Marri: Arap Medya Forumu sektör için bir gelecek haritası çizmeye çalışıyor

Dubai Basın Kulübü Başkanı ve Arap Medya Forumu Düzenleme Kurulu Başkanı Mona Ghanem el-Marri
Dubai Basın Kulübü Başkanı ve Arap Medya Forumu Düzenleme Kurulu Başkanı Mona Ghanem el-Marri
TT

Marri: Arap Medya Forumu sektör için bir gelecek haritası çizmeye çalışıyor

Dubai Basın Kulübü Başkanı ve Arap Medya Forumu Düzenleme Kurulu Başkanı Mona Ghanem el-Marri
Dubai Basın Kulübü Başkanı ve Arap Medya Forumu Düzenleme Kurulu Başkanı Mona Ghanem el-Marri

Dubai Basın Kulübü (DPC) Başkanı ve Arap Medya Forumu Düzenleme Kurulu Başkanı Mona Ghanem el-Marri, bu yılki oturumun medya ortamını ve bunun birçok önemli sektör ve yaşam ekseni ile ilişkisini analiz edeceğini söyledi.
Şarku’l Avsat’a röportaj veren Marri, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Dubai şehrinde yarın başlayacak olan iki günlük forumda, Arap ve uluslararası arenadaki en önemli gelişmeler, bunların medya üzerindeki etkileri ve medyanın bölgeyi çevreleyen zorluklarla yüzleşmedeki rolünün tartışılacağını dile getirdi.
Ayrıca Arap Medya Forumu ve Arap medyasının genel durumu hakkında birçok konuya değindi.
Röportajın tam metni şöyle;

-Arap medya hareketinin başlamasından bu yana geçen 20 yılı Arap Medya Forumu’nu düzenleyerek kutluyorsunuz. Bu yılki forumun sunacağı farklı ve yeni neler var?
Bu oturumda, küresel medya liderlerinin huzurunda, bölgedeki medya üreticileriyle birlikte Arap Medya Forumu’nun kuruluşunun 20. yıl dönümünü ve bölgede faaliyet gösteren medya kuruluşlarının katıldığı bir diyalog kurma başarısını kutluyoruz. Forum, başkanlığını yapmaktan onur duyduğum Dubai Basın Kulübü ile olan güçlü bağlarına dayanarak yaptığı katkılardan gurur duyduğumuz bir konum oluşturmayı başardı. BAE Başkan Yardımcısı, Başbakanı ve Dubai Hükümdarı Şeyh Muhammed bin Raşid Al Maktum, 20 yıldan fazla bir süre önce bölgedeki türünün bu en büyük profesyonel toplantısını başlatmamız için bizi görevlendirdi. Forum o günden beri, Arap medyasının ilerlemesini sağlamak ve küresel düzeyde rekabet gücünü artırmak için gerekli adımları ve mekanizmaları belirlemek amacıyla medya ortamını analiz etme misyonunu sürdürdü. Forum bu yılki 20. oturumunda, medyanın geleceğini öngörerek ve tüm teknik, politik, ekonomik ve sosyal düzeylerde çevreleyen küresel değişimlere ayak uydurmak için medya kurumlarının ne yapması gerektiğini düşünerek bu çabayı sürdürecektir.

-2022 Arap Medya Forumu’nda ele alınacak en öne çıkan konular nelerdir?
Forumun gündemini belirlerken, Arap dünyasının dört bir yanından yaklaşık 3 bin medya profesyonelinin katılımıyla bir dizi ana oturum, tartışma oturumu ve çalıştay düzenlenmesiyle, sektördeki tüm paydaşları ilgilendiren çok çeşitli önemli konuların ele alınmasını gerektiğini dikkate aldık. Arap ve uluslararası arenadaki en önemli gelişmeler, bunların medya üzerindeki etkileri ve medyanın bölgeyi çevreleyen zorluklarla yüzleşmedeki rolü tartışılacak. Ana oturumların en önemlilerinden biri, BAE Devlet Başkanı’nın Diplomatik Danışmanı Dr. Enver Karkaş’ı ağırlayacağımız oturumdur. Bunda medyanın bölge ve dünyadaki siyasi, ekonomik ve güvenlik dönüşümleriyle ilişkisi gözden geçirilecek. Ayrıca CNBC International Başkanı John Casey, dünyada medya sektöründe yaşanan büyük gelişmeye değinecek. Tartışmalar ayrıca, Arap dünyasında gazeteciliğin geleceğine ve çocuk medyasının yokluğuna ve bunun toplum üzerindeki etkileri konusuna da uzanacak. Arap draması, spor medyası ve Metaverse dünyası da dahil olmak üzere muazzam teknik gelişme, Forum’un ele alacağı çok sayıda önemli konu arasında yer alacak. Arap medyasının Körfez perspektifini tanımaya çalışmanın yanı sıra Lübnan medya sahnesini etkileyen dönüşümleri belirleme girişimi ve Mısır’ın öncü gazetecilik deneyimi ve gelişimi hakkında bir tartışma da yapılacak. Arap medyasına yeni başlayanları bekleyen fırsatlar için özel bir tartışma konusu olacak. Yeni medya ve dijital platformları da, onları farklı açılardan ele alacak birçok oturumda güçlü bir şekilde yer alacak.

-Forum, Arap medyasının durumu ve sektörün gelişmesi için sunulabilecek çözümlerin teşhis edilmesine nasıl katkıda bulunabilir? Forum, Arap medyasının karşılaştığı zorluklarla yüzleşmeye ne katkı sunabilir?
Bölgede medyadan sorumlu kişilerin ortak kaygısını oluşturan konularda diyalog ve fikir alışverişi yapılması gerektiğini düşünüyorum. Arap dünyamızda medyanın karşılaştığı tüm zorlukları belirlemenin en iyi yolu budur. Forum, okyanustan Körfez’e kadar organizatörlerin en büyük buluşması olacak. Bu, bölge medyasını ilerletmenin gereksinimleri ve yöntemine ilişkin farklı bakış açılarını belirlemek ve karşılaştığı zorlukları ele almak için başlı başına büyük bir avantajdır.

-Medya araçlarının yaygınlaşmasıyla, Arap Medya Forumu’nun bu yılki oturumunun gündemine hazırlanırken bu bir zorluk teşkil etti mi?
Aksine, bu çeşitlilik forumun bölgedeki toplum ve medya yapımcılarını ilgilendiren acil sorunlarla çok olumlu bir şekilde ilgilenme yeteneğini artıran ek bir özelliktir. Forum’un gündemi, her yıl medya endüstrisinin liderleri ve çeşitli Arap ülkelerindeki öncüleri ile işbirliği ve istişare çerçevesinde belirleniyor. Tartışmalar yoluyla, analiz için mikroskop altına alınması gereken en önemli konuların kapsamlı bir resmini oluşturmaya ve medyanın toplumda istenen olumlu rolü oynamasını sağlamak için en iyi yöntemi belirlemeye çalışıyoruz.
-Sizin bakış açınıza göre, Arap Medya Forumu genel olarak Arap ülkelerinde ve özel olarak BAE’de medya sektörünün gelişimine katkı sağlayabildi mi?
Arap Medya Forumu’nun, bölge ülkelerinden her yıl binlerce uzman kadroya ev sahipliği yaparak, ‘her ne kadar bu etki farklılık gösterse, etkisinin boyutu bir ülkeden diğerine ve bir medya kuruluşundan Arap dünyasındaki diğer muhatabına, her biri kendi koşullarına, ihtiyaçlarına, planlarına ve bütçelerine göre değişse de’, medya geliştirme sürecinin ilerlemesine önemli ölçüde katkıda bulunduğunu düşünüyorum. Dubai Basın Kulübü tarafından benimsenen yoğun bir araştırma çabasının bir parçası olarak hazırlanan ‘Arap Medyasına Bir Bakış’ raporunun, Forum’un uzun yıllar boyunca yaptığı, bölgedeki medya geliştirme sürecine hizmet ettiği en önemli katkılardan biri olmasından gurur duyuyoruz. Prestijli Arap ve uluslararası araştırma kurumlarıyla ortaklaşa olarak, Arap Medya Forumu’nun organizatör olarak pozisyonuna dayanan rapor, Arap dünyamızdaki medya ile ilgilenen herkes için kapsamlı bir profesyonel referans oldu. BAE düzeyinde ise, 2013’teki lansmanından bu yana fikirleri ve girişimleri teşvik etmeye devam eden ‘BAE Medya Forumu’ tarafından düzenlenen Arap Medya Forumu’nun öncü deneyimini yeniden ürettik. Bu forum, ulusal kadronun yerel medya sahnesine katılımı için alanı artırmak ve BAE medyasının yaratıcı becerilerini geliştirmek amacıyla eğitim programları başlatmak için önemli bir katalizördü.

-Arap Medya Ödülü, gazeteciliğe adanmış bir ödül olmaktan çıkıp tüm medya sektörlerini kapsayacak şekilde genişledi, bunun amacı nedir?
Arap Medya Ödülü, gazetecilik alanındaki yaratıcı düşünürleri onurlandırmak için 20 yıllık sıkı çalışmanın ardından geldi. Ödül bu yıllar boyunca, Arap medya sahnesindeki büyük gelişmeye ayak uydurmak için kapsamı genişletme ihtiyacına yol açan birçok gelişme aşamasına tanık oldu. Ödülün kapsamını gazeteciliğin yanı sıra görsel ve dijital medya sektörlerini de içerecek şekilde genişletmek, ödülün 20 yılı aşkın bir süre önce lansmanından bu yana geçirdiği birçok gelişim aşamasının sürekliliğinde yeni bir bağlantıdır. Bugün, dijital medya, yeni medyayla sonuçlanan şaşırtıcı bir teknolojik ilerlemenin ışığında geniş çapta yayılıyor. Ödülü, yeni çerçevesinde, Arap medyasının mükemmelliğini kutlamanın bir uzantısı haline getirmek için çalışacağız.



Suudi Arabistan yılın ilk çeyreğinde geliri  69,6 milyar doları aştı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’an bir kare  (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’an bir kare  (Reuters)
TT

Suudi Arabistan yılın ilk çeyreğinde geliri  69,6 milyar doları aştı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’an bir kare  (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’an bir kare  (Reuters)

Suudi Arabistan bütçesi, 2026 mali yılının ilk çeyreğinde 69,6 milyar doları aşan gelir kaydetti. Açıklanan bütçe verilerine göre hükümet, ulusal stratejilerin uygulanması için gerekli yatırımları hızlandırma yönünde kararlı bir tutum sergiledi. Bu kapsamda toplam harcamalar yaklaşık 387 milyar riyale (103,2 milyar dolar) ulaşarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20 arttı. Harcamalardaki bu genişleme, ekonomik çeşitlendirme hedeflerini hızlandırmayı amaçlarken mali sürdürülebilirliğin korunması da gözetildi. Bu çerçevede söz konusu dönemde 126 milyar riyal (33,6 milyar dolar) bütçe açığı oluştu.

Gelir tarafında ise toplam devlet gelirleri yaklaşık 261 milyar riyal (69,6 milyar dolar) olarak gerçekleşti. Petrol gelirleri yüzde 3 gerileyerek 145 milyar riyal (38,6 milyar dolar) seviyesine inerken, petrol dışı gelirler artış eğilimini sürdürdü ve 116 milyar riyale (30,9 milyar dolar) ulaştı. Bu kalem, 2025’in ilk çeyreğine kıyasla yüzde 2 büyüme kaydederek bütçenin küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmalara karşı dayanıklılığını güçlendirdi.

Sosyal öncelikler kapsamında ise bütçe, vatandaş odaklı kalkınma yaklaşımının sürdüğünü ortaya koydu. Sağlık ve sosyal kalkınma harcamaları yüzde 12 artarak 81 milyar riyale (21,6 milyar dolar) yükselirken, sosyal yardımlar için ayrılan kaynak da yüzde 2 artışla 31 milyar riyale (8,2 milyar dolar) çıktı.


Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri'nin güvenliğini ve istikrarını koruma çabalarına desteğini teyit etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman ve Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman ve Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri'nin güvenliğini ve istikrarını koruma çabalarına desteğini teyit etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman ve Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman ve Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, dün yaptığı açıklamada ülkesinin Birleşik Arap Emirlikleri’nin güvenliği ve istikrarını savunma konusunda yanında olduğunu vurguladı.

Veliaht Prens, Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, İran’ın BAE’yi hedef alan “gerekçesiz saldırılarını” Suudi Arabistan’ın şiddetle kınadığını ifade etti.

Görüşmede taraflar, bölgedeki son gelişmeleri ele alırken, güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine yönelik yolları da değerlendirdi.

BAE Savunma Bakanlığı, dün yaptığı açıklamada, İran’dan gelen 12 balistik füze, 3 seyir füzesi ve 4 insansız hava aracının (İHA) etkisiz hale getirildiğini duyurdu. Bu gelişme, bölgede yeni bir güvenlik gerilimini ortaya çıkardı.

Öte yandan İran’dan gönderilen bir İHA’nın Füceyre Petrol Sanayi Bölgesi’ni hedef alması sonucu Hindistan uyruklu 3 kişi orta derecede yaralandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı da yaptığı açıklamada, İran’ın füze ve İHA’larla BAE’deki sivil ve ekonomik tesislerle bir BAE şirketine ait gemiyi hedef almasını en sert ifadelerle kınadı.

Bakanlık, Suudi Arabistan’ın BAE’nin egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak için alacağı tüm tedbirlerde yanında olduğunu yineleyerek, İran’a saldırıları durdurma, uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına uyma ve iyi komşuluk ilkelerine saygı gösterme çağrısında bulundu.

Suudi Arabistan ayrıca, bölgede artan askeri gerilimden duyduğu endişeyi dile getirerek, tansiyonun düşürülmesi, itidal çağrıları ve Pakistan arabuluculuğu başta olmak üzere diplomatik çabaların desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Ortadoğu’nun daha fazla istikrarsızlığa sürüklenmemesi için siyasi çözümlerin önemine dikkat çekildi.

Suudi Arabistan ayrıca, Hürmüz Boğazı’nda uluslararası deniz taşımacılığının 28 Şubat öncesindeki normal seyrine dönmesi gerektiğini belirterek, gemilerin güvenli ve engelsiz geçişinin sağlanması çağrısında bulundu.


BAE’de füze alarmı: İran’dan fırlatılan 4 seyir füzesi engellendi

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
TT

BAE’de füze alarmı: İran’dan fırlatılan 4 seyir füzesi engellendi

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)

Birleşik Arap Emirlikleri Savunma Bakanlığı, bugün (pazartesi) yaptığı açıklamada, İran’dan ülkeye doğru gelen 4 “seyir füzesinin” tespit edildiğini duyurdu. Açıklamada, bunlardan 3’ünün BAE karasuları üzerinde başarıyla etkisiz hâle getirildiği, dördüncü füzenin ise denize düştüğü belirtildi. Bölge yeni bir gerilime sahne oluyor.

Bakanlık, X platformundaki hesabından yayımladığı açıklamada, ülkenin farklı bölgelerinde duyulan seslerin “hava tehditlerinin başarılı şekilde önlenmesinden” kaynaklandığını belirtildi. Açıklamada, kamuoyuna bilgileri resmî kaynaklardan edinmeleri, doğruluğunu teyit etmeleri ve uyarı mesajları geldiğinde genel güvenlik talimatlarına uymaları çağrısı yapıldı.

Uyarılar

Gelişmeler, ülkenin kuzey emirliklerinde verilen acil uyarılar ve çalan sirenlerle eş zamanlı yaşandı. Acman ve Ras el-Hayme’de cep telefonlarına gönderilen mesajlarda, BAE İçişleri Bakanlığı’nın çağrısıyla halktan güvenli binalara sığınmaları, pencerelerden, kapılardan ve açık alanlardan uzak durmaları istendi. Bu uyarılar “olası füze tehdidi” gerekçesiyle yapıldı.

Mesajlardan birinde, “Mevcut durum ve olası füze tehdidi nedeniyle lütfen derhâl pencerelerden, kapılardan ve açık alanlardan uzak, güvenli bir binaya sığının ve resmî talimatları bekleyin” ifadeleri yer aldı. Yetkili makamlar daha sonra “durumun şu an güvenli olduğunu” belirterek, halkı günlük faaliyetlerine dönmeye ve resmî talimatları takip etmeye çağırdı.

Sahadaki bir diğer gelişmede ise Füceyre Petrol Sanayi Bölgesi’nde (FOIZ) İran’dan gelen bir insansız hava aracıyla düzenlenen saldırı sonucu yangın çıktığı bildirildi.

Füceyre Emirliği Medya Ofisi, sivil savunma ekiplerinin yangına derhâl müdahale ettiğini ve kontrol altına alma çalışmalarının sürdüğünü açıkladı. Kamuoyundan söylentilere itibar etmemeleri ve yalnızca resmî kaynaklara güvenmeleri istendi.

Daha sonra yapılan açıklamada, İran saldırısı sonucu petrol sanayi bölgesinde Hindistan uyruklu 3 kişinin orta derecede yaralandığı ve tedavi için hastaneye kaldırıldığı belirtildi.

Umman’da ise bir güvenlik kaynağı, Musandam vilayetine bağlı Baha (Bukha) bölgesindeki Tibat’ta bir şirket çalışanlarına ait konutun hedef alındığını bildirdi. Olayda iki yabancı uyruklu kişi orta derecede yaralanırken, 4 araç ve yakınlardaki bir evin camları zarar gördü. Kaynak, saldırının kaynağına ilişkin detay vermezken, yetkili kurumların incelemelerini sürdürdüğünü ve gerekli tüm önlemlerin alındığını ifade etti.

Tehlikeli tırmanış

Saldırıların ardından BAE, ülke içindeki sivil hedefleri füze ve insansız hava araçlarıyla hedef alan “hain terör saldırılarının yeniden başlamasını” en sert şekilde kınadığını açıkladı.

BAE Dışişleri Bakanlığı, bu saldırıların “tehlikeli bir tırmanış, kabul edilemez bir ihlal ve ülkenin güvenliği, istikrarı ile toprak bütünlüğüne doğrudan tehdit” oluşturduğunu belirtti. Açıklamada, bunun uluslararası hukuk ilkeleri ve Birleşmiş Milletler Şartı ile çeliştiği vurgulandı.

BAE, “her koşulda güvenliğini ve egemenliğini korumaktan geri durmayacağını” belirterek, uluslararası hukuk çerçevesinde egemenliğini, ulusal güvenliğini, toprak bütünlüğünü ve vatandaşları ile ülkede yaşayanları korumak için gerekli karşılığı verme hakkını saklı tuttuğunu ifade etti.

Ayrıca sivillerin ve sivil altyapının hedef alınmasının “hukuki ve insani tüm ölçütlere göre kabul edilemez” olduğu belirtilerek, bu saldırıların derhâl durdurulması ve tüm düşmanca eylemlerin son bulması çağrısı yapıldı.

BAE, artan bölgesel gerilimler ve özellikle Körfez ile Hürmüz Boğazı’ndaki denizcilik ve enerji güvenliği bağlamında, bu saldırıların ve sonuçlarının “tam sorumluluğunu” İran’a yükledi.

Petrol tankerine saldırı

BAE ayrıca, Hürmüz Boğazı’ndan geçişi sırasında ADNOC’a ait bir ulusal petrol tankerine iki insansız hava aracıyla düzenlenen “İran kaynaklı terör saldırısını” da kınadı. Açıklamada, bu saldırının BM Güvenlik Konseyi’nin 2817 sayılı kararının açık ihlali olduğu ve küresel denizcilik ile enerji güvenliğine doğrudan tehdit teşkil ettiği belirtildi.