İsrail Genelkurmay Başkanı Kochavi’den Batı Şeria’ya tehdit

Gantz sakinliği sağlamak için çalışıyor

Perşembe günü Cenin’de yaşananların protesto edildiği el-Halil’de çatışmalar meydana geldi. (EPA)
Perşembe günü Cenin’de yaşananların protesto edildiği el-Halil’de çatışmalar meydana geldi. (EPA)
TT

İsrail Genelkurmay Başkanı Kochavi’den Batı Şeria’ya tehdit

Perşembe günü Cenin’de yaşananların protesto edildiği el-Halil’de çatışmalar meydana geldi. (EPA)
Perşembe günü Cenin’de yaşananların protesto edildiği el-Halil’de çatışmalar meydana geldi. (EPA)

İsrail saldırılarına, tutuklamalarına ve baskılarına devam ederken İsrail Genelkurmay Başkanı Aviv Kochavi’nin işgal altındaki Batı Şeria’da İslami Cihad, El-Aksa Şehitleri Tugayları ve Hamas hareketinin liderlerine insansız hava araçlarını kullanarak suikast düzenleme emri verdiği ortaya çıkması tartışmaya neden oldu. Ardından İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz, ‘Filistin Yönetimi ile sükunet için karşılıklı anlaşmaya’ varmak için çalıştığını vurguladı. Gantz, gerilimi daha fazla artırmaya gerek görmediğini belirterek Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile anlaşmaya varmanın mümkün olduğuna inandığını kaydetti. İsrail Başbakan Yair Lapid’in, Abbas’ın aramasına cevap vermeyi reddetmesini ise eleştirdi.
Gantz, Yediot Ahronot gazetesine bağlı olan Ynet internet sitesine yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Ulusal çıkarı politikasının temeli olarak gören bir kişi, bunun için mümkün olan her şeyi yapar. Ben hükümette Savunma Bakanı’yım. Çıkarımız Ebu Mazen ile görüşmemi gerektirdiğini gördüğümde bunu yapmakta tereddüt etmiyorum. Aynı zamanda ordudan da sorumluyum. Güvenliğimizi tehdit eden teröristleri etkisiz hale getirmemiz gerektiğinde, orduya güvenliği sağlamak için uygun gördüğü her şeyi yapmasını emrediyorum.”
Tel Aviv’de Başkan Abbas ile bir telefon görüşmesi yapmayı reddettiği ve daha uygun başka bir zamana ertelemesini istediğine dair haberlerin yayınladığı Lapid’e tepki gösteren Gantz “Asgari düzeyde dahi olsa monoton ilişkiler kurmaya özen gösterilmesi gerekiyor. Telefonu kapatmak akıllıca bir politika değil” ifadelerini kullandı.
Ancak Lapid’in ofisi, Abbas’ın aramasını reddettiğine yönelik haberleri yalanladı. Lapid’in Sözcüsü şunları söyledi:
“İsrail Cumhurbaşkanlığı Ofisi ve Filistin Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Devlet Başkanı Abbas ile Başbakan Lapid arasındaki bir telefon görüşmesini koordine etmek için çalışıyor. İki taraf, görüşmeyi (henüz gerçekleşmemiş olan) planlandığı gibi tamamlamak üzere anlaştı.”
Bunun yanı sıra İsrail merkezli Kanal 12’nin askeri muhabiri Nir Dvory çarşamba akşamı, Kochavi’nin uzun yıllardır uygulanmayan bir prosedürlerle, Batı Şeria’da suikastlar düzenlemek için hava kuvvetlerini ve insansız hava araçlarını kullanmayı onayladığını belirtti. Bu prosedür ancak silahlı Filistinli gençlerle başa çıkmanın ‘başka yolu yoksa’ kullanılıyordu.
Dvory, İsrail işgal ordusu ile ilgi olarak “Çarşamba sabahı Abdulfethi Hazim, Muhammed Mahmud el-Vane, Ahmed Nazmi Alavene ve Muhammed Ebu Naasa hayatını kaybettiği ve 44 kişinin yaralandığı, Cenin Kampı’na düzenlediği askeri operasyonda insansız hava araçlarını kullanmayı planladı” açıklamasında bulundu. Drovy ordunun ihtiyacı olmaması sebebiyle, Cenin’deki yerleri bombalama insansız hava araçlarını kullanmaktan son anda vazgeçtiğini kaydetti.
İşgal yönetiminin Yahudi bayramları döneminin yaklaşması ile birlikte kuvvetleri arasında alarm durumunu en üst seviyeye çıkarmasının gölgesinde düzenlediği Cenin Kampı’na yönelik saldırının ardından Kohavi çarşamba akşamı, işgal ordusunun üst düzey liderlerinin katılımı ile işgal altındaki Batı Şeria’daki güvenlik durumunu değerlendirmek için Kudüs’te Merkez Komutanlığı’nda bir toplantı gerçekleştirdi.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Şin Bet ve İsrail güvenlik servislerinin temsilcileri toplantıda, önümüzdeki dönemde İsrail’in hedeflerine karşı ‘büyük’ operasyonların düzenlenmesinin planlanması konusunda birçok uyarı aldıklarını belirttiler. Bu durumun önümüzdeki günlerde işgal altındaki Batı Şeria’nın şehir ve köylerinde, işgalin askeri operasyonlarının genişlemesine yol açabileceği ifade ediliyor.



Suriye ordusu Halep'in bazı mahallelerinde sokağa çıkma yasağı ilan etti... SDG sivilleri hedef almamaları konusunda uyarıda bulundu

 Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden ayrılmak için araçlarla yollara dökülen Suriyeliler (AP)
Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden ayrılmak için araçlarla yollara dökülen Suriyeliler (AP)
TT

Suriye ordusu Halep'in bazı mahallelerinde sokağa çıkma yasağı ilan etti... SDG sivilleri hedef almamaları konusunda uyarıda bulundu

 Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden ayrılmak için araçlarla yollara dökülen Suriyeliler (AP)
Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden ayrılmak için araçlarla yollara dökülen Suriyeliler (AP)

Suriye resmi haber ajansı SANA, ordunun bugün Halep’te Şeyh Maksud, Eşrefiye ve Beni Zeyd mahallelerinde saat 13.30’dan itibaren ikinci bir duyuruya kadar sokağa çıkma yasağı ilan ettiğini bildirdi. Yasağın, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) unsurlarına yönelik saldırılar kapsamında uygulamaya konulduğu belirtildi. SDG ise operasyona karşı uyarıda bulunarak, bunun sivilleri evlerinden zorla göç ettirmeye yönelik bir girişim olduğunu savundu.

Şarku’l Avsat’ın SANA’dan aktardığına göre, Suriye Ordusu Harekât Komutanlığı, sivillere SDG’ye ait tüm noktalardan uzak durmaları çağrısında bulundu ve sokağa çıkma yasağının başlamasıyla birlikte SDG mevzilerine yönelik ‘nokta atışı operasyonlar’ başlatılacağını duyurdu.

Suriye devlet televizyonu da ordunun, Eşrefiye ve Şeyh Maksud’da beş bölgeyi gösteren haritalar yayımladığını ve bu bölgelerde yaşayanlardan, hedef alınacakları gerekçesiyle derhal tahliye olmalarını istediğini aktardı.

SDG, yayımladığı açıklamada, Suriye Ordusu Harekât Komutanlığı’nın, sivillerin yaşadığı mahalleleri hedef alma tehdidini ‘doğrudan bir yıldırma, zorla yerinden etme girişimi ve savaş suçu’ olarak nitelendirdi.

Açıklamada, sivillere, mülklere ve sivil altyapıya gelebilecek her türlü zarardan Suriye hükümeti ile ona bağlı kurumların sorumlu tutulacağı vurgulandı.

Suriye devlet televizyonu ise Halep Sosyal İşler ve Çalışma Müdürlüğü’ne dayandırdığı haberinde, kentteki gerilimler nedeniyle yerinden edilenlerin sayısının yaklaşık 140 bine yükseldiğini bildirdi.

Geçtiğimiz ay Halep’te SDG ile hükümet güçleri arasında şiddetli çatışmalar yaşanmış, olaylarda onlarca kişi hayatını kaybetmiş ya da yaralanmıştı. Taraflar, yaşanan şiddetin sorumluluğu konusunda karşılıklı suçlamalarda bulunmuştu.

Kuzeydoğu Suriye’nin geniş kesimlerini kontrol eden SDG, geçtiğimiz yıl 10 Mart’ta Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera ile bir anlaşma imzalamıştı. Anlaşma kapsamında, SDG’ye bağlı tüm sivil ve askeri kurumların yıl sonuna kadar devlet kurumları bünyesine entegre edilmesi öngörülüyordu. Ancak taraflar, anlaşmanın uygulanması konusunda kayda değer bir ilerleme sağlayamadı.


Lübnan ordusu: Silahların devletin elinde toplanması planı ‘etkin ve somut bir şekilde’ gerçekleştiriliyor

Mercuyun bölgesinde kimlik kontrolü yapan Lübnan askerleri (Reuters)
Mercuyun bölgesinde kimlik kontrolü yapan Lübnan askerleri (Reuters)
TT

Lübnan ordusu: Silahların devletin elinde toplanması planı ‘etkin ve somut bir şekilde’ gerçekleştiriliyor

Mercuyun bölgesinde kimlik kontrolü yapan Lübnan askerleri (Reuters)
Mercuyun bölgesinde kimlik kontrolü yapan Lübnan askerleri (Reuters)

Lübnan ordusu bugün yaptığı açıklamada, silahları devletin elinde toplama planının ilk aşamasının hedeflerine ulaştığını ve özellikle Güney Lübnan’da ‘sahada etkili ve somut bir şekilde’ ilerleme kaydedildiğini bildirdi.

Ordu, bölgedeki çalışmaların henüz devam ettiğini ve patlamamış mühimmat ve tünellerin temizlenmesi tamamlanana kadar süreceğini belirtti.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre, ordunun planını Güney Lübnan’da İsrail sınırına yakın bölgelerde yıl sonuna kadar tamamlaması ve ardından diğer bölgelere geçmesi öngörülüyordu.

Ordu tarafından yapılan açıklamada, ilk aşamanın Litani Nehri güneyinde kontrol altına alınan toprakların yönetimini sağlamak üzerine odaklandığı ve hâlâ İsrail güçlerinin kontrolünde olan alanlar ile bölgelerin bu kapsama dahil edilmediği kaydedildi.

Açıklamada Hizbullah’a doğrudan atıf yapılmazken, 2024 yılında sona eren ve sadece Lübnan güvenlik güçlerinin silah taşımasına izin veren ateşkes anlaşmasına atıfta bulunuldu.


Koalisyon, ez-Zubeydi'nin Aden'den Somaliland üzerinden Abu Dabi'ye kaçış rotasını açıkladı

Arap Koalisyonu Ortak Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
Arap Koalisyonu Ortak Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
TT

Koalisyon, ez-Zubeydi'nin Aden'den Somaliland üzerinden Abu Dabi'ye kaçış rotasını açıkladı

Arap Koalisyonu Ortak Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
Arap Koalisyonu Ortak Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat)

Yemen’deki Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu, Aydarus ez-Zubeydi ve bazı kişilerin dün gece Aden Limanı’ndan hareket eden bir deniz aracıyla Somali Federal Cumhuriyeti’ndeki Somaliland bölgesine kaçtıklarını açıkladı. Kaçış sırasında tanımlama sistemini kapattıkları belirtilen grup, öğle saatlerinde Berbera Limanı’na ulaştı.

Arap Koalisyonu Ortak Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, yaptığı açıklamada, “Koalisyon güçlerinin önceki bildirisine ek olarak, Aydarus ez-Zubeydi’nin bilinmeyen bir yere kaçışıyla ilgili bilgileri doğruluyoruz” dedi.

Koalisyon, Aydarus ez-Zubeydi ve bazı kişilerin 7 Ocak gecesi Aden Limanı’ndan hareket eden BAMEDHAF adlı deniz aracıyla Somali Federal Cumhuriyeti’ndeki Somaliland bölgesine kaçtığını duyurdu. Koalisyon, geminin kayıt numarasının IMO-8101393 olduğunu, tanımlama sisteminin kapatıldığını ve grubun öğle saatlerinde Berbera Limanı’na ulaştığını bildirdi.

Açıklamada ez-Zubeydi’nin, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Ortak Operasyonlar Komutanı Tümgeneral Avad Said Musleh el-Ahbabi olduğu tespit edilen kişiyle irtibata geçtiği belirtildi. Ez-Zubeydi, kendilerini bekleyen bir İl-76 tipi uçak (MZB-9102 sefer sayılı) tarafından taşındı. Uçağın kalkış noktası belirtilmedi. Ez-Zubeydi ve beraberindekiler, BAE’li yetkililerin gözetiminde uçağa alındı. Uçak, saat 15:15’te Mogadişu Havalimanı’na indi ve bir saat bekledikten sonra 16:17’de Arap Körfezi üzerinden Arap Denizi’ni geçerek Körfez’e doğru hareket etti. Tanımlama sistemi Umman Körfezi üzerinde kapatıldı ve inişten on dakika önce yeniden açılarak saat 20:47’de Abu Dabi’deki er-Rif Askeri Havalimanı’na indi.

Koalisyon, söz konusu uçak türünün çatışma bölgelerinde ve Libya, Etiyopya, Somali gibi uluslararası güzergahlarda sürekli kullanıldığını açıkladı.

Diğer yandan el-Maliki, BAMEDHAF adlı deniz aracının kayıtlarının incelenmesi sonucu geminin Saint Kitts ve Nevis bayrağı taşıdığının tespit edildiğini bildirdi. Bu bayrağın, daha önce Füceyre Limanı’ndan Mukalla Limanı’na savaş araçları ve silah taşıyan Greenland adlı gemiyle aynı olduğu belirtildi; bilgiler, 30 Aralık 2025 tarihli Koalisyon güçleri bildirisinde yer almıştı.

El-Maliki, Koalisyon güçlerinin halen Aydarus ez-Zubeydi ile Aden’den kaçmadan önce görüştüğü belirtilen bazı kişilerin akıbetini takip ettiğini belirtti. Takip edilen kişiler arasında Aden’in eski valisi Ahmed Hamid Lemles ve Aden’deki Güvenlik Kuşağı Güçleri Komutanı Muhsin el-Vali bulunuyor; kendilerinden bugüne kadar haber alınamadı.