Suudi Arabistan’ın bütçesinde atılım yaşanıyor

2023 yılı için 1,123 milyar riyal gelir ve 114 milyar harcama bekleniyor.

Hükümet, ekonomik faaliyeti desteklemek, geliştirmek ve yaşam yüklerini azaltmak için önlemler aldı. (Şarku’l Avsat)
Hükümet, ekonomik faaliyeti desteklemek, geliştirmek ve yaşam yüklerini azaltmak için önlemler aldı. (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan’ın bütçesinde atılım yaşanıyor

Hükümet, ekonomik faaliyeti desteklemek, geliştirmek ve yaşam yüklerini azaltmak için önlemler aldı. (Şarku’l Avsat)
Hükümet, ekonomik faaliyeti desteklemek, geliştirmek ve yaşam yüklerini azaltmak için önlemler aldı. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan, 2023 yılı için toplam gelirin yaklaşık 1,123 milyar riyale, 2025 yılında da yaklaşık 1,205 milyar riyale ulaşmasını bekliyor. 2023 yılı toplam harcamalarının 1,114 milyar riyal, 2025 yılında da GSYİH’nın yüzde 0,2sine denk gelen 9 milyar riyal fazla ile yaklaşık 1,134 milyar riyale ulaşacağı tahmin ediliyor.
Suudi Arabistan Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan, ülkenin 2023 ve orta vadeli ekonomik büyüme oranlarına ilişkin tahminlerle Suudi ekonomisinin gelecek yıla ilişkin olumlu beklentilerinin 2022'nin ilk yarısında gerçekleşen performanstaki olumlu gelişmelerin bir uzantısı olduğunu belirterek ön tahminlerin yüzde 3,1'lik GSYİH büyümesine işaret ettiğini söyledi. Petrol dışı faaliyetlerin GSYİH'sinin büyümesini desteklediğini, özel sektörün ekonomik büyümeye öncülük etmeye devam ederek işgücü piyasasında artan istihdam yaratılmasına katkıda bulunduğuna dikkat çeken Cedan, Suudi Arabistan Krallığı’nın Vizyon 2030 kapsamında ticaret dengesini iyileştirerek ekonomik faaliyetlerde pozitif büyüme oranları kaydettiğini aktardı.
Suudi Bakan, bunun hükümetin ekonomik aktiviteyi desteklemek ve geliştirmek için aldığı önlemlerin yanı sıra benzin fiyatlarına bir tavan koyarak küresel enflasyon oranlarını kontrol altına almaya yönelik politikalarla yaşam yüklerini hafifletmesi sayesinde gerçekleştiğini vurguladı. Cedan ayrıca yerel pazarlarda gıda ürünlerinin bolluğunu sağlamak adına vatandaşlar için bir tür kesinlik ve güvence yaratan sosyal koruma programları için fonların artırılmasına da değindi.
Ulusal fonların desteklenmesi, ekonomik ve sosyal boyutları olan bazı stratejik program ve projelerin uygulanmasının finansal sürdürülebilirliğe uygun olarak hızlandırılması olasılığı doğrultusunda GSYİH’nın yüzde 0,2'si olarak tahmin edilen fazlaların devlet rezervlerini güçlendirmeye yönlendirileceğine işaret etti.
Maliye Bakanı, hükümetin 2023 mali yılı genel bütçesinin ön açıklaması, harcamaların ve mali kontrolün verimliliğini ve etkinliğini artırmak ve ülkenin mali durumunu güçlendirmeye devam etmek için çalışmaların devam etmesine atıfta bulunurken programların, girişimlerin ve büyük projelerin yanı sıra özel sektörle ortaklıklar kurarak ülkenin tüm bölgelerini kapsayacak şekilde n yerel yatırımın büyümesini teşvik edilmeisnin önemine dikkat çekti. Bu yolla ekonomik ve finansal reformların uygulanmasıyla Vizyon 2030 hedeflerine ulaşılabileceğini kaydetti.
Cedan’ın açıklamaları, Suudi Arabistan’da ekonomik büyümeyi ve çeşitlendirmeyi destekleyen, kamu hizmetlerini iyileştiren, refah ve sosyal koruma sistemlerine yönelik programları güçlendiren, kamu maliyesi tarafından önceki yıllarda elde edilen kazanımları koruyan program ve projelerin uygulanmasındaki ilerlemeyi yansıtıyor. Ayrıca 2023 yılında mali ve ekonomik hedeflerine ulaşmak adına sürekli performans ve ekonomik büyümenin sağlanması amacıyla iş yapma kolaylığı göstergelerinde ilerlemesini sağlayan mevzuat ve politikaların iyileştirilmesi ve geliştirilmesini de ortaya konuyor. Göstergeler, çoğu ekonomik faaliyette sürekli ilerlemeye işaret ederken bu büyümenin orta vadede devam etmesi bekleniyor.
Suudi Arabistan'da son yıllarda kamu maliyesi yapısının gelişimine dikkat çeken Cedan, hükümetin, ilk aşamada mali reformların ana hedefine ‘Mali Denge Programı’ ile ulaşmayı başardığını, orta vadede mali dengeye ulaşmak için yüksek açık oranlarının kontrol altına alınması hedefiyle de ‘Finansal Sürdürülebilirlik Programı’ başlatıldığını kaydetti. Finansal Sürdürülebilirlik Programının, orta ve uzun vadede, stratejik harcamalara yönelik istikrarlı harcama seviyeleri ile sürdürülebilir finansal göstergelerin korunmasını amaçladığını vurgulayan Suudi Bakan, Vizyon 2030 hedeflerine ulaşmak, kamu borcunun ve devlet rezervlerinin sürdürülebilir seviyelerinin korunmasını sağlayan bir çerçeve içinde ekonomideki yapısal değişimi desteklendiğini kaydetti.
Dünyanın tanık olduğu korku ve krizlerin yanı sıra beraberindeki zorlukların ekonomiye yansıdığına işret eden Cedan, Suudi Arabistan’ın küresel ekonomik yavaşlama, koronavirüs salgınının yansımalarından kaynaklanan enflasyon artışı ve küresel tedarik zincirlerine olumsuz etkileyen jeopolitik gerilimlerden etkilendiğini ancak ekonomik güç ve dayanıklılığının bu krizlerle yüzleştiğini vurguladı.
Küresel pandemi döneminde büyüme oranlarındaki düşüşün 2020 yılında dünya ülkelerine kıyasla sınırlı kaldığı, ardından 2021 yılında yüzde 3,2'lik pozitif büyüme elde ettiğini bildiren Cedan, Vizyon 2030 kapsamında birçok yapısal reform ve sektörel stratejinin bir yansıması olarak çeşitli ekonomik faaliyetlerde pozitif büyüme oranlarının devam ettirilmesi beklentisiye 2022 yılının ilk yarısındaki büyüme oranlarının on yılı aşkın bir süredir en yüksek seviyede olduğuna dikkat çekti. Bakan, vatandaşları yerel ve küresel etkilerden korumak için hükümetin destek ve sosyal koruma sistemini güçlendirmeye büyük önem verdiğinin altını çizdi.



KİK Genel Sekreteri Budeyvi: Bölgedeki gerginliğin artması, güvenliği sağlamak için bölgesel ve uluslararası iş birliğini zorunlu kılıyor

Casim el-Budeyvi, Brüksel'de düzenlenen "Bölgesel Güvenlik Forumu"na katıldı, (Körfez İşbirliği Konseyi)
Casim el-Budeyvi, Brüksel'de düzenlenen "Bölgesel Güvenlik Forumu"na katıldı, (Körfez İşbirliği Konseyi)
TT

KİK Genel Sekreteri Budeyvi: Bölgedeki gerginliğin artması, güvenliği sağlamak için bölgesel ve uluslararası iş birliğini zorunlu kılıyor

Casim el-Budeyvi, Brüksel'de düzenlenen "Bölgesel Güvenlik Forumu"na katıldı, (Körfez İşbirliği Konseyi)
Casim el-Budeyvi, Brüksel'de düzenlenen "Bölgesel Güvenlik Forumu"na katıldı, (Körfez İşbirliği Konseyi)

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, dün bölgede yaşanan benzeri görülmemiş gerilimin güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesi için bölgesel ve uluslararası iş birliğini zorunlu kıldığını belirterek, Avrupa ile ilişkilerin gerçek bir ortaklığa dönüştürülmesi amacıyla altı öncelik önerdi.

El-Budeyvi, bu açıklamaları Belçika'nın başkenti Brüksel'de düzenlenen Bölgesel Güvenlik Forumu'nda yaptı. Forumda Körfez ülkeleri ile Avrupa Birliği arasındaki güvenlik ve stratejik iş birliğinin geliştirilmesi ile uluslararası güvenlik ve barışın güçlendirilmesine yönelik çabalar ele alındı.

Foruma, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan adına Dışişleri Bakan Yardımcısı Velid el-Hureyci katıldı. Toplantıda ayrıca, mevcut dönem KİK Bakanlar Konseyi Başkanı sıfatıyla Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif ez-Zeyani ile AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Kaja Kallas da yer aldı.

cdfrthyj
Mühendis Valid el Hureyci, Brüksel'deki Bölgesel Güvenlik Forumu'nda Kaja Kallas ile tokalaşıyor (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı).

Konuşmasında forumun, İran'ın diplomasi ve diyalog yerine gerilimi artırmayı tercih ettiği bir dönemde düzenlenmesinin önemine dikkat çeken El-Budeyvi, Körfez ülkelerinin diyalog ve diplomasi yolunu desteklediğini, Avrupa tarafıyla da İran'ın bölge için tehlikeli olarak nitelendirdiği politikalarına karşı samimi istişare ve yakın koordinasyonun nasıl geliştirilebileceğini görüşmeyi hedeflediklerini söyledi.

El-Budeyvi, Körfez-Avrupa stratejik ortaklığının, 1988 yılında atılan temeller üzerine yeni bir aşamaya taşınmasının zamanının geldiğini belirterek, özellikle son aylarda yaşanan gelişmelerin bunu gerekli kıldığını ifade etti.

İran'ın Körfez ülkelerindeki petrol tesislerine yönelik saldırıları ve Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının küresel ekonomiyi olumsuz etkilediğini dile getiren El-Budeyvi, Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) 2026 yılı küresel büyüme tahminini yüzde 3,1'e düşürdüğünü hatırlattı.

IMF'nin bu revizyonu savaş ve Hürmüz Boğazı'ndaki aksaklıklara bağladığını kaydeden El-Budeyvi, dünya petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği boğazdaki gelişmelerin Avrupa'yı da etkilediğini, kıtanın son dört yıl içinde ikinci kez enerji şokuyla karşı karşıya kaldığını belirtti.

scdf
Bölgesel güvenlik forumunda Körfez ülkeleri ile Avrupa Birliği arasında güvenlik ve stratejik iş birliğinin güçlendirilmesi ele alındı ​​(Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Yaşanan bölgesel krizin küresel krize dönüştüğünü vurgulayan El-Budeyvi, bunun hem Körfez hem de Avrupa ekonomilerini etkilediğini ifade ederek, savaşın ortaya çıkardığı yeni tehditlerin iki taraf arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesini zorunlu kıldığını, bu durumda sorunlara tek tek değil ortak hareket ederek karşılık verilebileceğini ifade etti.

KİK Genel Sekreteri, Körfez-Avrupa ilişkilerinin geliştirilmesi için altı öncelik önerdi. Bunlar; siyasi ve diplomatik koordinasyonun güçlendirilmesi, bölgesel güvenlik ve enerji alanlarında iş birliğinin artırılması, ticaret koridorları ve alternatif ulaşım güzergâhlarının hızla hayata geçirilmesi, mevcut krizden ders çıkarılması, halklar arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi ve vize serbestisi sürecinin hızlandırılması olarak sıralandı.

El-Budeyvi, konuşmasını Avrupa ile ortaklığın yalnızca güvenlik alanıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, "Halklarımızı daha güvenli, ekonomilerimizi ise daha dirençli ve istikrarlı hale getirecek gerçek bir ortaklığa ihtiyacımız var" diyerek tamamladı.


Suudi Arabistan-İtalya görüşmelerinde son gelişmeler, seyrüsefer özgürlüğü ve iki devletli çözüm ele alındı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve İtalyan mevkidaşı Antonio Tajani (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve İtalyan mevkidaşı Antonio Tajani (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan-İtalya görüşmelerinde son gelişmeler, seyrüsefer özgürlüğü ve iki devletli çözüm ele alındı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve İtalyan mevkidaşı Antonio Tajani (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve İtalyan mevkidaşı Antonio Tajani (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ile İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, dün yaptıkları görüşmede bölgedeki son gelişmeleri ve deniz ulaşımının güvenliği ile serbest dolaşımın önemini ele aldı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Prens Faysal bin Ferhan'ın Tajani ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde iki bakan, iki devletli çözümün hayata geçirilmesi ve adil, kalıcı bir barışa ulaşılması için yürütülen uluslararası çabaları da değerlendirdi.

Görüşmede ayrıca Riyad ile Roma arasındaki ikili ilişkiler ve bu ilişkilerin geliştirilmesine yönelik adımlar ele alındı.


BAE: İran füzeleri Hürmüz Boğazı'nda iki tankeri hedef aldı

Birleşik Arap Emirlikleri'nin doğu kıyısı açıklarında, Hürmüz Boğazı yakınlarında iki gemi seyir halinde (AFP)
Birleşik Arap Emirlikleri'nin doğu kıyısı açıklarında, Hürmüz Boğazı yakınlarında iki gemi seyir halinde (AFP)
TT

BAE: İran füzeleri Hürmüz Boğazı'nda iki tankeri hedef aldı

Birleşik Arap Emirlikleri'nin doğu kıyısı açıklarında, Hürmüz Boğazı yakınlarında iki gemi seyir halinde (AFP)
Birleşik Arap Emirlikleri'nin doğu kıyısı açıklarında, Hürmüz Boğazı yakınlarında iki gemi seyir halinde (AFP)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Savunma Bakanlığı, bu sabah yaptığı açıklamada, Umman karasularında Hürmüz Boğazı'nın güney geçidinde seyreden "Mombasa" ve "Al Bahiyah" adlı iki ulusal petrol tankerinin İran'a ait seyir füzeleriyle hedef alındığını duyurdu.

Bakanlığın açıklamasına göre saldırıda, Mombasa tankerinde görev yapan Hindistan vatandaşı bir mürettebat hayatını kaybetti. Olayda 6’sı Hindistan, 2’si Ukrayna vatandaşı olmak üzere 8 kişi yaralandı. Yaralılardan dördünün durumunun ağır olduğu belirtilirken, çıkan yangın nedeniyle her iki tankerde de maddi hasar meydana geldi. Yangınların kontrol altına alındığı ifade edildi.

BAE Savunma Bakanlığı, saldırıyı uluslararası hukukun ciddi bir ihlali ve bölgenin güvenlik ile istikrarını tehdit eden açık bir eylem olarak nitelendirerek kınadı.

Açıklamada, BAE'nin bu saldırıya karşılık verme ve topraklarını, halkını, ülkede yaşayanları, egemenliğini, güvenliğini, istikrarını ve ulusal çıkarlarını korumak için gerekli tüm tedbirleri alma hakkını saklı tuttuğu vurgulandı.

Bakanlık ayrıca, her türlü tehdide karşı tam hazırlık ve teyakkuz halinde olduğunu belirterek, ülkenin güvenliğini ve istikrarını hedef alan girişimlere kararlılıkla karşılık verileceğini bildirdi. Kamuoyuna da yalnızca resmi kaynaklardan yapılan açıklamalara itibar etmeleri, doğrulanmamış bilgi ve söylentileri paylaşmamaları çağrısında bulunuldu.