Zahidan Cuma İmamı, İranlı ‘keskin nişancıları’ protestocuları kafalarından hedef almakla suçladı

‘Beluç Aktivistleri’ 56 kişinin hayatını kaybettiğini, 300 kişinin ise yaralandığını duyurdu

Zahidan Cuma İmamı, İranlı ‘keskin nişancıları’ protestocuları kafalarından hedef almakla suçladı
TT

Zahidan Cuma İmamı, İranlı ‘keskin nişancıları’ protestocuları kafalarından hedef almakla suçladı

Zahidan Cuma İmamı, İranlı ‘keskin nişancıları’ protestocuları kafalarından hedef almakla suçladı

İran'daki Sünnilerin Müftüsü Zahidan Cuma İmamı Abdulhamid  İsmailzehi, İran güvenlik güçlerini cuma günü Zahidan şehrinde meydana gelen kanlı olaylar esnasında keskin nişancılar konuşlandırarak protestocuları hedef almakla suçladı. Bu sırada Belucistan'daki insan hakları için mücadele eden Beluç Aktivistleri Kampanyası, ölü sayısının 56'ya yükseldiğini duyurdu. Oslo merkezli İran İnsan Hakları Örgütü ise ülkenin güneydoğusundaki Belucistan eyaletinin merkezinde bulunan kentte 41 kişinin öldürüldüğünü doğruladığını bildirdi.
Beluç Aktivistleri Kampanyası yaptığı açıklamada, yetkililerin ‘ayrılıkçı grupları’ suçladığı silahlı çatışmalarda 300 kişinin yaralandığını belirtti.
Belucistan yerel medyası, internetin kesilmesine rağmen protestoların devam ettiği bildirildi. Bu yeni bilgiler gelirken, İran basınında geçen Cuma günü 20 sivilin ve Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) ile Besic güçlerinden beşinin öldürüldüğü haberleri yer aldı.
Buna karşılık sivil toplum kuruluşu İran İnsan Hakları Örgütü, güvenlik güçlerini, Çabahar şehrinde bir emniyet müdürünün Sünni Beluç azınlığından 15 yaşındaki bir kıza tecavüz ettiğine ilişkin haberlerin ardından Zahidan’da cuma namazı sonrası düzenlenen gösterileri ‘kanlı bir şekilde bastırmakla’ suçladı.
Beluç aktivistleri, 15 yaşındaki çocuğun bir cinayet soruşturması için Çabahar'daki bir polis karakoluna çağrılan tanıklar arasında olduğunu söylüyor. Alınan bilgiler, kızın Çabahar Emniyet Müdürü Albay İbrahim Küçükzay tarafından tecavüze uğradığını gösteriyor. Kızın ailesi, olayın ayrıntılarını kentin cuma imamına iletti. Cuma imamı da yetkilinin sorumlu tutulmasını istedi.
Olay, genç Kürt kadın Mahsa Emini'nin ölümünün ardından İran polisini kınayan halk protestolarının devam ettiği bir zamana denk geldi.
Fransız haber ajansına (AFP) göre pazar günü, İran resmi medyası bu çatışmalarda 5 DMO üyesinin öldürüldüğünü duyurdu. DMO, İstihbarat Şefi Ali Haşimi'nin, yetkililerin 'ayrılıkçı gruplar' olarak nitelendirdiği gruplarla çıkan çatışmalar esnasında öldürüldüğünü duyurdu.
İran'daki Sünnilerin Müftüsü Zahidan Cuma İmamı Abdulhamid  İsmailzehi, Instagram hesabından yaptığı paylaşımda “İran DMO özel güçleri genç erkeklerin üzerine cuma günü ateş açtı” dedi.
İsmailzehi“Bir polis karakoluna taş atan genç erkeklere hükümet güçleri gerçek mermilerle karşılık verdi. Mermilerin çoğu, ibadet edenlerin kafalarını ve kalplerini hedef aldı. Bunun keskin nişancıların işi olduğu ortada” ifadelerini kullandı.
İsmailzehiyaşananları bir ‘felaket’ ve ‘büyük bir zulüm’ olarak tanımladı. ‘Evlerine dönmekte olan insanlara ateş açan sivil giyimli’ güvenlik güçleri olduğuna işaret etti.
İsmailzehi, “Görünüşe göre özel kuvvetler karakolda konuşlandı ve protestoculara karşı gerçek mermiler kullandı” dedi.
Cumartesi günü İran’ın Tesnim Haber Ajansı polis karakoluna yapılan saldırıdan Ceyşu’l Adl adındaki muhalif Beluç örgütünü sorumlu tuttu. Zahidan'da grubun önde gelen iki üyesinin, ‘Abdulmecid Rigi ve Yasir Şehbahş’ın güvenlik güçleri tarafından öldürüldüğünü belirtti. Ayrıca eyalette DMO’nun bir istihbarat şefinin keskin nişancı tarafından öldürüldüğünü duyurdu. Ancak videolar, Zahidan'daki Cuma namazı merkezinin yakınındaki bir polis karakolunun önünde protestocuların toplandığını ve daha sonra polis karakolunun içinden silah sesleri duyulduğunu gösteriyor.
Twitter'daki aktivistlere göre protestocular DMO liderlerinden birine ait bir ticaret merkezini ateşe verdi.
Video kayıtlarında tansiyonun yükseldiği bölgenin üzerinde uçan bir Apache helikopteri görülüyor. Cumartesi günü çok sayıda ağır hasarlı arabayı gösteren videolar yayıldı.
DMO Operasyon Odası’nın Yardımcısı General Abbas Nilforuşan, güçlerinin Ceyşu’l Adl ve onu destekleyenlere karşı sert saldırılar düzenleyeceğini söyledi. Zahidan'daki olaylar sürerken DMO, Irak'ın Kürdistan bölgesini topçu ateşi ve Katyuşa füzeleriyle bombalamaya devam etti.



İran'dan gelen tehditler üzerine Farsça yayın yapan "Manoto" kanalı Londra'dan yayınlarını askıya aldı

İngiliz polisi, (Reuters)
İngiliz polisi, (Reuters)
TT

İran'dan gelen tehditler üzerine Farsça yayın yapan "Manoto" kanalı Londra'dan yayınlarını askıya aldı

İngiliz polisi, (Reuters)
İngiliz polisi, (Reuters)

Londra merkezli Farsça yayın yapan Manoto televizyon kanalı, dün yaptığı açıklamada, İngiltere terörle mücadele polisinin, kanalın bulunduğu binanın sahibini Tahran'dan gelebilecek potansiyel bir tehdit konusunda bilgilendirmesinin ardından canlı yayınını durdurmak zorunda kaldığını belirtti.

2010 yılında kurulan ve İran diasporası arasında popüler bir muhalif medya kuruluşu olarak kabul edilen kanal, yayınların geçici olarak askıya alınmasının İran'ın tarihindeki “en hassas anlardan” birini yaşadığı dönemde gerçekleştiğini belirtti.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İran, son iki ayda, yıllardır liderlik için en büyük zorluklardan biri olan hükümet karşıtı kitlesel protestolara sahne oldu.

 Britanya'da iki polis memuru (Reuters)Britanya'da iki polis memuru (Reuters)

Kanalın yaptığı açıklamada, “Yurtiçi ve bölgesel gelişmelerin benzeri görülmemiş hızla ilerlediği bir dönemde, İslam Cumhuriyeti'nin bağımsız medya haberlerini bastırmak amacıyla ifade özgürlüğüne yönelik tehditleri yoğunlaştı” denildi. Açıklama şöyle devam etti: “Binanın sahibi, Birleşik Krallık terörle mücadele polisinden İran İslam Cumhuriyeti'nin bize yönelik potansiyel bir tehdit hakkında bildirim aldıktan sonra kira sözleşmemizi feshetme niyetini bildirdi.”

Personel binaya girmekten men edildi, bu da alternatifler bulunana kadar yayınların geçici olarak askıya alınmasına neden oldu. Kanal, “Önceliğimiz, mümkün olan en kısa sürede güvenli ve istikrarlı bir yerden canlı yayına devam etmektir” ifadelerini kullandı.


Fransa, ABD büyükelçisinin resmi çağrıya uymaması üzerine yetkilerini kısıtladı

ABD'nin Fransa Büyükelçisi Charles Kushner (AP)
ABD'nin Fransa Büyükelçisi Charles Kushner (AP)
TT

Fransa, ABD büyükelçisinin resmi çağrıya uymaması üzerine yetkilerini kısıtladı

ABD'nin Fransa Büyükelçisi Charles Kushner (AP)
ABD'nin Fransa Büyükelçisi Charles Kushner (AP)

Fransız Dışişleri Bakanı dün, ABD Büyükelçisi Charles Kushner'in, dövülerek öldürülen aşırı sağcı bir aktivistin ölümüyle ilgili olarak Başkan Donald Trump yönetiminin yaptığı açıklamaları görüşmek üzere düzenlenen toplantıya katılmaması üzerine, Fransız hükümeti üyeleriyle doğrudan iletişim kurmasının yasaklanmasını talep etti.

Diplomatik kaynaklara göre Fransız yetkililer, Başkan Trump'ın damadı ve danışmanı Jared Kushner'in babası Kushner'i dün akşam Dışişleri Bakanlığına çağırdı, ancak kendisi bu çağrıya uymadı.

Buna göre, Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barou, “ülkesini temsil etme onuruna sahip bir büyükelçinin temel beklentilerinin açıkça yanlış anlaşılması ışığında” Kushner'in yetkililere erişimini kısıtlamak için adımlar attı.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre bakanlık yayınladığı açıklamada, uzlaşma kapısını açık bıraktı ve “Elbette Büyükelçi Charles Kushner'in görevlerini yerine getirmesi ve Dışişleri Bakanlığına gelmesi hala mümkündür, böylece 250 yıllık dostlukta kaçınılmaz olarak ortaya çıkabilecek zorlukları aşmak için gerekli diplomatik görüşmeleri yapabiliriz.”

Fransız aşırı sağcı aktivist Contant Duranck, aşırı solcu olduğundan şüphelenilen aktivistlerle çıkan kavgada dövülerek öldürüldü.

Fransa'daki ABD Büyükelçiliği ve ABD Dışişleri Bakanlığı Terörle Mücadele Ofisi, olayı takip ettiklerini belirterek, X platformunda yaptıkları açıklamada “solcular arasında radikal şiddet artıyor” uyarısında bulundu ve bunun kamu güvenliğine bir tehdit olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.


Donald Trump'ı onaylamayanların oranı yüzde 60'a çıktı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Donald Trump'ı onaylamayanların oranı yüzde 60'a çıktı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Amerikalıların 10'da 6'sı artık Başkan Donald Trump'ın yaptığı işi onaylamıyor. Bu oran, şiddete başvuran destekçilerinden oluşan grubun 6 Ocak 2021'de ABD Kongre Binası'na saldırmasından bu yana en düşük seviye.

12 - 17 Şubat'ta yapılan yeni Washington Post/Ipsos anketine göre, kayıtlı seçmenlerin yüzde 58'i ve genel olarak Amerikalıların yüzde 60'ı Trump'ın başkanlık performansının kötü olduğunu düşünüyor. Amerikalıların yaklaşık yüzde 50'si ise görev performansını "kesinlikle" onaylamıyor.

Başkan, ülke çapında kitlesel sınır dışı etme kampanyası ve sürekli yüksek tüketici fiyatları nedeniyle, en önemli iki konusu olan göç ve ekonomide kan kaybetmeye devam ediyor.

Trump'ın Amerikalıları enflasyon baskılarının ya hiç olmadığı ya da hızla azaldığı konusunda ikna etme çabaları şimdiye kadar sonuç vermedi. Ankete göre Amerikalıların yaklaşık yüzde 65'i başkanın fiyatları düşürmede kötü bir iş çıkardığını söylüyor.

Ayrıca çok sayıda Amerikalı, Trump'ın küresel gümrük vergilerine de karşı çıkıyor. Son ankete göre, Amerikalıların yüzde 64'ü bu stratejiye karşı çıktı; bu oran, göreve başlamasından bu yana neredeyse hiç değişmedi. Cuma günü Yüksek Mahkeme, Trump'ın gümrük vergisi gündeminin büyük bölümünün yasadışı olduğuna karar verdi.

Anketteki en yüksek onaylamama oranlarından biri (yüzde 58), Trump'ın göçmenlik konusundaki tutumuna yönelikti. Yönetimi, geniş çaplı sınır dışı etme tutuklamaları yapmak için bazı Amerikan şehirlerine ICE ajanlarını gönderdi. Minneapolis'te bu durum, protestocularla şiddetli çatışmalara ve bu kış ICE ajanları tarafından iki Amerikalı, Alex Pretti ve Renee Good'un öldürülmesine yol açtı.

Trump'ın bu konuda daha kötü bir onaylanmama oranıyla karşılaştığı tek zaman, Post/Ipsos anketinde, ABD'ye küçük yaşta getirilen göçmenleri sınır dışı edilmekten koruyan DACA programını (Çocukluk Çağında Gelenler İçin Ertelenmiş Eylem) iptal etmesinden günler sonra, Eylül 2017'ydi.

Başkan, ABD'nin yabancı müttefikleriyle ilişkilerini sürdürme yeteneği konusunda düşük notlar aldı. Kanada'yla ticaret anlaşmazlıkları, Grönland konusunda NATO'yla yaşanan çekişmeler ve İran'a yönelik olası bir askeri saldırı nedeniyle onaylanmama oranı yüzde 62'ye ulaştı.

bghyju
Donald Trump'ın göçmenlik konusundaki onay oranları, 2017'de DACA'yı iptal etmesinden bu yana en düşük seviyede (AFP)

Cumhuriyetçiler, ağır kayıpların yaşanma ihtimallerinin giderek arttığı ara seçim dönemine doğru bocalayarak ilerliyor. Bunun sebepleri arasında Senato tablosunun bir anda kendileri için olumsuz hale gelmesi ve çekişmeli seçim bölgelerinde Demokratların açık ara önde olmasının Cumhuriyetçi üyeleri terletmesi var. Emeklilik dalgası da Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi'ndeki çoğunluğunu düşük tek haneli rakamlara indirirken, Senato'daki çoğunluğu koruma çabalarını da zorlaştırıyor.

Post/Ipsos anketi, Trump'ın ekonomiyle ilgili rakamlarının son aylarda biraz toparlandığını gösterse de genel beğenilmeme oranının Cumhuriyetçi Parti için sorun olmaya devam ettiğini ve gelecek aylarda iyileşme olmazsa kasımdaki seçimlerdeki parti sonuçlarını kolayca aşağı çekebileceğine işaret ediyor.

Post/Ipsos anketinden elde edilen veriler, 12 - 17 Şubat'ta ​​2 bin 589 ABD'li yetişkinden oluşan bir örneklemden toplandı ve hata payı +/- yüzde 2. Kayıtlı seçmen örnekleminde ise 2 bin 87 seçmenin yanıtı yer alıyor ve ve hata payı +/- yüzde 2,2.

Independent Türkçe