Türkiye'nin 'süper markaları' açıklandı: Kişisel bakım ve temizlik ürünleri ilk sırada yer aldı

Superbrands Türkiye 2022 araştırmasında kişisel bakım ve temizlik ürünleri ilk sırada yer alırken, onu “digital dünya”, “otomotiv” ile “ev temizlik ve bakım ürünleri” izledi.

Türkiye'nin 'süper markaları' açıklandı: Kişisel bakım ve temizlik ürünleri ilk sırada yer aldı
TT

Türkiye'nin 'süper markaları' açıklandı: Kişisel bakım ve temizlik ürünleri ilk sırada yer aldı

Türkiye'nin 'süper markaları' açıklandı: Kişisel bakım ve temizlik ürünleri ilk sırada yer aldı

Superbrands tarafından Türkiye'de 2005 yılından bu yana düzenlenen ve bu yıl 7'ncisi tamamlanan "Süpermarkalar Türkiye 2022" araştırma sonuçları, Superbrands Türkiye temsilcileri Dilek Koç, Gürkan Kınacı, NielsenIQ Tüketici Araştırmaları Direktörü Nur Serenli'nin katıldığı toplantıda paylaşıldı.
Burada konuşan Superbrands Türkiye Temsilcisi Dilek Koç, 1993 yılından bu yana 98 ülkede yapılan Superbrands marka ölçümlendirme programının, Türkiye’de 17. yılını doldurduğunu ve bu yıl 7’nci organizasyonu gerçekleştirdiklerini söyledi.
Kovid-19 salgını nedeniyle ekonomik ve sosyal alanda oluşan değişime dikkati çeken Koç, tüketici davranışları üzerinde kalıcı etkiler oluşturan bu değişimlerin “yeni normal” olarak tanımlandığını aktardı.
Koç, markaların tüketici davranışlarındaki değişimlere uyum sağlamak ve rekabet üstünlüğü kazanabilmek için yeni stratejiler aradığı bu yeni süreçte yapılan “Superbrands Türkiye 2022” saha araştırma ve çalışmasının bu açıdan büyük önem taşıdığını vurguladı.
Superbrands Türkiye olarak, “Superbrands kriterlerine” göre 4 bin 200 marka arasından 1.248 markayı aday marka olarak belirlediklerini bildiren Koç, şöyle devam etti:
“Marka ile ilişkili sivil toplum kuruluşlarının konusunda uzman yöneticilerinden oluşan seçici kurul tarafından değerlendirilen bu markalardan ilk 300’ü NielsenIQ tarafından Mayıs 2022'de halk oylamasına sunuldu. NielsenIQ, 300 marka için İstanbul, Ankara, İzmir’de, kadın-erkek, 18-55 yaş ve tüm sosyo-ekonomik statü (SES) gruplarında yüz yüze 2006 görüşme gerçekleştirdi. Bütün çalışmalar sonucunda 141 marka, Superbrands barajını aşarak Türkiye’nin 'süpermarkalarından' biri olmaya hak kazandı.”
Koç, bu yıl bir önceki araştırmada 67,85 olan Türkiye puan barajının 73,75 puana çıkmasının sevindirici olduğunu, ancak barajı aşan marka sayısının 181’den 141 markaya indiğini bildirdi.
Halk oylamasına sunulan 36 kategoriden, 30’unun barajı aştığını aktaran Koç, ilk 10 sırada yer alan markalarda otomotiv, dijital dünya, bilgisayar/elektronik eşya, hava yolları/lojistik/taşımacılık, beyaz eşya/küçük ev aletleri kategorilerinin öne çıktığını belirtti.

İlk 10'daki tek Türk markası THY oldu
Dilek Koç, tanıtım toplantısının ardından AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu yıl 7'ncisini gerçekleştirdikleri Superbrands Türkiye araştırmasında ilk 10'a bakıldığında 1 Türk markasının yer aldığını belirterek, şunları kaydetti:
"Diğer 9 marka ise global markalardan oluşuyor. Türk markası ise Türkiye'nin global markası Türk Hava Yolları. Listedeki 141 markadan 4 kategoriden ağırlıklı olarak markaların yer aldığını görüyoruz. Bu sektörler, kişisel bakım ürünleri, ev temizlik ürünleri, otomotiv sektörü ve dijital dünya şeklinde sıralanıyor. 141 markanın 74 markası ise Türk menşeili markalardan oluşuyor. Bu yıl Türk markalarında bir artış söz konusu oldu. İlk 10'daki marka dağılımında 1 Türk markası yer alırken, 141 markanın tümüne baktığımızda yüzde 52,5 ile Türk menşeili markaların ağırlıklı olduğunu görüyoruz."
Dijital Dünya kategorisinde yer alan markalar içinde en yüksek oyu alanın WhatsApp olduğunu aktaran Koç, “Onu, YouTube ve Google izledi. Bu üç marka tüm dünyada da uzun zamandır Süpermarka değerini koruyor. Ayrıca dijital dünyada, iletişim ve eğlenceyle beraber perakende sektörünün de hızla büyüdüğü görülüyor. Bu sektörde, uluslararası alanda da kendini kanıtlayan Getir, ön sıralarda yerini aldı.” ifadelerini kullandı.
Önceki araştırmalara göre bu yılki araştırmada marka değişikliklerinde salgının etkisine dikkati çeken Koç, genç ve yaşlı kuşaklara kapsayan, dijitale yönelen markaların süper marka olma yolunda hızla ilerlediğini söyledi.

"Salgın tüketicinin marka algısını değiştirdi"
NielsenIQ Türkiye Tüketici Araştırmaları Direktörü Nur Serenli de salgın ile birlikte teknolojinin hiç olmadığı kadar hayata entegrasyonunun her geçen gün daha da arttığını belirterek, artık eğitimden sağlığa, alışverişten spora kadar her türlü aktiviteyi neredeyse teknolojiyi kullanarak yapıldığını ifade etti.
Çoğu tüketicinin evde kaldığı süreçte tek eğlencesinin yemek pişirmek, yemek yemek ve dijital dünyada zaman geçirmek olması nedeniyle beyaz eşya ve elektronik eşya ile ilişkisinin arttığına dikkati çeken Serenli, “Aynı zamanda, markaların da teknolojiye yaptıkları yatırımlar, gerek ürün ve hizmet kalitesinde gerekse iletişimlerinde açıkça görülüyor. Tüketici hayatında, yenilikçi teknolojilerin hızla değişime neden olduğu bu sektörlerde 11 marka Superbrands Türkiye 2022 listesinde yerini aldı.” şeklinde konuştu.

İlk 3 marka BMW, Mercedes-Benz ve Audi oldu
Verilen bilgiye göre, Kurukahveci Mehmet Efendi, 17 yıldır Superbrands Türkiye listesinde istikrarla yerini korudu. Arçelik, Artema, Arzum, Beko, Dalin, Dünya Göz Hastanesi, E.C.A., Garanti BBVA, Migros, Opet, Paşabahçe, Petrol Ofisi, Pınar, Renault, THY, Turkcell, Türkiye İş Bankası, Ülker Çikolatalı Gofret, Vitra her yıl Superbrands Türkiye listesinde yer alarak Türk halkının vazgeçilmez Süpermarkaları olduklarını tescilleyen diğer önemli markalardan oldu.
Müze/Kültür ve Etkinlik Merkezleri kategorisinde, dünyanın bilinen en eski ve en büyük kült yapılar topluluğu sayılan, yaklaşık 12 bin yıllık geçmişiyle insanlık tarihini değiştiren Göbeklitepe Ören Yeri, Türkiye’nin Süpermarkaları arasına girdi.
Salgın sürecinin etkilerinin tüketicinin verdiği oylara yansıdığı başka bir alan OTC pazarı oldu. Bu sektörde Bephantol, Pharmaton, Sambucol, Supradyn Süpermarka olmaya hak kazandı.
Superbrands Türkiye 2022 araştırmasında İlk 10’da yer alan markalar: BMW, Mercedes-Benz, Audi, WhatsApp, Apple, Volkswagen, YouTube, Google, THY ve Bosch oldu. İllere göre ilk 5 marka; İstanbul'da Mercedes-Benz, BMW, Audi, WhatsApp, Google; Ankara'da BMW, Audi, Mercedes-Benz, Bosch, Apple; İzmir'de Mercedes-Benz, Nestlé Çikolata, Florence Nightingale, Samsung ve THY şeklinde sıralandı.
Cinsiyete göre ilk 5 markada ise kadınlar, Mercedes-Benz, BMW, WhatsApp, Audi, THY markalarını tercih ederken, erkeklerde bu sıralama Audi, BMW, Mercedes-Benz, Apple, Google şeklinde oldu.
Yaş gruplarına göre ilk 5 marka sıralamasında 18-30 yaşta, Mercedes-Benz, BMW, Audi, WhatsApp, Mavi; 31-43 yaş grubunda BMW, Audi, Mercedes-Benz, WhatsApp, Apple; 44-55 yaş grubunda Mercedes-Benz, BMW, WhatsApp, Paşabahçe, Audi oldu.
Erkeklere kıyasla kadınlarda, Ariel, Arzum, Domestos, Dove, Dyson, Kurukahveci Mehmet Efendi, LC Waikiki, Orkid, Penti, Prima, Scotch Brite, Sütaş, Taç, Torku, Trendyol, Vernel, Yumoş ve Zen Pırlanta markaları öne çıkıyor. Kadınlara kıyasla erkeklerde ise Aselsan, Audi, Gillette ve Google markaları öne çıkıyor.
Diğer illere kıyasla İstanbul’da, Kurukahveci Mehmet Efendi, Paşabahçe, Bosch, Mavi ve Samsung markaları öne çıkıyor. Diğer illere kıyasla Ankara’da ise Algida, Arçelik, Ariel, Arzum, Beko, Bephantol, BMW, Bosch, BP, Cif, Coca-Cola, Lipton, Nescafé, Netflix, Nutella, Omo, Oral-B, Roketsan, Sensodyne, Shell ve Siemens markaları, İzmir’de; Hacı Şakir, Nestle Çikolata, Ülker Çikolatalı Gofret ve Vestel markaları öne çıkıyor.
Diğer yaş gruplarına kıyasla 18-30 yaş grubunda, Activex, Atasay, Atasun Optik, Coca-Cola, Mavi, Media Markt, Microsoft, Netflix ve Zen Pırlanta markaları öne çıkarken, diğer yaş gruplarına kıyasla 31-43 yaş grubunda, BMW, Audi, Mercedes-Benz, WhatsApp ve Apple markaları öne çıkıyor. Diğer yaş gruplarına kıyasla 44-55 yaş grubunda ise Paşabahçe, Türkiye İş Bankası ve Vitra markaları listede yer aldı.



Trump, stratejik petrol rezervinden 172 milyon varil petrolün serbest bırakılması talimatı verdi

Teksas eyaletindeki bir petrol sahasında bulunan petrol pompaları (AFP)
Teksas eyaletindeki bir petrol sahasında bulunan petrol pompaları (AFP)
TT

Trump, stratejik petrol rezervinden 172 milyon varil petrolün serbest bırakılması talimatı verdi

Teksas eyaletindeki bir petrol sahasında bulunan petrol pompaları (AFP)
Teksas eyaletindeki bir petrol sahasında bulunan petrol pompaları (AFP)

ABD Enerji Bakanı Chris Wright, Başkan Donald Trump’ın stratejik petrol rezervlerinden 172 milyon varil petrolün serbest bırakılmasına izin verdiğini açıkladı. Bu adımın, enerji fiyatlarındaki artışı kontrol altına almak ve küresel piyasaların güvenliğini sağlamak amacı taşıdığı bildirildi.

Wright resmî açıklamasında, serbest bırakmanın gelecek hafta başlayacağını ve tedarik işlemlerinin yaklaşık 120 gün süreceğini belirtti. Bu hamle, Uluslararası Enerji Ajansı’na (IEA) üye 32 ülke arasında yapılan tarihî ve kapsamlı bir anlaşmanın parçası olarak, toplam 400 milyon varil petrol ve rafine ürünün serbest bırakılmasını kapsıyor.

İran’a caydırıcı bir mesaj

Wright, bu kararı doğrudan İran’ın hareketleriyle ilişkilendirerek, Tahran ve destekçilerinin uyguladığı ‘enerji şantajı’ döneminin sona erdiğini vurguladı. Wright, “Son 47 yıldır enerji güvenliğimizi tehdit etmeye ve Amerikalıları hedef almaya çalıştılar. Ancak Başkan Trump liderliğinde, Amerikalıların enerji güvenliğinin her zamankinden daha güçlü olduğunu dünyaya gösteriyoruz” dedi.

Wright ayrıca stratejik rezervin, serbest bırakılan miktardan daha fazlasıyla yeniden inşa edilmesine yönelik planları da açıkladı. ABD, önümüzdeki yıl boyunca depolara yerleştirmek üzere 200 milyon varil petrol satın almayı taahhüt etti; bu, serbest bırakılan miktardan yüzde 20 daha fazla. Wright, bu işlemin Amerikan vergi mükellefine herhangi bir maliyet yaratmayacağını, fiyat farkları ve vadeli işlemler üzerinden yapılacak stratejik alımlarla maliyetin karşılanacağını belirtti.


Uluslararası Enerji Ajansı’nın planı... ‘Rezerv’ variller petrol fiyatlarının yükselişini durdurmada başarılı olacak mı?

Doğu Çin’in Shandong eyaletindeki Qingdao limanında bir petrol tankeri ham petrol yükünü boşaltıyor. (AFP)
Doğu Çin’in Shandong eyaletindeki Qingdao limanında bir petrol tankeri ham petrol yükünü boşaltıyor. (AFP)
TT

Uluslararası Enerji Ajansı’nın planı... ‘Rezerv’ variller petrol fiyatlarının yükselişini durdurmada başarılı olacak mı?

Doğu Çin’in Shandong eyaletindeki Qingdao limanında bir petrol tankeri ham petrol yükünü boşaltıyor. (AFP)
Doğu Çin’in Shandong eyaletindeki Qingdao limanında bir petrol tankeri ham petrol yükünü boşaltıyor. (AFP)

Wall Street Journal, konuya vakıf yetkililere dayandırdığı haberinde, Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) tarihindeki en büyük petrol rezervi açılımını değerlendirdiğini duyurdu. Söz konusu adım, mevcut çatışmanın yol açtığı piyasa dalgalanmalarını yatıştırmayı amaçlayan önleyici bir girişim olarak öne çıkıyor. Önerilen miktarın 182 milyon varili aştığı, bu rakamın 2022’deki Ukrayna krizinde gündeme gelen rezerv açılımıyla eşdeğer olduğu belirtiliyor; bu da uluslararası endişenin boyutunu yansıtıyor. G7 enerji bakanlarının ise planı hemen uygulama konusunda anlaşamadığı, IEA’nın durumu daha derinlemesine değerlendirmesini talep ettiği kaydedildi. Ancak planın sızması, Brent ve WTI ham petrol vadeli işlemlerinde geçici bir düşüşe yol açtı. Beyaz Saray’ın, savaşın sanki ‘son bulmuş’ gibi gösterilmesiyle piyasa aktörlerinin paniğini hafifletmeye çalıştığı ifade edildi.

Planın sızmasının ardından fiyatlarda yaşanan geçici düşüş, stratejik olarak bu rezerv açılımının sahadaki jeopolitik gerçeklerle ne kadar etkili olacağı sorusunu gündeme getirdi. Bu noktada, ‘Depolardaki variller, Hürmüz Boğazı’ndaki küresel petrol akışını telafi edebilir mi? Batılı ülkeler, deniz yollarının haftalarca veya aylarca tıkanması durumunda gerekli dayanıklılığı gösterebilir mi?’ soruları önem kazanıyor.

Acil durum rezervleri: Tarihle yüzleşmek için yeterli mi?

IEA’nın 32 üye ülkesi, ajansın koordine ettiği acil durum rezervlerinde toplam 1,2 milyar varil petrol bulunduruyor. Paris merkezli IEA, bugüne kadar beş kez bu tür rezerv açılımı müdahaleleri gerçekleştirdi: 1991 Birinci Körfez Savaşı öncesi, 2005’te Rita ve Katrina kasırgalarının ardından, 2011’de Libya iç savaşı sırasında ve 2022’de Ukrayna savaşının yol açtığı piyasa dalgalanmalarına karşı iki kez.

sdfhy
Kaliforniya’nın McKittrick kentindeki Belridge petrol sahasında bazı petrol pompaları çalışırken bazıları atıl durumda (AFP)

IEA üyeleri arasında en büyük rezerv ABD’de bulunuyor. Ülke, Meksika Körfezi kıyısı boyunca dört yüksek güvenlikli tesiste 700 milyon varilden fazla petrol depolayabiliyor. ABD Enerji Bakanlığı verilerine göre, bu depolar şu anda yaklaşık 415 milyon varil ile dolu; yani kapasitenin sadece yüzde 60’ı kullanılıyor. Bu durum, eski Başkan Joe Biden döneminde Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının ardından yapılan rekor çekimlerle oluşmuştu.

Dünyanın en büyük petrol ithalatçısı olan Çin ise son yıllarda stratejik rezerv kapasitesini artırmış görünüyor. Columbia Üniversitesi’ne bağlı Küresel Enerji Politikası Merkezi tahminlerine göre, Çin’in stratejik stoklarında yaklaşık 1,4 milyar varil ham petrol bulunuyor.

Uluslararası bölünme: Geri çekilme bir zorunluluk mu yoksa bir kumar mı?

Diplomatik açıdan planın hayata geçirilmesi kolay ilerlemedi. G7 enerji bakanları dün yaptıkları toplantıda rezervlerin serbest bırakılması konusunda hemen anlaşamadı ve IEA’dan önce durumu kapsamlı şekilde değerlendirmesini talep etti. Fransa, grup içinde aceleci adımlara karşı çıkan başlıca ülkelerden biri olarak öne çıktı; Fransa Maliye Bakanı, grubun henüz rezervlerin çekilmesini gerektiren noktaya ulaşmadığını belirterek, diğer bazı ülkelerin koordineli serbest bırakma önerilerini desteklemesine rağmen temkinli olmayı tercih etti.

Pazartesi günü yapılan G7 maliye bakanları toplantısında da, stratejik petrol rezervlerinden çekim kararı için henüz uygun bir aşamaya gelinmediği vurgulandı; ancak bakanlar bu konuda hazır olduklarını ifade etti.

78o
Kaliforniya’daki Belridge petrol sahasında bulunan bir petrol pompası (AFP)

ABD cephesinde ise Başkan Donald Trump, Amerikan rezervlerinden petrol serbest bırakma konusunda tereddüt gösterdi. Trump ve Enerji Bakanı Chris Wright, yüksek enerji fiyatlarını geçici olarak değerlendirdi.

Diğer yandan Japonya petrol stoklarını çekime hazırlamak için depolama talimatları verdi; Nikkei gazetesi bu adımı, ülkenin bağımsız hareket edebileceğine işaret olarak yorumladı, ancak Japon hükümeti henüz resmi bir karar alınmadığını belirtti. Hindistan ise 9 Mart’ta yaptığı açıklamada, stratejik rezervlerinden çekim yapmayı planlamadığını duyurdu.

Rezervler krizi çözebilir mi?

EuroIntelligence sitesi, ABD yönetiminin bu savaşta asıl ‘rakiplerinin’ Brent ve WTI ham petrol fiyatları olduğunu belirtiyor. Şarku’l Avsat’ın EuroIntelligence’ten aktardığı analize göre esas sorun Hürmüz Boğazı’nda yatıyor; buradan günde yaklaşık 20 milyon varil, yani deniz yoluyla taşınan küresel ham petrol tüketiminin beşte biri geçiyor. Analiz, stratejik rezervlerden müdahale girişimlerinin büyük bir krizle karşılaşacağını vurguluyor. IEA üyesi ülkelerin toplam rezervleri, esasen deprem, büyük savaş veya benzeri acil durumlar için ayrılmış olup, petrol fiyatlarının 100 doları geçmesi durumunda sınırlı bir fiyat baskısı oluşturmak için kullanılmak üzere tasarlanmamış durumda. Hürmüz Boğazı’ndan tam bir arz kesintisi yaşanması halinde, mevcut rezervler dünya için yalnızca 120 gün yeterli olacak; bu süre sonunda Batının enerji ‘silahı’ tamamen tükenmiş olacak.

Durum, rezervlerin yapısal özellikleri göz önüne alındığında daha da karmaşıklaşıyor. EuroIntelligence, ülkeler arasında rezerv yönetiminde büyük farklılıklar bulunduğunu belirtiyor. Örneğin Fransa hükümetinin stoklar üzerinde tam kontrolü bulunurken, İngiltere’de hükümet doğrudan rezerv sahibi değil ve özel sektörün stoklarına bağımlı. Ayrıca rezervlerin önemli bir kısmı, operasyonların istikrarını korumak için boru hatları içinde bulunuyor; bu da rezervlerin hemen çekilmesini pratikte imkânsız kılıyor.

Buna ek olarak ‘yeniden doldurma’ sorunu da gündemde. Bugün çekilen her miktar için Batılı ülkeler daha sonra piyasadan petrol satın almak zorunda kalacak; bu da Körfez ülkeleri üretimlerini tekrar devreye sokarken piyasada ciddi bir satın alma baskısı yaratacak ve piyasayı teknik olarak ‘mat pozisyonuna’ sokarak kolay bir çıkış yolu bırakmayacak.

Lojistik ikilemi

Stratejik rezervlerin serbest bırakılmasının etkinliği tartışılırken, zaman faktörü ‘gizli fiziksel bir kısıt’ olarak öne çıkıyor. Rezervlerin açılması, yalnızca siyasi bir karar alınıp düğmeye basılmasıyla gerçekleşen bir işlem değil; lojistik açıdan karmaşık bir süreç ve petrolün piyasalara ulaşması en az iki-üç hafta sürüyor. Karar alındıktan sonra, tesislerin pompalama için hazırlanması gerekiyor, ardından boru hatlarıyla limanlara taşınması ve oradan rafinerilere sevk edilmesi aşamaları geliyor.

ABD Stratejik Petrol Rezervi’nden günlük maksimum çekim kapasitesi yaklaşık 4,4 milyon varil. ABD Enerji Bakanlığı verilerine göre, başkanlık kararının ardından petrolün depolardan açık piyasaya ulaşması 13 gün sürüyor. Ayrıca lojistik engeller de bulunuyor. Trump yönetimi, rezervleri tekrar doldurma çabası içindeydi ve başkan stokları ‘tam kapasite’ ile dolduracağını taahhüt etmişti; ancak rezervler, aynı anda hem petrol alıp hem çıkarmak üzere tasarlanmamış durumda. Eski Başkan Biden döneminde başlatılan çekimlerin tesislere zarar verdiği ve onarım çalışmalarının halen sürdüğü de bildirildi.

fgthyjuı
ABD’nin Shoreline kentindeki bir benzin istasyonunda benzin ve dizel fiyatlarını gösteren bir tabela (DPA)

Bu zaman farkı, piyasaların birkaç hafta boyunca ani dalgalanmalara karşı savunmasız kalacağı anlamına geliyor. Tüketiciler arz artışının somut etkisini hissetmeden önce geçen süre, stratejik rezervlerin daha çok ‘psikolojik bir caydırıcı’ işlevi görmesini sağlıyor; ani fiyat yangınlarını teknik olarak söndürmekten ziyade piyasaya güven verme aracına dönüşüyor.

Fiyatı belirleyen üç kısıtlama

Oil Price sitesi, fiyatları yalnızca masa başı kararlarla kontrol etmenin önünde üç temel engel bulunduğunu vurguluyor. Birincisi, Hürmüz Boğazı’ndan kaybedilen akışın yalnızca küçük bir kısmını telafi edebilen ‘fazla kapasitenin’ aşınması. İkincisi, talep esnekliği; ham petrol fiyatları varil başına yaklaşık 120 dolara yaklaşmış durumda ve tarihsel olarak bu seviye ‘resesyon tetikleyici’ olarak kabul ediliyor, şirketler ve tüketiciler faaliyetlerini zorunlu olarak kısıyor. Üçüncü engel ise ABD Stratejik Petrol Rezervi’nin 415 milyon varile düşmesi; bu, yirmi yıl önceki gücünü kaybettiği anlamına geliyor ve Washington’un uzun vadeli manevra kapasitesini sınırlıyor.

Analistler, diplomatik çözümler başarısız olursa ve yapısal tıkanıklık devam ederse karamsar senaryoların gündeme geleceğini belirtiyor. Bölgedeki petrol işleme altyapısı zarar görürse fiyatların varil başına 140 doları aşabileceği öngörülüyor. Bu durumda sorun yalnızca fiyat artışı değil; aynı zamanda ulaşım ve tarım sektörlerinin tamamen dizel gibi rafine ürünlere bağımlı olması nedeniyle küresel ölçekte varil sıkıntısı da yaşanacak. Bu bağlamda IEA’nın planı, analistlere göre piyasaya zaman kazandırmaya yönelik bir girişim gibi görünüyor. Zira kriz, deniz yolları sürekli güvence altına alınmadığı sürece ülkelerin kontrol kapasitesini aşıyor.


Enerji Ajansı: Üye ülkeler rezervlerden 400 milyon varil petrolün serbest bırakılması konusunda anlaştılar

İngiltere'nin kuzeydoğusundaki South Killingholme yakınlarında bulunan ve Phillips 66 tarafından işletilen Humber rafinerisi (AFP)
İngiltere'nin kuzeydoğusundaki South Killingholme yakınlarında bulunan ve Phillips 66 tarafından işletilen Humber rafinerisi (AFP)
TT

Enerji Ajansı: Üye ülkeler rezervlerden 400 milyon varil petrolün serbest bırakılması konusunda anlaştılar

İngiltere'nin kuzeydoğusundaki South Killingholme yakınlarında bulunan ve Phillips 66 tarafından işletilen Humber rafinerisi (AFP)
İngiltere'nin kuzeydoğusundaki South Killingholme yakınlarında bulunan ve Phillips 66 tarafından işletilen Humber rafinerisi (AFP)

Uluslararası Enerji Ajansı, 32 üye ülkesinin stratejik rezervlerinden 400 milyon varil petrolü piyasaya sürme konusunda oybirliğiyle anlaştığını duyurdu.

Bu hamle, kurumun tarihindeki en büyük stratejik rezerv salınımını temsil ediyor.

Kurumun icra direktörü Fatih Birol, Ortadoğu'daki devam eden çatışmaların küresel enerji piyasaları üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu belirterek, doğalgaz arzı açısından en çok etkilenen bölgenin Asya olduğunu vurguladı.