Putin ordunun başarılarıyla övünüyor

Ukrayna, güçlerinin doğu cephesi boyunca, kuzeyden güneye ilerlediğini duyurdu

Herson’daki Vysokopillia köyünde Ukrayna bayrağı asıldı. (AFP)
Herson’daki Vysokopillia köyünde Ukrayna bayrağı asıldı. (AFP)
TT

Putin ordunun başarılarıyla övünüyor

Herson’daki Vysokopillia köyünde Ukrayna bayrağı asıldı. (AFP)
Herson’daki Vysokopillia köyünde Ukrayna bayrağı asıldı. (AFP)

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin dün düzenlenen kültürel bir etkinlikte, Rus ordusunun başarılarından övgüyle söz etti. Putin “Ordunun ve askeri güçlerin fedakarlıkları, Rusya'da yeni bölgelerin kurtarılmasıyla sonuçlandı” dedi.
Dört Ukrayna bölgesinin ilhakına ilişkin yasayı imzaladıktan sonra ilk kez kamuoyu önüne çıkan Putin, bir eğitim yarışmasında yaptığı açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Rusya'da yeni bölgelerin kurtuluşu, Rus ordusu ve yeni bölgelerin sakinlerini korumak için hayatlarını feda etmekten kaçınmayan askerler sayesinde mümkün oldu. Donbass ve diğer bölgelerin nüfusunun korunmasında, halkımızın hayatı için bir tehdit olduğunda yapılacakları zaten birçok kez farklı şekillerde konuştuk. Bu Rus ordusu sayesinde mümkün oldu.”
Bununla eş zamanlı olarak Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rus kuvvetlerinin ‘temas hatlarındaki bazı bölgeleri geri almak’ için çalışacağını vurguladı. Rusya'nın son zamanlarda ordunun Lyman kentinden ve Herson’un eteklerindeki bazı bölgelerden çekilmesiyle sonuçlanan başarısızlığına doğrudan değinmeyen Peskov, “Donbas'sta temas hattındaki bazı bölgeler ile aynı şekilde Herson ve Zaporijya bölgelerinin bazı kısımları geri alınacak” dedi.
Sözcü, Putin'in 'kurtarılmış' bölgelerin 'sonsuza kadar Rusya'da kalacağına' ilişkin açıklaması ile ordunun geçtiğimiz günlerde Donetsk bölgesindeki Lyman kentinden çekilme kararı arasında bir çelişki olup olmadığı sorusuna “Burada çelişki yok. Bu topraklar, Rusya ile sonsuza dek olacak. Belirli yerler geri alınacak” cevabını verdi.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Rus ordusu salı günü, askerlerinin geri çekildiğini kabul etti ve kontrol ettiği bölgelerin haritalarını yayınladı. Haritalarda Moskova'nın kuzey Herson bölgesinin ve Oskil Nehri'nin doğu kıyısının tamamından çekildiği görülüyor. Kuzeydoğuda Harkov’dan askerlerin geri çekilmesi, Ukrayna kuvvetlerinin savaşları doğuya doğru, örneğin Luhansk bölgesine, Svatove şehrine doğru ilerletmesine izin verdi.
Dün, daha öncesine kadar Moskova'nın tam kontrolü altında olan Luhansk bölgesindeki Askeri İdare Başkanı Sergei Gaidai yeni bir gelişme duyurdu. Gaidai Telegram'da yayınladığı videoda “Şimdi resmileşti. Luhansk bölgesinin işgalden kurtarılma süreci başladı. Birkaç yerleşim yeri Rus ordusundan çoktan kurtarıldı” ifadelerini kullandı. Ancak daha fazla ayrıntı vermedi.
Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Danışmanı Mihail Podolyak dün yaptığı açıklamada, işgal altındaki Ukrayna topraklarındaki tüm Rus hedeflerini meşru olarak niteledi ve Ukrayna’nın karşı saldırısının bir savunma savaşının parçası olduğunu söyledi. Podolyak Twitter aracılığıyla yaptığı açıklamada “İşgal altındaki bölgelerdeki herhangi bir Rus hedefi, Ukrayna silahlı kuvvetlerinin saldırma izni olan askeri hedeflerdir” dedi.
Podolyak sözlerinin devamında “Herhangi bir karşı saldırı ve işgal altındaki bölgelerin geri alınması, savunma savaşı kapsamına girer. Bu hem Ukrayna liderliği hem de müttefiklerimiz için aşikârdır” ifadesini kullandı.
Rusya Savunma Bakanlığı dün, kuvvetlerinin Ukrayna'nın Herson bölgesindeki mevzilerde konuşlandığını belirtti. Güney bölgesindeki savaş alanında ağır kayıplar verdiklerini teyit ettikten bir gün sonra askerlerinin ‘üstün düşman kuvvetlerinin saldırılarını püskürttüğünü’ açıkladı.
Bakanlık günlük açıklamasında, güçlerinin Dudchany ve Davydiv Brid bölgelerine hava saldırıları düzenlediğini belirterek bu hafta mart ayından bu yana kontrol ettikleri iki ana köyü kaybettiklerini doğruladı.
Rus makamları söz konusu başarısızlıklar hakkında çok az bilgi yayınlasa da iktidar yanlısı Rus medyasının savaş muhabirleri bu başarısızlıkların boyutunu ortaya koydular. Kremlin yanlısı bazı yorumcular da Rus ordusunu eleştirdi.
Komsomolskaya Pravda gazetesinden Alexander Kots, Svatove’de Telegram hesabından yaptığı açıklamada “Durum böyle. Yakın gelecekte iyi bir haber gelmeyecek. Ne Herson cephesinden ne de Luhansk cephesinden” dedi.
Dün Ukrayna’nın Kiev Bölge Valisi Oleksiy Kuleba’ya göre İran yapımı ‘kamikaze’ olarak adlandırılan silahlı insansız hava araçları (SİHA) ile başkent Kiev’e yaklaşık 90 kilometre uzaklıktaki Bila Tserkva şehrine düzenlenen saldırıda bir kişi yaralandı.
Kuleba Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, “Düşman gece boyunca Bila Tserkva’yı Shahed-136 tipi kamikaze SİHA’larla hedef aldı. Saldırılarda bir kişi yaralandı ve altyapı hasar gördü” ifadelerini kullandı.
Diğer yandan Rusya'nın Washington'ın Rusya ile doğrudan bir çatışmaya girme olasılığına ilişkin uyarıları arttı. Peskov “Pentagon'un ABD Yüksek Performanslı Topçu Roket Sistemleri’nin (HIMARS) Kırım'daki hedefleri vurabileceğine ilişkin açıklamaları, ABD'nin Rusya ile Ukrayna arasındaki çatışmaya müdahil olduğunu gösteriyor” dedi.
Peskov açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Bu tür açıklamalar doğrudan veya dolaylı olarak, ABD'nin çatışmaya direkt müdahil olduğunun bir göstergesidir. Bu, çok tehlikeli bir durum oluşturuyor.”
Peskov’un bu yorumu, ABD Başkanı Joe Biden'ın salı günü Ukrayna'ya 4 adet HIMARS, 32 adet 155 ve 105 milimetre obüs topları ve 200 zırhlı personel taşıyıcı dahil olmak üzere 625 milyon dolar değerinde yeni bir ABD askeri yardım paketi açıklamasına karşılık olarak geldi.
Rusya'nın ABD Büyükelçisi Anatoly Antonov, Washington'ın Ukrayna'ya daha fazla askeri yardım gönderme kararının, Moskova'nın çıkarlarına bir tehdit oluşturduğunu ve Rusya ile Batı arasında askeri bir çatışma riskini artırdığını vurguladı. Antonov, dün Telegram aracılığıyla yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Bunu ülkemizin stratejik çıkarlarına doğrudan bir tehdit olarak görüyoruz. ABD ve müttefiklerinin Ukrayna'ya askeri malzeme tedariki yapması, yalnızca uzun süreli kan dökülmesine ve yeni kayıplara yol açmakla kalmayıp, aynı zamanda Rusya ile Batı ülkeleri arasında doğrudan bir askeri çatışma riskini de artırmaktadır.”
Halihazırda Avrupa Birliği (AB) dönem başkanlığını yürüten Çek Cumhuriyeti dün üye ülkelerin, Ukrayna'ya karşı saldırganlığı nedeniyle Rusya'ya yeni bir yaptırım paketi uygulamayı kabul ettiklerini bildirdi.
Twitter hesabından yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Moskova'nın Ukrayna topraklarını yasadışı bir şekilde ilhak etmesine karşı AB’nin güçlü tepkisinin bir parçası olarak, büyükelçiler Rusya'ya yeni yaptırımlar uygulanması konusunda siyasi bir anlaşmaya vardı.”
Aynı bağlamda, Rusya Güvenlik Konseyi Sekreteri Nikolay Patrushev, ‘Rus özel askeri operasyonu sebebiyle terör tehditlerinin sıklığının arttığını’ açıkladı. Rus güvenlik servislerinin ‘güvenlik boşluklarını derhal kapatma’ gibi bir zorlukla karşı karşıya olduğunu söyledi.
Patrushev, Sivastopol (Kırım) kentinde dün düzenlenen bir güvenlik toplantısında yarımadadaki terörle mücadele operasyonlarının sonuçlarına değindi. Patrushev “Özel güvenlik birimleri ve kolluk kuvvetlerinin aldığı etkin tedbirler sayesinde 12 terör suçu engellenmiştir” dedi. Ukrayna'daki Sağ Sektör ve İslamcı Hizb-ut Tahrir (Kurtuluş Partisi) gibi örgütlerin faaliyetlerinin uzun bir süre kesintisiz bir şekilde devam etmesinin ardından neredeyse durduğunu vurguladı. Ancak aynı zamanda hassas tesislerin tehlikeye maruz kalmasına ilişkin artan risklere de dikkat çekerek tesislerdeki fiziksel koruma ve teknik güvenlik ekipmanlarının yetersiz olduğunu belirtti. Patrushev açıklamasının devamında şunları söyledi:
“Güvenlik açıklarının kapatılmasının önemi, Rusya'nın Ukrayna'daki özel askeri operasyonu sebebiyle sabotaj operasyonlarının ve terör tehditlerinin sıkılığının artmasından kaynaklanıyor. Kırım'da silah, mühimmat ve patlayıcı madde kullanımıyla işlenen suçların sayısı önemli ölçüde arttı. Bu da terör tehdidinin düzeyine ayak uyduran ve bunun için konulan tedbirlerin uygulanmasının etkinliğini artıran terörle mücadele planlarının geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır.”



İsrail, şubat ayı sonunda Sınır Tanımayan Doktorlar örgütünün Gazze'deki faaliyetlerini yasakladı

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Zuveyda kentinde, yanık tedavisi için gerekli tıbbi ekipman, ilaç ve temel malzemelerin ciddi bir şekilde yetersiz olduğu ortamda, Filistinli bir kadın Sınır Tanımayan Doktorlar hastanesinde yanıkları olan genç bir kadına yardım ediyor (Reuters)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Zuveyda kentinde, yanık tedavisi için gerekli tıbbi ekipman, ilaç ve temel malzemelerin ciddi bir şekilde yetersiz olduğu ortamda, Filistinli bir kadın Sınır Tanımayan Doktorlar hastanesinde yanıkları olan genç bir kadına yardım ediyor (Reuters)
TT

İsrail, şubat ayı sonunda Sınır Tanımayan Doktorlar örgütünün Gazze'deki faaliyetlerini yasakladı

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Zuveyda kentinde, yanık tedavisi için gerekli tıbbi ekipman, ilaç ve temel malzemelerin ciddi bir şekilde yetersiz olduğu ortamda, Filistinli bir kadın Sınır Tanımayan Doktorlar hastanesinde yanıkları olan genç bir kadına yardım ediyor (Reuters)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Zuveyda kentinde, yanık tedavisi için gerekli tıbbi ekipman, ilaç ve temel malzemelerin ciddi bir şekilde yetersiz olduğu ortamda, Filistinli bir kadın Sınır Tanımayan Doktorlar hastanesinde yanıkları olan genç bir kadına yardım ediyor (Reuters)

İsrail, bugün yaptığı açıklamada, Sınır Tanımayan Doktorlar örgütünün Filistinli çalışanlarının listesini sunamaması üzerine Gazze'deki insani yardım faaliyetlerini durduracağını duyurdu.

Yurtdışı İşleri ve Antisemitizmle Mücadele Bakanlığı, "Gazze Şeridi'ndeki Sınır Tanımayan Doktorlar'ın faaliyetlerine son verme yönünde adımlar atıldığını" açıkladı.

Bakanlık, kararın "Sınır Tanımayan Doktorlar'ın, bölgede faaliyet gösteren tüm insani yardım kuruluşları için geçerli şart olan yerel personel listelerini sunamaması" üzerine alındığını belirterek, örgütün faaliyetlerini durduracağını ve 28 Şubat'a kadar Gazze'den ayrılacağını kaydetti.

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), salı günü, İsrail'in Gazze Şeridi ve Batı Şeridi'ne erişimini sürdürmesi için talep ettiği personel listelerini vermeyeceğini açıkladı ve ekibinin güvenliği konusunda garanti alamadığını ifade etti.

Gazze'deki hastaneleri destekleyen MSF, İsrail'in bu ay Filistin topraklarındaki faaliyetlerini durdurması emrini verdiği 37 uluslararası kuruluştan biri. Bu kuruluşlar, personel bilgilerini sunma zorunluluğu da dahil olmak üzere yeni düzenlemelere uymadıkları takdirde faaliyetlerini durduracaklar.

Yardım kuruluşları, personel hakkında kişisel bilgilerin paylaşılmasının güvenliklerini tehlikeye atabileceğini belirterek, Gazze'deki iki yıllık savaş sırasında öldürülen veya yaralanan yüzlerce yardım çalışanını örnek gösteriyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre kayıt sürecini yöneten İsrail Diaspora İşleri Bakanlığı, yaptığı açıklamalarda, Hamas'ı Sınır Tanımayan Doktorlar'a baskı yapmakla suçladı. Bakanlık herhangi bir kanıt sunmadı, ancak Gazze Sağlık Bakanlığı'nın 29 Ocak'ta ortak sağlık kuruluşlarına bağlı sağlık çalışanlarının verilerini paylaşmayı reddettiğini, bunun nedeninin ise güvenlik endişeleri olduğunu belirtti. Bakanlık, Sınır Tanımayan Doktorlar'ın kendileriyle iletişime geçmediğini belirtti.

İsrail daha önce, veri kaydının Filistinli silahlı gruplara yardım ulaşmasını engellemek amacıyla yapıldığını belirtmişti. Yardım kuruluşları, önemli miktarda yardımın başka yerlere yönlendirildiğini reddediyor. Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) geçen hafta, bu bilgiyi ifşa etmeyi kabul eden Filistinli ve uluslararası personelin kısmi bir listesini paylaşmaya hazır olduğunu, ancak listenin yalnızca idari amaçlarla kullanılması ve ekibini tehlikeye atılmaması şartıyla bunu yapacağını söyledi. MSF, insani tıbbi malzemelerin yönetimini kontrol altında tutmak istediğini belirtti. Örgüt yaptığı açıklamada, "Tekrarlanan çabalara rağmen, son birkaç gündür İsrail yetkilileriyle gerekli somut garantiler konusunda bir anlaşmaya varamadığımız ortaya çıktı" ifadelerini kullandı. MSF, Gazze ve Batı Şeria'daki faaliyetlerine getirilen yasağın, Gazze'de devam eden insani kriz göz önüne alındığında, insani hizmetler üzerinde yıkıcı bir etkiye sahip olabileceğini belirtti.


Dörtlü Mekanizma’nın Sudan savaşını sona erdirme planında çıkmaz yaşanıyor

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) (Arşiv – AFP)
Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) (Arşiv – AFP)
TT

Dörtlü Mekanizma’nın Sudan savaşını sona erdirme planında çıkmaz yaşanıyor

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) (Arşiv – AFP)
Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) (Arşiv – AFP)

Sudan’daki savaşı durdurmaya yönelik çabalar, son aylarda Dörtlü Mekanizma’nın yol haritasının kayda değer bir sonuç üretememesi nedeniyle çıkmaza girmiş durumda.

Ufkun tıkandığı bu süreçte, çok sayıda kaynak, bu yönde kapalı kapılar ardında ve son derece gizli yürütülen bazı görüşmelerin yapılmış olabileceğini, bu nedenle herhangi bir bilginin sızmasının önüne geçildiğini belirtiyor.

Aynı kaynaklar, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan’ın, Dörtlü Mekanizma’yı devre dışı bırakmaya yönelik bir girişim içinde olduğunu ve doğrudan ABD Başkanı Donald Trump’ın öncülük edeceği yeni bir müzakere hattı oluşturmayı hedeflediğini ifade ediyor. Burhan’ın, bu yaklaşımı çeşitli açıklamalarında birden fazla kez dile getirdiği kaydediliyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan siyasi kaynaklar ise Dörtlü Mekanizma’nın özellikle en kritik başlık olan ateşkesin sağlanması konusunda sunduğu yol haritasında somut bir ilerleme kaydedememesine rağmen, arabulucuların girişimin başarısız olduğunu ilan etmediğini ya da görüşmeleri sonlandırdıklarına dair bir açıklama yapmadığını aktardı.

Dörtlü Mekanizma’nın yol haritası

 Sudan'daki çatışmanın iki tarafının temsilcileri, Mayıs 2023'te Cidde Bildirgesi’nin imzalanması sırasında (Reuters)Sudan'daki çatışmanın iki tarafının temsilcileri, Mayıs 2023'te Cidde Bildirgesi’nin imzalanması sırasında (Reuters)

ABD, Suudi Arabistan, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) oluşan Dörtlü Mekanizma’nın yol haritası, geçtiğimiz yıl eylül ayında, insani yardımların Sudan’ın tüm bölgelerine ulaştırılmasını kolaylaştırmak amacıyla üç ay süreli insani ateşkes öngörmüş, bunun ardından kapsamlı bir ateşkes ilan edilmesini ve dokuz ay içinde Sudanlıların güvenini kazanacak meşru sivil hükümetin kurulmasına yol açacak siyasi sürecin başlatılmasını önermişti. Ancak girişim, Sudan ordusunun reddi ve ülkesindeki çatışma karşısında tarafsız olmadığı yönündeki şüpheleri nedeniyle engelle karşılaştı.

Kaynaklar, Dörtlü Mekanizma yol haritasının Sudan’daki savaşı durdurmaya yönelik şu anda masadaki tek girişim olduğunu ve yaklaşık üç yıldır süren, Birleşmiş Milletler’e (BM) göre dünyadaki en büyük insani felakete yol açan yıkıcı çatışmayı sona erdirmek amacıyla tarafların bölgesel düzeyde uzlaşması sonucunda ortaya çıktığını belirtiyor.

Aynı kaynaklar, son gelişmelerin Dörtlü Mekanizma dışında yeni bir müzakere sürecinin varlığına işaret etmediğini, yaşananların ise ordunun bu girişimi en kısa sürede kabul etmesini sağlamaya yönelik çabalardan ibaret olduğunu ifade ediyor. Bu kapsamda, Sudan hükümetiyle iyi ilişkilere sahip bazı ülkelerin, yönetimi girişime olumlu yaklaşmaya teşvik etmek için diplomatik temaslarını yoğunlaştırdığı belirtiliyor.

Tek platform

Siyasi analist el-Cemil el-Fadıl, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, Dörtlü Mekanizma girişiminin Sudan’da uzayan savaş krizinin çözümü için bölge ülkeleri arasında üzerinde uzlaşı sağlanmış tek platform olmayı sürdürdüğünü söyledi. El-Fadıl, söz konusu girişimin, ABD Başkanı Donald Trump ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi arasında, ocak ayı ortasında Davos Forumu kapsamında yapılan görüşmede de güçlü biçimde gündeme geldiğini belirtti.

El-Fadıl, iki lider arasındaki görüşmelerin esas olarak Dörtlü Mekanizma çerçevesinde Sudan’daki savaşı sona erdirmeye yönelik ortak çabalara odaklandığını, önceliğin insani ateşkesin kalıcı hale getirilmesi olduğunu ifade etti. Bununla birlikte girişimin sahada somut kazanımlar elde etmesi gerektiğini vurgulayan el-Fadıl, mevcut tabloya bakıldığında sürecin çıkmaza girdiğinin söylenemeyeceğini dile getirdi.

Washington’daki insani yardım konferansı

 Sudan’da dünyadaki en büyük iç göç yaşandı. (Reuters)Sudan’da dünyadaki en büyük iç göç yaşandı. (Reuters)

El-Fadıl, ABD yönetimine yakın çevrelerden sızan bilgilerle bağlantı kurarak, Washington’un 3 Şubat’ta Sudan’a destek amacıyla uluslararası bir insani yardım konferansı düzenlemeye hazırlandığını ve önümüzdeki kısa dönemde kayda değer bir ilerleme yaşanmasının beklendiğini söyledi. Bu adımın, Dörtlü Mekanizma tarafından ortaya konan çözüm yol haritasının parçası olduğunu da ifade etti.

El-Fadıl, ABD yönetiminin, Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri’nden (HDK) ateşkes ve çatışmaların durdurulması yönünde taahhüt almadan böyle bir insani konferansı düzenlemeye gitmesinin mümkün olmadığını vurguladı.

Mevcut veriler ışığında, Washington’da yapılması planlanan insani konferansla eş zamanlı olarak yol haritasının uygulanmasına yönelik taraflar arasında örtülü bir mutabakat bulunabileceğini dışlamayan el-Fadıl, sürecin başarısının tüm tarafların gerçek ve somut tavizler vermesine bağlı olduğunu dile getirdi.


İsrail, Gazze Şeridi sakinleri için Refah sınır kapısının sınırlı olarak açıldığını duyurdu

Bugün Mısır tarafından Refah sınır kapısından bir vinç geçiyor (AP).
Bugün Mısır tarafından Refah sınır kapısından bir vinç geçiyor (AP).
TT

İsrail, Gazze Şeridi sakinleri için Refah sınır kapısının sınırlı olarak açıldığını duyurdu

Bugün Mısır tarafından Refah sınır kapısından bir vinç geçiyor (AP).
Bugün Mısır tarafından Refah sınır kapısından bir vinç geçiyor (AP).

İsrail, bugün yaptığı açıklamada Gazze Şeridi sakinlerinin geçişine izin vermek üzere Refah Sınır Kapısı’nın sınırlı olarak açıldığını duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre İsrail Savunma Bakanlığı’na bağlı Filistin sivil işlerinin koordinasyonundan sorumlu Hükümet Faaliyetlerini Koordinasyon Birimi (COGAT), “Ateşkes anlaşması ve siyasi liderliğin talimatları doğrultusunda, bugün Refah Sınır Kapısı yalnızca sivillerin geçişine açılmıştır” açıklamasında bulundu.

Filistin medya kuruluşları, daha önce Filistinli personeli taşıyan otobüslerin Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafına ulaştığını, buradan Filistin tarafına geçerek kapıda göreve başlamalarının planlandığını bildirmişti.

Sınır kapısından geçişlerin, sıkı denetim altında ve yalnızca bireylerle sınırlı olacağı belirtiliyor. Bu adım, ateşkesin yürürlüğe girmesinden aylar sonra atılırken, insani yardım kuruluşları uzun süredir abluka altında ve büyük ölçüde tahrip olmuş Gazze’ye yardımların ulaştırılabilmesi için kapının engelsiz şekilde açılması çağrısında bulunuyor.

Ambulanslar, Gazze Şeridi'ne doğru yola çıkmak üzere Refah sınır kapısının Mısır girişinde sıraya girdi (AP)Ambulanslar, Gazze Şeridi'ne doğru yola çıkmak üzere Refah sınır kapısının Mısır girişinde sıraya girdi (AP)

Gazze’de Rafah Sınır Kapısı Yeniden Açıldı, İsrail Saldırılarında 32 Kişi Hayatını Kaybetti

Gazze’de 10 Ekim’den bu yana yürürlükte olan ateşkesin ihlalleri devam ederken, İsrail’in dün gerçekleştirdiği hava saldırılarında 32 kişi yaşamını yitirdi; Gazze Sivil Savunma yetkililerinin bildirdiğine göre ölenler arasında kadınlar ve çocuklar da bulunuyor.

Mısır sınırındaki Refah Kapısı, İsrail topraklarından geçmeden Gazze’ye kara yoluyla açılan tek geçit olarak biliniyor. Ancak kapı, Mayıs 2024’te İsrail güçlerinin kontrolü ele geçirmesinden bu yana kapalıydı. 2025 başında ise kısa bir süreliğine kısmi olarak yeniden açılmıştı.

Ayrı bir gelişmede, Filistin medyasına göre bugün sabah saatlerinde Gazze Vadisi’nin kuzeyinde İsrail dronunu saldırısında bir Filistinli hayatını kaybetti, bazı kişiler de yaralandı. Filistin Haber Ajansı’nın (WAFA) haberine göre böylece dün sabah saatlerinden itibaren Gazze hastanelerine ulaşan ölü sayısı 32’ye yükseldi; ölümlerin 7’si güneyde, 25’i kuzeyde kaydedildi.

Refah Kapısı, Gazze’nin güney sınırında, ateşkesin ardından İsrail’in çekilmediği alanlar içinde yer alıyor; bu da bölgenin yarısından fazlasını kapsıyor. Anlaşmanın ikinci aşamasında kapının yeniden açılması öngörülüyor. BM ve yardım kuruluşları, insani krizin derinleştiği Gazze’de 2 milyondan fazla kişiye yardım ulaştırılabilmesi için geçişin sorunsuz açılmasını talep ediyor.

Sınırlı olmasına rağmen bu adımın, Gazze’nin günlük işlerini yönetmek üzere kurulan 15 Filistinli teknokrattan oluşan Ulusal Yönetim Komitesi’nin çalışmalarını kolaylaştırması bekleniyor. Komite, ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığını yürüttüğü “Barış Konseyi” denetiminde faaliyet gösterecek.