Pakistan Başbakanı Şerif, eski lider İmran Han'a yüklendi: Dünyanın en büyük yalancısı

"Ülke tarihindeki en bencil, benmerkezci ve çocukça davranan siyasetçi"

71 yaşındaki Şahbaz Şerif, 2020'de 76 milyon dolar kara para akladığı gerekçesiyle gözaltına alınmıştı (AFP)
71 yaşındaki Şahbaz Şerif, 2020'de 76 milyon dolar kara para akladığı gerekçesiyle gözaltına alınmıştı (AFP)
TT

Pakistan Başbakanı Şerif, eski lider İmran Han'a yüklendi: Dünyanın en büyük yalancısı

71 yaşındaki Şahbaz Şerif, 2020'de 76 milyon dolar kara para akladığı gerekçesiyle gözaltına alınmıştı (AFP)
71 yaşındaki Şahbaz Şerif, 2020'de 76 milyon dolar kara para akladığı gerekçesiyle gözaltına alınmıştı (AFP)

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Birleşik Krallık'ın önde gelen gazetelerinden Guardian'a verdiği söyleşide, eski lider İmran Han'ın "dünyadaki en büyük yalancı" olduğunu iddia etti.
Şerif, Han'ın izlediği politikaların ülkeyi kutuplaştırdığını ve yıkıma uğrattığını savundu.
Başbakan, Han hakkında "ülke tarihindeki en bencil, benmerkezci ve çocukça davranan siyasetçi" ifadelerini kullandı. 
Şerif, şunları söyledi: 
"Ülkem için daha önce hiç olmadığı kadar endişeliyim. İmran Han, toplumu inanılmaz derecede zehirledi ve hiç görülmemiş biçimde kutuplaştırdı. Olguları çarpıtıyor ve nefret yaratıyor."
Pakistan başbakanı, 20-26 Eylül'de New York'ta düzenlenen Birleşmiş Milletler 77. Genel Kurul toplantısında, bazı liderlerden Han'ın kişiliğine dair yorumlar aldığını da öne sürdü.
Hangi liderlerle konuştuğunu açıklamayan Şerif, "Bazı liderler, birebir konuşmalarımızda bana Han'In kişiliğinden bahsetti. Onun kaba, yalancı ve bir 'narsisist' olduğunu söylediler" dedi.
Şerif, Han'ın iktidardayken izlediği politikalarla Pakistan'ın Çin ve ABD'yle ilişkilerine zarar verdiğini de belirterek, bunları onarmayı hedeflediğini ifade etti.
Pakistan eylülde ABD'yle 450 milyon dolar değerinde F-16 destek paketi anlaşması yapmıştı.
Şerif, Han döneminde durma noktasına gelen "Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru" (CPEC) projesini de yeniden canlandıracağını söyledi.
CPEC, Çin'in kapsamlı Kuşak ve Yol Girişimi'nin önemli bir parçası. Proje, Çin'in kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ni, Pakistan'ı kuzeydoğu-güneybatı yönünde kat ederek Gwadar ve Karaçi limanlarıyla Umman Denizi'ne bağlamayı amaçlıyor.
CPEC kapsamında yürütülen kara yolu projeleri, liman ve serbest bölge inşaatlarının büyüklüğü 2020 itibarıyla 70 milyar doları aşmıştı.
Öte yandan Batılı analistler, Çin'in bu projeyle Pakistan'ı "borç tuzağına sokmaya çalıştığını" iddia etmişti.
Şerif, Çin'in "Pakistan'ın en güvenilir dostlarından biri" olduğunu söyleyerek, projenin hem Pakistan hem de bölge için olumlu katkılar sağlayacağını savundu.

Han hükümetinin düşüşü
10 Nisan'da parlamentoda yapılan güven oylamasında, 174 "hayır" oyu alan Han hükümeti düşmüştü.
Ülkede üç dönem başbakanlık yapan Navaz Şerif'in kardeşi Şahbaz Şerif, 11 Nisan'da Meclis'te düzenlenen seçimde 174 oyla salt çoğunluğun desteğini alarak başbakan seçilmişti.
Han hakkında 21 Ağustos'ta, "polis ve yargıcı tehdit ettiği" gerekçesiyle Terörle Mücadele Yasası kapsamında işlem başlatılmıştı.
Söz konusu işlemde, Han'ın "Yargıç Zeba Çaudri, İslamabad Emniyet Müdürü ve onun yardımcısını tehdit ve terörize ettiği" belirtilmişti.
1 Ekim'deyse Margalla bölgesi yerel sulh hakimi, Han hakkında tutuklama emri çıkarmıştı.
Hükümetin düşme sürecinde Han'ın özellikle dış politika konularında orduyla anlaşmazlıklar yaşaması da önemli unsurlardan biriydi.
Han, bir tehdit mektubuna atıfla ABD tarafından kendisine karşı komplo düzenlendiğini iddia etmiş, diğer yandan da askeri elitlerin "ABD'nin kuklası" olduğunu öne sürmüştü.
Independent Türkçe, Guardian, AA



ABD Temsilciler Meclisi, Epstein davasıyla ilgili olarak Adalet Bakanı’nı ifadeye çağırdı

ABD Temsilciler Meclisi, Epstein davasıyla ilgili olarak Adalet Bakanı’nı ifadeye çağırdıABD Adalet Bakanı Pam Bondi (EPA)
ABD Temsilciler Meclisi, Epstein davasıyla ilgili olarak Adalet Bakanı’nı ifadeye çağırdıABD Adalet Bakanı Pam Bondi (EPA)
TT

ABD Temsilciler Meclisi, Epstein davasıyla ilgili olarak Adalet Bakanı’nı ifadeye çağırdı

ABD Temsilciler Meclisi, Epstein davasıyla ilgili olarak Adalet Bakanı’nı ifadeye çağırdıABD Adalet Bakanı Pam Bondi (EPA)
ABD Temsilciler Meclisi, Epstein davasıyla ilgili olarak Adalet Bakanı’nı ifadeye çağırdıABD Adalet Bakanı Pam Bondi (EPA)

Kongre komitesi dün yaptığı açıklamada, cinsel suçlardan hüküm giymiş Amerikalı iş adamı Jeffrey Epstein'e yönelik soruşturmanın devamı olarak Adalet Bakanı Pam Bondi'yi kapalı oturumda ifade vermeye çağırdığını belirtti.

Çağrıya göre Bondi, 14 Nisan'da Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi önünde yeminli ifade verecek.

Bondi, Adalet Bakanlığı'nın, 2008'de reşit olmayan bir kızı fuhuşa teşvik etmekten mahkum edilen, öncesinde ve sonrasında siyasi ve iş dünyası liderleriyle yakın bağları bulunan finansçı Epstein ile bağlantılı etkili kişilerin isimlerini gizlediği yönündeki suçlamalarla karşı karşıya.

Epstein 2019'da tekrar tutuklandı ve federal cinsel istismar suçlamalarıyla karşı karşıya iken cezaevinde öldü. Soruşturma, ölümünün intihar olduğu sonucuna vardı.

Adalet Bakanı Bondi ve yardımcısı Todd Blanch'ın bugün komiteye ayrı bir bilgilendirme yapması planlanıyor.

Milletvekilleri, Adalet Bakanlığı'nın dosyaları sansürlemesinin ve gizlemesinin, kasım ayında Kongre tarafından büyük bir çoğunlukla kabul edilen bir yasanın izin verdiği sınırlı istisnaları aştığı yönünde şikayette bulundular.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Adalet Bakanlığı yasal ayrıcalıkları gerekçe göstererek, çok sayıda belgeyi yayınlamaktan kaçındı.

Bondi, Adalet Bakanlığı'ndaki 500'den fazla avukatın, çok sayıda materyal ve belgeyi incelemek için yoğun bir program çerçevesinde çalıştığını söyledi.

Epstein dosyaları, Bondi'nin Trump yönetimi dönemindeki Adalet Bakanı olarak görev yaptığı süre boyunca peşini bırakmadı. Başkanın bazı destekçileri, Adalet Bakanlığı'nın Epstein hakkındaki soruşturmasıyla ilgili materyalleri yayınlamayacağını açıklamasının ardından geçen yıl Bondi'yi örtbas etmekle suçladı ve bu durum Trump ile Epstein arasındaki eski dostluğu yeniden gündeme getirdi.

Cumhuriyetçi başkan, Epstein ile ilişkilerini 2008'deki mahkumiyetinden yıllar önce kestiğini söylüyor ve cinsel istismara dair hiçbir kanıt görmediğini defalarca belirtti.

Emniyet güçleri, Epstein ile ilgili olarak Trump aleyhine herhangi bir suçlama yöneltmedi.


İsrail Cumhurbaşkanı: Laricani suikastı İran'da protestolar için bir fırsattır

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, 20 Mart 2022'de Fransa'nın güneyindeki Toulouse kentinde bir konuşma yaptı (Reuters)
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, 20 Mart 2022'de Fransa'nın güneyindeki Toulouse kentinde bir konuşma yaptı (Reuters)
TT

İsrail Cumhurbaşkanı: Laricani suikastı İran'da protestolar için bir fırsattır

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, 20 Mart 2022'de Fransa'nın güneyindeki Toulouse kentinde bir konuşma yaptı (Reuters)
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, 20 Mart 2022'de Fransa'nın güneyindeki Toulouse kentinde bir konuşma yaptı (Reuters)

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani'nin öldürülmesinin, İran halkının protestosunun önünü açtığını söyledi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre Herzog dün Laricani'nin öldürülmesini "çok önemli bir adım" olarak nitelendirerek övdü.

Daha önce İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Laricani'nin Tahran'da bir İsrail hava aracı (İHA) saldırısında öldürüldüğünü belirtmişti.

İsrail, birçok kez Tahran'da rejim değişikliğini hedeflediğini ve İran halkını siyasi liderliği devirmeye çağırdığını açıklamıştı.

İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani (DPA)İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani (DPA)

İsrail ordusu ayrıca İran Besic komutanı Gulam Rıza Süleymani'yi de öldürdüğünü açıkladı.

Herzog, Laricani ve Süleymani'nin nefret ve terörizm yaydığını söyledi. Ayrıca 2006'da iki İsrail askerinin kaçırılmasına ve bunun sonucunda Lübnan'da savaşın çıkmasına da dikkat çekti.

Herzog, Laricani'nin Lübnanlı grup Hizbullah'a onay verdiğini açıkladı. Sözlerine şöyle devam etti: "Bu çatışmanın Ortadoğu için yeni ufuklar açmasını içtenlikle umuyorum. Ayrıca bunun dünyaya ve Avrupa'ya da fayda sağlamasını diliyorum."


UAEA: İran'ın Buşehr nükleer tesisine yapılan saldırıda herhangi bir hasar tespit edilmedi

İran'ın başkenti Tahran'ın güneyindeki Buşehr'de bulunan nükleer reaktör (Arşiv- AP)
İran'ın başkenti Tahran'ın güneyindeki Buşehr'de bulunan nükleer reaktör (Arşiv- AP)
TT

UAEA: İran'ın Buşehr nükleer tesisine yapılan saldırıda herhangi bir hasar tespit edilmedi

İran'ın başkenti Tahran'ın güneyindeki Buşehr'de bulunan nükleer reaktör (Arşiv- AP)
İran'ın başkenti Tahran'ın güneyindeki Buşehr'de bulunan nükleer reaktör (Arşiv- AP)

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), İran'ın Buşehr nükleer santral sahasına dün akşam bir füze isabet ettiğini bildirdiğini doğruladı. UAEA, Buşehr santralinde herhangi bir hasar veya personel yaralanması bildirilmediğini kaydetti.

Rusya devletine ait nükleer enerji şirketi Rosatom ise saldırıyı kınadı ve tesis çevresindeki durumun yatıştırılması çağrısında bulundu.

Görsel kaldırıldı.

Resim  Rosatom Genel Müdürü Alexey Likhachev (Reuters)

Rosatom Genel Müdürü Alexei Likhachev yaptığı açıklamada, "Yaşananları şiddetle kınıyoruz ve çatışmanın tüm taraflarını Buşehr nükleer santrali çevresindeki durumu sakinleştirmek için her türlü çabayı göstermeye çağırıyoruz" dedi.

Açıklamada, saldırının Buşehr nükleer santral sahasında, çalışan bir güç ünitesinin yakınında bulunan ölçüm hizmetleri binası civarında meydana geldiği belirtildi. Açıklamada ayrıca, 1970'lerde bir Alman şirketi tarafından başlatılan ve daha sonra Rusya tarafından tamamlanan santral çevresindeki radyasyon seviyelerinin normal olduğu ve personel arasında herhangi bir yaralanma bildirilmediği kaydedildi.

Şarku’l Avsat’ın Tesnim Haber Ajansı’ndan aktardığına göre İran Atom Enerjisi Kurumu açıklamasında, bir top mermisinin santralin yakınlarına isabet ettiğini bildirdi.