İsrail, Lübnan’dan sınıra geçmeye çalışan iki genci tutukladı

İsrail ve Lübnan arasındaki sınır duvarı (Reuters)
İsrail ve Lübnan arasındaki sınır duvarı (Reuters)
TT

İsrail, Lübnan’dan sınıra geçmeye çalışan iki genci tutukladı

İsrail ve Lübnan arasındaki sınır duvarı (Reuters)
İsrail ve Lübnan arasındaki sınır duvarı (Reuters)

İsrail ordusu, Lübnan’dan İsrail’e geçmeye çalışan iki genci tutukladığını açıkladı. Ordu sözcüsü, iki gencin silahlı olmadığını ve iş aramak için İsrail’e geçmeye çalıştığını belirtti.
Ordu sözcüsünün yaşananların güvenlik olayı olmadığını belirtmesine rağmen İsrail’in kuzeydeki belediye başkanları ülkeye yasadışı giriş yapmaya çalışan kişiler karşısında endişeli olduklarını ifade etti.
Bir belediye başkanı, “Belki de bu iki kişi gerçekten iş arıyordu. Ancak İsrail’in çalışmalarını takip eden Hizbullah görevlisi olsalardı? Ya silahları olsaydı ve sivillere ateş etmeye başlasalardı” dedi.
Ordu sözcüsü, Lübnan sınırına yakın bölgede yaklaşık 150 bin kişinin yaşadığı 22 kasaba olduğunu açıkladı. Sınırda ve sınıra yakın bölgede yaşayan kişilerin can ve mal güvenliklerinin zarar görmesinden endişe duyan 22 İsrail bölgesinden 7 tanesinin sınır hattında bulunduğunu açıkladı.
2018 yılında İsrail- Lübnan sınırı boyunca Lübnan’ın Nakura bölgesi ve İsrail’in Metula kasabası arasında inşa edilen 130 kilometre uzunluğunda ve 11 metre yüksekliğinde beton duvara elektronik izleme cihazları, modern sensörler ve kameralar yerleştirildi. Yaklaşık yarım milyon değerindeki yüksek maliyetine rağmen beton duvar tam olarak çalışmıyor. Lübnanlılar ve yabancılar, İsrail’e gitmek için beton duvardaki boşluklardan yararlanıyor.
Ülkeye girme girişiminde bulunan kişileri gözaltına alan İsrail, bu kişiler hakkında araştırma yapıyor ve ardından şahısları serbest bırakıyor. Bazı yetkililer, ülkeye girmeye çalışan kişilerin İsrail’in güvenliğini araştırmaya çalışan Hizbullah görevlisi olmasından korkuyor.
Sınırdaki İsrail güçleri komutanı, Hizbullah’ı tehdit ederek “İsrail topraklarına sızan kimse geri dönmeyecek ve hiçbiri hayatta kalmayacak” dedi.
İran destekli Hizbullah ve Lübnan ordusu İsrail açısından bir dikkat konusu. Sınır görevlisi “Hizbullah’ın ve İran’ın birlikte çalıştığını görüyoruz. Aynı araçlarda seyahat ediyor bazen Lübnan ordusuna ait ceketleri Hizbullah askerleri giyiyor” açıklamasında bulundu.  



İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyindeki Hizbullah mevzilerini bombaladı

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki el-Mahmudiye köyüne düzenlediği hava saldırılarının ardından duman yükseliyor (DPA)
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki el-Mahmudiye köyüne düzenlediği hava saldırılarının ardından duman yükseliyor (DPA)
TT

İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyindeki Hizbullah mevzilerini bombaladı

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki el-Mahmudiye köyüne düzenlediği hava saldırılarının ardından duman yükseliyor (DPA)
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki el-Mahmudiye köyüne düzenlediği hava saldırılarının ardından duman yükseliyor (DPA)

İsrail ordusu bugün Güney Lübnan'daki Hizbullah mevzilerine yönelik saldırılar başlattığını duyurdu.

İsrail ordusu Telegram üzerinden şu açıklamayı yaptı: "Hizbullah'ın ateşkes anlaşmasını tekrar tekrar ihlal etmesine karşılık olarak, İsrail Savunma Kuvvetleri, Güney Lübnan'daki Hizbullah terörist tesislerine saldırı düzenliyor."

İsrail'in saldırıları, Hizbullah'ın müttefiki ve destekçisi olan İran ile ABD arasında yaşanan gerilimlerin ortasında gerçekleşti; ABD, Tahran'ı askeri saldırıyla tehdit ediyordu.

Hizbullah ile İsrail arasında bir yıldan fazla süren savaşı sona erdiren ve Kasım 2024'ten bu yana yürürlükte olan ateşkese rağmen, Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre İsrail özellikle Güney Lübnan'a yönelik saldırılarına devam ediyor ve bu saldırıların Hizbullah'ın askeri kapasitesini yeniden inşa etmesini engellemeyi amaçladığını söylüyor.


Irak, Kuveyt tarafından sınırında herhangi bir silahlı saldırı yaşandığını reddetti

 Irak bayrağı
Irak bayrağı
TT

Irak, Kuveyt tarafından sınırında herhangi bir silahlı saldırı yaşandığını reddetti

 Irak bayrağı
Irak bayrağı

Irak İçişleri Bakanlığı dün, Bağdat'ın 550 km güneyindeki Basra vilayetinde bir sınır karakoluna Kuveyt tarafından ateş açıldığı yönündeki haberleri yalanladı.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre Bakanlık yaptığı açıklamada, bazı medya kuruluşlarında ve sosyal medya platformlarında dolaşan haberlerin "tamamen asılsız" olduğunu belirtti.

Söz konusu olayın gerçekleşmediğini ve iki ülke arasındaki sınır şeridinde durumun normal ve istikrarlı bir şekilde ilerlediğini vurguladı.

Irak İçişleri Bakanlığı, medya kuruluşlarına haberlerinde doğruluk ilkesine uymaları ve yalnızca resmi kaynaklara dayanmaları çağrısında bulunarak, karışıklığa yol açabilecek ve Irak ile Kuveyt arasındaki kardeşlik ilişkilerini olumsuz etkileyebilecek söylentilerden etkilenmemeleri konusunda uyardı.

Bakanlık ayrıca, ülkenin güvenliğini ve istikrarını baltalamayı amaçlayan yanlış haberler yayanlara karşı gerekli önlemleri alma hakkını saklı tuttuğunu ifade etti.


"Koordinasyon Çerçevesi" Maliki konusunda Amerika'nın yanıtını bekliyor

Maliki dün Bağdat'ta Barak ile görüştü (Irak Haber Ajansı)
Maliki dün Bağdat'ta Barak ile görüştü (Irak Haber Ajansı)
TT

"Koordinasyon Çerçevesi" Maliki konusunda Amerika'nın yanıtını bekliyor

Maliki dün Bağdat'ta Barak ile görüştü (Irak Haber Ajansı)
Maliki dün Bağdat'ta Barak ile görüştü (Irak Haber Ajansı)

Nuri el-Maliki, dün Bağdat'ta ABD elçisi Tom Barrack ile görüştükten sonra, en büyük Şii bloğu olan "Koordinasyon Çerçevesi" tarafından başbakanlığa aday gösterilmesiyle ilgili olarak ABD'nin yanıtını bekliyor.

Washington, el-Maliki'nin adaylığına karşı çıktı ve Başkan Donald Trump, "Hukuk Devleti" koalisyonu liderinin üçüncü kez başbakanlığa dönmesi halinde Irak'a yapılacak her türlü yardımı keseceği tehdidinde bulundu.

Şarku’l Avsat’ın görüştüğü Maliki'ye yakın kaynaklar, Kürt ve Sünni partiler ile "Hukuk Devleti" koalisyonu da dahil olmak üzere çeşitli tarafların, Maliki'nin ilk ve ikinci dönemlerinde (2006-2014) onun klişeleşmiş imajını değiştirmek için çaba sarf ettiğini vurguladı.

Hukuk Devleti koalisyonunun sözcüsü Akil Fetlavi, "Başkan Donald Trump'ın yakın zamanda yayınladığı tweet'in ele alınış biçimiyle ilgili olarak Amerikan tutumunda önemli bir gelişme yaşandığını" belirtti ve tweet'in "Amerika Birleşik Devletleri'nin resmi bir pozisyonunu temsil etmediğini" ifade etti.