Uluslararası Koalisyon uçakları yoğun uçuş yaparken, Fatimiyyun Tugayı Mayadin’den çekildi

Suriye’nin kuzeyindeki Rakka şehrinde 21 Eylül’de bir öğrenci okuluna yürüyerek gidiyor (AFP)
Suriye’nin kuzeyindeki Rakka şehrinde 21 Eylül’de bir öğrenci okuluna yürüyerek gidiyor (AFP)
TT

Uluslararası Koalisyon uçakları yoğun uçuş yaparken, Fatimiyyun Tugayı Mayadin’den çekildi

Suriye’nin kuzeyindeki Rakka şehrinde 21 Eylül’de bir öğrenci okuluna yürüyerek gidiyor (AFP)
Suriye’nin kuzeyindeki Rakka şehrinde 21 Eylül’de bir öğrenci okuluna yürüyerek gidiyor (AFP)

Suriye’nin güneyi rejim güçleriyle işbirlikçi olan bir subay ve bir sivile yönelik yeni suikastlara tanık olurken, İran bağlantılı milislerin ülkenin doğusundaki Deyr-i Zor vilayetinde bulunan Mayadin şehrindeki mevzilerinden ikinci gün de çekilmeye devam ettiği bildirildi.
Bu geri çekilmenin, ABD liderliğindeki Uluslararası Koalisyonun kendisine karşı yeni saldırılar gerçekleştireceği korkusuyla bir ilgisi olup olmadığı net değil.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Lübnanlı sürücülerin kullandığı kamyonların, malzeme ve teçhizat yüklü olarak meydanlardan ayrılarak Deyr-i Zor şehrine doğru yöneldiğini bildirerek, geri çekilen unsurların çoğunun Afgan Fatimiyyun Tugayı’na bağlı olduğunu belirtti.
SOHR, Uluslararası Koalisyon’a ait helikopterlerin, SDG alanları ile İran yanlısı milislerin Mayadin’deki nüfuz alanları arasında Fırat Nehri’ni ayıran hava sahasındaki yoğun uçuşlarına dikkat çekti.
SOHR Cuma günü, İran yanlısı milis gruplarının Mayadin’deki karargahlarından bazılarını boşalttığını ve Afgan Fatimiyyun Tugayı’nın Mayadin’deki Erbain Caddesi’nde bulunan karargahını terk ettiğini duyurmuştu.
Milisler yakın zamanda, İran Devrim Muhafızları’nın Haydariya Çiftlikleri ve İsa Çiftlikleri bölgesindeki kampında askeri tatbikatlar düzenlemişti.
SOHR, Seyyide Zeynep Tugayı, Özel Kuvvetler Tugayı ve 47. Tugay unsurlarına yönelik bir eğitim kursunun bir parçası olarak, tatbikatın yaklaşık 100 üyeyi kapsadığını belirtmişti.
Lübnan uyruklu bir milis komutanının bölgeye gelmesinden sonra eğitimin verildiğine dikkat çekmişti.
İran’a bağlı milislerin bu askeri hareketleri, son iki hafta içinde Uluslararası Koalisyon’un kendilerini hedef alacağı korkusuyla tamamen ortadan kaybolmalarının ardından geldi.
SOHR, Haseke’nin kuzeybatısındaki Ummu’l Keyf ve Tel Cuma köylerine Barış Pınarı bölgesinde konumlanan Türk kuvvetleri tarafından ağır topçu atışları yapıldığını ve Tel Tamer’deki elektrik trafo merkezinin bu nedenle hizmet dışı kaldığını iddia etti.
Suriye hükümeti, Türk saldırıları sonucunda elektrik santralinin kapandığını açıkladı.
Suriye İçişleri Bakanlığı, Halep Polis Komutanlığı ve Siyasi Güvenlik Şubesi ortak devriyelerinin ilde tehlikeli ve aranan bir kişiyi üzerinde patlayıcı kemer varken yakaladığını duyurdu.
SOHR ayrıca, Suriye’nin güneyinde kimliği belirsiz silahlı kişilerin, rejim güçleriyle işbirliği yapmakla suçlanan bir vatandaşı öldürdüğünü bildirdi.
SOHR’a göre, aynı gün içinde Dera’nın batı kırsalındaki Yermuk Havzası bölgesinde kimliği belirsiz silahlı kişiler, sabah saatlerinde bir sivili öldürdü.
SOHR, ölen kişinin hayvan ticaretinde çalışan bir sivil olduğu ve herhangi bir askeri otoriteye katılmadığını da vurguladı.
Söz konusu iki sivilin öldürülmesi, Suriye rejim güçlerinden bir subayın ülkenin güneybatısındaki Kuneytra’da kimliği belirsiz silahlı kişilerce öldürüldüğü bir dönemde gerçekleşti.
SOHR ayrıca, İran bağlantılı gruplar ve Lübnan Hizbullahı’nın sorumlu olduğuna dair suçlamalar arasında, Kuneytra’da Golan’ın bitişiğindeki bölgenin son zamanlarda birkaç patlamaya tanık olduğunu da belirtti.



Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah el-Sisi'ye gönderdiği mektupta, ABD'nin Nil Nehri sularının paylaşımı sorununu çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında arabuluculuğa yeniden başlamaya hazır olduğunu belirtti.

Truth Social'da yayınlanan bir mektupta şunları yazdı: "Nil sularının paylaşımı sorununu sorumlu ve kesin bir şekilde çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında Amerikan arabuluculuğuna yeniden başlamaya hazırım." Şöyle devam etti: "Mısır, Sudan ve Etiyopya'nın su ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayacak bir çözüme ulaşmanıza yardımcı olmak istiyorum."

Nil Havzası ülkelerinin tamamı için kalıcı bir anlaşmaya müzakereler ve ABD'nin taraflar arasındaki koordinasyonu yoluyla ulaşılabileceğine inanıyor, "Büyük Etiyopya Rönesans Barajı etrafındaki gerilimlerin çözülmesi en önemli önceliklerim arasında yer alıyor" diye vurguladı.

Başarılı bir yaklaşım sayesinde, Mısır ve Sudan'daki kuraklık dönemlerinde su tahliyesinin garanti altına alınabileceğini belirtti. Etiyopya ayrıca önemli miktarda elektrik üretebilir ve bunun bir kısmını Mısır veya Sudan'a sağlayabilir veya satabilir.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre “Hiçbir ülke Nil sularını tek taraflı olarak kontrol etmemelidir” ifadesini kullandı.

Sisi'yi ve 7 Ekim 2023'ten bu yana Mısır ve bölgedeki güvenlik ve insani sorunların yönetimindeki rolünü övdü.


"Gazze Yönetim Komitesi"... "temkinli" bir başlangıç

Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)
Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)
TT

"Gazze Yönetim Komitesi"... "temkinli" bir başlangıç

Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)
Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)

Kahire dün, Filistinlilerin mutabakatı ve Amerika'nın desteği ile İsrail'in önceki çekincelerine rağmen resmi bir itiraz olmaksızın, ancak sahada engeller çıkarılma niyetinin açıkça ortada olduğu bir ortamda, Gazze Şeridi'nin idaresinden sorumlu “Teknokrat Komite”nin ilk toplantısına tanık oldu.

Filistin Ulusal Gazze Şeridi Yönetim Komitesi Başkanı Ali Şaas ilk basın toplantısında, komitenin mali destek aldığını ve iki yıllık görev süresi için bir bütçe belirlendiğini söyledi. Şaas, Gazze'nin yeniden inşası ve yardım için Dünya Bankası'nda bir fon kurulmasını istedi.

Şaas, yardım planının 2025 yılının Mart ayında Arap Birliği tarafından onaylanan Mısır planına dayandığını açıkladı. (Bu planın uygulanması beş yıl sürecek ve maliyeti yaklaşık 53 milyar dolar olacak.) Avrupa tarafından memnuniyetle karşılanan planla ilgili olarak Şaas, “Gazze Şeridi Yönetim Komitesi'nin attığı ilk adım, Şerid'e 200n bin prefabrik konut birimi sağlamak” olduğunu vurguladı.

Hamas, Şeridi teknokrat yönetime devretmeye hazır olduğunu açıkladı. Hamas açıklamasında, Gazze'de devam eden “katliamların” Tel Aviv'in “ateşkes anlaşmasını sabote etme ve Şerid'deki durumu istikrara kavuşturma çabalarını bozma politikasını” sürdürdüğünü doğruladığını belirtti.


Suriye Arap Ordusu, SGD mensuplarına "örgütten ayrılın" çağrısı yaptı; SDG'den yanıt geldi: Siyasi ve askeri iflas

Fotoğraf: Independent Türkçe
Fotoğraf: Independent Türkçe
TT

Suriye Arap Ordusu, SGD mensuplarına "örgütten ayrılın" çağrısı yaptı; SDG'den yanıt geldi: Siyasi ve askeri iflas

Fotoğraf: Independent Türkçe
Fotoğraf: Independent Türkçe

Suriye Arap Ordusu’nun SDG mensuplarına yönelik “örgütten ayrılın” çağrısına, Suriye Demokratik Güçleri’nden sert bir açıklama geldi. SDG, çağrıyı “siyasi ve askeri iflasın göstergesi” olarak nitelendirerek, birlik ve vatanseverlik vurgusu yaptı.

Suriye Arap Ordusu Harekat Komutanlığı, resmi haber ajansı SANA aracılığıyla Suriye Demokratik Güçleri (SDG) bünyesindeki mensuplara yönelik bir çağrı yayımladı. Açıklamada, SDG saflarında yer alan Suriyelilere, etnik ya da mezhepsel ayrım gözetilmeksizin örgütten ayrılmaları ve en yakın Suriye Arap Ordusu noktasına yönelmeleri istendi.

Komutanlık, SDG’den ayrılanların “ülkeleri tarafından her zaman ve her yerde kabul edileceğini” vurgulayarak, sorunun halkla değil, PKK ile bağlantılı milis yapılar ve “devrik rejimin kalıntıları” ile sınırlı olduğunu savundu. Açıklamada bu unsurların sivilleri hedef aldığı ve Suriye toplumunu parçalamayı amaçladığı öne sürüldü.

Suriye Arap Ordusu Harekat Komutanlığı açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“Kürt ya da Arap ayrımı gözetmeksizin, SDG bünyesinde yer alan tüm Suriyelilere sesleniyoruz: Gecikmeden bu örgütten ayrılın ve devletinize, halkınıza geri dönün. SDG’den ayrılan herkes, ülkesi tarafından her zaman ve her yerde kabul edilecektir. Sorunumuz halkımızla değil; PKK terör örgütüne bağlı milislerle ve Suriye toplumunu yok etmeyi hedefleyen unsurlarladır.”

SDG'den sert yanıt

Bu çağrıya, aynı gün içinde Suriye Demokratik Güçleri Medya Merkezi’nden yazılı bir açıklamayla yanıt geldi. SDG açıklamasında, Şam’daki Savunma Bakanlığı kaynaklı çağrıların sahadaki gerçeklerle bağdaşmadığı savunularak, bu tür açıklamaların bölgedeki topluluklar arasında ayrılık yaratma girişimi olduğu ifade edildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Suriye Demokratik Güçleri’nin vatanseverliği, tüm ayrılık çağrılarından daha güçlüdür. Şam’daki ‘Savunma Bakanlığı’ tarafından savaşçılarımızı hedef almaya çalışan bu çağrılar, siyasi ve askeri iflas durumunu yansıtan, bölgedeki topluluklar arasında ayrılık tohumları ekme girişiminin başarısız bir örneğidir.

SDG, yapısının çok kimlikli olduğunu vurgulayarak Kürt, Arap, Süryani ve diğer halklardan oluşan savaşçıların terörizme karşı ortak bir mücadele yürüttüğünü belirtti. Açıklamada, bu birlikteliğin yıllara dayanan fedakarlıklarla güçlendiği ifade edildi:

Kürt, Arap, Süryani ve diğer savaşçılarıyla Suriye Demokratik Güçleri, terörizme karşı mücadelede ve sivillerin korunmasında kan bağıyla birleşmiş, birleşik bir ulusal güçtür. Bu savaşçılar ve aileleri bu toprakların evlatlarıdır; bağlılıklarında vatanseverdirler, seçimlerinde nettirler ve yıllarca süren fedakarlıklarıyla birliklerinin her türlü kışkırtmadan daha güçlü olduğunu kanıtlamışlardır.

SDG açıklamasında, safları bölmeye yönelik girişimlerin sonuç vermeyeceği belirtilerek, bu tür çağrıların tam tersine daha güçlü bir kenetlenmeye yol açacağı savunuldu:

Safları bölme ve ayrılık tohumları ekme girişimleri, sahadaki gerçekleri değiştirmeyecektir. Suriye Demokratik Güçleri, Kuzey ve Doğu Suriye halkıyla birlikte terörizme ve onu yeni biçimlerde yeniden canlandırmaya çalışanlara karşı birlik içinde kalacaktır.

Independent Türkçe, SANA, Telegram