Putin ordunun başarılarıyla övünüyor

Ukrayna, güçlerinin doğu cephesi boyunca, kuzeyden güneye ilerlediğini duyurdu

Herson’daki Vysokopillia köyünde Ukrayna bayrağı asıldı. (AFP)
Herson’daki Vysokopillia köyünde Ukrayna bayrağı asıldı. (AFP)
TT

Putin ordunun başarılarıyla övünüyor

Herson’daki Vysokopillia köyünde Ukrayna bayrağı asıldı. (AFP)
Herson’daki Vysokopillia köyünde Ukrayna bayrağı asıldı. (AFP)

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin dün düzenlenen kültürel bir etkinlikte, Rus ordusunun başarılarından övgüyle söz etti. Putin “Ordunun ve askeri güçlerin fedakarlıkları, Rusya'da yeni bölgelerin kurtarılmasıyla sonuçlandı” dedi.
Dört Ukrayna bölgesinin ilhakına ilişkin yasayı imzaladıktan sonra ilk kez kamuoyu önüne çıkan Putin, bir eğitim yarışmasında yaptığı açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Rusya'da yeni bölgelerin kurtuluşu, Rus ordusu ve yeni bölgelerin sakinlerini korumak için hayatlarını feda etmekten kaçınmayan askerler sayesinde mümkün oldu. Donbass ve diğer bölgelerin nüfusunun korunmasında, halkımızın hayatı için bir tehdit olduğunda yapılacakları zaten birçok kez farklı şekillerde konuştuk. Bu Rus ordusu sayesinde mümkün oldu.”
Bununla eş zamanlı olarak Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rus kuvvetlerinin ‘temas hatlarındaki bazı bölgeleri geri almak’ için çalışacağını vurguladı. Rusya'nın son zamanlarda ordunun Lyman kentinden ve Herson’un eteklerindeki bazı bölgelerden çekilmesiyle sonuçlanan başarısızlığına doğrudan değinmeyen Peskov, “Donbas'sta temas hattındaki bazı bölgeler ile aynı şekilde Herson ve Zaporijya bölgelerinin bazı kısımları geri alınacak” dedi.
Sözcü, Putin'in 'kurtarılmış' bölgelerin 'sonsuza kadar Rusya'da kalacağına' ilişkin açıklaması ile ordunun geçtiğimiz günlerde Donetsk bölgesindeki Lyman kentinden çekilme kararı arasında bir çelişki olup olmadığı sorusuna “Burada çelişki yok. Bu topraklar, Rusya ile sonsuza dek olacak. Belirli yerler geri alınacak” cevabını verdi.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Rus ordusu salı günü, askerlerinin geri çekildiğini kabul etti ve kontrol ettiği bölgelerin haritalarını yayınladı. Haritalarda Moskova'nın kuzey Herson bölgesinin ve Oskil Nehri'nin doğu kıyısının tamamından çekildiği görülüyor. Kuzeydoğuda Harkov’dan askerlerin geri çekilmesi, Ukrayna kuvvetlerinin savaşları doğuya doğru, örneğin Luhansk bölgesine, Svatove şehrine doğru ilerletmesine izin verdi.
Dün, daha öncesine kadar Moskova'nın tam kontrolü altında olan Luhansk bölgesindeki Askeri İdare Başkanı Sergei Gaidai yeni bir gelişme duyurdu. Gaidai Telegram'da yayınladığı videoda “Şimdi resmileşti. Luhansk bölgesinin işgalden kurtarılma süreci başladı. Birkaç yerleşim yeri Rus ordusundan çoktan kurtarıldı” ifadelerini kullandı. Ancak daha fazla ayrıntı vermedi.
Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Danışmanı Mihail Podolyak dün yaptığı açıklamada, işgal altındaki Ukrayna topraklarındaki tüm Rus hedeflerini meşru olarak niteledi ve Ukrayna’nın karşı saldırısının bir savunma savaşının parçası olduğunu söyledi. Podolyak Twitter aracılığıyla yaptığı açıklamada “İşgal altındaki bölgelerdeki herhangi bir Rus hedefi, Ukrayna silahlı kuvvetlerinin saldırma izni olan askeri hedeflerdir” dedi.
Podolyak sözlerinin devamında “Herhangi bir karşı saldırı ve işgal altındaki bölgelerin geri alınması, savunma savaşı kapsamına girer. Bu hem Ukrayna liderliği hem de müttefiklerimiz için aşikârdır” ifadesini kullandı.
Rusya Savunma Bakanlığı dün, kuvvetlerinin Ukrayna'nın Herson bölgesindeki mevzilerde konuşlandığını belirtti. Güney bölgesindeki savaş alanında ağır kayıplar verdiklerini teyit ettikten bir gün sonra askerlerinin ‘üstün düşman kuvvetlerinin saldırılarını püskürttüğünü’ açıkladı.
Bakanlık günlük açıklamasında, güçlerinin Dudchany ve Davydiv Brid bölgelerine hava saldırıları düzenlediğini belirterek bu hafta mart ayından bu yana kontrol ettikleri iki ana köyü kaybettiklerini doğruladı.
Rus makamları söz konusu başarısızlıklar hakkında çok az bilgi yayınlasa da iktidar yanlısı Rus medyasının savaş muhabirleri bu başarısızlıkların boyutunu ortaya koydular. Kremlin yanlısı bazı yorumcular da Rus ordusunu eleştirdi.
Komsomolskaya Pravda gazetesinden Alexander Kots, Svatove’de Telegram hesabından yaptığı açıklamada “Durum böyle. Yakın gelecekte iyi bir haber gelmeyecek. Ne Herson cephesinden ne de Luhansk cephesinden” dedi.
Dün Ukrayna’nın Kiev Bölge Valisi Oleksiy Kuleba’ya göre İran yapımı ‘kamikaze’ olarak adlandırılan silahlı insansız hava araçları (SİHA) ile başkent Kiev’e yaklaşık 90 kilometre uzaklıktaki Bila Tserkva şehrine düzenlenen saldırıda bir kişi yaralandı.
Kuleba Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, “Düşman gece boyunca Bila Tserkva’yı Shahed-136 tipi kamikaze SİHA’larla hedef aldı. Saldırılarda bir kişi yaralandı ve altyapı hasar gördü” ifadelerini kullandı.
Diğer yandan Rusya'nın Washington'ın Rusya ile doğrudan bir çatışmaya girme olasılığına ilişkin uyarıları arttı. Peskov “Pentagon'un ABD Yüksek Performanslı Topçu Roket Sistemleri’nin (HIMARS) Kırım'daki hedefleri vurabileceğine ilişkin açıklamaları, ABD'nin Rusya ile Ukrayna arasındaki çatışmaya müdahil olduğunu gösteriyor” dedi.
Peskov açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Bu tür açıklamalar doğrudan veya dolaylı olarak, ABD'nin çatışmaya direkt müdahil olduğunun bir göstergesidir. Bu, çok tehlikeli bir durum oluşturuyor.”
Peskov’un bu yorumu, ABD Başkanı Joe Biden'ın salı günü Ukrayna'ya 4 adet HIMARS, 32 adet 155 ve 105 milimetre obüs topları ve 200 zırhlı personel taşıyıcı dahil olmak üzere 625 milyon dolar değerinde yeni bir ABD askeri yardım paketi açıklamasına karşılık olarak geldi.
Rusya'nın ABD Büyükelçisi Anatoly Antonov, Washington'ın Ukrayna'ya daha fazla askeri yardım gönderme kararının, Moskova'nın çıkarlarına bir tehdit oluşturduğunu ve Rusya ile Batı arasında askeri bir çatışma riskini artırdığını vurguladı. Antonov, dün Telegram aracılığıyla yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Bunu ülkemizin stratejik çıkarlarına doğrudan bir tehdit olarak görüyoruz. ABD ve müttefiklerinin Ukrayna'ya askeri malzeme tedariki yapması, yalnızca uzun süreli kan dökülmesine ve yeni kayıplara yol açmakla kalmayıp, aynı zamanda Rusya ile Batı ülkeleri arasında doğrudan bir askeri çatışma riskini de artırmaktadır.”
Halihazırda Avrupa Birliği (AB) dönem başkanlığını yürüten Çek Cumhuriyeti dün üye ülkelerin, Ukrayna'ya karşı saldırganlığı nedeniyle Rusya'ya yeni bir yaptırım paketi uygulamayı kabul ettiklerini bildirdi.
Twitter hesabından yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Moskova'nın Ukrayna topraklarını yasadışı bir şekilde ilhak etmesine karşı AB’nin güçlü tepkisinin bir parçası olarak, büyükelçiler Rusya'ya yeni yaptırımlar uygulanması konusunda siyasi bir anlaşmaya vardı.”
Aynı bağlamda, Rusya Güvenlik Konseyi Sekreteri Nikolay Patrushev, ‘Rus özel askeri operasyonu sebebiyle terör tehditlerinin sıklığının arttığını’ açıkladı. Rus güvenlik servislerinin ‘güvenlik boşluklarını derhal kapatma’ gibi bir zorlukla karşı karşıya olduğunu söyledi.
Patrushev, Sivastopol (Kırım) kentinde dün düzenlenen bir güvenlik toplantısında yarımadadaki terörle mücadele operasyonlarının sonuçlarına değindi. Patrushev “Özel güvenlik birimleri ve kolluk kuvvetlerinin aldığı etkin tedbirler sayesinde 12 terör suçu engellenmiştir” dedi. Ukrayna'daki Sağ Sektör ve İslamcı Hizb-ut Tahrir (Kurtuluş Partisi) gibi örgütlerin faaliyetlerinin uzun bir süre kesintisiz bir şekilde devam etmesinin ardından neredeyse durduğunu vurguladı. Ancak aynı zamanda hassas tesislerin tehlikeye maruz kalmasına ilişkin artan risklere de dikkat çekerek tesislerdeki fiziksel koruma ve teknik güvenlik ekipmanlarının yetersiz olduğunu belirtti. Patrushev açıklamasının devamında şunları söyledi:
“Güvenlik açıklarının kapatılmasının önemi, Rusya'nın Ukrayna'daki özel askeri operasyonu sebebiyle sabotaj operasyonlarının ve terör tehditlerinin sıkılığının artmasından kaynaklanıyor. Kırım'da silah, mühimmat ve patlayıcı madde kullanımıyla işlenen suçların sayısı önemli ölçüde arttı. Bu da terör tehdidinin düzeyine ayak uyduran ve bunun için konulan tedbirlerin uygulanmasının etkinliğini artıran terörle mücadele planlarının geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır.”



Aden, güvenlik, temizlik ve kapsamlı organizasyon kampanyalarıyla sivil yaşamın yeniden tesis edilmesini teşvik ediyor

Aden'deki diplomatik bölgenin ulusal güvenlik güçlerine devri (X)
Aden'deki diplomatik bölgenin ulusal güvenlik güçlerine devri (X)
TT

Aden, güvenlik, temizlik ve kapsamlı organizasyon kampanyalarıyla sivil yaşamın yeniden tesis edilmesini teşvik ediyor

Aden'deki diplomatik bölgenin ulusal güvenlik güçlerine devri (X)
Aden'deki diplomatik bölgenin ulusal güvenlik güçlerine devri (X)

Yemen’in geçici başkenti Aden, sivil kimliğini yeniden kazanmak, devletin ve kurumlarının varlığını güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir dizi adımı hızla hayata geçiriyor. Güvenlik düzenlemeleri, geniş çaplı temizlik kampanyaları, trafik ve ulaşımın yeniden organize edilmesi ile ekonomik ve kültürel öncelikli dosyaların canlandırılmasını kapsayan bu adımlar, kentin genel görünümünü iyileştirmeyi hedefliyor.

Söz konusu çalışmalar, hizmet kalitesini artırmayı, istikrarı pekiştirmeyi ve Aden’i birlikte yaşam kenti olarak yeniden konumlandırmayı amaçlayan bütüncül bir vizyon çerçevesinde yürütülüyor.

Bu kapsamda Amalika Tugayları, Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman el-Mahrami’nin talimatları doğrultusunda, askeri güçlerin Aden dışına yeniden konuşlandırılmasına yönelik planın ikinci aşamasını uyguladı. Buna göre, diplomatik bölgenin güvenliğinin sağlanmasına ilişkin görevler ulusal güvenlik güçlerine devredildi. Bu adım, askeri birliklerin şehir dışına çıkarılması ve kurumsal güvenlik yapısının güçlendirilmesi sürecinde önemli bir aşama olarak değerlendiriliyor.

Teslim edilen bölgeler arasında, çok sayıda büyükelçilik, konsolosluk ve uluslararası kuruluşun merkezlerine ev sahipliği yapan Büyükelçilikler Mahallesi ile el-Urud Meydanı da yer aldı. Bu durum, diplomatik öneme sahip hayati bölgelerde en üst düzey güvenliğin sağlanmasına verilen önemi ortaya koyuyor.

fdvedrv
Aden'deki kampların kaldırılması planının ikinci aşamasının uygulanmasına başlandı. (Hükümet medyası)

Bu adımlar, askeri birliklerin şehirlerin dışına konuşlandırılmasını öngören daha geniş kapsamlı bir planın parçası olarak gerçekleştiriliyor. Amaç, silahlı görüntüleri azaltmak, vatandaşların güvenini artırmak ve sivil yaşam için istikrarlı bir ortam hazırlamak.

Amalika Tugayları, bu ayın başında, Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu ve yerel yönetim ile koordineli olarak, kamu düzeninin korunması ve kamu ile özel çıkarların güvence altına alınmasını desteklemek için müdahalede bulunmuştu. Bu süreçte Suudi Arabistan liderliğindeki Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu, askeri kamp ve birliklerin şehir dışına çıkarılmasını, güvenlik düzenlemelerinin denetlenmesini ve askeri yapılanmanın yeniden yapılandırılmasını sürdürüyor.

Temizlik ve topluluk ortaklığı

Güvenlik çalışmalarının paralelinde, Aden yerel yönetimi, vilayetin tüm ilçelerinde ‘Güçlü ve Sivil Yeni Aden İçin Birlikte’ sloganıyla kapsamlı bir temizlik kampanyası başlattı. Aden Valiliği Birinci Vekili Muhammed Şazeli’nin başkanlık ettiği geniş katılımlı toplantıda, kampanyanın uygulanma mekanizmaları ele alındı. Toplantıya geniş bir toplum kesimi dahil edilirken, tüm ilçelerde ayda bir gün temizlik günü olarak belirlenmesi kararlaştırıldı.

frgthy
Aden, Yemen'de medeniyetin ve birlikte yaşamanın sembolünü temsil ediyor. (Yerel medya)

Şazeli, kampanyanın temizlik kültürünü ortak bir sorumluluk olarak yerleştirmeyi, toplum temelli çalışmaları güçlendirmeyi, kentin genel görünümünü iyileştirmeyi ve çevrenin korunmasını hedeflediğini vurguladı. Şazeli, gençler, öğrenciler ve kadınlar başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin sürece dahil edilmesinin önemine dikkat çekti; okullarda farkındalık programlarının desteklenmesi, medyanın aktif rol oynaması ve yerel sivil toplum kuruluşları ve özel sektörün kampanyanın başarısına katkıda bulunması gerektiğini belirtti.

Buna karşılık, Temizlik ve Kent Geliştirme Fonu’nun İcra Direktörü Kaid Raşid, kampanyanın düzenli ve sürdürülebilir bir şekilde yürütülmesi için gerekli teknik ve lojistik imkanları sağlayacağını ve ilgili kurumlarla koordinasyonu üstleneceğini taahhüt etti.

Toplantıda ayrıca, kampanyayı hazırlamak ve denetlemek üzere küçük bir komite kurulması kararlaştırıldı. Kampanya, önce pilot uygulama olarak bir ilçede başlatılacak ve değerlendirme sonrasında diğer ilçelere genişletilecek.

Dosyaları düzenleme ve taşıma

Sivil yaşamın normalleşmesi ve Aden’in sivil kimliğinin yeniden kazanılması çerçevesinde, Aden Valisi ve Devlet Bakanı Abdurrahman Şeyh el-Yafei, kara ulaşımı ofisi ve trafik polisi yönetimi yetkililerinin katılımıyla bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda, ulaşım ve trafik sektörlerinin düzenlenmesi ele alındı. Vali, kurumsal performansın yükseltilmesinin, özellikle vatandaşların hizmet alma kalitesini artırmada önemli rol oynayacağını vurguladı ve mevcut yaşam zorlukları göz önünde bulundurularak hizmetlerin iyileştirilmesinin önemine dikkat çekti.

fvgfr
Aden'deki trafik ve yolcu taşımacılığı istasyonlarının yeniden düzenlenmesi toplantısından (Hükümet medyası)

Toplantıda, yolcu taşımacılığı istasyonlarının düzenlenmesi, bazı istasyonların şehrin dış mahallelerine taşınarak trafik yoğunluğunun azaltılması ele alındı. Ayrıca, yetkililer resmi taksi plakalarının belirlenmesi, etiketlenmesi ve tüm ulaşım araçlarının güzergâhlarının tespit edilmesi konularını görüştü. Araçların teknik muayene süreçleri ve farklı kategorilere göre ücretlendirme mekanizmaları da değerlendirildi; bu adımların trafik güvenliğini artıracağı ve sektörde düzeni sağlayacağı vurgulandı.

Toplantıda ayrıca, farklı ilçelerden öğrencilere ücretsiz taşımanın yeniden başlatılması planları da ele alındı. Bu uygulamanın, ailelerin ekonomik yükünü hafifletmek ve eğitim sürecini desteklemek amacıyla hayata geçirilmesi hedefleniyor.

Aden Valisi, Aden Rafinerileri Şirketi’nin mevcut durumunu ve yeniden işletilmesini engelleyen sorunları da inceledi. Vali, karşılaşılan zorlukların Başkanlık Konseyi ve hükümete iletilerek çözülmesini ve rafinerinin faaliyetlerinin hızla yeniden başlatılmasını talep etti.

Kültürel alanda ise Vali, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) projesi yöneticisi Nuno Oliveira ile Aden’in kültürel mirasının korunması ve tarihi mirasının yaşatılması için ortaklığın güçlendirilmesini görüştü. Toplantıda, UNESCO’nun gelecek planları, tarihi evlerin restorasyon projesinde kaydedilen ilerleme ve erken uyarı sisteminin yeniden aktive edilerek risk ve felaketlerin önlenmesine yönelik olasılıklar değerlendirildi.


İsrail, son rehinenin cesedinin bulunmasından bir gün sonra Gazze Şeridi'nde dört Filistinliyi öldürdü

Gazze şehrindeki bir kampta çadırların yanında duran yerinden edilmiş Filistinli çocuklar (Reuters)
Gazze şehrindeki bir kampta çadırların yanında duran yerinden edilmiş Filistinli çocuklar (Reuters)
TT

İsrail, son rehinenin cesedinin bulunmasından bir gün sonra Gazze Şeridi'nde dört Filistinliyi öldürdü

Gazze şehrindeki bir kampta çadırların yanında duran yerinden edilmiş Filistinli çocuklar (Reuters)
Gazze şehrindeki bir kampta çadırların yanında duran yerinden edilmiş Filistinli çocuklar (Reuters)

İsrail güçlerinin bugün Gazze Şeridi’nde açtığı ateş sonucu 4 Filistinli hayatını kaybetti, birkaç kişi de yaralandı. Bu olay, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Hamas’ın elinde bulunan son asker Ran Gvili’nin cesedinin bulunduğunu açıklamasının hemen ardından yaşandı.

Şarku’l Avsat’ın Filistin Enformasyon Merkezi’nden aktardığına göre bir sağlık kaynağı, “Gazze şehrinin doğusundaki et-Tuffah mahallesi yakınlarındaki el-Batş Mezarlığı civarında İsrail işgal güçlerinin ateşi sonucu 4 vatandaş şehit oldu, 3 kişi de yaralandı” dedi.

Dün de Gazze’de İsrail güçlerinin açtığı ateş sonucu 3 kişi hayatını kaybetmişti.

Filistin Enformasyon Merkezi tarafından yapılan açıklamada, “Söz konusu ihlaller, ateşkese uyumu sağlamak için etkili herhangi bir mekanizmanın bulunmadığı bir ortamda devam ediyor. İnsan hakları örgütleri, öldürmelerin, bombardımanların ve yıkımların sürmesinin anlaşmanın içeriğini boşalttığını ve sivil yaşamının korunması yerine cezadan kaçma politikasını pekiştirdiğini belirtiyor” denildi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise işgal güçlerinin bugün erken saatlerde güneydeki Refah kentine hava saldırıları düzenlediğini ve aynı zamanda yoğun kara ateşi açtığını bildirdi.

WAFA ayrıca, işgal güçlerinin Gazze ve Han Yunus’un doğu bölgelerini topçu ateşiyle hedef aldığını, deniz kuvvetlerinin ise Han Yunus açıklarında balıkçı teknelerine saldırdığını ve topçu bombardımanı gerçekleştirdiğini aktardı.

WAFA, 11 Ekim’de yürürlüğe giren ateşkesten bu yana, İsrail ordusunun gerçekleştirdiği bin 300’ün üzerinde ihlal sonucu bin 850’den fazla Filistinlinin yaşamını yitirdiğini veya yaralandığını bildirdi.

Askeri kaynaklara göre İsrail, birkaç ay önce Ran Gvili’nin cesedinin İslami Cihad Hareketi tarafından kurulan bir toplu mezara yanlışlıkla gömüldüğüne dair istihbarat bilgisine sahipti. Ordu, mezarda arama yapılmasını talep etti ancak siyasi liderlik bunu engelledi. İsrail, Hamas’tan cesedi teslim etmesini istedi; Hamas, cesedi, müzakerelerde pazarlık kozu olarak kasıtlı şekilde tutmakla suçlandı.

ABD yönetimi ise İsrail’in cesedin serbest bırakılmasını Refah Sınır Kapısı’nın açılmasıyla ilişkilendirme yaklaşımını kabul etmedi. Geçtiğimiz cumartesi günü danışmanlar Steve Witkoff ve Jared Kushner’ı Tel Aviv’e gönderen Washington, bu yetkililerin Netanyahu ile görüşmesinin ardından, ceset bulunmadan önce Refah Sınır Kapısı’nın açılmasına onay verdi.


Guterres’tan BMGK’nın rolüne vurgu: Hukukun üstünlüğü yerini orman kanunlarına bıraktı

BM Genel Sekreteri António Guterres (AFP)
BM Genel Sekreteri António Guterres (AFP)
TT

Guterres’tan BMGK’nın rolüne vurgu: Hukukun üstünlüğü yerini orman kanunlarına bıraktı

BM Genel Sekreteri António Guterres (AFP)
BM Genel Sekreteri António Guterres (AFP)

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri António Guterres, pazartesi günü, ‘orman kanunlarının’ hüküm sürdüğü bir dünyada barışa ilişkin kararları uygulamaya yetkili ‘tek’ organ olarak BMGK’nin rolünü savundu.

Guterres, “Dünya genelinde hukukun üstünlüğü, orman kanunuyla yer değiştiriyor. Uluslararası hukukun açıkça ihlal edildiğine ve BM Şartı'nın alenen hiçe sayıldığına tanık oluyoruz” dedi.

BMGK’da konuşan Guterres, “Gazze'den Ukrayna'ya ve dünyanın dört bir yanında hukukun üstünlüğü isteğe bağlı bir şey gibi ele alınıyor” diye ekledi.

BM Şartı'nın ‘güç kullanma veya güçle tehdit etmeyi’ yasakladığını ve ‘büyük küçük tüm devletlere aynı kuralları uyguladığını’ belirtti.

BM Genel Sekreteri, ABD Başkanı Donald Trump tarafından kurulan ve BM’ye rakip olarak görülen yeni Barış Konseyi’nden açıkça bahsetmedi, ancak BMGK’nın ‘münhasır’ sorumluluğunu vurguladı.

asdfrgt
BM Genel Sekreteri António Guterres, New York'taki BM genel merkezinde düzenlenen BM Genel Kurulu'nun 80. oturumunda bir konuşma yaparken, 23 Eylül 2025 (Reuters)

BMGK’nın barış ve güvenlik konularında, bu tür girişimlerin arttığı bir dönemde tüm üye devletler adına hareket etmeye yetkili tek organ olduğuna işaret eden Guterres, “Başka hiçbir organ veya geçici koalisyon, tüm üye devletleri barış ve güvenlikle ilgili kararlara uymaya yasal olarak zorlayamaz” diye ekledi.

BM Genel Sekreteri BMGK’nın ‘güç kullanımına izin verme’ yetkisine sahip tek organ olduğunun da altını çizdi.

Guterres, bu açıklamaları, Trump'ın dünya genelindeki çatışmaları çözmeyi amaçlayan ve başkanlığını üstleneceği bir Barış Konseyi kurulacağını duyurmasından birkaç gün yaptı. Barış Konseyi ve rolü birçok ülkede şüphe uyandırdı.

Guterres, ‘tüm devletlerin uluslararası hukuka tam olarak saygı gösterme ve BM Şartı'nda belirtilen vaat ve yükümlülükleri yerine getirme taahhütlerini yenileme zamanının geldiğini’ de vurguladı.