Ukrayna'nın bazı bölgelerini ilhak etmekle Rusya ne elde edecek?

Luhansk'ta referandum sonuçlarının açıklanması ardından evinin önüne Rus bayrağı diken bir kadın (AP)
Luhansk'ta referandum sonuçlarının açıklanması ardından evinin önüne Rus bayrağı diken bir kadın (AP)
TT

Ukrayna'nın bazı bölgelerini ilhak etmekle Rusya ne elde edecek?

Luhansk'ta referandum sonuçlarının açıklanması ardından evinin önüne Rus bayrağı diken bir kadın (AP)
Luhansk'ta referandum sonuçlarının açıklanması ardından evinin önüne Rus bayrağı diken bir kadın (AP)

Rusya, Ukrayna’nın büyük bir kısmını ilhak etme kararını açıklamak üzere. Dolayısıyla ilhak kararının bugün Kremlin için özel bir önem arz eden tarihi ve stratejik boyutlarına ilişkin soru işaretleri mevcut. Pek çok soru ve şüpheyle çevrili referandumların kaydedildiği dört bölgeyi incelemeden önce, Donbass bölgesi ve çevresini Ukrayna'daki Rus savaşının ana odak noktası haline getiren tarihi ve coğrafi boyutlar üzerinde durmak gerekiyor.
Mevcut çatışmanın tarihsel boyutlarına bakıldığında, Rusya Başkanı Vladimir Putin’in ısrarla çarların ihtişamını geri kazanmaya çalıştığı anlaşılıyor. 2014 yılında Kırım'ı ilhak etmesi ardından, tarihsel konumunu 18. yüzyılda Kırım’ı Osmanlı İmparatorluğu'nun elinden alan Çariçe 2. Katerina’ya adamıştı. Ukrayna'nın doğu ve güney kısımlarındaki mevcut çatışma, Rus İmparatorluğu'nun ihtişamının gerçek kurucusu meşhur Çar Büyük Petro'nun saltanatı sırasındaki Rusya tarihini, bilhassa İsveç İmparatorluğu'na ve günümüz Ukrayna topraklarındaki diğer Batılı güçlere karşı yürütülen Kuzey Savaşları’nı hatırlatıyor. Demirbaş Şarl olarak anılan İsveç Kralı 12. Charles’ın yenildiği Poltava Muharebesi, komşuları ve muhaliflerinin korktuğu büyük bir devletin inşası savaşlarında önemli bir dönüm noktasını teşkil etmişti. Zaporijya yakınlarında yer alan Poltava’nın eski kalesi şuan hala tarihe şahitlik ediyor.
Tarihten alınan dersler, Ukrayna'nın ele geçirdiği bölgelerin stratejik önemini pekiştiren bir başka çerçeveye ışık tutuyor. Zirâ Azak Havzası ve Karadeniz'deki güney şeritlerinin kontrolünü tamamıyla garanti eden bir coğrafi genişleme ve Kırım ile istikrarlı bir kara bağlantısı olmaksızın Ukrayna'nın batı sınırlarının güvenliğinin sağlanmasından bahsetmek mümkün değil. Ancak Ukrayna savaşının patlak vermesiyle birlikte Kırım kısa süre içerisinde daha zayıf hale geldi.
Bu nedenle mevcut savaşın başlangıcından bu yana, Donetsk ve Luhansk bölgeleri üzerinde mutlak kontrolün önemine, yarımadayı ülkenin geri kalanına kara yoluyla bağlayan Herson şehri üzerinde benzer bir kontrolün dayatılmasına odaklanılıyor.
Moskova, bu bölgelerin Rusya sınırları içinde kalmasını sağlayarak - Batı ülkeleri Dinyeper Nehri'nin batı kıyısındaki askeri varlığını pekiştirse dahi- güvenlik alanını artıracak geniş bir coğrafi kuşağa sahip olacak. Ancak Kremlin'in tehlikeli kararı ardında yalnızca bu tarihi ve coğrafi boyutlar yatmıyor. Bu noktada büyüklüklerine, zenginliklerine ve demografik özelliklerine göre söz konusu dört bölgeye kısaca göz atmak yeterli olacaktır:

Donetsk ve Luhansk
Donetsk ve komşusu Luhansk, Rusya'nın müttefiki Aleksandr Zaharçenko’nın iktidardan uzaklaştırıldığı gösterilerin sonrasında Moskova'nın Ukrayna makamlarını cezalandırmak için 2014'te silahlı bir isyanı teşvik etmesi ardından mevcut çatışmanın başlangıcını teşkil etmişti. Söz konusu iki bölge, Doğu Avrupa Platosu’nun güneyinde kalıyor. Şuan üç Birleşmiş Milletler ülkesinin (Rusya, Suriye ve Kuzey Kore) yanısıra Güney Osetya ve Abhazya tarafından tanınmaktalar.
Söz konusu iki cumhuriyet, uzun ortak sınırlara sahip. Donetsk, Ukrayna'nın Dnipropetrovsk, Zaporijya ve Harkov bölgeleri ile Rusya'nın güneyde Azak Denizi'ne bakan Rostov bölgesi ile sınır komşusu sayılıyor. Denize erişimi olmayan Luhansk ise Ukrayna'da Harkov, Rusya'da Belgorod, Voronej ve Rostov bölgeleri ile sınır komşusu konumunda.
Donetsk'te ayrılıkçıların hazırladığı anayasaya göre, cumhuriyete bağlı olduğu ilan edilen 26,52 bin kilometrekarelik bir alan mevcut. Dolayısıyla Donetsk, yüzölçümü bakımından Ukrayna'nın 24 bölgesi arasında 11. sırada yer alıyor. Bu noktada 2014 yılındaki savaş öncesi Ukrayna dağılımına göre idari sınırlarından bahsedildiğine dikkat etmek gerek. Ancak sahaya bakıldığında ise mevcut gerçek, ayrılıkçıların bölge alanının yarısından fazlasını kontrol etmediğini gösteriyor. Nitekim Rusya'nın ilhak kararı, topraklarının yaklaşık yarısını ‘Ukrayna tarafından işgal edilmiş topraklar’ olarak sınıflandıracak. İstatistiklere göre Donetsk'te yaklaşık 2,2 milyon insan yaşıyor. Ayrılıkçı yetkililerin kaydettiği bu rakamda savaş sırasında yerinden edilme nedeniyle meydana gelen değişiklikler hesaba katılmıyor.
Aynı durum, Ukrayna idari dağılımına göre 26,68 bin kilometrekarelik bir alana sahip olan Luhansk için de geçerli. Luhansk, daha önce Ukrayna bölgelerinin coğrafi büyüklüğü bakımından sıralandığı listede 10. sırada yer almıştı. Luhansk'ta yaklaşık 1,4 milyon nüfus bulunuyor, bu rakam zamanda savaş öncesi nüfusu yansıtmıyor. Önceki tahminler, Donetsk ve Luhansk bölgelerinde daha önce en az 5 milyon nüfusun yaşadığına işaret ediyor.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre, iki bölgedeki demografik dağılıma dair ikilem, Rus milliyetçiliği ile Rusça konuşan halk arasında önemli bir fark olduğu gerçeğinde yatıyor. Nitekim şuanki yüzyılın başlarında Donetsk nüfusundan Rusça konuşan insan sayısı yüzde 80 oranında iken kökleri Rusya’ya uzananların oranı ise yüzde 40’ı geçmiyor. Aynısı Luhansk için de geçerli; Sakinlerinin yüze 70’i ana dilinin Rusça olduğunu söylerken nüfusun yalnızca yüzde 40’ı Rus kökenli.
Donetsk ve Luhansk, ekonomik açıdan da önem teşkil ediyor; zirâ Ukrayna'daki en büyük kömür, demir ve çelik madenleri bu bölgede bulunuyor. Ülkenin en önemli ihracat limanlarından biri olan Mariupol şehri, Donetsk idari sınırları içerisinde yer alıyor. Savaş öncesi istatistikler, Ukrayna devrimlerinin yaklaşık yüzde 70'inin ülkenin bu bölgesinde yoğunlaştığına işaret ediyor. Burası aynı zamanda ülke ihracatının Karadeniz, Ortadoğu ve diğer ülkelere yöneltildiği kara ve deniz ulaşım ağı için de önemli bir nokta sayılıyor.

Zaporijya ve Herson
Doğu Avrupa Platosu'nda yer alan Zaporijya ve Herson bölgeleri ortak sınırlara sahip. Ukrayna'nın Dnipropetrovsk bölgesi sınırında yer alan Zaporijya, doğudan Donetsk, güneyden ise Azak Denizi ile sınır komşusu. Diğer yandan Dnipropetrovsk ve Mykolaiv ile aynı sınırları paylaşan Herson ise güneyde Kırım ile komşu konumda. Aynı zamanda güneybatıda Karadeniz'e ve güneydoğuda ise Azak Denizi'ne bakıyor.
27,18 bin kilometrelik alanı ile söz konusu listede dokuzuncu sırada yer alan Zaporijya’da Berdyansk, Melitopol, Polohy, Vasylivka ve Zaporizkyi olmak üzere beş bölge ve 14 şehir bulunuyor. Rusya’nın Yanındayız Hareketi Lideri Vladimir Rogov, geçtiğimiz haftalarda yaptığı açıklamada, Rusya'nın kurduğu askeri-sivil yönetimin mevcut beş bölgeyi dağıtmayı, idari 20 bölgeye bölmeyi planladığını açıklamıştı. Şuanda Rusya’nın eyalet topraklarının yalnızca üçte ikisini kontrol etmesi dolayısıyla, ‘kurtarılmış’ bölgenin merkezi Melitopol sayılıyor. Ukrayna Devlet İstatistik Servisi verilerine göre, geçtiğimiz Şubat ayında Zaporijya bölgesi nüfusu 1 milyon 636 bine ulaşmıştı. Bu rakamın yüzde 43’ü şuan bölgede ikamet ediyor. Nüfusun yüzde 71’inin Ukraynalı, en fazla yüzde 24’ünün ise Rus olması dolayısıyla buradaki coğrafi bölünmenin Moskova'nın zararına olduğu anlaşılıyor.
28,46 bin kilometrelik (listede yedinci sırada) bir alanda yer alan Herson ise Ukrayna'nın 2015 ila 2020'deki bölgesel idari reformu mucibince, şuan çoğu Rusya tarafından kontrol edilen beş bölgeye ayrılmış durumda. Moskova yanlısı yetkililer, geçtiğimiz Ağustos ayında Ukrayna'dan ayrılmaya ve Rusya'ya katılmaya hazırlık amacıyla idari bölünme kapsamında 18 bölge belirlemişti. Ukrayna Devlet İstatistik Servisi verilerine göre, geçtiğimiz Şubat ayında Herson’da 1 milyona yakın nüfusun bulunduğu kaydedildi. Şuan bu nüfusun yaklaşık dörtte biri Herson’da ikamet ediyor.



Sudan: "İhracat yolu"nda çatışmalar şiddetleniyor

Hartum'u Batı Sudan'daki şehirlere bağlayan hayati öneme sahip "ihracat yolunu" gösteren bir harita
Hartum'u Batı Sudan'daki şehirlere bağlayan hayati öneme sahip "ihracat yolunu" gösteren bir harita
TT

Sudan: "İhracat yolu"nda çatışmalar şiddetleniyor

Hartum'u Batı Sudan'daki şehirlere bağlayan hayati öneme sahip "ihracat yolunu" gösteren bir harita
Hartum'u Batı Sudan'daki şehirlere bağlayan hayati öneme sahip "ihracat yolunu" gösteren bir harita

Omdurman ile el-Ubeyd arasında, batıda el-Faşir ve Bara şehirlerinden geçen ve yerel halkın "ölüm yolu" olarak adlandırdığı "ihracat yolu", Sudan ordusu ile "Hızlı Destek Kuvvetleri" arasında önemli bir çatışma ekseni haline geldi. En tehlikeli cephelerden biri olarak tanımlanan bu yol, malların ve ürünlerin ihracat limanlarına taşınması için ekonomik ve stratejik bir arter olmasının yanı sıra hayati bir askeri ikmal hattı olarak da kabul edilmektedir.

Yolda, hava saldırıları ve insansız hava araçlarının (İHA) kullanımı da dahil olmak üzere, şiddetli vur-kaç çatışmaları yaşandı ve bu durum, iki taraf arasında farklı bölümlerde kontrolün el değiştirmesine yol açtı.

Şu anda Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK), Kuzey Darfur'daki el Faşir'e kadar uzanan Kordofan şehirlerinin birçoğunu da içeren yolun batı kesimini kontrol ederken, ordu Omdurman yakınlarındaki bölgeleri ve el Ubeyd şehri ile çevresini kontrol ediyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu çatışma siviller üzerinde olumsuz sonuçların doğmasına neden oldu; malların hareketi aksadı ve ulaşım maliyetleri arttı. Bu durum ise yetkililerin temas bölgelerinden geçişi kısıtlamasına yol açtı.


Suriye Savunma Bakanlığı: Ateşkes 15 gün daha uzatıldı

Haseke'de Suriye Demokratik Güçlerine (SDD) ait bir kamyon, cephe hatlarına giden bir yolun üstünde duruyor. (AP)
Haseke'de Suriye Demokratik Güçlerine (SDD) ait bir kamyon, cephe hatlarına giden bir yolun üstünde duruyor. (AP)
TT

Suriye Savunma Bakanlığı: Ateşkes 15 gün daha uzatıldı

Haseke'de Suriye Demokratik Güçlerine (SDD) ait bir kamyon, cephe hatlarına giden bir yolun üstünde duruyor. (AP)
Haseke'de Suriye Demokratik Güçlerine (SDD) ait bir kamyon, cephe hatlarına giden bir yolun üstünde duruyor. (AP)

Suriye Savunma Bakanlığı bugün, Suriye Arap Ordusu'nun operasyonlarının tüm bölgelerinde ateşkesin 15 gün daha uzatıldığını duyurdu.

Bakanlık açıklamasında, ateşkes uzatmasının 24 Ocak 2026 saat 23:00 itibarı ile başlayacağını belirtti.

Bakanlık, uzatmanın "ABD'nin DEAŞ mahkumlarını SDG hapishanelerinden Irak'a transfer etme operasyonuna destek amacıyla" verildiğini belirtti.

Suriye Ordusu Operasyon Komutanlığı bugün yaptığı açıklamada, SDG’nin, Kandil Dağları'ndan Haseke vilayetine Kürdistan İşçi Partisi (PKK) milislerinden takviye birlikleri getirdiğini belirtti.

Şarku’l Avsat’ın resmi El-İhbariya TV kanalından aktardığına göre Komutanlık açıklamasında, "SDG, kontrolü altındaki bölgelerde, politikalarına karşı çıkan herkesi tutuklayarak, zorla yerinden ederek ve işkence ederek yaygın ihlallere devam ediyor" denildi.

Suriye Ordusu Operasyon Komutanlığı, SDG ve PKK milislerini provokasyonlarına devam etmemeleri ve yalan ve kurgulanmış görüntüler yaymamaları konusunda uyardı. Komutanlık, "Sahadaki durumu inceliyor ve operasyonel koşulları değerlendirerek bir sonraki adımımızı belirliyoruz" ifadelerini kullandı.

Suriye Ordusu Operasyon Komutanlığı, ilgili bakanlıklarla iş birliği içinde, çatışmalardan etkilenenlere destek ve yardım sağlamak amacıyla önümüzdeki saatlerde insani yardım koridorlarının açılacağını vurguladı.

Ajans, ordunun "tüm Suriye toplumu için koruyucu kalkan olacağını, Suriye topraklarının birliğini koruyacağını ve sınır ötesi tüm terörist projelere karşı duracağını" belirtti.

Bugün erken saatlerde Suriye Enformasyon Bakanı Hamza el-Mustafa, ateşkes anlaşması kapsamında SDG'ye verilen sürenin dolduğunu ve hükümetin sonraki adımlarını değerlendirdiğini söyledi.

Suriye Dışişleri Bakanlığı ise "tüm seçeneklerin masada olduğunu, aynı zamanda hukukun uygulanması ve ülkenin birleştirilmesi için gerilimin azaltılması ve diyalog yolunun izlendiğini" ifade etti.


Witkoff ve Kushner, Gazze Şeridi'nin geleceğini görüşmek üzere İsrail'de

ABD'li elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner Davos'ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'na katıldı. (AP)
ABD'li elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner Davos'ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'na katıldı. (AP)
TT

Witkoff ve Kushner, Gazze Şeridi'nin geleceğini görüşmek üzere İsrail'de

ABD'li elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner Davos'ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'na katıldı. (AP)
ABD'li elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner Davos'ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'na katıldı. (AP)

Bilgi sahibi iki kaynak, ABD’li temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner’in, Gazze Şeridi başta olmak üzere bölgesel gelişmeleri görüşmek üzere bugün İsrail’de Başbakan Binyamin Netanyahu ile bir araya gelmek için ülkede bulunduğunu bildirdi. Aynı gün Gazze’de iki yeni şiddet olayı yaşandığı açıklandı. Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre, bölgedeki gelişmeler uluslararası kamuoyunun gündeminde yer almaya devam ediyor.

ABD, perşembe günü, sıfırdan inşa edilecek ‘yeni bir Gazze’ planını duyurdu. Planın, konutlar, veri merkezleri ve sahil şeridinde tatil tesislerini kapsadığı belirtildi. Bu girişimin, İsrail ile Hamas arasında, sık sık ihlallerle sekteye uğrayan ateşkes anlaşmasını ilerletme amacı taşıyan ABD Başkanı Donald Trump’ın çabaları kapsamında gündeme geldiği ifade edildi.

Öte yandan Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı, bugün yaptığı açıklamada, biri kuzeyde olmak üzere iki ayrı olayda, aralarında iki çocuğun da bulunduğu üç kişinin İsrail ateşi sonucu hayatını kaybettiğini duyurdu. Bakanlığın verilerine göre, savaşın başlamasından bu yana Gazze Şeridi’nde hayatını kaybedenlerin sayısı 71 bin 654’e ulaştı.

Netanyahu’nun ofisinden bir sözcü, taraflar arasında bir toplantı yapılacağını doğruladı ancak görüşmenin içeriğine ilişkin ayrıntı paylaşmadı.

İsrail’in yürüttüğü savaş nedeniyle Gazze Şeridi’nin büyük bölümü yıkıma uğradı. ABD destekli Gazze Yönetim Komitesi Başkanı Ali Şaas, perşembe günü yaptığı açıklamada, Refah Sınır Kapısı’nın bu hafta açılacağını söyledi. Kapı, nüfusu iki milyonu aşan Gazze halkı için fiilen bölgeye giriş ve çıkışın tek yolu konumunda bulunuyor.

Reuters’a konuşan üç kaynağa göre İsrail, Mısır üzerinden Refah Sınır Kapısı’ndan Gazze’ye dönecek Filistinlilerin sayısını sınırlamak istiyor. Bu çerçevede, Gazze Şeridi’nden çıkan Filistinlilerin sayısının, bölgeye girenlerden fazla olması hedefleniyor.

Refah Sınır Kapısı’nın, Trump’ın savaşı sona erdirmeye yönelik planının ilk aşamasında açılması öngörülüyordu. ABD, bu ay planın ikinci aşamasına geçildiğini açıklamıştı. Söz konusu aşamada İsrail’in Gazze’den asker çekmesi ve Hamas’ın bölgenin yönetiminden çekilmesi bekleniyor. İsrail ordusu, 2024 yılından bu yana sınır kapısının Filistin tarafını kontrol ediyor.