Abbas, güvenlik servislerinden sert olmalarını talep etti

İsrail gerilimi artırmak istemediğini belirtiyor.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas. (Reuters)
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas. (Reuters)
TT

Abbas, güvenlik servislerinden sert olmalarını talep etti

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas. (Reuters)
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas. (Reuters)

Tel Aviv, ABD yönetiminin işgal altındaki Batı Şeria'da güvenliğin bozulmasını engellemeye yönelik çift taraflı çabalarına yanıt olarak gerginliğin daha da artmasını itemediğini bildirdi. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas da güvenlik servislerinden yasaları sıkı bir şekilde uygulamasını ve düzeni sağlamasını talep etti. Diğer taraftan İsrail ile ilişkiler dosyasından sorumlu Filistin Kurtuluş Örgütü Yürütme Komitesi Sekreteri Hüseyin eş-Şeyh, üst düzey yetkililerle bir dizi görüşme yapmak için Beyaz Saray'a davet edildi.
İsrail kaynakları, ABD'nin çabalarının, Gazze Şeridi'nde Hamas ile sağlanan sükuneti Batı Şeria'da İsrail ve Filistin arasında sağlamak için iki tarafla anlaşmayı amaçladığını doğruladı.
Filistinli kaynaklar Şeyh'in çağrısını ABD'nin Filistin Yönetimi'ne verdiği desteğin karşılığında ABD’nin vaatlerinin yerine getirilmesi konusunda anlaşmaya varma, iki devletli çözümü siyasi gündeme geri getirme ve İsrail'i dizginleme girişimi olarak değerlendirdi. Buna karşılık İsrailliler bu çağrıyı bir yandan İsrail seçimlerinin öncesinde durumu sakinleştirmeye yönelik bir Amerikan girişimi, diğer yandan da Şeyh'in Başkan Abbas'ın olası bir halefi olarak liyakatini kanıtlamaya yönelik bir menfaat adımı " olarak değerlendiriyor.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Şeyh, Washington'da Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan liderliğindeki bir dizi üst düzey ABD yetkilisiyle bir araya gelecek.
Abbas geçen perşembe akşamı Ramallah'taki konutunda güvenlik servislerinin liderleri ve valilerin yer aldığı bir toplantı düzenledi. Toplantıya, Başbakan Muhammed Iştiyye, Filistin Kurtuluş Örgütü Yürütme Komitesi Sekreteri Hüseyin eş-Şeyh, İçişleri Bakanı Ziyad Hab er-Rih, Genel İstihbarat Teşkilatı başkanı Tümgeneral Macid Farac ve Fetih Hareketi’nin Merkez Komitesi Üyesi Başkomutan Yardımcısı Korgeneral el-Hac İsmail Cebr katıldı. Filistin kaynaklarına göre devlet başkanına katılımcılar tarafından Filistin valiliklerinin durumu, güvenlik servislerinin liderleri ve valilerin, Filistin vatandaşının güvenliğini ve emniyetini sağlamak için neler yaptıkları hakkında bilgi verildi.
Devlet Başkanı, Filistin halkını ve tüm ulusal kurumlarını korumak için hukukun üstünlüğünü uygulama ve güvenlik ve istikrarı sağlamanın gereğini vurguladı. Ayrıca katılımcılara ‘Filistin halkının haklarını korumak için uluslararası desteği harekete geçirmek ve Doğu Kudüs başta olmak üzere Filistin Devleti topraklarındaki İsrail işgalini sona erdirmek için Birleşmiş Milletler düzeyinde yürütülen faaliyetler’ hakkında bilgi verdi.
İsrail güvenlik yetkilileri, Abbas'ın toplantıda güvenlik durumunu sağlamaya ve ‘İsrail'in Filistin topraklarını işgal etme ve Filistin Yönetimini ortadan kaldırmaya yönelik girişimlerini durdurana kadar’ çalışılması talebinde bulunduğunu aktardı. Abbas, Filistin yönetimini Filistin bağımsızlığının en önemli sembolü ve son otuz yılda Filistin devriminin en büyük başarısı olarak görüyor.
Tel Aviv'de üst düzey bir güvenlik yetkilisi, "İsrail şu an Batı Şeria'daki, özellikle Cenin ve Nablus bölgelerindeki askeri operasyonlarını genişletmeyi düşünmüyor" açıklamasında bulundu. Yetkiliye göre askeri operasyonlar mevcut şekil ve ölçekte devam edecek.
Ma'rib gazetesi cuma günü, söz konusu yetkilinin şu sözlerini aktardı:
“Cenin ve Nablus'taki mülteci kamplarında, saatli bomba gibi silahlarla suikast gerçekleştiren veya gerçekleştirmeyi planlayan sabotajcılar hakkında her bilgi aldığımızda operasyon yapacağız. Ancak buna gerçekten ihtiyaç olmadığı sürece geniş çaplı bir askeri operasyon başlatma niyetimiz yok.”
Gazete, İsrail ordusunun Batı Şeria'da geniş çaplı bir askeri operasyon başlatmak için yedek bir planının olduğuna dikkat çekerek planın siyasi makamlara sunulduğunu belirtti. İsrail güvenlik servislerine göre Cenin'de çarşamba günü dört ölüm ve onlarca yaralanmayla sonuçlanan askeri operasyonun ardından son aylarda silahlı Filistinli örgütlerine karşı devam eden operasyonların alınan istihbarat bilgilerine göre devam etmesi gerekiyor.
Gazete, ‘güvenlik yetkililerinin geniş çaplı bir askeri operasyon için partilerin siyasi baskısının olduğunu ima ettiğini’ ancak bu baskıların ‘orduyu etkinliği şüpheli bir askeri operasyona sürüklemeyi başaramayacağını’ belirtti.



Irak'ta Ramazan reklamında el-Cevahiri'nin kullanılmasına yönelik eleştiriler

Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor
Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor
TT

Irak'ta Ramazan reklamında el-Cevahiri'nin kullanılmasına yönelik eleştiriler

Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor
Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor

Irak'ta yayınlanan ve bir platformu tanıtan Ramazan reklamı, şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri'nin yapay zeka tarafından oluşturulmuş bir görüntüde, Başbakan Muhammed Şiya es Sudani'ye ofisinde çay ikram ederken gösterilmesi nedeniyle geniş çaplı eleştirilere yol açtı. Bu sahne, "Arapların en büyük şairi" olarak nitelendirilen el-Cevahiri'ye hakaret olarak değerlendirildi.

"Birleşik Irak" başlıklı reklamda, monarşinin merhum Başbakanı Nuri el-Said de eski Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi ile benzer bir pozda yer alarak, "sembollerin ticari amaçlarla istismar edilmesi" konusundaki tartışmayı daha da derinleştirdi.

Başbakan içeriği reddetti ve acil soruşturma emri vererek yapımcıya dava açmakla tehdit etti; platform ise yaptığı basın açıklamasında, çalışmanın resmi onaylarla gerçekleştirildiğini ve saldırının "ideolojik güdümlü" olduğunu belirtti.

Yazarlar Birliği, ulusal sembolleri ilgilendiren "tehlikeli bir emsal" olarak nitelendirdiği durumu kınarken, Şarku’l Avsat’ın ulaştığı kaynaklar "reklamın hazırlanmasında yetkililerin de rolü olduğuna" işaret etti.


Ahmed Şara’nın El Hol sınavı: DEAŞ kamplarının kontrolü nasıl sağlanacak?

El Hol kampı ilk olarak 1991'de Körfez Savaşı'ndan kaçan Iraklı mülteciler için kurulmuştu (Reuters)
El Hol kampı ilk olarak 1991'de Körfez Savaşı'ndan kaçan Iraklı mülteciler için kurulmuştu (Reuters)
TT

Ahmed Şara’nın El Hol sınavı: DEAŞ kamplarının kontrolü nasıl sağlanacak?

El Hol kampı ilk olarak 1991'de Körfez Savaşı'ndan kaçan Iraklı mülteciler için kurulmuştu (Reuters)
El Hol kampı ilk olarak 1991'de Körfez Savaşı'ndan kaçan Iraklı mülteciler için kurulmuştu (Reuters)

Suriye yönetimi, DEAŞ mahkumlarının tutulduğu El-Hol kampını kapatmaya hazırlanıyor.

Suriye ordusuyla ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında ocak ayında yoğunlaşan çatışmaların ardından mutabakata varılmıştı. Anlaşma kapsamında SDG'nin kontrolündeki DEAŞ kampları, Şam yönetimine devredilmişti.

Diğer yandan çatışmalarda ve SDG'nin geri çekilme sürecinde birçok DEAŞ savaşçısının kamplardan kaçması da gündem olmuştu.

Ahmed Şara yönetimi, geçen hafta cezaevinde çıkan isyandan SDG'nin "düzensiz geri çekilişini" sorumlu tutmuş, kampın saatlerce korumasız bırakıldığını ve güvenliği tekrar sağlamanın güçleştiğini bildirmişti.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Wall Street Journal'a (WSJ) konuşan Şam'daki bazı diplomatlarsa son haftalarda hükümet kontrolü altındayken kamptan birçok kişinin kaçtığını iddia ediyor.

Suriye hükümetinden 17 Şubat'ta yapılan açıklamada, durumun kontrol altına alınması ve kaçak DEAŞ savaşçılarının takibi için işlemlerin başlatıldığı duyuruldu.

Le Monde'un 15 Şubat'taki haberinde, yaklaşık 24 bin kişinin tutulduğu kampta çatışmaların çıktığı aktarılmıştı. Adının gizli tutulması şartıyla gazeteye konuşan bir insani yardım görevlisi, SDG'nin geri çekilmesinin ardından binlerce mahkumun kaçtığını söylemişti. Suriye ordusu mensupları kampın kontrolünü ele geçirdiğinde de bazı tutukluların geceleri kaçmayı sürdürdüğünü belirtmişti.

Kimliğinin paylaşılmamasını isteyen ABD'li bir yetkili, WSJ'ye açıklamasında kamptaki yerinden edilmiş sivillerin evlerine dönmesine veya ülke içinde başka yerlere gitmesine izin verileceğini savunuyor. Kalanların önemli kısmınınsa Halep yakınlarında kurulacak yeni bir kampa transfer edileceğini söylüyor.

İstikrarsızlık nedeniyle daha fazla DEAŞ'lının kaçmasından endişe eden ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), 21 Ocak'ta savaşçıları Irak'a göndermeye başlamıştı. Komutanlıktan 12 Şubat'ta yapılan açıklamada, Suriye'deki 5 bin 700'den fazla IŞİD mensubunun Irak'a naklinin tamamlandığı bildirilmişti.

Washington, onlarca yıldır kampların güvenliği içi SDG'yle işbirliği yaptı. Ancak Aralık 2024'te Beşar Esad'ın devrilmesiyle değişen dengelerde Beyaz Saray'la Şara yönetimi arasındaki ilişki güçlendi. ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, 20 Ocak'taki mesajında SDG'nin "DEAŞ karşıtı başat güç rolünün büyük ölçüde miadını doldurduğunu" söylemişti.

WSJ'nin analizinde, Suriye Cumhurbaşkanı Şara'nın El Kaide bağlantılı geçmişi hatırlatılarak, kampların kapatılma süreci ve DEAŞ'la mücadelenin Şam yönetimi için "önemli bir sınav" olduğu belirtiliyor. Geçmişte DEAŞ'la mücadele etmesinin Şara'nın bu süreçte elini güçlendirebileceği, çeşitli istihbarat ağları ve bağlantılar aracılığıyla militanları yakından takip edebileceği vurgulanıyor.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Le Monde


Irak’ta Maliki'nin başbakanlık adaylığına abluka

Koordinasyon Çerçevesi güçleri arasında yapılan daha önceki bir toplantıdan bir kare (INA)
Koordinasyon Çerçevesi güçleri arasında yapılan daha önceki bir toplantıdan bir kare (INA)
TT

Irak’ta Maliki'nin başbakanlık adaylığına abluka

Koordinasyon Çerçevesi güçleri arasında yapılan daha önceki bir toplantıdan bir kare (INA)
Koordinasyon Çerçevesi güçleri arasında yapılan daha önceki bir toplantıdan bir kare (INA)

Irak’ta Nuri el-Maliki'nin yeni hükümetin başbakanlığına adaylığı, artan iç baskı ve petrol gelirlerini de etkileyebilecek ABD yaptırımları tehdidi nedeniyle zorlu bir süreçten geçiyor.

Maliki, adaylığını kararlaştırmak üzere pazartesi gecesi yapılması planlanan Koordinasyon Çerçevesi güçleri arasındaki önemli toplantıya katılmaktan son dakikada vazgeçti ve ‘sonuna kadar’ devam etmekte kararlı olduğunu vurguladı.

Koordinasyon Çerçevesi koalisyonu içinde, birliği korumak için ona gönüllü olarak çekilme şansı vermeyi tercih edenler ile onu görevden alabilecek bir iç oylama yoluyla sorunun çözülmesini isteyenler arasındaki bölünme de giderek artıyor.

Eski Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari, ‘Şii partilerin’ Maliki'nin adaylığıyla ilgili olarak Beyaz Saray'dan iki yeni ret mektubu aldığını belirterek, ‘yeni cumhurbaşkanının ona hükümet kurma görevini vermeyeceğini’ açıkladı.