Suudi Arabistan’ın bütçesinde atılım yaşanıyor

2023 yılı için 1,123 milyar riyal gelir ve 114 milyar harcama bekleniyor.

Hükümet, ekonomik faaliyeti desteklemek, geliştirmek ve yaşam yüklerini azaltmak için önlemler aldı. (Şarku’l Avsat)
Hükümet, ekonomik faaliyeti desteklemek, geliştirmek ve yaşam yüklerini azaltmak için önlemler aldı. (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan’ın bütçesinde atılım yaşanıyor

Hükümet, ekonomik faaliyeti desteklemek, geliştirmek ve yaşam yüklerini azaltmak için önlemler aldı. (Şarku’l Avsat)
Hükümet, ekonomik faaliyeti desteklemek, geliştirmek ve yaşam yüklerini azaltmak için önlemler aldı. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan, 2023 yılı için toplam gelirin yaklaşık 1,123 milyar riyale, 2025 yılında da yaklaşık 1,205 milyar riyale ulaşmasını bekliyor. 2023 yılı toplam harcamalarının 1,114 milyar riyal, 2025 yılında da GSYİH’nın yüzde 0,2sine denk gelen 9 milyar riyal fazla ile yaklaşık 1,134 milyar riyale ulaşacağı tahmin ediliyor.
Suudi Arabistan Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan, ülkenin 2023 ve orta vadeli ekonomik büyüme oranlarına ilişkin tahminlerle Suudi ekonomisinin gelecek yıla ilişkin olumlu beklentilerinin 2022'nin ilk yarısında gerçekleşen performanstaki olumlu gelişmelerin bir uzantısı olduğunu belirterek ön tahminlerin yüzde 3,1'lik GSYİH büyümesine işaret ettiğini söyledi. Petrol dışı faaliyetlerin GSYİH'sinin büyümesini desteklediğini, özel sektörün ekonomik büyümeye öncülük etmeye devam ederek işgücü piyasasında artan istihdam yaratılmasına katkıda bulunduğuna dikkat çeken Cedan, Suudi Arabistan Krallığı’nın Vizyon 2030 kapsamında ticaret dengesini iyileştirerek ekonomik faaliyetlerde pozitif büyüme oranları kaydettiğini aktardı.
Suudi Bakan, bunun hükümetin ekonomik aktiviteyi desteklemek ve geliştirmek için aldığı önlemlerin yanı sıra benzin fiyatlarına bir tavan koyarak küresel enflasyon oranlarını kontrol altına almaya yönelik politikalarla yaşam yüklerini hafifletmesi sayesinde gerçekleştiğini vurguladı. Cedan ayrıca yerel pazarlarda gıda ürünlerinin bolluğunu sağlamak adına vatandaşlar için bir tür kesinlik ve güvence yaratan sosyal koruma programları için fonların artırılmasına da değindi.
Ulusal fonların desteklenmesi, ekonomik ve sosyal boyutları olan bazı stratejik program ve projelerin uygulanmasının finansal sürdürülebilirliğe uygun olarak hızlandırılması olasılığı doğrultusunda GSYİH’nın yüzde 0,2'si olarak tahmin edilen fazlaların devlet rezervlerini güçlendirmeye yönlendirileceğine işaret etti.
Maliye Bakanı, hükümetin 2023 mali yılı genel bütçesinin ön açıklaması, harcamaların ve mali kontrolün verimliliğini ve etkinliğini artırmak ve ülkenin mali durumunu güçlendirmeye devam etmek için çalışmaların devam etmesine atıfta bulunurken programların, girişimlerin ve büyük projelerin yanı sıra özel sektörle ortaklıklar kurarak ülkenin tüm bölgelerini kapsayacak şekilde n yerel yatırımın büyümesini teşvik edilmeisnin önemine dikkat çekti. Bu yolla ekonomik ve finansal reformların uygulanmasıyla Vizyon 2030 hedeflerine ulaşılabileceğini kaydetti.
Cedan’ın açıklamaları, Suudi Arabistan’da ekonomik büyümeyi ve çeşitlendirmeyi destekleyen, kamu hizmetlerini iyileştiren, refah ve sosyal koruma sistemlerine yönelik programları güçlendiren, kamu maliyesi tarafından önceki yıllarda elde edilen kazanımları koruyan program ve projelerin uygulanmasındaki ilerlemeyi yansıtıyor. Ayrıca 2023 yılında mali ve ekonomik hedeflerine ulaşmak adına sürekli performans ve ekonomik büyümenin sağlanması amacıyla iş yapma kolaylığı göstergelerinde ilerlemesini sağlayan mevzuat ve politikaların iyileştirilmesi ve geliştirilmesini de ortaya konuyor. Göstergeler, çoğu ekonomik faaliyette sürekli ilerlemeye işaret ederken bu büyümenin orta vadede devam etmesi bekleniyor.
Suudi Arabistan'da son yıllarda kamu maliyesi yapısının gelişimine dikkat çeken Cedan, hükümetin, ilk aşamada mali reformların ana hedefine ‘Mali Denge Programı’ ile ulaşmayı başardığını, orta vadede mali dengeye ulaşmak için yüksek açık oranlarının kontrol altına alınması hedefiyle de ‘Finansal Sürdürülebilirlik Programı’ başlatıldığını kaydetti. Finansal Sürdürülebilirlik Programının, orta ve uzun vadede, stratejik harcamalara yönelik istikrarlı harcama seviyeleri ile sürdürülebilir finansal göstergelerin korunmasını amaçladığını vurgulayan Suudi Bakan, Vizyon 2030 hedeflerine ulaşmak, kamu borcunun ve devlet rezervlerinin sürdürülebilir seviyelerinin korunmasını sağlayan bir çerçeve içinde ekonomideki yapısal değişimi desteklendiğini kaydetti.
Dünyanın tanık olduğu korku ve krizlerin yanı sıra beraberindeki zorlukların ekonomiye yansıdığına işret eden Cedan, Suudi Arabistan’ın küresel ekonomik yavaşlama, koronavirüs salgınının yansımalarından kaynaklanan enflasyon artışı ve küresel tedarik zincirlerine olumsuz etkileyen jeopolitik gerilimlerden etkilendiğini ancak ekonomik güç ve dayanıklılığının bu krizlerle yüzleştiğini vurguladı.
Küresel pandemi döneminde büyüme oranlarındaki düşüşün 2020 yılında dünya ülkelerine kıyasla sınırlı kaldığı, ardından 2021 yılında yüzde 3,2'lik pozitif büyüme elde ettiğini bildiren Cedan, Vizyon 2030 kapsamında birçok yapısal reform ve sektörel stratejinin bir yansıması olarak çeşitli ekonomik faaliyetlerde pozitif büyüme oranlarının devam ettirilmesi beklentisiye 2022 yılının ilk yarısındaki büyüme oranlarının on yılı aşkın bir süredir en yüksek seviyede olduğuna dikkat çekti. Bakan, vatandaşları yerel ve küresel etkilerden korumak için hükümetin destek ve sosyal koruma sistemini güçlendirmeye büyük önem verdiğinin altını çizdi.



Suudi Arabistan, hacıların hizmetine sunmak üzere yapay zekâ teknolojilerinin kullanımını genişletiyor

(foto altı) Akıllı Mekke Operasyon Merkezi, Hac sezonu boyunca Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zekâ Kurumu’nun (SDAIA) faaliyetlerini destekleyen operasyonel ve teknik temellerden biri (SPA)
(foto altı) Akıllı Mekke Operasyon Merkezi, Hac sezonu boyunca Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zekâ Kurumu’nun (SDAIA) faaliyetlerini destekleyen operasyonel ve teknik temellerden biri (SPA)
TT

Suudi Arabistan, hacıların hizmetine sunmak üzere yapay zekâ teknolojilerinin kullanımını genişletiyor

(foto altı) Akıllı Mekke Operasyon Merkezi, Hac sezonu boyunca Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zekâ Kurumu’nun (SDAIA) faaliyetlerini destekleyen operasyonel ve teknik temellerden biri (SPA)
(foto altı) Akıllı Mekke Operasyon Merkezi, Hac sezonu boyunca Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zekâ Kurumu’nun (SDAIA) faaliyetlerini destekleyen operasyonel ve teknik temellerden biri (SPA)

Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zekâ Kurumu (SDAIA), hac sezonunda ülkenin öncülük ettiği dijital dönüşüm sürecini, operasyonel verimliliği artıran ve kamu kurumları arasındaki entegrasyonu güçlendiren bir dizi programla desteklediğini açıkladı. Kurum, dünyanın en büyük organizasyonlarından biri olarak kabul edilen hac döneminde hacılara en hızlı ve en iyi hizmetin sunulmasını hedefliyor.

SDAIA tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, kutsal topraklarda 75 nokta ile güvenlik kontrol merkezleri ve denetim noktalarında bulunan 14 tesiste teknik sistemler ve dijital hizmetler devreye alındı ve destek sağlandı. Kurum ayrıca, Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı ile iş birliği içinde ülkenin farklı bölgelerindeki hava, kara ve deniz giriş noktalarında hac operasyonlarına teknik destek sunduğunu, kutsal bölgelerde kullanılan dijital sistem ve platformların işletimini de yürüttüğünü bildirdi.

Mekke Yolu

SDAIA Sözcüsü Dr. Macid eş-Şehri, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, kurumun İçişleri Bakanlığı öncülüğünde ve çeşitli kamu kurumlarının iş birliğiyle yürütülen Mekke Yolu girişimine sekizinci yılında da desteğini sürdürdüğünü söyledi. Eş-Şehri, SDAIA’nın 10 ülkede ve 17 uluslararası noktada gelişmiş teknik hizmetler sunduğunu belirterek, girişim kapsamında kullanılan salonların veri ve yapay zekâ teknolojileri destekli en yeni dijital çözümlerle donatıldığını ifade etti. Bu çalışmaların, hacı adaylarının işlemlerini Suudi Arabistan’a ulaşmadan önce kendi ülkelerindeki havalimanlarında tamamlamalarını kolaylaştırdığı kaydedildi.

Taşınabilir cihaz

Eş-Şehri, kurumun bu yıl İçişleri Bakanlığı ile iş birliği içinde, veri ve yapay zekâ teknolojileriyle desteklenen taşınabilir bir cihaz geliştirdiğini açıkladı. Eş-Şehri, söz konusu cihazın özellikle yaşlı hacılar ile engelli bireylerin işlemlerinin otomatik ve esnek şekilde tamamlanmasına imkân sağladığını, aynı zamanda seyahat belgeleri ve vizelerin yüksek doğruluk oranıyla doğrulanabildiğini belirtti. Bu sayede hacı adaylarının yolculuklarının ilk anından itibaren daha güvenli ve kolay bir deneyim yaşamasının hedeflendiğini ifade etti. Cihazın biyometrik verilerin alınması, yüz fotoğrafının çekilmesi ve pasaport bilgilerinin okunması işlemlerini her hacı için 40 saniyeyi aşmayan sürede gerçekleştirebildiğini kaydeden eş-Şehri, bu teknolojinin 1447 Hac sezonunda hizmet verimliliğini artırarak hacıların yolculuğunu kolaylaştıracağını söyledi.

sdvf
Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zekâ Kurumu (SDAIA) Sözcüsü Dr. Macid eş-Şehri (Şarku’l Avsat)

SDAIA, İçişleri Bakanlığı ile iş birliği içinde ülkenin farklı bölgelerindeki hava, kara ve deniz giriş noktalarında hac operasyonlarına teknik destek sağladı. Kurum ayrıca kutsal bölgelerdeki dijital sistem ve platformların işletimini yürütürken, güvenlik kontrol merkezleri ve denetim noktalarına da destek verdi. Eş-Şehri, bu çalışmaların ilgili kamu kurumları arasındaki teknik entegrasyonu güçlendirdiğini, böylece hac sezonunda işlemlerin hızlandırılması, hizmet sürekliliğinin sağlanması ve operasyonel verimliliğin artırılmasının hedeflendiğini söyledi.

SDAIA ayrıca, hava, kara ve deniz sınır kapılarındaki teknik altyapısını güçlendirmek amacıyla 24 saat esasına göre çalışan uzman ekipler görevlendirdi. Açıklamaya göre ekipler, temel ve yedek iletişim ağları ile teknik hizmetlerin kesintisiz sürdürülmesini sağlayarak en yüksek operasyonel hazırlık seviyesini hedefliyor. Kurum, teknik hizmetlerini birçok kritik noktada sunduğunu belirtirken, bunlar arasında Cidde’deki Kral Abdulaziz Uluslararası Havalimanı, Medine’deki Prens Muhammed bin Abdulaziz Uluslararası Havalimanı, Taif Havalimanı, Cidde İslam Limanı, Rubülhali, Batha, Selva, Kral Fahd Köprüsü, Halet Ammar, NEOM Limanı, Cedide Arar, El-Hadise ve El-Vedia sınır kapılarının yer aldığı bildirildi.

Kutsal alanlardaki 75 nokta faaliyette

Eş-Şehri, kurumun çalışmalarının kutsal bölgelerde 75 nokta ile yaklaşık 14 güvenlik kontrol ve denetim merkezinin işletilmesi ve desteklenmesini kapsadığını söyledi. Eş-Şehri, bu kapsamda teknik sistem ve hizmetlerin sağlandığını, altyapı ile iletişim odalarının denetlendiğini, çalışma istasyonlarının hazırlanarak SDAIA ağına siber güvenlik standartlarına uygun şekilde bağlandığını ifade etti. Ayrıca önleyici bakım çalışmalarının yürütüldüğünü, teknik arıza bildirimlerinin anlık olarak değerlendirilip çözüme kavuşturulduğunu ve görevli personelin modern sistemler ile platformların kullanımı konusunda eğitildiğini belirtti. Mekke’de bulunan SMART MOC Akıllı Mekke Operasyon Merkezi’ne de değinen eş-Şehri, merkezin bu yılki hac sezonunda SDAIA faaliyetlerini destekleyen temel operasyonel ve teknik yapılardan biri olduğunu kaydetti. Merkez aracılığıyla kurumun denetimindeki dijital sistem ve platformların performansının 24 saat esasına göre izlendiğini aktaran eş-Şehri, müdahale süreleri ile hizmet sürekliliği göstergelerinin de sürekli takip edildiğini söyledi. Bu çalışmaların, veri akışının güvenliğini izleyen ve teknik sorunları ortaya çıkmadan önce tespit ederek çözüm üreten uzman Suudi ekipler tarafından yürütüldüğünü ifade eden eş-Şehri, böylece dijital hizmetlerin istikrarı ve güvenilirliğinin, operasyonel gereklilikler ve siber güvenlik standartları doğrultusunda sağlandığını dile getirdi.

fvfv
Tawakkalna uygulaması, Hac mevsimi boyunca hacılara eşlik ediyor. (SPA)

Güvenlik kameraları

SDAIA, İçişleri Bakanlığı ile iş birliği içinde güvenlik izleme kameralarına yönelik akıllı bir dijital sistem geliştirdi. Eş-Şehri, Sevahir platformu kapsamında akıllı izleme kameraları için altyapı, güvenlik izleme odaları ve kutsal bölgeler ile bu bölgelere ulaşan güzergâhlarda hac sezonu boyunca saha takibi ve kalabalık yönetimini destekleyen operasyon platformlarının kurulduğunu söyledi. Eş-Şehri, sistemin veri analizi, hacı sevk süreçleri ve kalabalık davranışlarının takibini desteklediğini, yoğunluk ve kalabalık sayımında gelişmiş algoritmaların kullanıldığını belirtti. SDAIA tarafından İçişleri Bakanlığı ile ortaklaşa geliştirilen Baseer platformuna da değinen eş-Şehri, sistemin yapay zekâ teknolojileri, bilgisayarlı görü ve büyük dil modellerine dayalı gelişmiş teknik altyapıyla çalıştığını ifade etti. Platformun, 1447 Hac sezonunda Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi’ye giriş yapan kalabalıkların izlenmesi, güvenliklerinin sağlanması ve hareket akışının düzenlenmesine katkı sunduğunu belirten eş-Şehri, sistemin güvenlik ve hizmet kurumlarının altyapılarıyla entegre şekilde çalıştığını kaydetti. Bu entegrasyon sayesinde saha yöneticilerine anlık ve hassas analizler sunulduğunu aktaran eş-Şehri, platformun karar alma süreçlerini desteklediğini ve hacıların güvenlik seviyesinin artırılmasına katkı sağladığını söyledi.

fvrth
Suudi Arabistan, yapay zekâ teknolojileriyle Mekke’deki hacıların ulaşımını kolaylaştırmak için yoğun çaba gösteriyor. (SPA)

19 dil

Eş-Şehri, kapsamlı ulusal uygulama Tawakkalna’nın bu yılki hac yolculuğunda hacılara eşlik ettiğini belirterek, uygulama üzerinden sunulan entegre hizmet paketine 19 farklı dilde erişim sağlanabildiğini söyledi. Eş-Şehri, hacıların kolay adımlarla uygulamaya giriş yaparak ibadet yolculukları boyunca ihtiyaç duyabilecekleri çeşitli hizmetlere ulaşabildiğini ifade etti. Hayır faaliyetleriyle ilgili olarak ise eş-Şehri, ulusal hayır platformu İhsan’ın hacılara yönelik hizmet projelerine desteğini sürdürdüğünü belirtti. Platformun, hac organizasyonlarıyla bağlantılı girişimlere güvenilir destek fırsatları sunduğunu kaydeden eş-Şehri, kurban ibadetinin şer’i kurallara ve düzenli dijital mekanizmalara uygun şekilde elektronik ortamda yerine getirilmesine imkân tanındığını ifade etti.

dgfr
Kutsal mekanlardaki 75 noktada ve 14 güvenlik kontrol noktasında teknik hizmetler faaliyette. (SPA)

 


Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı: Hac sezonunun başarısı herkesin ortak sorumluluğu

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Dr. Tevfik er-Rabia, dün Cidde’de hac işleri yetkilileri ve ofis başkanlarıyla gerçekleştirdiği toplantıda bir konuşma yaptı. (SPA)
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Dr. Tevfik er-Rabia, dün Cidde’de hac işleri yetkilileri ve ofis başkanlarıyla gerçekleştirdiği toplantıda bir konuşma yaptı. (SPA)
TT

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı: Hac sezonunun başarısı herkesin ortak sorumluluğu

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Dr. Tevfik er-Rabia, dün Cidde’de hac işleri yetkilileri ve ofis başkanlarıyla gerçekleştirdiği toplantıda bir konuşma yaptı. (SPA)
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Dr. Tevfik er-Rabia, dün Cidde’de hac işleri yetkilileri ve ofis başkanlarıyla gerçekleştirdiği toplantıda bir konuşma yaptı. (SPA)

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Dr. Tevfik er-Rabia, hac sezonunun başarısının tüm kurumlar ve hac işleri ofislerinin ortak sorumluluğu olduğunu belirterek, bu kurumları bir araya getiren unsurun ‘Allah’ın misafirlerine hizmet etme şerefi’ olduğunu söyledi. Er-Rabia, hacıların konforu ve güvenliğinin sağlanması ile ibadetlerini sorunsuz şekilde yerine getirebilmeleri için erken hazırlık ve disiplinli uygulamanın başarının en önemli unsurlarından biri olduğunu vurguladı.

Açıklamalar, dün Cidde’de düzenlenen Büyük Hac Sempozyumu kapsamında gerçekleştirilen toplantıda yapıldı. İslam ülkeleri ile Müslüman toplulukların bulunduğu ülkelerden hac ofisi başkanlarının katıldığı toplantının, hac sezonuna yönelik hazırlık seviyesini artırmayı, koordinasyonu güçlendirmeyi ve dünya genelindeki heyetlerle sürekli iletişimi geliştirmeyi amaçladığı belirtildi.

Er-Rabia, Hac Hizmetleri Sistemi’nin, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ile Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman tarafından doğrudan desteklenip yakından takip edildiğini ifade etti. Bu desteğin, hacılara hizmet için insan kaynağı, teknoloji ve organizasyonel imkânların seferber edilmesine katkı sağladığını kaydetti.

Er-Rabia ayrıca, hac ofisi başkanlarının iş birliği ve kurallara bağlılıklarından övgüyle söz ederek, geçen sezonun hemen ardından başlatılan erken hazırlık ve planlamanın, hac sisteminin hazırlık düzeyi ile hacılara sunulan hizmetlerin kalitesine olumlu yansıdığını dile getirdi.

vfrb
Çeşitli İslam ülkeleri ile Müslüman toplulukların bulunduğu ülkelerin hac işleri büro başkanlarının bir araya geldiği toplantıdan (SPA)

Dr. Tevfik er-Rabia, sahte hac kampanyalarıyla mücadelede ortak çalışmanın sürdürülmesinin önemine dikkat çekerek, izinsiz kişilerin hac heyetlerine ait çadır ve otellere girişine kesinlikle izin verilmemesi gerektiğini söyledi. Er-Rabia, bu konuda kurallara uyulmasının hac ofisi başkanlarının sorumluluğunda olduğunu ve bunun hacıların güvenliği ile sunulan hizmetlerin düzenli şekilde yürütülmesi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.

Mekke ile kutsal bölgelerde bu yıl yüksek sıcaklıkların görüldüğünü belirten er-Rabia, hacıların güvenliği için ek tedbirler alınması gerektiğini kaydetti. Hacıların özellikle Arafat’taki çadırlarda sabah 10.00 ile öğleden sonra 16.00 saatleri arasında kalmalarının önemine işaret eden er-Rabia, bu saatlerde yürüyüş yapılmaması ve açık alanlardaki kalabalıklardan kaçınılması gerektiğini vurguladı. Kurallara uyulup uyulmadığının ise yoğun saha denetimleri ile güvenlik ve operasyon ekipleri tarafından takip edildiğini belirtti.

Er-Rabia ayrıca, yoğun saatlerde hacıların Mekke’deki konaklama alanlarına yakın camilerde namaz kılmalarının önem taşıdığını, aşırı sıcak, yorgunluk ve izdiham riskine karşı bu saatlerde Mescid-i Haram’a gitmemeleri gerektiğini söyledi. Hac şirketlerine, çadırlarda gerekli tüm ihtiyaçların sağlanması yönünde talimat verildiğini aktaran er-Rabia, buna dinlenme alanları, ses sistemleri ve Arafat Vakfesi hutbesinin yayınlanacağı ekranların da dahil olduğunu ifade etti.

Er-Rabia, onaylı ulaşım ve sevk planlarına bağlı kalınmasının hac sezonunun başarısında önemli rol oynadığını belirterek, kutsal bölgelerde rastgele toplu yürüyüşlerin hacıların güvenliği açısından doğrudan risk oluşturduğunu ve hareket akışını olumsuz etkilediğini söyledi. Özellikle hacıların Arafat’tan Müzdelife’ye yürüyerek geçiş yapmalarının ciddi yoğunluğa neden olabileceği uyarısında bulundu.

vfdv
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Dr. Tevfik er-Rabia, erken hazırlık ve sistemli planlamanın Hac sisteminin hazırlık durumuna ve hacılara sunulan hizmetlerin kalitesine yansıdığını vurguladı. (SPA)

Bakan er-Rabia, şeytan taşlama sırasında uygulanan sevk programları ile Arafat’tan Müzdelife’ye geçiş saatlerine tam uyulmasının önemine dikkat çekerek, bunun hacıların güvenliği ve kutsal bölgelerdeki hareket akışının düzenli şekilde sürdürülmesi açısından doğrudan etkili olduğunu söyledi.

Er-Rabia ayrıca, lisanslı sağlık hizmeti sağlayıcılarıyla tam iş birliği yapılmasının ve sağlık talimatlarına uyulmasının önemini vurguladı. Yaşlı hacılar ile kronik hastalığı bulunanların yakından takip edilmesi gerektiğini kaydeden er-Rabia, ilaç temini, sıcak çarpmasına karşı korunma ve bulaşıcı hastalıklara yönelik önlemlerin eksiksiz uygulanmasının önem taşıdığını belirtti. Gerektiğinde dini ruhsatlardan yararlanılmasının da hacıların ibadetlerini güven içinde yerine getirmelerine katkı sağlayacağını söyledi.

Er-Rabia, akıllı telefonu bulunan tüm hacıların Nusuk uygulamasını indirip aktif hale getirmelerinin önemine işaret ederek, uygulamanın 11’den fazla dilde 100’ü aşkın hizmet sunduğunu ifade etti. Bugün dünya genelinde 51 milyondan fazla kullanıcının uygulamayı kullandığını belirten er-Rabia, bunun hacıların yolculuğunu kolaylaştırdığını ve hizmetlere erişimi düzenlediğini dile getirdi.

Er-Rabia, sezon boyunca ortaya çıkabilecek her türlü sorun ve aksaklığı gidermeye hazır olduklarını belirterek, çok dilli destek sağlayan 1966 numaralı çağrı hattının hacılar arasında daha geniş şekilde tanıtılması çağrısında bulundu. Hattın, hacıların yardım talebinde bulunmalarını ve hizmetlerden kolaylıkla yararlanmalarını sağladığını kaydetti.

Toplantıda ayrıca bu yılki hac sezonuna yönelik hazırlıklar ele alınırken, hacılara sunulan organizasyonel ve operasyonel hizmetler ile çeşitli girişimler gözden geçirildi. Taraflar, hac heyetleriyle koordinasyon ve entegrasyonun güçlendirilmesi yollarını da değerlendirerek, hacılara sunulan hizmetlerin geliştirilmesini görüştü.

rgth
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Dr. Tevfik er-Rabia, dün düzenlenen Hac Döneminde Sağlık ve Güvenlik Forumu’nun açılışında bir konuşma yaptı. (Şarku’l Avsat)

Er-Rabia: Bu yılki hac sezonu sona ermeden bir sonraki hac sezonu için planlama yapıyoruz

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı dün düzenlenen Hac Döneminde Sağlık ve Güvenlik Forumu kapsamındaki panelde yaptığı konuşmada, hac sezonuna yönelik hazırlıkların mevcut sezon sona ermeden önce başlatıldığını söyledi. Er-Rabia, devlet kurumları, hacı işleri ofisleri ve hac şirketlerinin katılımıyla yürütülen entegre çalışma sistemi sayesinde hacılara sunulan hizmetlerin geliştirilmesi ve operasyonel hazırlık kapasitesinin artırılmasının hedeflendiğini belirtti.

Bir sonraki hac sezonuna ilişkin hazırlıkların Zilhicce ayının 12’nci gününden itibaren başladığını ifade eden er-Rabia, hac hizmeti sunan ofis ve şirketlerin yöneticileriyle toplantılar gerçekleştirildiğini, mevcut sezon tamamlanmadan gelecek sezona ilişkin kapsamlı yol haritasının oluşturulduğunu kaydetti.

Er-Rabia, bakanlığın geçen sezondan itibaren 78 ülkeyle koordinasyon içinde belirli takvimlere dayalı ayrıntılı bir plan uygulamaya başladığını belirterek, bu kapsamda kutsal bölgelerdeki operasyonel süreçler, Mekke ve Medine’deki konaklama hizmetleri, ulaşım, iaşe ve havayolu hizmetlerinin yakından takip edildiğini söyledi. Ayrıca hac ofisleriyle düzenli çevrim içi toplantılar yapılarak hazırlık düzeyinin ve uygulama süreçlerinin izlendiğini ifade etti.

Er-Rabia, Hac ve Umre Ziyaretçilerine Hizmet Programı bünyesindeki Hac Projeleri Yönetim Ofisi’nin, 60’tan fazla devlet kurumundan yaklaşık 600 operasyon planını teslim aldığını ve bu planların uyumlu şekilde entegre edilmesi için çalıştığını belirtti. Bu sayede kurumlar arasında çakışmaların önüne geçildiğini ve en üst düzey hazırlık ile koordinasyonun sağlandığını dile getirdi.

Er-Rabia, hac sisteminde kaydedilen gelişmelerin Suudi Arabistan yönetiminin talimatları ve Yüksek Hac Komitesi’nin takibi doğrultusunda gerçekleşen önemli bir dönüşümü temsil ettiğini söyledi. Tüm kurumların bugün ortak bir hedef doğrultusunda çalıştığını ifade eden er-Rabia, amaçlarının hacılara en iyi hizmeti sunmak ve ibadetlerini güven ve huzur içinde yerine getirmelerini sağlamak olduğunu kaydetti.

Farklı kurumlar arasındaki entegrasyonun hac organizasyonunun gelişimine ve operasyonel verimliliğin artırılmasına katkı sağladığını belirten er-Rabia, bunun aynı zamanda Vizyon 2030 hedefleriyle uyumlu olduğunu ve ülkenin hacılara hizmet konusundaki öncü konumunu güçlendirdiğini ifade etti.


Uluslararası yatırımcılar, ekonomik reformları destekleyerek Suudi Arabistan’a olan yatırımlarını artırıyor

(foto altı) Riyad’daki Kral Abdullah Finans Merkezi (SPA)
(foto altı) Riyad’daki Kral Abdullah Finans Merkezi (SPA)
TT

Uluslararası yatırımcılar, ekonomik reformları destekleyerek Suudi Arabistan’a olan yatırımlarını artırıyor

(foto altı) Riyad’daki Kral Abdullah Finans Merkezi (SPA)
(foto altı) Riyad’daki Kral Abdullah Finans Merkezi (SPA)

Suudi Arabistan, uluslararası yatırımcıların portföylerinde artık yalnızca petrol fiyatlarına dayalı bir bahis olmaktan çıktı ve küresel piyasalar haritasında çok farklı bir konuma yerleşti. Dünyanın önde gelen finans kuruluşları ve varlık yönetim şirketlerinden State Street bünyesinde Ortadoğu, Afrika ve Resmi Kurumlar Sorumlusu olan Emmanuel Laurina, Şarku’l Avsat’a verdiği özel röportajda, Suudi Arabistan’ın kurumsal yatırımcıların gözündeki yerini yeniden şekillendiren derin yapısal dönüşüme dikkat çekti ve şirketinin bu pazara yönelik büyük beklentilerini anlattı.

Laurina, uluslararası yatırımcıların Suudi piyasasına bakışında köklü bir değişim yaşandığını belirterek, ülkenin petrol odaklı bir yatırım alanı olmaktan çıkıp gelişen piyasalar portföylerinde temel bir bileşen haline geldiğini söyledi. Bu dönüşümün arkasında ise yatırım yapılabilir sektörlerin genişlemesi bulunduğunu ifade etti. Özellikle finans, enerji ve hammadde alanlarında oluşan çeşitliliğin, teknoloji ağırlıklı gelişen piyasalara karşı gerçek bir alternatif sunduğunu kaydetti.

Suudi Arabistan’ın büyük küresel hisse senedi ve tahvil endekslerine dahil edilmesinin yabancı sermaye akışlarını daha kurumsal bir çerçeveye oturttuğunu belirten Laurina, bunun aynı zamanda Suudi piyasasının uluslararası portföylerdeki ağırlığını artırdığını söyledi. Laurina’ya göre, Vizyon 2030 reformları da petrol dışındaki alanlarda yatırım fırsatlarının genişlemesinde merkezi rol oynadı.

Günümüzde yatırımcıları cezbeden ne?

Uluslararası ilginin mevcut itici güçlerine değinen Laurina, piyasanın serbestleştirilmesi ve Tadawul üzerinden yabancı yatırımcılara hisse senedi işlemlerinin açılmasının, likiditeyi ve uluslararası katılımı artırdığını söyledi. Laurina, Suudi Arabistan’ın yapay zekâ ve dijital altyapı alanlarında güçlü bir yönelim içinde olduğunu, bu kapsamda dünyanın önde gelen teknoloji şirketleriyle stratejik ortaklıklar kurmayı hedeflediğini belirtti.

Sabit getirili yatırım araçları tarafında ise Suudi devlet tahvillerinin A+ seviyesinde yüksek kredi notuna sahip olduğuna dikkat çeken Laurina, bu tahvillerin ABD tahvillerinin üzerinde pozitif getiri sunduğunu ve dolar bazlı çeşitlendirme arayan yatırımcılar için cazip bir seçenek oluşturduğunu ifade etti.

Laurina, uluslararası yatırımcıların Suudi piyasasına erişim imkanlarının belirgin şekilde iyileştiğini kabul ederken, nitelikli yabancı yatırımcı sisteminin kaldırılması ve kote menkul kıymetlerde doğrudan mülkiyet modeline geçilmesinin bu alanda önemli bir dönüşüm yarattığını söyledi.

Bununla birlikte, bireysel ve toplam yabancı sahiplik oranlarına ilişkin sınırlar ile yerel aracı kurumlar üzerinden işlem yapma zorunluluğu gibi bazı yapısal kısıtlamaların sürdüğünü belirtti. Laurina ayrıca, yabancı borsa yatırım fonlarının Suudi Arabistan’da işlem görmesinin, ülke içindeki piyasa yapıcılığı mekanizmasının henüz sınırlı olması nedeniyle kısmi bir gelişim aşamasında bulunduğunu kaydetti.

Suudi hisse senetlerini hedefleyen yeni bir fon

State Street’in Suudi piyasasındaki doğrudan girişimlerine değinen Laurina, şirketin kısa süre önce Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF) ile iş birliği içinde yeni bir borsa yatırım fonu başlattığını açıkladı. Laurina, söz konusu fonun uluslararası yatırımcılara Suudi hisselerine erişim imkânı sunduğunu ve aktif, sistematik bir stratejiyle piyasa döngüleri boyunca referans endeksin üzerinde getiri hedeflediğini söyledi.

Bu adımın arkasındaki temel nedenin müşteri talebindeki artış olduğunu belirten Laurina, Suudi piyasasının yapısında petrol hisselerinden sağlık, altyapı hizmetleri ve teknoloji gibi sektörlere doğru dikkat çekici bir dönüşüm yaşandığını ifade etti.

TBHY
Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF) ve State Street yetkilileri

Laurina, borsa yatırım fonlarının daha geniş bir yatırım ekosisteminin yalnızca bir parçasını oluşturduğunu kaydederek, bu yapının kurumsal yetkilendirmeler, stratejik ortaklıklar ve küresel endekslere dahil edilmeye bağlı sermaye akışlarının yanı sıra özel piyasalardaki artan faaliyetleri de kapsadığını söyledi. Özellikle Vizyon 2030 kapsamında öncelik verilen sektörlerde özel piyasa yatırımlarının büyüdüğünü vurguladı.

State Street’in daha geniş bölgesel stratejisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Laurina, Ortadoğu ve Afrika bölgesinin grubun gelecekteki büyüme planlarında temel bir yere sahip olduğunu belirtti. Bu stratejinin; Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da varlık sınıflarının kurumsal yapısının güçlendirilmesi, İslam hukukuna uyumlu portföylerin uluslararasılaştırılması ve bölgesel nitelikli yatırım çözümlerine yönelik artan talep olmak üzere üç ana eksene dayandığını söyledi.

Bu çerçevede Riyad’ın 2024 itibarıyla State Street’in dünya genelindeki 11’inci yatırım merkezi haline geldiğini açıklayan Laurina, yerel yatırım ve araştırma ekiplerinin de sürekli genişletildiğini ifade etti. Laurina, Suudi Arabistan’ın şirket açısından stratejik bir piyasa olduğunu ve Ortadoğu-Afrika bölgesindeki büyüme stratejisinin başlıca itici güçlerinden biri olarak görüldüğünü sözlerine ekledi.