Gazze’de artan nüfus nedeniyle mezarlıklarda dahi yer bulunamıyor

Artan nüfus beraberinde konut ve tarım arazisi talebinde de artışa neden oluyor.

Muhammed Kuhail ve kız kardeşleri Yusra, Lama ve Lamis, mezarlıkta yaşıyor. (Reuters)
Muhammed Kuhail ve kız kardeşleri Yusra, Lama ve Lamis, mezarlıkta yaşıyor. (Reuters)
TT

Gazze’de artan nüfus nedeniyle mezarlıklarda dahi yer bulunamıyor

Muhammed Kuhail ve kız kardeşleri Yusra, Lama ve Lamis, mezarlıkta yaşıyor. (Reuters)
Muhammed Kuhail ve kız kardeşleri Yusra, Lama ve Lamis, mezarlıkta yaşıyor. (Reuters)

Nüfusun giderek daha fazla arttığı Gazze Şeridi'nde yaşayanlar barınma ihtiyacı için savaş veriyor.  Evsizler mezarlıklara yerleşirken, yetkililer artan yeni konut talebi karşısında mücadelesini sürdürüyor.
Reuters’ın aktardığına göre Kamilia Kuhail, Gazze’nin en eski mezarlığı olan Şeyh Şaban Mezarlığı’nda, mezarlığın doğu kenarına eşi tarafından yaptırılan bir evde ailesiyle birlikte yaşıyor. Evleri, kimliği belirsiz iki kişinin mezarlarının üstüne yapılmış durumda. Gazze'nin merkezindeki mezarlıkta 13 yıldır eşi ve altı çocuğuyla birlikte yaşayan Kamilia Kuhail açıklamasında, "Ölüler konuşacak olsaydı buradan çıkın derlerdi" ifadesini kullandı.
Ziyaretçilerin kötü döşenmiş eve ulaşmak için üç basamaklı bir merdivenden inmeleri gerekiyor. Eve vardıklarında Kahail'in ‘ölüm kokusu’ dediği kesif bir kokuyla karşılaşıyorlar. Cenazelerde insanlara su götürerek küçük paralar kazanan çocukları, sık sık anne ve babalarına mezarlıktan ne zaman taşınabileceklerini soruyor. 12 yaşındaki kızı Lamis, "Arkadaşlarım bazen okulda beni davet ediyor ama ben onları utandığım için buraya davet edemiyorum" dedi. Mısır ve İsrail arasındaki dar bir alanda yer alan ve kuşatma altında yıllardır tırmanan demografik krizle karşı karşıya kalan Gazze'deki topraklar mezarlıklar üzerindeki artan baskıyı yansıtıyor. Gazze’nin nüfusunun 30 yıl içinde ikiye katlanarak 4,8 milyona ulaşması bekleniyor ve mevcut araziler şimdiden azalıyor.
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Müsteşarı Naci Sarhan, Gazze'de sınırlı gayrimenkul için rekabetin yoğun olduğunu ve her yıl 14 bin yeni konut birimine ihtiyaç duyan büyüyen bir nüfusu beslemek için hem konut hem de tarım arazisine yönelik talebin arttığını söyledi. Bu durumdan ölüler bile etkileniyor. Zira mezarlıklar, sadece gecekondular tarafından değil, gidecek başka yeri olmayan, artan nüfusun acımasız gerçekleri tarafından da baskı altında.
Gazze'de 64 mezarlık bulunduğuna işaret Vakıflar ve Diyanet İşleri Bakanlığı Mülkiyet Genel Müdürü Mazen En-Naccar, “Gazze Şeridi’nde büyük bir nüfus enflasyonunu bağlı olarak mezarların ihtiyaçları için arazi bulma konusunda büyük bir ikilem içindeyiz. Her yıl ihtiyaç daha da artıyor, bina ve inşaat ihtiyacı artıyor. Mezarlara ve mezarlıklara da ihtiyacımız var” açıklamasında bulundu.
Artan taleple birlikte daha fazla mezarlık alanı ihtiyacı da öncelikler listesine girdi.
Birçok aile ölülerini evlerinin yakınındaki eski mezarlara defnetmeye devam ederken, Evkaf Bakanlığı kapasitesi tükenen 24 mezarlığı kapattı. Şeyh Rıdvan mezarlığında Vakıflar Bakanlığı'nda görevli güvenlik memuru Halid Hicazi şu açıklamada bulundu:
“Burada yer olmaması ve mezarlar için yer bulmanın zorluğu nedeniyle buraya defin yapmanın yasak olmasına rağmen insanlar buna uymuyor. İhlalleri mümkün olduğunca engellemeye çalışıyorum.”
En-Naccar, Gazze’deki diğer dört şehirde yeni mezarlıklar yapılmasının belirlendiğini ancak Gazze’nin kuzeyinde bulunan ve 750 bin kişilik kapasiteye sahip en büyük mezarlık için derhal bir alternatifin bulunması gerektiğini söyledi. “Doğudaki şehit mezarlığıda neredeyse dolmak üzere. Belki üç-dört yıl içinde defin iin yer bulamayacağız” dedi.



Kürt Yönetimi: Şara’nın kararnamesi ilk adımdır, ancak demokratik bir anayasa taslağı hazırlanmalıdır

SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)
SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)
TT

Kürt Yönetimi: Şara’nın kararnamesi ilk adımdır, ancak demokratik bir anayasa taslağı hazırlanmalıdır

SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)
SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)

Kuzey ve Doğu Suriye Kürt yönetimi bugün yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara'nın dün yayınladığı kararnamenin "ilk adım olabileceğini, ancak Suriye halkının özlem ve umutlarını karşılamadığını" belirterek, "ülkenin tüm kesimlerinin haklarını koruyan demokratik bir anayasanın yapılmasının" önemini vurguladı.

Suriye'de yaşayan tüm Kürt kökenli vatandaşlara Suriye vatandaşlığı verilmesini öngören Suriye Cumhurbaşkanı'nın dün yayınladığı kararnameye yanıt olarak Kürt yönetimi açıklamasında, "hakların geçici kararnamelerle değil, kalıcı anayasalarla korunduğunu ve güvence altına alındığını" belirtti.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters – Arşiv)Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters – Arşiv)

Kuzey ve Doğu Suriye'deki Kürt yönetimi, tüm bileşenlerin haklarını koruyan, muhafaza eden ve sürdüren demokratik, çoğulcu bir anayasa taslağı hazırlanması çağrısında bulundu. Niyet ne olursa olsun herhangi bir kararnamenin, kapsamlı bir anayasal çerçevenin parçası olmadığı sürece hakların gerçek bir güvencesini oluşturamayacağını vurguladı.

Açıklamada, Suriye'nin kuzey ve doğusundaki Kürt yönetiminin, Suriye'deki haklar ve özgürlükler sorununun temel çözümünün kapsamlı bir ulusal diyalog ve demokratik bir anayasada yattığına inandığı ifade edildi.


Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi

Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi
TT

Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi

Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi

 

Suriye ordusu bugün, "Suriye Demokratik Güçleri"nin (SDG) çekilmesinin ardından Halep'in doğusundaki Deyr Hafir şehrinin kontrolünü ele geçirdiğini duyurdu ve SDG'yi anlaşmayı ihlal etmekle ve Meskene şehri yakınlarında bir Suriye ordusu devriyesine saldırmakla suçladı. Saldırıda iki asker öldü, birçok asker yaralandı.

Suriye televizyonu daha sonra ordunun Rakka vilayetine girdiğini ve Dibsi Afnan kasabasının kontrolünü ele geçirdiğini bildirdi.

SDG yaptığı açıklamada, Suriye ordusunun "savaşçılarımızın geri çekilmesi tamamlanmadan önce Deyr Hafir ve Meskene şehirlerine girdiğini ve çok tehlikeli bir durum yarattığını" belirtti.

Bu gelişmeler, ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ve SDG lideri Mazlum Abdi'nin bir görüşme için Erbil'e geldiği yönündeki haberlerin ardından yaşandı.


Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah el-Sisi'ye gönderdiği mektupta, ABD'nin Nil Nehri sularının paylaşımı sorununu çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında arabuluculuğa yeniden başlamaya hazır olduğunu belirtti.

Truth Social'da yayınlanan bir mektupta şunları yazdı: "Nil sularının paylaşımı sorununu sorumlu ve kesin bir şekilde çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında Amerikan arabuluculuğuna yeniden başlamaya hazırım." Şöyle devam etti: "Mısır, Sudan ve Etiyopya'nın su ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayacak bir çözüme ulaşmanıza yardımcı olmak istiyorum."

Nil Havzası ülkelerinin tamamı için kalıcı bir anlaşmaya müzakereler ve ABD'nin taraflar arasındaki koordinasyonu yoluyla ulaşılabileceğine inanıyor, "Büyük Etiyopya Rönesans Barajı etrafındaki gerilimlerin çözülmesi en önemli önceliklerim arasında yer alıyor" diye vurguladı.

Başarılı bir yaklaşım sayesinde, Mısır ve Sudan'daki kuraklık dönemlerinde su tahliyesinin garanti altına alınabileceğini belirtti. Etiyopya ayrıca önemli miktarda elektrik üretebilir ve bunun bir kısmını Mısır veya Sudan'a sağlayabilir veya satabilir.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre “Hiçbir ülke Nil sularını tek taraflı olarak kontrol etmemelidir” ifadesini kullandı.

Sisi'yi ve 7 Ekim 2023'ten bu yana Mısır ve bölgedeki güvenlik ve insani sorunların yönetimindeki rolünü övdü.