İsrailli üst düzey yetkililer: Ukrayna, İran hakkında istihbarat istedi

"Çok daha fazlasına ihtiyacımız var"

İran ağustosta insansız hava aracı tatbikatı gerçekleştirmişti (Reuters)
İran ağustosta insansız hava aracı tatbikatı gerçekleştirmişti (Reuters)
TT

İsrailli üst düzey yetkililer: Ukrayna, İran hakkında istihbarat istedi

İran ağustosta insansız hava aracı tatbikatı gerçekleştirmişti (Reuters)
İran ağustosta insansız hava aracı tatbikatı gerçekleştirmişti (Reuters)

Rusya'nın İran'dan silah tedarik ettiğini öne süren Ukrayna'yla ilgili çarpıcı bir iddia ortaya atıldı.
ABD'nin prestijli haber sitelerinden Axios'un üst düzey İsrailli yetkililere dayandırdığı habere göre Kiev, Tahran'ın Moskova'ya verdiği destekle ilgili İsrail'in istihbarat paylaşmasını istedi.
Haberde talebin, Ukrayna'nın Ortadoğu Özel Temsilcisi Maksim Subkh ve İsrail'in Avrupa ve Asya'dan sorumlu ismi Simona Halperin 7 Eylül'de Kiev'de yaptığı görüşmede iletildiği yazıldı.
İddialar arasında Subkh'un, iki ülke arasında bilgi ve istihbarat paylaşımını koordine etmek için "diyalog kanalı" kurulmasını istemesi de var. İsrailli kaynaklar ayrıca Subkh'un, İran ve Rusya arasında askeri işbirliğinin arttığını öne sürerek diyalog kanalı kurulmasının özellikle önemli olduğunu belirttiğini aktardı.
Ukraynalı yetkilinin, İran'la Batı'nın nükleer anlaşmaya varması halinde Tahran'a uygulanan yaptırımların kaldırılmasına karşı olduklarını söylediği de iddia edildi. Buna göre Kiev bu adımın, İran'la Rusya arasında askeri işbirliğinin artmasına imkan sağlayacağını düşünüyor.
Subkh'un İsrailli diplomatlardan, Rusya'ya karşı daha net bir tavır alınmasını, Moskova'ya uygulanan yaptırımlara katılmalarını ve kendilerine askeri yardım yapılmasını istediği de ileri sürüldü.
Axios, Ukraynalı üst düzey bir yetkilinin görüşmeyi doğruladığını ve "İsrailliler bize biraz istihbarat verdiler ama çok daha fazlasına ihtiyacımız var" dediğini yazdı.

İran'ın kamikaze İHA'ları sahada mı?
Uluslararası basında çıkan haberlerde Rusya'nın, İran'dan insansız hava aracı (İHA) aldığı ifadeleri yer almıştı.
Kiev yönetimine bağlı komutanlar, İran üretimi Şahid-136 tipi İHA'ların Rus renklerine boyanarak Geranyum 2 adı verildiğini ve bu drone'ların ciddi hasar oluşturduğunu söylemişti. 
Ukrayna, "Rusya'ya silah tedarik edildiği" gerekçesiyle iki gün önce İran'ın Kiev Büyükelçisi Menuçehr Muradi'nin akreditasyonunu geri çekme ve büyükelçilikteki diplomat sayısını önemli ölçüde azaltma kararı almıştı.
İran daha önce Rusya'ya İHA temin edildiği iddialarını reddetse de İran'ın ruhani lideri Ayetullah Ali Hamaney'e yakın Kayhan gazetesi dün geçtiği haberde "yüzlerce silahlı inansız hava aracının" satıldığını kaydetti. Gazete "İran drone'ları bir süredir Ukrayna semalarında NATO'ya karşı operasyonlar yürütüyor" ifadesini kullandı.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani ise dün Ukrayna'nın İran ile diplomatik seviyeyi düşürme kararından duyduğu üzüntüyü tepki gösterdi. "Kararın yabancı medya kuruluşlarının teyit edilmemiş haberlerine dayandığını" savunan Kenani, uygun bir karşılık verileceğini duyurdu.
Independent Türkçe, Axios, Jerusalem Post, AA



Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
TT

Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)

Irak yargısı, uluslararası koalisyonla koordineli olarak yürütülen bir operasyonla Suriye'nin kuzeydoğusundan transfer edilen DEAŞ üyelerinin ilk grubuna yönelik soruşturmaya başladı.

Yüksek Yargı Konseyi dün yaptığı açıklamada, tutukluların Adalet Bakanlığına bağlı cezaevlerine yerleştirildiğini ve mağdurların haklarının güvence altına alınması amacıyla anayasa ve ilgili yasalara uygun olarak yargı süreçlerine tabi tutulduklarını vurguladı.

Resmi kaynaklar, ilk grubun yaklaşık 150 Iraklı ve yabancı uyruklu kişiden oluştuğunu, sonraki grupların ise güvenlik değerlendirmelerine göre belirleneceğini ifade etti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, tüm sanıkların "sadece Irak yargısının yetkisine tabi olacağını, ailelerinin savaşçılardan ayrı tutulmasına ve şehirlerden uzakta, tam adli gözetim altında, özel kamplar ve merkezlerde barındırılmalarına karar verildiğini, böylece onaylanmış insani ve güvenlik standartlarına uyularak hesap vermekten kaçmalarının önleneceğini" belirtti.


Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
TT

Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)

Lübnan yargısı dün, Hizbullah destekçilerinin Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a karşı yürüttüğü kampanyaya karşılık olarak, çarşamba günü İsrail'in güneydeki kasabaları bombalamasının ardından, Avn'a hakaret ve iftira atmakla suçlanan aktivistlere celp gönderdi.

Avn'ın silahlanmayı sınırlama konusundaki tutumu ve devlet otoritesini tüm topraklarına yayma kararlılığı zemininde, çarşamba günkü bombalamanın ardından Avn'a karşı yürütülen kampanya artarken, parti, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin "İsrail saldırganlığına" "ulusal birlik" ile karşı koyma çağrısıyla çelişen bu kampanyalara karşı herhangi bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Maliye Bakanı Yasin Cabir, Lübnan'ın geçen aralık ayında harap olmuş güney bölgesini ekonomik bölgeye dönüştürme yönündeki Amerikan teklifini reddettiğini ve bu teklifin "daha doğmadan öldüğünü" söyledi.


Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
TT

Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi dün yaptığı açıklamada, "gerçek bir entegrasyonu sağlamak ve mevcut ateşkesi korumak için tüm mevcut araçlarla ve ciddiyetle çalışacağını" söyledi.

Abdi, X platformunda yaptığı açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'dan bir telefon aldığını ve Macron'un "bizim ve Suriye'de ateşkesin sağlanması ile diyalog ve müzakerelere geri dönülmesi için çalışan tarafların çabalarına destek verdiğini, bunun amacının tüm bölgenin çıkarlarına hizmet eden kalıcı bir çözüm bulmak olduğunu" ifade ettiğini belirtti.

Abdi, "X" platformundaki bir başka paylaşımında, Irak Kürdistan'ında ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve ABD Merkez Komutanlığı Komutanı Amiral Brad Cooper ile görüştüğünü ifade etti.

“ABD’nin ve Başkan Trump’ın ateşkes sürecine yönelik politikasının yanı sıra Büyükelçi Barrack’ın Suriye hükümeti ile aramızdaki diyaloğu ve müzakereleri yeniden başlatma çabaları da ciddi, önemli ve memnuniyet vericidir” ifadelerini kullandı.

Suriye Savunma Bakanlığı salı günü, devlet tarafından açıklanan mutabakatlar doğrultusunda ve “yapılan ulusal çabaların başarısına duyulan endişe nedeniyle” SDG ile dört günlük bir ateşkes ilan etti.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara, pazar günü SDG ile ateşkesi ve hükümet ile SDG arasında tam entegrasyonu öngören yeni bir anlaşma imzaladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre anlaşma, "gerekli güvenlik incelemelerinin ardından, SDG'nin tüm askeri ve güvenlik unsurlarının Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapısına bireysel olarak entegre edilmesini, askeri rütbelerin verilmesini, mali hakların ve gerektiği gibi lojistik desteğin sağlanmasını ve Kürt bölgelerinin özerkliğinin korunmasını" öngörüyor.