Trablus’un batısındaki silahlı çatışmalar ölümlere neden oldu

Başağa, çalışmalarına Bingazi'den başlarken İmad Trabelsi’yi terfi ettiren Dibeybe halkın tepkisini çekti.

Dibeybe, Trablus'taki el-Bayda Belediye Başkanı’yla bir araya geldi.
Dibeybe, Trablus'taki el-Bayda Belediye Başkanı’yla bir araya geldi.
TT

Trablus’un batısındaki silahlı çatışmalar ölümlere neden oldu

Dibeybe, Trablus'taki el-Bayda Belediye Başkanı’yla bir araya geldi.
Dibeybe, Trablus'taki el-Bayda Belediye Başkanı’yla bir araya geldi.

Libya'nın başkenti Trablus’un 40 kilometre batısındaki Zaviye’de, Abdulhamid ed-Dibeybe’nin başbakanı olduğu geçici Ulusal Birlik Hükümeti’nin (UBH) Savunma ve İçişleri bakanlıklarına bağlı milisler arasında yaşanan son çatışmalarda çok sayıda kişi öldü, 13 kişi de yaralandı.
Trablus'taki Ambulans ve Acil Servis Birimi Sözcüsü Usame Ali, arabuluculuk çabalarının sekteye uğramasından sonra, pazar günü patlak veren ve dün yeniden başlayan çatışmalar sırasında bir kurşunla vurulan 10 yaşındaki bir kız çocuğunun ölümünün ardından çatışmalarda yaşamını yitirenlerin sayısının altıya yükseldiğini açıkladı. Ali daha sonra şehirde ağır silahların kullanılmaya devam edildiğini ve 16 kişinin daha yaralandığını belirtti.
Libya Kızılayı, ‘hayırseverlerin çabaları ve şehrin ileri gelenlerinin attığı bir adımla’ çatışmaların durmasının ardından trafiğin dün bir nebze de olsa normale döndüğünü ve ateşkes anlaşmasına varıldığını duyurdu.  Bu arada, çatışma bölgelerinde mahsur kalanların tahliyesi de sürdürüldü. Çatışmalar sırasında bir elektrik santralinin hedef alınması sonucunda elektrik kesintisi yaşanırken Zaviye ile Trablus arasındaki sahil yolu da kapatıldı.
Başkanlık Konseyi üyesi Abdullah el-Lafi, Zaviye’deki çatışmaların durdurulması ve çatışmalara karışanlardan hesap sorulması için ilgili makamlara teslim edilmeleri konusunda anlaşmaya varıldığını doğruladı. Zaviye’deki Hukema ve Ayan (Bilginler ve Önde Gelenler) Meclisi üyeleri de arananlardan birinin devlet güvenlik birimlerine teslim edilmesi konusunda anlaşmaya varıldığını duyurdu.
Şarku’l Avsat’In edindiği bilgilere göre İkinci Güvenlik ve Destek Gücü Komutanı Muhammed bin Yusuf dün yaptığı açıklamada, çatışmalarda çeşitli silahların kullanılması sonucu büyük maddi hasarın meydana geldiği Zaviye’de anlaşmanın yürürlüğe girmesinin ardından dün sakin bir atmosferin hakim olduğunu söyledi.
Yerel basına yansıyan görüntülerde, yerleşimin olduğu mahallelerde dün öğleden sonraya kadar devam eden, Osman el-Leheb'e bağlı es-Sal’a Tugayı milisleri arasında yaşanan ve ağır silahlar kullanılan çatışmaların patlak verdiği görüldü. Es-Sal’a Tugayı milisleri, halen gerekli düzenlemelerin resmen kabul edilmesini bekleyen Zaviye’de ‘Sifav’In oğulları’ olarak biliniyorlar. Sahil yolunda başlayan çatışmaların ardından saatlerce kentin semalarında insansız hava araçlarının (İHA) uçuş gerçekleştirdiği görüldü.
Zaviye'deki Birinci el-İsnad Milisleri Komutanı, ‘fare’ lakaplı Muhammed Bahrun, kendisine bağlı milislerin çatışmalara karışmadığını belirterek ‘milislerinin suçlular ve haydutlar dışında herhangi bir silahlı oluşuma karşı herhangi bir mücadeleye katılmadığını ve katılmayacağını’ vurguladı.
Libya Kızılayı, çatışma bölgesinde mahsur kalan ailelerin kurtarılması için çatışan taraflara ateşkes çağrısında bulunurken Saha Tıp ve Destek Merkezi olağanüstü hal ilan etti. Saha Tıp ve Destek Merkezi, ekiplerinin çatışma bölgelerine girmek ve mahsur kalanları çıkarmak için ateşkesi beklediğini bildirdi.
Diğer yandan Başkanlık Konseyi'nin sürpriz bir toplantı gerçekleştirdi. Dibeybe hükümetinin güvenlik ve askeri kurumlarından ise bu gelişmelere ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. Toplantıya, UBH’nin hem başbakanı hem de savunma bakanı olan Dibeybe, Başkanlık Konseyi’nin iki üyesi Abdullah el-Lafi ve Musa el-Koni, UBH’ye bağlı askeri güçlerin Genelkurmay Başkanı Muhammed el-Haddad ve Genel İstihbarat Teşkilatı Başkanı Hüseyin el-Aib de katıldı. Toplantıda ülkedeki son askeri ve güvenlik durumu ele alınırken tüm askeri birliklerin ve sektörlerin çalışmalarına dair düzenlemeler gözden geçirildi.
Hem Başkanlık Konseyi hem de UBH, Zaviye’deki çatışmaları görmezden gelirken Fethi Başağa’nın başbakanı olduğu paralel İstikrar Hükümeti’nin İçişleri Bakanlığı, çatışmaları kınadı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, çatışmalardan UBH sorumlu tuttulurken sorumlulara karşı önlem alınmaya başlandığı belirtildi.
UBH’nin milisleri güvenlik ve askeri kurumlara bazı şartlara göre dahil etme taahhüdünde bulundu. Ancak kanun kaçaklarını ve uyuşturucu kaçakçılarını meşrulaştırmakla suçlandı. İstikrar Hükümeti’nin İçişleri Bakanlığı, uluslararası toplumu, Libya halkının hayatını tehlikeye atan bu eylemlere karşı sorumluluklarını üstlenmeye çağırdı.
Diğer yandan Fethi Başağa, hükümetinin çalışmalarına dün akşam bazı bakanlarıyla yaptığı ve hizmet alanındaki dosyaların alındığı görüşmeyle ülkenin doğusundaki Bingazi şehrinden başladı. Diğer bir bakanlar toplantısında da yeni akademik yıl için hazırlıkların başlaması gerektiğini vurgulayan Başağa, medyanın yeniden yapılandırılması, medya kurumlarının çalışmalarının düzenlenmesi ve medyanın ülkenin karşı karşıya olduğu zorlukları dile getirmesi için çağrıda bulundu.
Dibeybe ise Kamu Güvenliği Ajansı Başkanı İmad el Trabelsi’yi İstihbarat Teşkilatı Başkan Yardımcılığı görevine ek olarak UBH İçişleri Bakanlığı Genel Müsteşarlığı görevine getirdi. Ancak Libya Ulusal İnsan Hakları Komitesi Başkanı Ahmed Abdulhekim Hamza’ya göre insan hakları ve uluslararası insancıl hukuk ihlallerinin en önde gelen faillerinden biri olarak kabul edilen Trabelsi hakkındaki bu karar, halkın ve medyanın tepkisini çekti. Trabelsi'nin olması gereken yerin ‘parmaklıkların ardı’ olduğunu vurgulayan Hamza, ‘hukuk ve insan hakları alanlarında bazı ihlalleri olan kişilerin bu tür görevlere atanmaları kabul edilemez” dedi.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.