Kazımi ve Barzani: Irak bölgesel hesapların görüldüğü arenaya dönüştürülmemeli

Mustafa el-Kazımi ve Neçirvan Barzani (INA)
Mustafa el-Kazımi ve Neçirvan Barzani (INA)
TT

Kazımi ve Barzani: Irak bölgesel hesapların görüldüğü arenaya dönüştürülmemeli

Mustafa el-Kazımi ve Neçirvan Barzani (INA)
Mustafa el-Kazımi ve Neçirvan Barzani (INA)

Irak Başbakanı Mustafa el-Kazımi ve Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani, Irak'ın bölgesel hesaplaşma arenasına dönüştürülmesini reddettiklerini açıkladılar.
Irak hükümeti tarafından yapılan basın açıklamasında, Kazımi'nin Kürdistan bölgesine yaptığı ziyarette Barzani ile görüştüğü belirtildi. Görüşmede, “siyasi süreçteki son gelişmelerin yanı sıra, federal hükümetin çalışmalarını ve Kürdistan bölgesindeki siyasi aktörlerin görüşlerini yakınlaştırmak, iç barışı korumak ve diyaloğu çözüm üretmek için tek yaklaşım olarak benimsemek hedefiyle gösterilen çabaları” ele aldılar.
Kazımi, 10 Ekim 2021'de Irak'ta yapılan erken parlamento seçimlerinin sonuçlarının arka planında ülkedeki siyasi krizden çıkmak için Kürt liderlerle görüşmek üzere Erbil Valiliği'ne geldi.
İki taraf, Iraklıların kanları ve canları ile kamu ve özel fonların ve mülklerin korunmasının hem bir amaç hem de bir hedef olduğunu, herkesin güvenlik güçleriyle iş birliği yapması ve Irak'ın güvenliğini ve istikrarını korumada onlara yardım etme gerekliliğini vurguladı. Taraflar ayrıca, "Kürdistan bölgesini hedef alan son gelişmeleri ve Irak egemenliğine saygı gösterilmesi gerekliliğini ve Irak'ın bölgesel hesaplaşma arenasına dönüştürülmesinin reddedilmesi, Irak ve Kürdistan bölgesinin iyi komşuluk ilişkilerine bağlılığı ile Irak topraklarının komşu ülkeler için bir tehdit kaynağına dönüşmemesi" konularını da ele aldı.
Kazımi, eski Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin ölümünün 5. yıldönümü münasebetiyle yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Bu hükümetten kana bulaşması ve şüpheli anlaşmalar ve açıklanan hırsızlıklar karşısında sessiz kalarak tüm tarafları memnun etmesi istendi. Hükümetten ayrıca, bazıları tarafından, gerçek bir değişiklik olmaksızın belirli bir aşamayı geçmek için bir köprü olması beklendi. Asgari hak talep eden sesleri bastırmak, ellerinde alet olmak isteyenler oldu ama başaramadılar. Bu yüzden ne pahasına olursa olsun onu engellemek için önüne engeller koyuyorlar.”
Son ana kadar yorulmadan bıkmadan diyalog çağrısında bulunacağını söyleyen Kazımi, “Diyalog çağrısında bulunacağız, diyalog mekanizmalarını kullanacağız ve bedeli ne olursa olsun halkımızın kanını ve onurunu koruyacağız. Saldırıya uğrasak ya da zayıf olarak tanımlansak da Irak’ın kanını kutsal sayıyoruz ve kan dökülmesini engellemeyi kırmızı çizgimiz olarak görüyoruz. Huzur, barış ve kan dökülmeyen bir gelecek adına şiddet ve kavgayı sona erdirmek için çalışıyoruz. Diyalog, diyalog, diyalog... Başka hiçbir şeye bağlı kalmayalım, çünkü krizi çözmenin tek yolu bu, aksi takdirde ateş herkesi yakar. Asıl cesaret Iraklıların çıkarlarını, güvenliklerini ve toplumsal barışını korumak ve gelecek nesillerimizin geleceğini birlikte düşünmektir. Çünkü siyaset dünyasında değerlerin ve ahlakın yok olduğu, suçlama ve ihanet dilinin sükûnet ve diyalog diline baskın çıktığı bir dönemde yaşıyoruz.”
Kazımi ve Kürdistan Demokrat Partisi Başkanı Mesud Barzani, siyasi ve sosyal faaliyetlerin anlaşmayı kolaylaştırma, gerilim seviyesini düşürme ve federal demokratik bir Irak'ı kışkırtmaktan kaçınmadaki rolünün, anayasa ve hukuk her şeyin üstünde olmasının önemini vurguladılar. Erbil Valiliği'ndeki görüşmede iki taraf, şu anda genel durumu etkileyen siyasi çıkmazdan kurtulmak için tüm siyasi güçler arasında ulusal bir diyaloğun benimsenmesi gerektiğinin altını çizdi.
Taraflar, Bağdat ve Erbil arasında koordinasyonu sürdürme, başta terörle mücadele ve Irak topraklarına tekrarlanan saldırılar ve Irak topraklarının komşu ülkeleri tehdit edecek başlangıç ​​noktası ya da sığınak olmaması olmak üzere bir dizi dosyayı ele aldı.



Güvenlik güçleri, Esed rejiminin kalıntılarından bir lideri etkisiz hale getirdi

Suriye İçişleri Bakanlığı'nın Cebel kırsalındaki "Saraya el-Cevad"ı hedef alan çifte güvenlik operasyonunun havadan görüntüsü.
Suriye İçişleri Bakanlığı'nın Cebel kırsalındaki "Saraya el-Cevad"ı hedef alan çifte güvenlik operasyonunun havadan görüntüsü.
TT

Güvenlik güçleri, Esed rejiminin kalıntılarından bir lideri etkisiz hale getirdi

Suriye İçişleri Bakanlığı'nın Cebel kırsalındaki "Saraya el-Cevad"ı hedef alan çifte güvenlik operasyonunun havadan görüntüsü.
Suriye İçişleri Bakanlığı'nın Cebel kırsalındaki "Saraya el-Cevad"ı hedef alan çifte güvenlik operasyonunun havadan görüntüsü.

Suriye güvenlik güçleri dün, Suriye kıyısındaki Lazkiye Valiliği'ne bağlı Cebel kırsalında, Beşşar Esed rejiminin kalıntılarından biri olarak kabul edilen "Saraya el-Cevad" milislerinin karargahını hedef alan çifte operasyon düzenledi. Operasyonda milis lideri Beşşar Abdullah Ebu Rukayye ve iki komutanı öldürüldü, 6 milis ise yakalandı.

Operasyonlar, DEAŞ'ın Suriye'nin doğusunda devriyelere, güvenlik güçlerine ve ordu mensuplarına yönelik saldırılarını artırmasıyla eş zamanlı olarak geldi; bu saldırılar arasında dün Deyrizor'da bir Suriye askerinin öldürülmesi de yer alıyordu. Grup, sivilleri askeri ve güvenlik karargahlarından uzak durmaları konusunda uyardı.

Araştırmacı Abbas Şerif, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, rejimin kalıntıları ile DEAŞ arasında ülkeyi istikrarsızlaştırmak ve güvenlik ortamını yeniden şekillendirmek konusunda karşılıklı bir çıkar olduğunu söyledi. İslamcı gruplar konusunda uzmanlaşmış araştırmacı Urabi Urabi de DEAŞ'ın son aşamalarında olduğu ve defalarca dağıtıldığı için tutarlı bir liderlik yapısını yeniden kuramadığı değerlendirmesinde bulundu.


DEAŞ Suriye'de 4 güvenlik görevlisini öldürdü

Suriye yetkililerine bağlı bir güç, Rakka vilayetinde, 24 Ocak 2026 (AP)
Suriye yetkililerine bağlı bir güç, Rakka vilayetinde, 24 Ocak 2026 (AP)
TT

DEAŞ Suriye'de 4 güvenlik görevlisini öldürdü

Suriye yetkililerine bağlı bir güç, Rakka vilayetinde, 24 Ocak 2026 (AP)
Suriye yetkililerine bağlı bir güç, Rakka vilayetinde, 24 Ocak 2026 (AP)

Suriye Arap Haber Ajansı (SANA), DEAŞ militanlarının pazartesi günü kuzey Suriye'de hükümet güvenlik güçlerinin dört üyesini öldürdüğünü ve bunun Beşşar Esed'in devrilmesinden bu yana hükümet güçlerine yönelik en ölümcül saldırı olduğunu bildirdi.

Rakka'nın batısındaki bir kontrol noktasına yapılan saldırı, militan grubun Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara hükümetine yönelik saldırılarında bir tırmanışa işaret ediyor. Bu saldırı, grubun hükümete karşı "yeni bir operasyon aşaması" başlattığını duyurmasından iki gün sonra gerçekleşti.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre grup dün Rakka'da Suriye hükümet güçlerine mensup çok sayıda askerin öldürüldüğünü ve yaralandığını iddia etti. Cumartesi günü ise Suriye'nin kuzey ve doğusunda ordu personeline yönelik iki saldırının sorumluluğunu üstlenmiş ve bu saldırılarda bir asker ve bir sivil hayatını kaybetmişti.

SANA, güvenlik güçlerinin pazartesi günü bir saldırıyı engellediğini ve militanlardan birini öldürdüğünü bildirdi. Güvenlik kaynaklarına atıfta bulunan ajans, saldırıyı DEAŞ'ın gerçekleştirdiğini belirtti. Grup dün ayrıca, Suriye'nin doğusundaki Deyrizor vilayetine bağlı Meyadin şehrinde bir ordu karargahına düzenlenen ve bir askerin öldürüldüğü ayrı bir saldırının sorumluluğunu da üstlendi.

Grup, birkaç gün önce aynı şehirde yine saldırı gerçekleştirmişti.

Suriye hükümeti geçen yıl ABD liderliğindeki DEAŞ karşıtı uluslararası koalisyona katıldı. Ocak ayında hükümet güçleri, Kürt liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri'nden (SDG) Rakka'yı ve Suriye'nin kuzey ve doğusundaki çevre bölgelerin büyük bir bölümünü ele geçirdi.

Bu arada, üç Suriyeli askeri ve güvenlik kaynağı, ABD güçlerinin dün ülkenin kuzeydoğusundaki en büyük askeri üssünden çekilmeye başladığını, bunun da on yıl önce DEAŞ ile mücadele etmek için Suriye'ye konuşlandırılan ABD güçlerinin daha geniş geri çekilmesinin bir parçası olduğunu söyledi.


Beyaz Saray, el-Maliki'nin adaylığını reddettiğini yineledi

Sudani ve Barak, dün Bağdat'ta ABD'li petrol devi Chevron ile ön anlaşmaların imzalanmasına katıldı (Reuters)
Sudani ve Barak, dün Bağdat'ta ABD'li petrol devi Chevron ile ön anlaşmaların imzalanmasına katıldı (Reuters)
TT

Beyaz Saray, el-Maliki'nin adaylığını reddettiğini yineledi

Sudani ve Barak, dün Bağdat'ta ABD'li petrol devi Chevron ile ön anlaşmaların imzalanmasına katıldı (Reuters)
Sudani ve Barak, dün Bağdat'ta ABD'li petrol devi Chevron ile ön anlaşmaların imzalanmasına katıldı (Reuters)

Irak'taki Şii "koordinasyon çerçevesinin" Nuri el-Maliki'nin yerine yeni bir başbakan ataması için ABD'nin son bir süre belirlediği yönündeki haberlerin ortasında, Beyaz Saray'dan üst düzey bir yetkili, Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, Washington'un eski Irak başbakanının adaylığını reddettiğini yineledi.

Üst düzey ABD yetkilisi şunları söyledi: "İran'ın kontrolündeki bir hükümet Irak'ın çıkarlarını önceliklendiremez, Irak'ı bölgesel çatışmalardan uzak tutamaz ve Amerika Birleşik Devletleri ile Irak arasında karşılıklı yarar sağlayan bir ortaklığı geliştiremez."

Amerikan direnişi, ABD Başkanı Donald Trump'ın yaptırım uygulama ve yardımları kesme tehditleriyle doruk noktasına ulaştı; zira Washington'un yaptırımlar, Irak'ın Federal Rezerv Bankası'ndaki petrol ihracat gelirlerinin dondurulması ve Irak'ın ABD doları rezervlerine erişiminin kısıtlanması gibi birçok baskı taktiği olduğu biliniyor.