Myanmar'daki askeri yönetim, etnik grupları yolcu uçağına ateş açmakla suçladı

AA
AA
TT

Myanmar'daki askeri yönetim, etnik grupları yolcu uçağına ateş açmakla suçladı

AA
AA

Myanmar'daki askeri yönetim, doğudaki Kayah eyaletindeki etnik grupları, inmeye hazırlanan yolcu uçağına ateş ederek gövdeyi delen kurşunla bir yolcuyu yaralamakla suçladı.
Devlet televizyonu MRTV, 63 yolcu taşıyan Myanmar Ulusal Hava Yolları uçağının, Karenni olarak da bilinen doğudaki Kayah eyaletinin başkenti Loikaw'a inmek üzereyken etnik silahlı gruplar tarafından vurulduğunu duyurdu.
İktidardaki askeri konseyin sözcüsü Tümgeneral Zaw Min Tun, yaptığı açıklamada, silahlı saldırının askeri yönetime karşı savaşan etnik silahlı gruplardan Karenni Ulusal İlerleme Partisi mensupları ve "Halkın Ordusu" müttefikleri tarafından gerçekleştirildiğini kaydetti.
Tümgeneral Zaw Min Tun, MRTV'ye telefonla verdiği demeçte, "Yolcu uçağına yapılan bu tür bir saldırının savaş suçu olduğunu söylemek istiyorum. Barış isteyen kişi ve kuruluşların bu konuyu her yerde kınaması gerekiyor." şeklinde konuştu.
MRTV haberine göre, söz konusu mermi havaalanının yaklaşık 6,5 kilometre kuzeyinde ve 3 bin 500 fit yükseklikte inişe hazırlanan uçağın alt gövdesine girdi ve yolculardan birini yaraladı.
Yaralı yolcunun hastaneye kaldırıldığı bildirilirken, etnik silahlı gruplar, yolcu uçağına saldırı iddialarını yalanladı.
Öte yandan Myanmar Ulusal Hava Yolları'nın Loikaw'daki ofisi, şehre yapılan tüm uçuşların süresiz olarak iptal edildiğini duyurdu.
Myanmar'da silahlı mücadele yoluyla uzun süredir özerklik talep eden azınlık grupları ile ordu arasındaki çatışmalar artarak sürüyor.
Hükümet, etnik grupların baskın olduğu sınır bölgelerindeki silahlı gruplarla on yıllardır mücadele ediyor.

Myanmar'daki askeri darbe
Myanmar ordusu, 2020 genel seçimlerinde hile yapıldığı iddialarının ortaya atılması ve ülkede siyasi gerilim yaşanmasının ardından 1 Şubat 2021'de yönetime el koymuştu. Ordu, ülkenin fiili lideri ve Dışişleri Bakanı Aung San Suu Çii başta olmak üzere, pek çok yetkili ve iktidar partisi yöneticisini gözaltına almış, bir yıllığına olağanüstü hal ilan etmişti.
Myanmar ordusunun darbe karşıtı protestocu ve isyancı gruplara silahlı müdahalesi sonucu, bugüne kadar 1800'ün üzerinde kişi hayatını kaybetti. Darbeden bu yana yaklaşık 13 bin kişi gözaltına alınırken 10 binin üzerinde kişi halen tutuklu.
Siyasi Tutuklulara Yardım Kuruluşuna (AAPP) göre, ülkede darbeden bu yana 1900'den fazla kişi hayatını kaybetti ve 10 binin üzerinde kişi de gözaltına alındı. Myanmar askeri mahkemeleri, tutuklulardan 2'si çocuk 114 siyasi mahkum hakkında idam kararı verdi.



Endonezya'nın doğusunda meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki depremde en az bir kişi hayatını kaybetti

Endonezya'nın Kuzey Sulawesi bölgesindeki Manado'da meydana gelen depremde hasar gören bir binayı inceleyenler (EPA).
Endonezya'nın Kuzey Sulawesi bölgesindeki Manado'da meydana gelen depremde hasar gören bir binayı inceleyenler (EPA).
TT

Endonezya'nın doğusunda meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki depremde en az bir kişi hayatını kaybetti

Endonezya'nın Kuzey Sulawesi bölgesindeki Manado'da meydana gelen depremde hasar gören bir binayı inceleyenler (EPA).
Endonezya'nın Kuzey Sulawesi bölgesindeki Manado'da meydana gelen depremde hasar gören bir binayı inceleyenler (EPA).

ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu'nun bildirdiğine göre, bugün Endonezya'nın doğusunda 7,4 büyüklüğünde bir deniz depremi meydana geldi. Bir ABD gözlem merkezi ise depremin merkez üssünden 1000 kilometrelik bir alanda “ciddi tsunami dalgaları” oluşabileceği uyarısında bulundu.

ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu, başlangıçta 7,8 büyüklüğünde kaydedilen depremin, yerel saatle 06.48'de Molucca Denizi'nde meydana geldiğini açıkladı.

Hawaii'de bulunan Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi, Endonezya, Filipinler ve Malezya kıyıları boyunca “deprem merkezinin 1000 kilometre çapında” tehlikeli tsunami dalgaları oluşabileceği uyarısında bulundu.

(Reuters)Bir adam, depremin ardından hasar gören bölgedeki enkazı inceliyor (Reuters)

Endonezya Jeoloji Ajansı BMKG'ye göre depremin ardından yarım saat içinde, her ikisi de Sulawesi Adası'nın kuzeyinde bulunan Minahasa'nın kuzeyinde 75 santimetre, Pitueng'de ise 20 santimetre yüksekliğinde dalgalar kaydedildi.

Ayrıca Kuzey Maluku eyaletinde 30 santimetre yüksekliğinde dalgalar gözlemlendi.

Tsunami Uyarı Merkezi, depremden yaklaşık iki saat sonra uyarısını kaldırarak tsunami tehlikesinin ortadan kalktığını belirtti.

Sulawesi'nin kuzeyinde yer alan Manado kentinde bir binanın çökmesi sonucu bir kişi hayatını kaybetti.

Ternate sakini 42 yaşındaki Budi Nuriyanto, “Depremi çok şiddetli hissettik. İlk olarak evin duvarlarının sallanmasından fark ettim. Dışarı çıktığımda dışarıda çok sayıda insan vardı. Panik içindeydiler. Depremi bir dakikadan fazla bir süre boyunca hissettiler” dedi.

“Bazı insanların duşlarını bitirmeden evlerinden çıktıklarını gördüm” diye devam etti.

Meteoroloji Genel Müdürü Teoko Faisal Fathani, başkent Cakarta'da gazetecilere yaptığı açıklamada, 11 artçı sarsıntı kaydedildiğini ve bunların en güçlüsünün 5,5 şiddetinde olduğunu belirtti.

Tsunami Uyarı Merkezi, “gelgit seviyesinin 1 metre üzerine çıkan” tsunami dalgalarının Endonezya'nın bazı kıyılarına ulaşabileceğini ifade etti.

Japonya Meteoroloji Ajansı ise Hokkaido'nun kuzeyinden Okinawa'nın güneyine kadar Pasifik kıyısı boyunca deniz seviyesinde “hafif değişiklikler” beklediğini belirtti, ancak herhangi bir uyarı yayınlamadı.


Hindistan dünyanın en kapsamlı nüfus sayımını başlattı... Peki, bu neden önemli?

Hindistan’ın Mumbai kentindeki tren istasyonunun peronundaki yolcular (Reuters)
Hindistan’ın Mumbai kentindeki tren istasyonunun peronundaki yolcular (Reuters)
TT

Hindistan dünyanın en kapsamlı nüfus sayımını başlattı... Peki, bu neden önemli?

Hindistan’ın Mumbai kentindeki tren istasyonunun peronundaki yolcular (Reuters)
Hindistan’ın Mumbai kentindeki tren istasyonunun peronundaki yolcular (Reuters)

Hindistan, dünyanın en büyük istatistik operasyonlarından birini başlatarak ulusal çapta kapsamlı bir nüfus sayımı sürecine girdi. Bu adımın, kamu politikaları, sosyal yardım programları ve ülkedeki siyasi temsil dengeleri üzerinde geniş etkiler yaratması bekleniyor. Söz konusu sayım, bugün dünyanın en kalabalık ülkesi konumundaki Hindistan’ın demografik ve ekonomik dönüşümlerini anlamada temel bir araç olarak görülüyor.

Ülkede son nüfus sayımı 2011 yılında yapılmış ve yaklaşık 1,2 milyar kişi kaydedilmişti. Günümüzde nüfusun 1,4 milyarı aştığı tahmin ediliyor. Yeni sayımın 2021 yılında gerçekleştirilmesi planlanmış, ancak Kovid-19 pandemisi ve buna bağlı lojistik zorluklar nedeniyle ertelenmişti.

Nüfus sayımının aşamaları ve mekanizmaları

Nüfus sayımının ilk aşaması bugün başladı ve ülke genelinde eylül ayına kadar devam etmesi planlanıyor. Bu aşamada saha görevlileri, her bölgede yaklaşık bir ay geçirerek konutlar, mevcut altyapı imkânları, barınma koşulları ve yaşam standartlarına ilişkin verileri toplayacak.

Süreç, geleneksel ve dijital yöntemlerin birlikte kullanıldığı bir modelle yürütülüyor. Saha anketlerinin yanı sıra, vatandaşların verilerini çok dilli bir mobil uygulama üzerinden girebileceği elektronik sistem de devreye alındı. Bu sistem, uydu tabanlı haritalarla destekleniyor.

İkinci aşamanın ise eylül ayı ile 1 Nisan 2027 tarihleri arasında gerçekleştirilmesi öngörülüyor. Bu aşamada bireylerin din, toplumsal sınıf ve diğer sosyoekonomik özelliklerine ilişkin daha ayrıntılı bilgilerin toplanmasına odaklanılacak.

Hindistan’ın Bangalore kentindeki Kempegowda Uluslararası Havalimanı’nda yolcular, uçuş durumlarını öğrenmek için bilet gişeleri önünde kuyrukta bekliyor. (Reuters)Hindistan’ın Bangalore kentindeki Kempegowda Uluslararası Havalimanı’nda yolcular, uçuş durumlarını öğrenmek için bilet gişeleri önünde kuyrukta bekliyor. (Reuters)

Operasyonun boyutu ve önemi

Bu yıl yürütülecek nüfus sayımında, 3 milyondan fazla kamu çalışanının görev alması bekleniyor. Bu süreç, dünyanın en büyük veri toplama operasyonlarından biri olarak değerlendiriliyor. Karşılaştırma yapmak gerekirse, 2011 yılında gerçekleştirilen ve 240 milyondan fazla haneyi kapsayan sayımda yaklaşık 2,7 milyon saha görevlisi yer almıştı.

Toplanan veriler, sosyal yardım programlarının planlanması ve dağıtımı için temel oluştururken, kamu politikalarının şekillendirilmesi ve kaynakların yönlendirilmesinde de kritik rol oynuyor. Bu nedenle verilerin doğruluğu büyük önem taşıyor.

Sayımın ikinci aşaması, tarihsel olarak marjinalleştirilmiş grupların ötesine geçerek toplumsal sınıflara ilişkin daha kapsamlı bir tablo ortaya koymayı hedefliyor. Şarku’l Avsat’ın Independent’tan aktardığına göre Hindistan’daki kast sistemi, bireylerin sosyal statüsünü, kaynaklara erişimini, eğitim imkânlarını ve ekonomik fırsatlarını belirlemede önemli rol oynayan köklü ve hiyerarşik bir yapı olarak öne çıkıyor.

Özellikle Hindular arasında yüzlerce farklı kast bulunmasına rağmen, bu gruplara ilişkin mevcut veriler sınırlı veya güncelliğini yitirmiş durumda. Kastlara dair son kapsamlı veri toplama çalışması, İngiliz sömürge yönetimi döneminde 1931 yılında gerçekleştirilmişti.

Aradan geçen süreye rağmen, ardışık hükümetler kastlara yönelik kapsamlı bir sayım yapmaktan kaçındı. Bu yaklaşımın temel nedeni, böyle bir girişimin toplumsal gerilimleri artırabileceği ve iç karışıklıklara yol açabileceği yönündeki endişeler olarak değerlendiriliyor.

Hindistan’ın Ahmedabad kentinde düzenlenen bir festivalde dini geçit törenine katılan Hindular (AP)Hindistan’ın Ahmedabad kentinde düzenlenen bir festivalde dini geçit törenine katılan Hindular (AP)

Olası siyasi etkiler

Nüfus sayımının önemi yalnızca sosyal ve ekonomik alanlarla sınırlı kalmıyor, aynı zamanda siyasi boyuta da uzanıyor. Sayım sonuçlarının, nüfus artışı ve dağılımındaki değişimlere paralel olarak, ülkenin siyasi haritasının yeniden şekillendirilmesine yol açabileceği belirtiliyor. Bu kapsamda, Hindistan’da Temsilciler Meclisi ve eyalet yasama meclislerindeki sandalye sayılarının yeniden düzenlenmesi gündeme gelebilir. Bu tür bir düzenleme, farklı bölgelerin siyasi temsil gücünü doğrudan etkileyebilecek önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.


Çin Devlet Başkanı, Tayvanlı muhalefet liderini ülkesini ziyaret etmeye davet etti

Kuomintang Partisi Genel Başkanı Cheng Li Wun (Reuters)
Kuomintang Partisi Genel Başkanı Cheng Li Wun (Reuters)
TT

Çin Devlet Başkanı, Tayvanlı muhalefet liderini ülkesini ziyaret etmeye davet etti

Kuomintang Partisi Genel Başkanı Cheng Li Wun (Reuters)
Kuomintang Partisi Genel Başkanı Cheng Li Wun (Reuters)

Çin devlet medyası ve partinin açıklamalarına göre, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Tayvan'ın ana muhalefet partisi Kuomintang'ın liderini nisan ayında Çin'i ziyaret etmeye davet etti.

Parti tarafından yapılan ve Çin'in Şinhua haber ajansının haberini doğrulayan açıklamada, Kuomintang Genel Başkanı Zheng Liwen'in "boğazlar arası ilişkilerin barışçıl gelişimini desteklemeye katkıda bulunmak" amacıyla Çin'e bir heyete başkanlık etme davetini "memnuniyetle kabul ettiği" belirtildi.