İran'dan ABD'nin kınamasına tepki: "Biden, ülkesinin insan hakları karnesine kafa yorsaydı"

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

İran'dan ABD'nin kınamasına tepki: "Biden, ülkesinin insan hakları karnesine kafa yorsaydı"

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, ülkesindeki gösterilerde emniyet güçlerinin müdahalesini kınayan ABD'yi riyakarlıkla suçladı.
Kenani, Instagram hesabından yaptığı paylaşımda, Mahsa Amini'nin ölümünün ardından ülke geneline yayılan protesto gösterilerinde, İran polisinin eylemcilere uygulamaları nedeniyle kınayan Washington yönetimine tepki gösterdi.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Kenani, şu ifadeleri kullandı:
"Dünyada herkes yıllardır, ABD'nin insan hakları alanındaki gerçek ve maskesiz yüzünü Filistin, Afganistan, Irak, Yemen, Libya, Suriye... hatta Amerika'nın kendi topraklarında dahi görmüştür.
Sayın Joe Biden, insan hakları savunuculuğuna soyunmadan önce kendi ülkesinin bu konudaki karnesinin nasıl olduğuna kafa yorsaydı daha iyiydi. Gerçi riyakarların düşünmeye ihtiyaçları yoktur."
Beyaz Saray sözcüsü Karine Jean-Pierre, dün, ABD Başkanı Joe Biden ile Porto Riko'ya giderken uçakta gazetecilere yaptığı açıklamada, İran güvenlik güçlerinin hafta sonu barışçıl göstericilere yönelik müdahalesini kınadıklarını belirterek, “Güvenlik güçlerinin üniversite öğrencilerinin barışçıl protestolarına şiddet ve kitlesel tutuklamalarla yanıt verdiğine dair raporlar karşısında alarma geçtik ve dehşete düştük” demişti.

İran'daki gösteriler
Tahran'da 13 Eylül'de 22 yaşındaki Mahsa Amini'nin "başörtüsü kurallarına uymadığı" gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra ölümü üzerine 17 Eylül'de başlayan gösteriler, görece sakin geçen iki günün ardından 1 Ekim Cumartesi günü üniversitelerin açılmasıyla yeniden alevlenmişti.
Bu kapsamda başkent Tahran başta olmak üzere ülkenin birçok kentinde üniversitelerde gösteriler düzenlenmiş, Tebriz Üniversitesi ve Tahran'daki San'at-ı Şerif üniversiteleri başta olmak üzere bazı üniversitelerde güvenlik güçleri göstericilere sert müdahalede bulunmuştu. Söz konusu gösterilerde bazı öğrencilerin yaralandığı ve yüzlerce kişinin gözaltına alındığı belirtilmişti.



Arap Koalisyonu liderliğindeki askeri komite, Yemen güçlerini birleştirmek ve devleti yeniden kurmak için harekete geçti

Aden Valisi ve yeni Devlet Bakanı Abdurrahman Şeyh, Alimi'nin huzurunda yemin etti (SABA)
Aden Valisi ve yeni Devlet Bakanı Abdurrahman Şeyh, Alimi'nin huzurunda yemin etti (SABA)
TT

Arap Koalisyonu liderliğindeki askeri komite, Yemen güçlerini birleştirmek ve devleti yeniden kurmak için harekete geçti

Aden Valisi ve yeni Devlet Bakanı Abdurrahman Şeyh, Alimi'nin huzurunda yemin etti (SABA)
Aden Valisi ve yeni Devlet Bakanı Abdurrahman Şeyh, Alimi'nin huzurunda yemin etti (SABA)

Yemen Başkanlık Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu liderliğinde, tüm askeri güçlerin ve oluşumların hazırlanmasından, donatılmasından ve komutasından sorumlu olacak bir yüksek askeri komite kurulduğunu duyurdu. Bu komite, askeri karar alma sürecini birleştirmek ve Husilerin barışı reddetmesi durumunda devletin kurumlarını barışçıl yahut zorla yeniden kurmaya hazır olmasını sağlamak amacıyla kuruldu.

Dün televizyonda yayınlanan konuşmasında Alimi, Hadramut ve Mahra illeri, geçici başkent Aden ve kurtarılan diğer bölgelerdeki askeri kampların devrinin tamamlandığını doğruladı. Alimi, devletin güney davasına bağlılığını, Suudi Arabistan'ın himayesinde kapsamlı bir güney diyalog konferansının düzenlenmesini desteklediğini ve konferansın sonuçlarının bölgesel ve uluslararası garantiler altında uygulanacağını bir kez daha teyit etti.

Öte yandan, Yemen cumhurbaşkanlığından bir kaynak, Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE), Başkanlık Konseyi üyesi Ferec el-Bahsani'nin, Konsey liderliğiyle çalışmak ve Suudi Arabistan'ın desteklediği devam eden çabalara katılmak üzere Riyad'a gitmesine izin vermesini istedi.

Son günlerde Bahsani ile iletişime geçmenin imkansız olduğunu doğrulayan kaynak, BAE’li yetkililerin onun Başkanlık Konseyi'ndeki görevlerini yerine getirmek için ülkeyi terk etmesine izin vermediğini ima etti.


Suriye: SDG'nin Fırat Nehri'nin su pompalama işlemini durdurmasının ardından Halep'te su kesintisi yaşandı

Halep'te Suriye güvenlik güçlerine ve orduya ait araçlar (Reuters)
Halep'te Suriye güvenlik güçlerine ve orduya ait araçlar (Reuters)
TT

Suriye: SDG'nin Fırat Nehri'nin su pompalama işlemini durdurmasının ardından Halep'te su kesintisi yaşandı

Halep'te Suriye güvenlik güçlerine ve orduya ait araçlar (Reuters)
Halep'te Suriye güvenlik güçlerine ve orduya ait araçlar (Reuters)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Halep'in doğusundaki Fırat Nehri'nden su pompalama işlemini durdurduktan sonra, dün akşam Halep şehrine su temini aksadı, şehirde ve kırsal kesimde yaşayan milyonlarca insan susuz kalma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.

Şarku'l Avsat'ın DPA'dan aktardığına göre Suriye Enerji Bakanlığı yaptığı açıklamada, “Halep'in doğu kırsalındaki el-Babiri istasyonundan su pompalanması, SDG'ye bağlı askeri unsurların doğrudan emriyle bugün saat 17:30'da durduruldu” ifadesini kullandı.

Enerji Bakanlığı'nın açıklamasında, “El-Babiri istasyonu SDG'nin kontrolü altında ve Halep şehri ile kırsalının ana su kaynağıdır. İstasyonun kapatılması, tüm vilayete doğrudan zarar vermiş ve vatandaşların yaşamları ile temel hizmetler üzerinde olumsuz bir etki yaratmıştır” denildi.


Bishara Bahbah: Salı günkü Barış Konseyi'nin ardından Gazze Yönetim Komitesi toplanacak

Bishara Bahbah, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında (Bahbah'ın X hesabı)
Bishara Bahbah, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında (Bahbah'ın X hesabı)
TT

Bishara Bahbah: Salı günkü Barış Konseyi'nin ardından Gazze Yönetim Komitesi toplanacak

Bishara Bahbah, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında (Bahbah'ın X hesabı)
Bishara Bahbah, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında (Bahbah'ın X hesabı)

Gazze'deki arabulucu ve “Barış İçin Arap Amerikalılar" komitesinin başkanı Bishara Bahbah, dün Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, aldığı bilgilere göre ABD Başkanı Donald Trump'ın 13 Ocak Salı günü Gazze Şeridi için geçici bir yönetimi denetleyecek "Barış Konseyi"ni açıklayacağını söyledi. Bunun ardından bir veya iki gün sonra Kahire'deki toplantılar sırasında Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulacağını belirtti.

Filistin kökenli Amerikalı Bahbah, “Barış Konseyi”nin Katar, Mısır ve BAE de dahil olmak üzere birçok ülkeyi içereceğini ve teknokratlardan oluşacak komitesinin isimlerinin “İsrail'in itirazıyla karşılaştığını, perşembe ve cuma günleri Gazze'deki (Barış Konseyi) direktörlüğü pozisyonuna aday olan Nikolay Mladenov'un İsrail ve Ramallah'a yaptığı iki ziyaret sırasında bu isimler üzerinde anlaşmaya varıldığını” açıkladı.