Türkiye'nin 'süper markaları' açıklandı: Kişisel bakım ve temizlik ürünleri ilk sırada yer aldı

Superbrands Türkiye 2022 araştırmasında kişisel bakım ve temizlik ürünleri ilk sırada yer alırken, onu “digital dünya”, “otomotiv” ile “ev temizlik ve bakım ürünleri” izledi.

Türkiye'nin 'süper markaları' açıklandı: Kişisel bakım ve temizlik ürünleri ilk sırada yer aldı
TT

Türkiye'nin 'süper markaları' açıklandı: Kişisel bakım ve temizlik ürünleri ilk sırada yer aldı

Türkiye'nin 'süper markaları' açıklandı: Kişisel bakım ve temizlik ürünleri ilk sırada yer aldı

Superbrands tarafından Türkiye'de 2005 yılından bu yana düzenlenen ve bu yıl 7'ncisi tamamlanan "Süpermarkalar Türkiye 2022" araştırma sonuçları, Superbrands Türkiye temsilcileri Dilek Koç, Gürkan Kınacı, NielsenIQ Tüketici Araştırmaları Direktörü Nur Serenli'nin katıldığı toplantıda paylaşıldı.
Burada konuşan Superbrands Türkiye Temsilcisi Dilek Koç, 1993 yılından bu yana 98 ülkede yapılan Superbrands marka ölçümlendirme programının, Türkiye’de 17. yılını doldurduğunu ve bu yıl 7’nci organizasyonu gerçekleştirdiklerini söyledi.
Kovid-19 salgını nedeniyle ekonomik ve sosyal alanda oluşan değişime dikkati çeken Koç, tüketici davranışları üzerinde kalıcı etkiler oluşturan bu değişimlerin “yeni normal” olarak tanımlandığını aktardı.
Koç, markaların tüketici davranışlarındaki değişimlere uyum sağlamak ve rekabet üstünlüğü kazanabilmek için yeni stratejiler aradığı bu yeni süreçte yapılan “Superbrands Türkiye 2022” saha araştırma ve çalışmasının bu açıdan büyük önem taşıdığını vurguladı.
Superbrands Türkiye olarak, “Superbrands kriterlerine” göre 4 bin 200 marka arasından 1.248 markayı aday marka olarak belirlediklerini bildiren Koç, şöyle devam etti:
“Marka ile ilişkili sivil toplum kuruluşlarının konusunda uzman yöneticilerinden oluşan seçici kurul tarafından değerlendirilen bu markalardan ilk 300’ü NielsenIQ tarafından Mayıs 2022'de halk oylamasına sunuldu. NielsenIQ, 300 marka için İstanbul, Ankara, İzmir’de, kadın-erkek, 18-55 yaş ve tüm sosyo-ekonomik statü (SES) gruplarında yüz yüze 2006 görüşme gerçekleştirdi. Bütün çalışmalar sonucunda 141 marka, Superbrands barajını aşarak Türkiye’nin 'süpermarkalarından' biri olmaya hak kazandı.”
Koç, bu yıl bir önceki araştırmada 67,85 olan Türkiye puan barajının 73,75 puana çıkmasının sevindirici olduğunu, ancak barajı aşan marka sayısının 181’den 141 markaya indiğini bildirdi.
Halk oylamasına sunulan 36 kategoriden, 30’unun barajı aştığını aktaran Koç, ilk 10 sırada yer alan markalarda otomotiv, dijital dünya, bilgisayar/elektronik eşya, hava yolları/lojistik/taşımacılık, beyaz eşya/küçük ev aletleri kategorilerinin öne çıktığını belirtti.

İlk 10'daki tek Türk markası THY oldu
Dilek Koç, tanıtım toplantısının ardından AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu yıl 7'ncisini gerçekleştirdikleri Superbrands Türkiye araştırmasında ilk 10'a bakıldığında 1 Türk markasının yer aldığını belirterek, şunları kaydetti:
"Diğer 9 marka ise global markalardan oluşuyor. Türk markası ise Türkiye'nin global markası Türk Hava Yolları. Listedeki 141 markadan 4 kategoriden ağırlıklı olarak markaların yer aldığını görüyoruz. Bu sektörler, kişisel bakım ürünleri, ev temizlik ürünleri, otomotiv sektörü ve dijital dünya şeklinde sıralanıyor. 141 markanın 74 markası ise Türk menşeili markalardan oluşuyor. Bu yıl Türk markalarında bir artış söz konusu oldu. İlk 10'daki marka dağılımında 1 Türk markası yer alırken, 141 markanın tümüne baktığımızda yüzde 52,5 ile Türk menşeili markaların ağırlıklı olduğunu görüyoruz."
Dijital Dünya kategorisinde yer alan markalar içinde en yüksek oyu alanın WhatsApp olduğunu aktaran Koç, “Onu, YouTube ve Google izledi. Bu üç marka tüm dünyada da uzun zamandır Süpermarka değerini koruyor. Ayrıca dijital dünyada, iletişim ve eğlenceyle beraber perakende sektörünün de hızla büyüdüğü görülüyor. Bu sektörde, uluslararası alanda da kendini kanıtlayan Getir, ön sıralarda yerini aldı.” ifadelerini kullandı.
Önceki araştırmalara göre bu yılki araştırmada marka değişikliklerinde salgının etkisine dikkati çeken Koç, genç ve yaşlı kuşaklara kapsayan, dijitale yönelen markaların süper marka olma yolunda hızla ilerlediğini söyledi.

"Salgın tüketicinin marka algısını değiştirdi"
NielsenIQ Türkiye Tüketici Araştırmaları Direktörü Nur Serenli de salgın ile birlikte teknolojinin hiç olmadığı kadar hayata entegrasyonunun her geçen gün daha da arttığını belirterek, artık eğitimden sağlığa, alışverişten spora kadar her türlü aktiviteyi neredeyse teknolojiyi kullanarak yapıldığını ifade etti.
Çoğu tüketicinin evde kaldığı süreçte tek eğlencesinin yemek pişirmek, yemek yemek ve dijital dünyada zaman geçirmek olması nedeniyle beyaz eşya ve elektronik eşya ile ilişkisinin arttığına dikkati çeken Serenli, “Aynı zamanda, markaların da teknolojiye yaptıkları yatırımlar, gerek ürün ve hizmet kalitesinde gerekse iletişimlerinde açıkça görülüyor. Tüketici hayatında, yenilikçi teknolojilerin hızla değişime neden olduğu bu sektörlerde 11 marka Superbrands Türkiye 2022 listesinde yerini aldı.” şeklinde konuştu.

İlk 3 marka BMW, Mercedes-Benz ve Audi oldu
Verilen bilgiye göre, Kurukahveci Mehmet Efendi, 17 yıldır Superbrands Türkiye listesinde istikrarla yerini korudu. Arçelik, Artema, Arzum, Beko, Dalin, Dünya Göz Hastanesi, E.C.A., Garanti BBVA, Migros, Opet, Paşabahçe, Petrol Ofisi, Pınar, Renault, THY, Turkcell, Türkiye İş Bankası, Ülker Çikolatalı Gofret, Vitra her yıl Superbrands Türkiye listesinde yer alarak Türk halkının vazgeçilmez Süpermarkaları olduklarını tescilleyen diğer önemli markalardan oldu.
Müze/Kültür ve Etkinlik Merkezleri kategorisinde, dünyanın bilinen en eski ve en büyük kült yapılar topluluğu sayılan, yaklaşık 12 bin yıllık geçmişiyle insanlık tarihini değiştiren Göbeklitepe Ören Yeri, Türkiye’nin Süpermarkaları arasına girdi.
Salgın sürecinin etkilerinin tüketicinin verdiği oylara yansıdığı başka bir alan OTC pazarı oldu. Bu sektörde Bephantol, Pharmaton, Sambucol, Supradyn Süpermarka olmaya hak kazandı.
Superbrands Türkiye 2022 araştırmasında İlk 10’da yer alan markalar: BMW, Mercedes-Benz, Audi, WhatsApp, Apple, Volkswagen, YouTube, Google, THY ve Bosch oldu. İllere göre ilk 5 marka; İstanbul'da Mercedes-Benz, BMW, Audi, WhatsApp, Google; Ankara'da BMW, Audi, Mercedes-Benz, Bosch, Apple; İzmir'de Mercedes-Benz, Nestlé Çikolata, Florence Nightingale, Samsung ve THY şeklinde sıralandı.
Cinsiyete göre ilk 5 markada ise kadınlar, Mercedes-Benz, BMW, WhatsApp, Audi, THY markalarını tercih ederken, erkeklerde bu sıralama Audi, BMW, Mercedes-Benz, Apple, Google şeklinde oldu.
Yaş gruplarına göre ilk 5 marka sıralamasında 18-30 yaşta, Mercedes-Benz, BMW, Audi, WhatsApp, Mavi; 31-43 yaş grubunda BMW, Audi, Mercedes-Benz, WhatsApp, Apple; 44-55 yaş grubunda Mercedes-Benz, BMW, WhatsApp, Paşabahçe, Audi oldu.
Erkeklere kıyasla kadınlarda, Ariel, Arzum, Domestos, Dove, Dyson, Kurukahveci Mehmet Efendi, LC Waikiki, Orkid, Penti, Prima, Scotch Brite, Sütaş, Taç, Torku, Trendyol, Vernel, Yumoş ve Zen Pırlanta markaları öne çıkıyor. Kadınlara kıyasla erkeklerde ise Aselsan, Audi, Gillette ve Google markaları öne çıkıyor.
Diğer illere kıyasla İstanbul’da, Kurukahveci Mehmet Efendi, Paşabahçe, Bosch, Mavi ve Samsung markaları öne çıkıyor. Diğer illere kıyasla Ankara’da ise Algida, Arçelik, Ariel, Arzum, Beko, Bephantol, BMW, Bosch, BP, Cif, Coca-Cola, Lipton, Nescafé, Netflix, Nutella, Omo, Oral-B, Roketsan, Sensodyne, Shell ve Siemens markaları, İzmir’de; Hacı Şakir, Nestle Çikolata, Ülker Çikolatalı Gofret ve Vestel markaları öne çıkıyor.
Diğer yaş gruplarına kıyasla 18-30 yaş grubunda, Activex, Atasay, Atasun Optik, Coca-Cola, Mavi, Media Markt, Microsoft, Netflix ve Zen Pırlanta markaları öne çıkarken, diğer yaş gruplarına kıyasla 31-43 yaş grubunda, BMW, Audi, Mercedes-Benz, WhatsApp ve Apple markaları öne çıkıyor. Diğer yaş gruplarına kıyasla 44-55 yaş grubunda ise Paşabahçe, Türkiye İş Bankası ve Vitra markaları listede yer aldı.



İran protestolarının fitilini ateşleyen banka: Ekonomik çöküşün sembolü

İran'daki protestolarda eylemcilerle güvenlik güçleri arasındaki çatışmalar devam ediyor (AFP)
İran'daki protestolarda eylemcilerle güvenlik güçleri arasındaki çatışmalar devam ediyor (AFP)
TT

İran protestolarının fitilini ateşleyen banka: Ekonomik çöküşün sembolü

İran'daki protestolarda eylemcilerle güvenlik güçleri arasındaki çatışmalar devam ediyor (AFP)
İran'daki protestolarda eylemcilerle güvenlik güçleri arasındaki çatışmalar devam ediyor (AFP)

İran riyalinin açık piyasada ABD doları karşısında rekor seviyede düşmesinin ardından patlak veren protestolarda can kaybı artarken, ülkedeki ekonomik krizin dinamikleri mercek altına alındı.

Wall Street Journal'ın analizinde, yaklaşık 5 milyar dolarlık batık krediyle iflas eden Ayandeh Bankası'nın İran'daki "ekonomik çöküşün hem sembolü hem de hızlandırıcısı olduğu" yazılıyor.

İranlı iş insanı Ali Ansari'nin 2013'te kurduğu Ayandeh Bankası, geçen yıl ekimde iflas etmişti.

150'si başkent Tahran'da olmak üzere ülke çapında 270 şubeye sahip bankanın kurucusu, eski İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad'a yakın isimlerdendi.

Bankanın iflasından birkaç gün sonra Ansari, İran Devrim Muhafızları'na finansman sağladığı gerekçesiyle Birleşik Krallık tarafından yaptırım listesine alındı.

Ansari, finans kuruluşunun iflasının "bankanın kontrolü dışındaki kararlar ve politikalar" nedeniyle yaşandığını savundu.

Ayandeh Bank'ın malvarlığı İran Merkez Bankası'nın kararıyla devlete ait Melli Bank'a devredildi. Ancak analizde, bunun sorunu çözmek yerine halihazırda ABD ambargosu nedeniyle zorluk çeken İran ekonomisine iyice yük bindirdiği belirtiliyor.

Banka, 2018'de Iran Mall adlı alışveriş merkezine yaptığı yatırımla da dikkat çekmişti. Pentagon'un binasının iki katı büyüklüğündeki yapıda kütüphane, havuz, spor salonları, bahçeler ve IMAX sinema salonunun yanı sıra 16. yüzyıldan kalma bir Pers sarayından esinlenerek tasarlanan özel bölümler yer alıyordu.

Haberde, Ansari'nin bu proje sayesinde Ayandeh üzerinden kendi şirketlerini fonladığına dikkat çekiliyor. Banka iflas ettiğinde kaynaklarının yüzde 90'ından fazlasının Ansari'nin yönetimindeki projelere aktarıldığı ortaya çıkmıştı.

Analize göre Ayandeh, ABD'nin 2018'de yaptırımları tekrar devreye koymasıyla başlayan geniş çaplı finansal krizin merkezinde yer alıyor.

Bu dönemde finansman sıkıntısı çeken İranlı bankalar, yüksek faiz oranları uygulayan ancak teminat talep etmeden kredi veren acil likidite mekanizmaları aracılığıyla Merkez Bankası'ndan borç almaya bağımlı hale gelmişti. Merkez Bankası da enflasyon döngüsü uyarılarına rağmen kredileri finanse etmek için para basıyordu.

Tüm bu gelişmelerin, geçen ay ülkede patlak veren ekonomik krize giden süreci hazırladığı belirtiliyor.

Yaptırımlara ek olarak İsrail'in, Tahran'ın finansal destek sağladığı Hizbullah'a ağır darbe vurması ve Beşar Esad'ın Aralık 2024'te devrilmesi gibi gelişmelerle İran bölgede zayıflamaya başladı.

Geçen yıl haziranda İsrail ve İran arasında yaşanan çatışmalar da Tahran'ın ekonomisini sarsmaya devam etti.

IMF'nin Ortadoğu ve Orta Asya Birimi'nin eski yardımcı direktörü Adnan Mazarei, İsrail'in saldırısının ardından "rejimin meşruiyetinin giderek azaldığını" savunarak, Ayandeh'in iflasının bu süreci hızlandırdığını söylüyor.

İsveç merkezli SEB bankasından Erik Meyersson da protestoların sonucu ne olursa olsun Tahran yönetiminin finansal sorunlarının yarattığı baskının süreceğini belirtiyor:

Harcama yaparak durumu çözebilselerdi daha önce yaparlardı ve böyle bir şiddete başvurmak zorunda kalmazlardı. Bu durum rejim için işleri gerçekten daha da zorlaştırıyor.

Gösterilerde ölen ya da yaralananlara ilişkin resmi açıklama yapılmazken, ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı'na (HRANA) göre en az 2 bin 571 kişi eylemlerde hayatını kaybetti. Bunlardan 2 bin 403'ü gösterici, 147'si güvenlik güçleri ve hükümet destekçileri, 9'u protestolara katılmayan sivil ve 12'si 18 yaşın altındaki çocuklardan oluşuyor.

Independent Türkçe, Wall Street Jorunal, Times of Israel


Altın yeni zirvelere ulaştı... Gümüş ilk kez 90 dolar barajını aştı

Bangkok'taki bir altın dükkanında altın takıları inceleyen bir kuyumcu (EPA)
Bangkok'taki bir altın dükkanında altın takıları inceleyen bir kuyumcu (EPA)
TT

Altın yeni zirvelere ulaştı... Gümüş ilk kez 90 dolar barajını aştı

Bangkok'taki bir altın dükkanında altın takıları inceleyen bir kuyumcu (EPA)
Bangkok'taki bir altın dükkanında altın takıları inceleyen bir kuyumcu (EPA)

Altın bugün yükselişini sürdürerek yeni rekor seviyelere ulaştı. Gümüş ise 90 dolar eşiğini tarihte ilk kez aşarak tarihi bir başarıya imza attı. Bu ivme, beklentilerin altında gelen ABD enflasyon verilerinin faiz indirimlerine yönelik beklentileri güçlendirmesi ve süregelen jeopolitik belirsizliklerin etkisiyle oluştu.

Eşi görülmemiş rekorlar

Salı günü 4.634,33 dolar seviyesinde zirve yapan altın, yükseliş ivmesini sürdürerek 4.639,28 dolarla yeni seviyeleri test etti. ABD vadeli altın kontratları da yükselerek 4.635,60 dolara çıktı.

Spot gümüş ise yüzde 4,6 artışla ons başına 90,95 dolara yükseldi ve 90 dolar eşiğini aşarak tarihi bir rekor kırdı. Gümüş, 2026 yılının yalnızca ilk iki haftasında yüzde 28’lik dikkat çekici bir kazanç elde etti.

Platin de yüzde 4,7 yükselerek ons başına 2.432,80 dolara ulaştı.

Yükselişin motorları

Gold Silver Central şirketinin Genel Müdürü Brian Lan, ABD’de enflasyon ve işsizlik oranlarının düşüş göstermesinin değerli metallerdeki yükselişin ana itici gücü olduğunu belirtti. Lan, gümüş için bir sonraki hedefin 100 dolar seviyesi olabileceğini öngördü.

ABD Çekirdek Tüketici Fiyat Endeksi verileri ise aylık yüzde 0,2, yıllık yüzde 2,6 artış gösterdi ve analist beklentilerinin altında kaldı. Bu durum, yatırımcılara faiz indirimi beklentisiyle pozisyon alma konusunda yeşil ışık yaktı.

Trump'ın baskısı

ABD Başkanı Donald Trump, enflasyon verilerini memnuniyetle karşıladı ve Fed Başkanı Jerome Powell üzerinde faiz oranlarını ‘somut şekilde’ düşürmesi yönünde baskısını yeniledi.

Bu gelişme, Trump yönetiminin Powell hakkında soruşturma başlatma kararı sonrası, merkez bankası başkanları ve Wall Street yöneticilerinden gelen uluslararası destek dalgasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Söz konusu durum, Fed’in bağımsızlığı ve Amerikan varlıklarına duyulan güven konusunda endişeleri artırırken, altına ‘güvenli liman’ talebini yükseltti.

Jeopolitik manzara

Yükselişte ekonomik faktörler tek başına belirleyici olmadı; İran’daki karışıklıklar da önemli bir rol oynadı. Başkan Trump, İranlıları protestolarını sürdürmeye teşvik ederek ‘yardımın yolda olduğunu’ belirtti. Bu açıklama, yıllardır görülmeyen büyüklükte gösterilere sahne olan İran bağlamında, genellikle siyasi belirsizlik ve düşük faiz ortamlarında değer kazanan değerli metallere olan ilgiyi artırdı.


Altın yeni zirvelere ulaştı... Gümüş ilk kez 90 dolar barajını aştı

 Bangkok'taki bir altın dükkanında altın takıları inceleyen bir kuyumcu (EPA)
Bangkok'taki bir altın dükkanında altın takıları inceleyen bir kuyumcu (EPA)
TT

Altın yeni zirvelere ulaştı... Gümüş ilk kez 90 dolar barajını aştı

 Bangkok'taki bir altın dükkanında altın takıları inceleyen bir kuyumcu (EPA)
Bangkok'taki bir altın dükkanında altın takıları inceleyen bir kuyumcu (EPA)

Altın bugün yükselişini sürdürerek yeni rekor seviyelere ulaştı. Gümüş ise 90 dolar eşiğini tarihte ilk kez aşarak tarihi bir başarıya imza attı. Bu ivme, beklentilerin altında gelen ABD enflasyon verilerinin faiz indirimlerine yönelik beklentileri güçlendirmesi ve süregelen jeopolitik belirsizliklerin etkisiyle oluştu.

Eşi görülmemiş rekorlar

Salı günü 4.634,33 dolar seviyesinde zirve yapan altın, yükseliş ivmesini sürdürerek 4.639,28 dolarla yeni seviyeleri test etti. ABD vadeli altın kontratları da yükselerek 4.635,60 dolara çıktı.

Spot gümüş ise yüzde 4,6 artışla ons başına 90,95 dolara yükseldi ve 90 dolar eşiğini aşarak tarihi bir rekor kırdı. Gümüş, 2026 yılının yalnızca ilk iki haftasında yüzde 28’lik dikkat çekici bir kazanç elde etti.

Platin de yüzde 4,7 yükselerek ons başına 2.432,80 dolara ulaştı.

Yükselişin motorları

Gold Silver Central şirketinin Genel Müdürü Brian Lan, ABD’de enflasyon ve işsizlik oranlarının düşüş göstermesinin değerli metallerdeki yükselişin ana itici gücü olduğunu belirtti. Lan, gümüş için bir sonraki hedefin 100 dolar seviyesi olabileceğini öngördü.

ABD Çekirdek Tüketici Fiyat Endeksi verileri ise aylık yüzde 0,2, yıllık yüzde 2,6 artış gösterdi ve analist beklentilerinin altında kaldı. Bu durum, yatırımcılara faiz indirimi beklentisiyle pozisyon alma konusunda yeşil ışık yaktı.

Trump'ın baskısı

ABD Başkanı Donald Trump, enflasyon verilerini memnuniyetle karşıladı ve Fed Başkanı Jerome Powell üzerinde faiz oranlarını ‘somut şekilde’ düşürmesi yönünde baskısını yeniledi.

Bu gelişme, Trump yönetiminin Powell hakkında soruşturma başlatma kararı sonrası, merkez bankası başkanları ve Wall Street yöneticilerinden gelen uluslararası destek dalgasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Söz konusu durum, Fed’in bağımsızlığı ve Amerikan varlıklarına duyulan güven konusunda endişeleri artırırken, altına ‘güvenli liman’ talebini yükseltti.

Jeopolitik manzara

Yükselişte ekonomik faktörler tek başına belirleyici olmadı; İran’daki karışıklıklar da önemli bir rol oynadı. Başkan Trump, İranlıları protestolarını sürdürmeye teşvik ederek ‘yardımın yolda olduğunu’ belirtti. Bu açıklama, yıllardır görülmeyen büyüklükte gösterilere sahne olan İran bağlamında, genellikle siyasi belirsizlik ve düşük faiz ortamlarında değer kazanan değerli metallere olan ilgiyi artırdı.