)
Dün New York'ta düzenlenen Libya konulu uluslararası toplantından bir kare (ABD Libya Büyükelçiliği)
TT

Libya'da BM arabuluculuğuna ABD ve Batı desteği

Dün New York'ta düzenlenen Libya konulu uluslararası toplantından bir kare (ABD Libya Büyükelçiliği)
Dün New York'ta düzenlenen Libya konulu uluslararası toplantından bir kare (ABD Libya Büyükelçiliği)

Fransa, Almanya, İtalya, İngiltere ve Amerika'yı temsil eden üst düzey yetkililer, BM Libya Özel Temsilcisi Abdullah Batili'nin Libyalılar arasında siyasi istikrar ve uzlaşmayı sağlama görevine desteklerini ifade ederken, Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, ülkedeki mevcut krizin çözülmesi kapsamında ekonomi alanının etkinleştirilmesi çağrısında bulundu.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun New York'ta oturum aralarında yapılan toplantının ardından dün akşam yayınlanan bildiride, yetkililer Libya genelinde özgür, adil ve kapsayıcı cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerini mümkün kılmak için anayasal bir temel sağlamayı amaçlayan Birleşmiş Milletler arabuluculuğuna tam desteklerini teyit ettiler. Bildiride ayrıca, petrol gelirlerinin şeffaf yönetimi için Libya'nın isteklerini karşılamanın ve seçimlere hazırlanmaya odaklanmakla görevli birleşik bir yürütme organı üzerinde anlaşmanın öneminden bahsettiler. Toplantıya katılanlar her türlü şiddet kullanımını kesin bir dille reddettiler ve 23 Ekim 2020 ateşkes anlaşmasının tam olarak uygulanmasına olan desteklerini yinelediler.
ABD'nin Libya Büyükelçisi Richard Norland dün televizyonda yaptığı açıklamalarda meşru bir hükümet kurmak için seçimlerin yapılması gerektiğini vurgulayarak, “Şiddet yüzünden durum olduğu gibi devam edemez ve bu nedenle seçime doğru ilerlemek zorundayız" dedi. Richard Norland "Şu anda ihtiyacımız olan şey, tüm Libyalıların işlerini yönetecek güce ve güvene sahip, tamamen meşru bir hükümet üzerinde genel bir anlaşmadır ve bu ancak seçimler yoluyla olacaktır" diye belirtti. Libya Büyükelçisi, silahlı milislerin gücünün "zaman içinde arttığını ve bir gecede olmadığını" düşünerek bazı silahlı milislerin "yeni bir Libya askeri bileşeninin parçası olabileceğini ve bazılarının suç çetelerini temsil edebileceğini" söyledi. Büyükelçi sözlerine "Gerektiğinde milislere yaptırım uygulama imkanını değerlendirmek önemlidir. Uluslararası toplum bunu dikkate alacaktır" diye ifade etti.
Bu arada Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, dün akşam New York'ta bir araya geldiği Malta Başbakanı Robert Abela'nın Libya ile Malta arasında doğrudan bir deniz ve hava hattı açılması ve Malta şirketlerinin Libya'ya yatırım yapması için geri dönmesi konusundaki arzusunu dile getirdiğini aktardı ve Malta'nın seçimlerin yapılabilmesi için Libya'da istikrara verdiği desteği doğruladı.
Menfi'nin medya ofisi, görüşmede iki ülke arasında sağlık alanındaki iş birliğinin yönlerini, Libya'nın Ukrayna-Rus savaşının bir sonucu olarak dünyanın muzdarip olduğu enerji krizine katkıda bulunma olasılığını ele aldıklarını söyledi. Ayrıca iki diplomat arasında yürütme makamları tarafından dosyaları yönetmek için ortak komitelerin varlığı üzerinde çalışma imkanı ve ortak çıkarlar konuşuldu.
Menfi, BM Siyasi İşler Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo ile yaptığı görüşmede, seçim sürecinin önündeki engelleri, ulusal uzlaşı dosyasındaki son gelişmeleri ve yeni BM Libya Özel Temsilcisi Abdullah Batili'nın çalışmalarını desteklemenin pratik yollarını görüştüklerine dikkati çekti. Ayrıca Menfi, Libya için kapsamlı çözümün ayrılmaz bir parçası olduğu için Libya'daki ekonomi alanının etkinleştirilmesinin önemini vurguladı.



Tunus'un önde gelen iki gazetecisi üç buçuk yıl hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)
TT

Tunus'un önde gelen iki gazetecisi üç buçuk yıl hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)

AFP’nin yerel medyaya ve gazetecilerden birinin kız kardeşine dayandırdığı habere göre, Tunus mahkemeleri önde gelen gazeteciler Murad Zegidi ve Burhan Besis'i kara para aklama ve vergi kaçakçılığından suçlu bularak üç buçuk yıl hapis cezasına çarptırdı

İki gazeteci, radyo- televizyon programlarında ve sosyal medya paylaşımlarında dile getirdikleri ve Cumhurbaşkanı Kays Said'in otoritesini eleştiren görüşleri nedeniyle yaklaşık iki yıldır gözaltında tutuluyor. Başlangıçta bir yıl hapis cezasına çarptırılmışlardı, ancak temyiz mahkemesi cezalarını sekiz aya indirdi.

Ocak 2025'te serbest bırakılmaları bekleniyordu, ancak kara para aklama ve vergi kaçırma suçlamalarıyla halen gözaltında tutuluyorlar.

Murad'ın kız kardeşi Meryem Zegidi, Facebook'ta "Murad ve Burhan için üç buçuk yıl" diye yazdı. AFP'ye konuşan Zegidi'nin avukatı Gazi Mirabet'e göre, perşembe günü yapılan duruşmanın son oturumunda Mirabet', müvekkilinin serbest bırakılmasını isterken, Besis ise adalet talep etti.

Zegidi'nin diğer avukatı Fethi Muledi ise müvekkilinin eksik vergi beyanname nedeniyle suçlandığını, "bu durumun düzeltildiğini" ve bu nedenle kara para aklama suçlamasının geçersiz olduğunu savundu.

Zegidi ve Besis'in tutuklanmaları, kasım ayı sonunda serbest bırakılan avukat ve gazeteci Sonia Dahmani'nin gözaltına alınması ve göçmenlere yardım etmek için çalışan yaklaşık 10 aktivistin tutuklanmasıyla eş zamanlı geldi. Cumhurbaşkanı Said'in 25 Temmuz 2021'de iktidarı pekiştirmesinden bu yana, muhalefet ve sivil toplum, hak ve özgürlüklerin aşınmasından duydukları hoşnutsuzluğu dile getirdi.

Önde gelen muhalefet figürleri uzun hapis cezaları alarak hâlâ tutuklu bulunuyor. Ayrıca, çoğunlukla "devlet güvenliğine karşı komplo kurma" suçlamasıyla veya sahte haberlerle mücadele hakkındaki 54 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca onlarca avukat, gazeteci ve sivil toplum aktivisti de hapsedilmiş durumda. Bu kararnamenin geniş kapsamlı ifadeleri ve yargı tarafından yaygın olarak uygulanması insan hakları örgütleri tarafından eleştirilmekte.


Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
TT

Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)

Irak yargısı, uluslararası koalisyonla koordineli olarak yürütülen bir operasyonla Suriye'nin kuzeydoğusundan transfer edilen DEAŞ üyelerinin ilk grubuna yönelik soruşturmaya başladı.

Yüksek Yargı Konseyi dün yaptığı açıklamada, tutukluların Adalet Bakanlığına bağlı cezaevlerine yerleştirildiğini ve mağdurların haklarının güvence altına alınması amacıyla anayasa ve ilgili yasalara uygun olarak yargı süreçlerine tabi tutulduklarını vurguladı.

Resmi kaynaklar, ilk grubun yaklaşık 150 Iraklı ve yabancı uyruklu kişiden oluştuğunu, sonraki grupların ise güvenlik değerlendirmelerine göre belirleneceğini ifade etti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, tüm sanıkların "sadece Irak yargısının yetkisine tabi olacağını, ailelerinin savaşçılardan ayrı tutulmasına ve şehirlerden uzakta, tam adli gözetim altında, özel kamplar ve merkezlerde barındırılmalarına karar verildiğini, böylece onaylanmış insani ve güvenlik standartlarına uyularak hesap vermekten kaçmalarının önleneceğini" belirtti.


Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
TT

Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)

Lübnan yargısı dün, Hizbullah destekçilerinin Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a karşı yürüttüğü kampanyaya karşılık olarak, çarşamba günü İsrail'in güneydeki kasabaları bombalamasının ardından, Avn'a hakaret ve iftira atmakla suçlanan aktivistlere celp gönderdi.

Avn'ın silahlanmayı sınırlama konusundaki tutumu ve devlet otoritesini tüm topraklarına yayma kararlılığı zemininde, çarşamba günkü bombalamanın ardından Avn'a karşı yürütülen kampanya artarken, parti, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin "İsrail saldırganlığına" "ulusal birlik" ile karşı koyma çağrısıyla çelişen bu kampanyalara karşı herhangi bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Maliye Bakanı Yasin Cabir, Lübnan'ın geçen aralık ayında harap olmuş güney bölgesini ekonomik bölgeye dönüştürme yönündeki Amerikan teklifini reddettiğini ve bu teklifin "daha doğmadan öldüğünü" söyledi.