Dibeybe ve Başağa hükümetleri arasında ‘bildiri savaşı’ yaşanıyor

İki taraf da birbirlerinin kararlarını görmezden geliyor.

Geçici Libya Birlik Hükümeti Başkanı Abdulhamid Dibeybe (Hükümet Medya Ofisi)
Geçici Libya Birlik Hükümeti Başkanı Abdulhamid Dibeybe (Hükümet Medya Ofisi)
TT

Dibeybe ve Başağa hükümetleri arasında ‘bildiri savaşı’ yaşanıyor

Geçici Libya Birlik Hükümeti Başkanı Abdulhamid Dibeybe (Hükümet Medya Ofisi)
Geçici Libya Birlik Hükümeti Başkanı Abdulhamid Dibeybe (Hükümet Medya Ofisi)

Libya’daki genel sahne, Abdulhamid Dibeybe ve Fethi Başağa hükümetleri arasında daha fazla siyasi rekabete tanıklık ediyor. Öyle ki her bir taraf, vatandaşları memnun etmeye ve siyasi boşluğu doldurmaya yönelik açıklamalarda bulunarak veya kararlar alarak diğerinin yolunu kesmeye yönelmiş durumda. Başağa’nın başkanlığını yaptığı paralel ‘İstikrar Hükümeti’, Trablus’taki rakibine ‘iktidara bağlılığı nedeniyle ortadan kaldırılması zor bir gerçeklik’ olarak yaklaşsa da zaman zaman yayınladığı kararlara da itiraz ediyor. Temsilciler Meclisi tarafından görevlendirilen Başağa hükümetinin Planlama ve Maliye Bakanı Usame Hammad, 30 Eylül’de Dibeybe başkanlığındaki Birlik Hükümeti’nin Devlet Mülkiyet Otoritesi Yönetim Kurulu’nun yeniden yapılandırılmasına ilişkin kararını kabul etmediğini açıkladı.
Dibeybe hükümetinin Bakanlar Kurulu, Beşir Ebu el-İd Kuneycive başkanlığındaki Devlet Mülkiyet Otoritesi’nin Yönetim Kurulu’nu yeniden yapılandırırken Hammad ise Dibeybe Hükümeti’nin kararı hakkında “O ve hiçbir şey aynı değil” açıklamasında bulundu. Öyle ki Hammad, kararın, başkanlığını yaptığı Planlama ve Maliye Bakanlığı’nın yetkilerini ihlal ettiğini iddia ediyor. Hammad, bakanlığının ‘sektöre bağlı kuruluşların işlerinin yürütülmesine müdahale için herhangi bir tarafça sarf edilen herhangi bir eylem veya davranışı dikkate almayacağını’ vurguladı. Ayrıca, ‘kamu parasının israfı, kamu yararının bozulması ve devlet kurumlarının birliğine zarar verilmesi anlamına geldiği için’ ihlalde bulunan herkesin yasal, ahlaki ve tarihi sorumluluğunu üstleneceğini söyledi.
İki hükümet arasındaki anlaşmazlık bu karar karşısında artarken tırmanırken, Zaviye Temyiz Mahkemesi de 30 Eylül akşamı Kamu Mülkiyet Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Samir el-Belazzi’nin ‘Dibeybe’nin görevden alma kararına karşı’yaptığı itirazı kabul etti. Belazzi, Dibeybe başkanlığındaki Libya Yatırım ve Kalkınma Şirketi’nin (LIDCO) Maliye Bakanlığı’na satmaya çalıştığı idari binaların mülkiyetini devretmeyi reddetmesi nedeniyle görevden alındığını savundu. Bu çerçevede mahkeme, ‘ihtilaflı kararın yürürlüğe koyulmasının mesele çözülünceye kadar askıya alınması’ kararı verdi. Mahkeme ayrıca, davacı Belazzi’nin işini yürürlükteki mevzuat ve düzenlemelere uygun olarak yaptığını kanıtladığı kararı aldı. Ayrıca mahkemeye göre ‘kendisini mahkûm eden herhangi bir idari veya mali ihlalde bulunduğuna ve kendisi veya başkaları için kişisel kazanımlar sağlamak üzere kararlar aldığına’ dair herhangi bir yazı bulunmuyor.
Libya’daki siyasi çıkmaz karşısında Temsilciler Meclisi üyesi Ali et-Takbali, Başağa hükümetinin başkente girmeden ülkenin merkezinde paralel bir yapı olarak kalabileceğini düşünenlerin aksine “Üçüncü hükümet geliyor” dedi. Başağa, kendisine sadık silahlı grupların desteğiyle üç kez Trablus’a girmeye çalıştı, ancak rakibi Dibeybe’nin yandaşları ona karşı mücadele etti.
Devlet Mülkiyet Otoritesi’nin kurulmasına itiraz edilmesi, ülkede iktidar için rekabet eden iki hükümet arasındaki tek anlaşmazlık noktası değil. Başağa daha önce de Birlik Hükümeti’nin Arap Birliği’nin bakanlar düzeyindeki 158’inci oturumuna başkanlık etmesine ‘görev süresinin dolduğu’ gerekçesiyle itiraz etmişti. Başağa, yaptığı açıklamada Arap Birliği’nin ‘kriz konusunda Libya ile dayanışma içinde takdir edilen rolünü ihlal ettiğini, toprak bütünlüğünü korumasına yardımcı olma ve Libya hükümetini Libya halkının tek meşru temsilcisi olarak tanıma kararının dışına çıktığını’ savunmuştu.
Birçok Libyalı, her iki hükümetin de Libya genelinde projeler başlatmak veya ülkedeki tek meşru varlık olduklarını göstermek amacıyla toplantılar düzenlemek için yarıştığı görüşünde. Libyalı politikacılar ise ‘aralarındaki rekabet durumunun siyasi çözümü engellediğini ve vatandaşların acılarını artırdığını’ dile getirdiler. Dibeybe Hükümeti, başkent Trablus’ta faaliyet gösterirken, Başağa Hükümeti ise çalışmalarını Libya’nın merkezindeki Sirte şehrinden düzenli olarak yerine getireceğini vurguluyor. Daha önce iki yetkili, geçtiğimiz ağustos ayının sonunda Trablus’ta patlak veren şiddetli çatışmalar zemininde karşılıklı suçlamalar ve açıklamalarda bulunmuşlardı. O dönemde Başağa, 32 kişinin öldüğü ve onlarca kişinin yaralandığı çatışmalar sırasında Dibeybe’yi ‘yasaklı silahlar’ kullanarak çatışmayı alevlendirmekle suçladı.
Başağa hükümetinde İçişleri Bakanı Issam Ebu Zariba ise hükümetinin tepkisini ortaya koyarak Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) bağlı Yaptırımlar Komitesi uzmanlarından oluşan bir ekibi, BMGK’nın beş daimi üyesini ve Avrupa Birliği’nin (AB) diplomatik misyonlarını, ‘son Trablus çatışmalarında Dibeybe güçlerinin yasaklanmış silahları kullanmasını’ soruşturmaya çağırdı.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.