Zelenskiy, Ukrayna'nın NATO'ya hızlandırılmış katılım başvurusunu imzaladı

Ukrayna Devlet Başkanı Vlodomir Zelenskiy, ülkesinin NATO'ya hızlandırılmış katılım başvurusunu imzalarken Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin görevde olduğu sürece Moskova ile hiçbir müzakerede bulunmayacaklarını söyledi.

AA
AA
TT

Zelenskiy, Ukrayna'nın NATO'ya hızlandırılmış katılım başvurusunu imzaladı

AA
AA

Zelenskiy, Rusya'nın 4 bölgeyi ilhak etmesi nedeniyle acil topladığı Milli Güvenlik ve Savunma Kurulu toplantısının ardından gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik 24 Şubat'ta savaş başlattığını dile getiren Zelenskiy, "Biz durdurmasaydık Rusya sınırlarımızda durmazdı. Diğer devletler saldırı altında olurdu." dedi.
Ukrayna topraklarını geri almakta kararlı olduklarını söyleyen Zelenkiy, "Sadece Ukrayna'nın değil, aynı zamanda yaşamın, insanlığın, hukukun ve gerçeğin düşmanından, ülkemizin tüm toprakları bu düşmandan kurtulacaktır. Rusya bunu zaten biliyor. Gücümüzü hissediyor." ifadesini kullandı.
Zelenkiy, "Bu yüzden acelesi var. Bu maskaralığı ilhak girişimiyle organize ediyor. Kendisine ait olmayan bir şeyi çalmaya çalışıyor. Cinayetler, işkenceler, şantajlar ve yalanlarla tarihi yeniden yazmak ve sınırları yeniden çizmek istiyor. Ukrayna buna izin vermeyecek." şeklinde konuştu.
Milli Güvenlik ve Savunma Kurulu toplantısında bazı kararlar alındığını aktaran Zelenskiy, "Yalnızca Ukrayna'yı güçlendirme ve işgalcileri tüm topraklarımızdan çıkarma yolu barışı geri getirecektir. Bu yoldan gideceğiz." ifadesini kullandı.
Zelenskiy, Ukrayna'nın fiili olarak NATO'nun bir müttefiki olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bugün Ukrayna bunu (NATO üyeliğini) yasal yapmak için başvuruyor. Tüm topluluğumuzun korunması için önemimizle tutarlı bir prosedür altında. Hızlandırılmış bir prosedür altında. Bunun mümkün olduğunu biliyoruz. Finlandiya ve İsveç'in bu yıl Üyelik Eylem Planı olmadan İttifak'a katılmaya başladığını gördük. Bu adil. Bu Ukrayna için de adil. Güvenliğin alternatifi yoktur. Ancak bunu garanti altına almak için kararlılık gerekir. Ukrayna'nın NATO'ya hızlandırılmış katılım başvurusunu imzalayarak kararlı adımımızı atıyoruz."
Ukrayna'nın Rusya'ya her zaman eşit, dürüst, onurlu ve adil şartlarda bir arada yaşamayı teklif ettiğini söyleyen Zelenskiy, "Bu Rusya Devlet Başkanı ile bunun imkansız olduğu açık. Onur ve dürüstlüğün ne olduğunu bilmiyor. Bu nedenle, Rusya ile diyaloğa hazırız, ancak başka bir Rusya Devlet Başkanı ile." değerlendirmesinde bulundu.
Konuşmasının ardından Zelenskiy, ülkesinin NATO'ya hızlandırılmış katılım başvurusunu imzaladı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna’daki Donetsk, Luhansk, Herson ve Zaporijya bölgelerinin Rusya'ya bağlanmasına yönelik belgeyi bugün imzalamıştı.



Tahran, protestolar yayılırken Washington'u uyardı

Protestocular, Tahran'ın merkezindeki bir sokakta yanan ateşin etrafında dans ediyor (AP)
Protestocular, Tahran'ın merkezindeki bir sokakta yanan ateşin etrafında dans ediyor (AP)
TT

Tahran, protestolar yayılırken Washington'u uyardı

Protestocular, Tahran'ın merkezindeki bir sokakta yanan ateşin etrafında dans ediyor (AP)
Protestocular, Tahran'ın merkezindeki bir sokakta yanan ateşin etrafında dans ediyor (AP)

İran dün, ABD tarafından saldırıya uğraması halinde bölgedeki İsrail ve ABD askeri üslerini, merkezlerini ve gemilerini hedef alacağı uyarısında bulundu; bu arada ülke içindeki protestolar da giderek yayılıyor.

İran Meclis Başkanı Muhammad Bakır Kalibaf, İsrail'i kastederek “işgal altındaki topraklar” ile bölgedeki “tüm Amerikan üsleri ve gemileri”nin İran'a saldırı durumunda “meşru hedefler” olacağını belirtti ve Washington'a “yanlış hesap” yapmaması konusunda uyarıda bulundu.

İran Cumhurbaşkanı Masud Pezeşkiyean ise ABD ve İsrail'i “ayaklanmaları kışkırtmakla” suçladı. Pezeşkiyan, “protesto etme hakkı olduğunu” vurguladı, ancak “toplumu sabote etmek” olarak nitelendirdiği davranışların hoş görülmeyeceğini ifade etti.

Sahada, Tahran ve diğer şehirlerde yaygın gösteriler devam ederken, gece protestolarına dair videolar dolaşıyordu. İnsan hakları örgütleri ise internet kesintilerinin gerçeklerin doğrulanmasını engellediğini belirtti. Şarku’l Avsat’ın İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansından (HRANA) aktardığına göre çoğu protestocular olmak üzere ölü sayısı 500'ün üzerine çıktı ve binlerce kişi tutuklandı. Devlet televizyonu dün Tahran'ın güneyindeki büyük bir deponun içinden çekilen ve çok sayıda cesedi gösteren bir haber yayınladı.

İsrail'de, bilgili kaynaklar Tel Aviv'in İran ile ilgili olası bir Amerikan müdahalesi ihtimaline karşı güvenlik alarmını en yüksek seviyeye çıkardığını, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ise Tahran'daki gelişmeleri “çok yakından” takip ettiğini açıkladığını bildirdi.

 


İran'da devrik Şah'ın oğlu, güvenlik güçlerine "halkın yanında durmaları" çağrısında bulundu

Rıza Pehlevi, Ocak 2018'de bir basın röportajı sırasında (Reuters)
Rıza Pehlevi, Ocak 2018'de bir basın röportajı sırasında (Reuters)
TT

İran'da devrik Şah'ın oğlu, güvenlik güçlerine "halkın yanında durmaları" çağrısında bulundu

Rıza Pehlevi, Ocak 2018'de bir basın röportajı sırasında (Reuters)
Rıza Pehlevi, Ocak 2018'de bir basın röportajı sırasında (Reuters)

İran'ın devrik Şah'ının ABD'de yaşayan oğlu, dün İran güvenlik güçlerini ve hükümet çalışanlarını İslam Cumhuriyeti'ndeki artan protesto hareketine katılmaya çağırdı.

Rıza Pehlevi sosyal medyada yaptığı açıklamada, “Devlet çalışanları, silahlı kuvvetler ve güvenlik hizmetleri mensuplarının iki seçeneği var: Ya halkın yanında yer alıp milletin müttefiki olurlar ya da halkın katilleriyle iş birliği yaparlar” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, insan hakları örgütlerinin İranlı yetkililerin ayaklanmayı bastırmak için “yaygın katliamlar” gerçekleştirdiği uyarısından sonra yapıldı.

Pehlevi ayrıca İran büyükelçilik binalarında dalgalanan bayrakların, devrimden önce kullanılan bayrakla değiştirilmesi çağrısında bulundu. Rıza Pehlevi’nin çağrısında, "İslam Cumhuriyeti'nin utanç verici sancağı yerine, İran milli bayrağıyla süslemenin zamanı geldi" ifadesi yer aldı.

Londra'da bir protestocu, hafta sonu İran büyükelçiliğinin balkonundaki bayrağı indirerek, 1979 devrimiyle sona eren monarşi döneminde kullanılan bir bayrak astı. İran İslam Cumhuriyeti Haber Ajansı'na (IRNA) göre, İran Dışişleri Bakanlığı olayla ilgili olarak dün Tahran'daki İngiliz büyükelçisini dışişleri bakanlığına çağırdı.


Arakçi: Protestolar şiddete dönüştü, ancak durum kontrol altında

İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
TT

Arakçi: Protestolar şiddete dönüştü, ancak durum kontrol altında

İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)

İran Dışişleri Bakanı dün yaptığı açıklamada, ülkedeki protestoların “başka bir aşamaya” girdiğini ve 1 Ocak'tan bu yana şiddete dönüştüğünü söyledi.

Tahran'daki diplomatik misyon başkanlarıyla yaptığı toplantıda bakan, yetkililerin protestolara ilk aşamalarında diyalog ve reform önlemleriyle yanıt verdiğini ifade etti.

Arakçi şöyle devam etti: “(ABD Başkanı Donald) Trump müdahale etmekle tehdit ettiğinden beri, İran'daki protestolar müdahaleyi meşrulaştırmak için kanlı şiddete dönüştü.” Ve ekledi: “Teröristler protestocuları ve güvenlik güçlerini hedef aldı.”

Bakan, “durumun tamamen kontrol altında olduğunu” vurguladı.

Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü dün yaptığı açıklamada, en az 192 protestocunun öldüğünü doğruladığını, ancak gerçek kurban sayısının çok daha yüksek olabileceği konusunda uyararak, olayı "katliam" ve "İran halkına karşı işlenmiş büyük bir suç" olarak kınadı.

Protestolar, 28 Aralık'ta Tahran'da, kötüleşen döviz kuru ve satın alma gücündeki düşüş nedeniyle Tahran çarşısındaki tüccarların greviyle başladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre protestolar aaha sonra 1979'dan beri iktidarda olan yetkililere karşı siyasi sloganlar atılan bir harekete dönüştü.

İnterneti izleyen sivil toplum kuruluşu NetBlocks'a göre, yetkililer protestolara yanıt olarak interneti 72 saatten fazla süreyle kesintiye uğrattı. İran İnsan Hakları Örgütü, 2 bin 600'den fazla protestocunun gözaltına alındığını bildirdi.