Mısır medyasının ‘hoşgörü’ yayma girişimleri

Samah Ebu Bekir çocuklarla birlikte (Samah Ebu Bekir’in Facebook sayfası)
Samah Ebu Bekir çocuklarla birlikte (Samah Ebu Bekir’in Facebook sayfası)
TT

Mısır medyasının ‘hoşgörü’ yayma girişimleri

Samah Ebu Bekir çocuklarla birlikte (Samah Ebu Bekir’in Facebook sayfası)
Samah Ebu Bekir çocuklarla birlikte (Samah Ebu Bekir’in Facebook sayfası)

Mısır’da çok sayıda görsel-işitsel ve yazılı basıma sahip olan Birleşik Medya Hizmetleri Şirketi, hoşgörü değerlerini yayma ve çocukları bilinçlendirilme girişimiyle animasyon, dizi ve interaktif programları kapsayan bir plan ile farklı yaş gruplarını “çekmeyi” hedefleyen, çocuklara yönelik içerik üretimine başlamayı planladığını duyurdu.
Birleşik Medya Hizmetleri Şirketi önceki gün yaptığı bir basın açıklamasında, misyonu çocuklara içerik sağlamak olan Nebta Şirketi’nin açıldığını duyurdu. Çalışmaların 7 büyük programla başlaması planlanıyor. Programlar Birleşik Medya Hizmetleri Şirketi’ne bağlı kanallar üzerinden çocuklara özel olarak Ekim ayı başlarında yayınlanmaya başlayacak.
Bu gelişme, Mısır Yüksek Medya Konseyi Başkanı gazeteci yazar Kerem Cebr’in Ağustos ayında “Çocuklar için Güvenli Medya’ya Yönelik Kontrol ve Etik Kuralları” Taslağını yayınlamasının ardından geldi. Taslak, Mısır gazeteleri ve kanalları için gizlilik ve tarafsızlık, şiddet ve cinsel içerikli sahneler yayınlanmaması, aileye ve çocuklara saygı, kimlik ve dil koruması, elektronik oyunların çocuğun davranışları üzerindeki etkilerinin azaltılmasına ilişkin diğer maddeler gibi ‘bağlayıcı’ maddeleri içeriyor. Taslağın bir sonraki aşamada resmi olarak yayınlanması bekleniyor.
Çocuk edebiyatında uzmanlaşmış yazar Samah Ebu Bekir ise Mısır’daki siyasi liderliğin çocukların maruz kaldığı medya içeriğine gösterdiği ilgiyi övgüde bulundu. Yazar, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Maalesef geçtiğimiz yıllarda medya kuruluşları çocuklara özel, akıllarına ve bilinçlerine saygılı ayrıca hızlı bir hale gelen gelişmelerinin hızına uyumlu olan özel içerik sunmaya özen göstermedi. Çocukların maruz kaldıkları içerikleri gözden geçirme ve onlarla modern bir dille iletişim kurmanın zamanı geldi” ifadelerini kullandı.
Samah Ebu Bekir, Birleşik Medya Hizmetleri Şirketi tarafından başlatılan program planına katılımı ile ilgili olarak, kendi deyimiyle ‘çağa uygun ve tüm aileye hitap eden’ bir tarzda hazırlanan “Said’in Yolculuğu” isimli program ile girişime katılmaktan gurur duyduğunu belirtti. Yazar “Program iki aile etrafında dönüyor. Bazı modern ve eski oyunlar aracılığıyla aralarında rekabet ortamı yaratılıyor. Dikkati dağıtıcı etkenlerden uzaklaşmak ve kendi aralarında iletişim sağlamak için gün boyunca cep telefonu olmadan yolculuk ediyorlar. Günün sonunda onlara değerli toplumsal kavramları öğretmeyi amaçlayan mesajlar taşıyan bir hikaye anlatacağım” ifadelerini kullandı.
Birleşik Medya Hizmetleri Şirketi’nin planı, Sosyal Dayanışma Bakanlığı’nın “Yahya ve Hazineler” dizisine katılması gibi bir dizi bakanlık ile işbirliği içinde geliyor. Diğer yandan Gençlik ve Spor Bakanlığı ile, 14 yaşındaki 50 bin çocuğu test eden “Capitano Egypt” futbol yetenek projesi ile işbirliği yapıyor. Şirket ayrıca ‘gerçek din kavramlarını yaymak amacıyla dini içerik sağlama’ niyetini de açıkladı.
Kahire’deki Amerikan Üniversitesi’nde dijital medya danışmanı ve öğretim görevlisi olan Fadi Remzi, bu adımın ‘uzun bir süre beklenmiş’ olduğunu söyledi. Remzi Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, “Dijital platformlar dahil edilmeden bu yaklaşımın harekete geçirilmesi tamamlanmayacak. Dünyayı telefon ekranından gören bir nesille karşı karşıyayız. Ayrıca bu yeni nesil geleneksel medyanın iyi bir kullanıcısı değil.  Bu da, bu türdeki bir etkileşim modelinin, çocuklarla veya ergenlerle iletişimin kurulması için ayrılmaz bir parçası olduğu anlamına geliyor” dedi. Ayrıca “Bununla çocuğa sağlanan medya içeriğinin sadece dijital olması değil, sosyal paylaşım sitelerine ve onların teknik ihtiyaçlarına göre uyarlanması gerektiği kastediliyor” ifadelerini sözlerine ekledi. 
Dijital medya danışmanı Remzi, çocukların maruz kaldığı içeriklerin, elektronik oyunlar gibi sevdikleri modern bir tarzda olmasının ayrıca vatandaşlığı ve ahlakı teşvik eden insani kavramlarla harmanlanmasının önemine dikkat çekti. Remzi “Geleneksel medyada sunulan çocuklara yönelik içeriği geliştirmeye yönelik küresel bir eğilim var. Bu eğilim, program veya animasyon tarafından hedeflenen aynı kavramları güçlendirmek üzere etkileşimli elektronik oyunların piyasaya sürülmesiyle tamamlanıyor” dedi.



Irak: DEAŞ tutsakları dosyasıyla ilgilenme sorumluluğu tüm ülkelere aittir

Irak'ın batısındaki el-Kaim'de, Irak-Suriye sınırındaki beton bir duvarın yanında Haşdi Şabi güçleri, (DPA)
Irak'ın batısındaki el-Kaim'de, Irak-Suriye sınırındaki beton bir duvarın yanında Haşdi Şabi güçleri, (DPA)
TT

Irak: DEAŞ tutsakları dosyasıyla ilgilenme sorumluluğu tüm ülkelere aittir

Irak'ın batısındaki el-Kaim'de, Irak-Suriye sınırındaki beton bir duvarın yanında Haşdi Şabi güçleri, (DPA)
Irak'ın batısındaki el-Kaim'de, Irak-Suriye sınırındaki beton bir duvarın yanında Haşdi Şabi güçleri, (DPA)

Irak Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin bugün yaptığı açıklamada, DEAŞ mahkumlarının Irak'a transferiyle ilgili güvenlik ve mali yüklerin yalnızca Irak tarafından karşılanmaması gerektiğini belirtti.

Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile yaptığı telefon görüşmesinde Bakan Hüseyin, "Bu konunun ele alınması sorumluluğu ilgili tüm ülkelere aittir" dedi.

Kallas, Irak hükümetine DEAŞ üyelerini kabul etme konusundaki ilk anlaşması için minnettarlığını dile getirdi.

Irak Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, DEAŞ tutsaklarının durumu görüşüldü ve Suriye'deki gelişmeler, özellikle varılan anlayış ve anlaşmalar ile bazı bölgelerde meydana gelen çatışmaların nedenleri hakkında görüş alışverişinde bulunuldu.

Görüşmede ayrıca DEAŞ terör örgütü ve Suriye'deki hapishaneler, özellikle de Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kontrolünden çıkan bazı hapishanelerden bir dizi DEAŞ üyesinin kaçması konusu ele alındı; Suriye'nin Haseke bölgesindeki güvenlik durumu görüşüldü ve ateşkesin sürdürülmesi ve mevcut sorunların barışçıl yollarla çözülmesi gerektiği vurgulandı.  

Her iki taraf da, SDG ile Suriye hükümeti arasında yapılacak görüşmelerde Avrupa'nın aktif rol oynamasının önemini vurgulayarak, net anlaşmalara varılması ve bunların uygulanmasına bağlı kalınması gerektiğini belirtti.


Gazze sakinleri, Trump liderliğindeki Barış Konseyi’nin trajik gerçekliklerini değiştirebileceğinden şüphe duyuyor

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bir aşevinden sıcak yemek almak için bekleyen Filistinliler (AP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bir aşevinden sıcak yemek almak için bekleyen Filistinliler (AP)
TT

Gazze sakinleri, Trump liderliğindeki Barış Konseyi’nin trajik gerçekliklerini değiştirebileceğinden şüphe duyuyor

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bir aşevinden sıcak yemek almak için bekleyen Filistinliler (AP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bir aşevinden sıcak yemek almak için bekleyen Filistinliler (AP)

Gazze’nin bir mahallesinde çaresiz durumdaki Filistinliler, iki yıl süren savaşın yıkıma uğrattığı bölgede soğukla mücadele edebilmek için elleriyle bir çöp sahasını karıştırarak yakacak arıyor. Han Yunus kentindeki el-Mevasi bölgesinde ortaya çıkan bu manzara, dünya liderlerinin Davos’ta çizdiği tabloyla keskin bir tezat oluşturuyor.

ABD Başkanı Donald Trump Davos’ta, Gazze Şeridi’ni denetleyecek bir Barış Konseyi’nin kurulduğunu duyurdu.

Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nda (WEF) konuşan Trump, ABD arabuluculuğunda geçtiğimiz ekim ayında yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasından bu yana Gazze Şeridi’ne ‘rekor düzeylerde’ insani yardım girişine izin verildiğini açıkladı. Trump’ın damadı Jared Kushner ile Özel Temsilci Steve Witkoff da yıkıma uğramış bölgenin kalkınma potansiyeline dikkat çekti.

Ancak Gazze Şeridi’nde, ateşkesin başlamasının üzerinden aylar geçmesine rağmen yüz binlerce Filistinli hâlâ yerinden edilmiş durumda. Birçoğu, savaşta hasar görmüş binalarda ya da çadırlarda yaşamını sürdürüyor ve geceleri düşen hava sıcaklıklarına karşı korunmakta zorlanıyor.

Ateşkese rağmen bölgede ölümcül saldırılar da devam ediyor. Şifa Hastanesi Müdürü Muhammed Ebu Silmiyye’nin açıklamasına göre, İsrail tankları perşembe günü Gazze kentinin doğusunda dört Filistinliyi hedef aldı. Cenazelerin hastaneye getirildiği belirtildi. Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre İsrail ordusu olaya ilişkin henüz açıklama yapmadı.

Gazze’de bazı kişiler, Trump’ın başkanlığını yaptığı Barış Konseyi’nin yaşam koşullarını değiştirip değiştiremeyeceği konusunda şüphelerini dile getirdi. Han Yunus’tan göç etmek zorunda kalan Rami Galban, “Bu konseyde İsrailliler var. Vatandaşlar olarak bu durumu nasıl anlamamız gerektiğini bilmiyorum. Bize acı çektirenler İsraillilerdi” dedi. Fethi Ebu Sultan ise “Başka bir seçeneğimiz yok. İçinde bulunduğumuz durum trajik” ifadelerini kullandı.

İsrail saldırılarının ardından oluşan yıkımın ve Han Yunus'taki çöp yığınının ortasında, yerinden edilmiş Filistinlilere barınak sağlayan çadırlar görünüyor. (AP)İsrail saldırılarının ardından oluşan yıkımın ve Han Yunus'taki çöp yığınının ortasında, yerinden edilmiş Filistinlilere barınak sağlayan çadırlar görünüyor. (AP)

Ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana Gazze’ye insani yardımların önemli ölçüde arttığı belirtiliyor. Ancak bölge sakinleri, yakıt ve odun temininin hâlâ yetersiz olduğunu söylüyor. Fiyatların yüksek olması nedeniyle yakacak bulmanın zorlaştığı, odun arayışının ise tehlikeli olduğu ifade ediliyor. Hastane yetkililerine göre, İsrail güçleri odun toplamaya çalıştıkları sırada 13 yaşındaki iki çocuğu öldürdü.

Birleşmiş Milletler (BM) Sözcüsü Stephane Dujarric, yerinden edilmiş kişilerin kaldığı kampları yöneten BM ortaklarının, kapasite ve finansmanla ilgili kısıtlamalar nedeniyle Gazze genelindeki 970 kamp alanının yalnızca yüzde 40’ına destek sağlayabildiğini açıkladı. Dujarric, buna rağmen BM ortaklarının çadır, yatak, uyku tulumu, battaniye, kışlık giysi, mutfak malzemeleri ve güneş enerjili lambaların dağıtımını sürdürdüğünü kaydetti.

Eşi ve altı çocuğuyla birlikte bir çadırda yaşayan Sena Salah için ateş yakmak, yemek pişirebilmek ve ısınabilmek amacıyla her gün yerine getirilmesi gereken bir zorunluluk haline gelmiş durumda. Ailesinin, kendilerini sıcak tutacak yeterli giysisi dahi neredeyse bulunmuyor. Salah, odun ya da gaz satın alacak maddi imkânlarının olmadığını, plastik yakmanın tehlikelerinin farkında olduklarını ancak başka seçeneklerinin bulunmadığını söyledi. Aile bireyleri ateşi canlı tutmak için plastik ve kâğıt atarken, “Hayat son derece zor” diyen Salah, “Bir bardak çay bile içemiyoruz” ifadesini kullandı. Salah, “İşte bu bizim hayatımız. Şiddetli soğuk nedeniyle geceleri uyuyamıyoruz” diye konuştu.

Aziz Akl da odun fiyatlarının çok yüksek olduğunu belirtti. Ailesinin herhangi bir gelirinin bulunmadığını söyleyen Akl, odun için istenen 7 ya da 8 şekeli (yaklaşık 2,5 dolar) karşılayamadıklarını ifade etti. “Evim artık yok, çocuklarım da yaralandı” dedi.

Diğer yandan üç Filistinli gazetecinin öldürülmesi, bölgedeki insani krizi daha da derinleştirdi. Gazze’deki sağlık yetkilileri, perşembe günü onlarca kişinin, bir gün önce İsrail saldırısında araçları hedef alınarak öldürülen üç Filistinli gazetecinin cenaze törenine katıldığını açıkladı. Hayatını kaybeden gazetecilerden birinin AFP ile çalıştığı belirtildi.

İsrail ordusu, söz konusu saldırının, birlikleri için tehdit oluşturduğunu belirttiği bir insansız hava aracını (İHA) kullanan şüphelilerin tespit edilmesinin ardından düzenlendiğini açıkladı. Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı ise ekim ayında başlayan ateşkesten bu yana İsrail ateşi sonucu Gazze Şeridi’nde 470’ten fazla kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Bakanlığa göre, İsrail’in kontrolündeki bölgelerle Gazze Şeridi’nin büyük bölümünü ayıran ateşkes hattı yakınlarında en az 77 kişi İsrail ateşiyle öldürüldü.

Gazze Şeridi'nin Han Yunus kentindeki bir pazarda tavuklara bakan Filistinli bir kadın (AP)Gazze Şeridi'nin Han Yunus kentindeki bir pazarda tavuklara bakan Filistinli bir kadın (AP)

Gazze Şeridi’ndeki yeni teknokrat hükümetin başkanı Ali Şaas, önümüzdeki hafta Mısır sınırındaki Refah Sınır Kapısı’nın her iki yönden yeniden açılacağını duyurdu. Sınır kapısının yeniden açılması, Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilerin tedavi için Mısır’a geçişini veya akrabalarını ziyaret etmelerini kolaylaştıracak.

Öte yandan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise ABD’nin fonlar üzerindeki yasağı kaldırması durumunda, Gazze Şeridi’nde insani amaçlarla kullanılmak üzere Barış Konseyi’ne 1 milyar dolar göndermek istediğini bildirdi. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile Moskova’da bir araya gelen Putin, “Filistin devletinin kurulması ve etkin bir şekilde işlemesi, Ortadoğu’daki çatışmaya nihai çözüm getirebilecek tek yol” dedi.


Mısır: İkinci aşamanın gerekliliklerinin tamamlanması, Gazze'nin erken toparlanması ve yeniden inşası için önemli bir adımdır

Filistinliler, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yiyecek almak için bekliyor (AP)
Filistinliler, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yiyecek almak için bekliyor (AP)
TT

Mısır: İkinci aşamanın gerekliliklerinin tamamlanması, Gazze'nin erken toparlanması ve yeniden inşası için önemli bir adımdır

Filistinliler, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yiyecek almak için bekliyor (AP)
Filistinliler, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yiyecek almak için bekliyor (AP)

Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın bugün yaptığı açıklamada, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati'nin, BM Ortadoğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Nikolay Mladenov ile telefon görüşmesi yaparak, ABD Başkanı Donald Trump'ın planının ikinci aşamasının gerekliliklerini ele aldığı ve Kahire'nin, Filistin Yönetimi'nin bölgedeki sorumluluklarını yerine getirmek üzere geri dönmesine hazırlık amacıyla, Gazze Ulusal Yönetim Komitesi'nin misyonuna tam destek verdiğini vurguladığı belirtildi.

Mısır bakanı, ikinci aşamanın gerekliliklerinin yerine getirilmesinin tamamlanmasının, Gazze Şeridi'nde erken toparlanma sürecinin ve yeniden yapılanma sürecinin başlatılması için kilit bir başlangıç ​​noktası olduğunu da ifade etti.

Açıklamaya göre iki taraf, Başkan Trump'ın barış planının ikinci aşamasının kalan gerekliliklerinin uygulanması ve atılacak sonraki adımlar konusunda görüştü. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu gereklilikler arasında uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması, Refah sınır kapısının her iki yönde de açılması ve İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmesi yer alıyor. Bu adımlar, Gazze'de istikrarın pekiştirilmesine ve hayatın normale dönmesi için koşulların yaratılmasına katkıda bulunacaktır.