Sadr, ‘yolsuzluğa karışanlardan hesap sorulması için’ BM'den yardım istedi

UNAMI Başkanı Hennis-Plasschaert’in BMGK’daki brifingi Irak’ta büyük bir memnuniyetle karşılandı

Sadr'ın BMGK toplantısının ardından Twitter hesabından paylaştığı tweet
Sadr'ın BMGK toplantısının ardından Twitter hesabından paylaştığı tweet
TT

Sadr, ‘yolsuzluğa karışanlardan hesap sorulması için’ BM'den yardım istedi

Sadr'ın BMGK toplantısının ardından Twitter hesabından paylaştığı tweet
Sadr'ın BMGK toplantısının ardından Twitter hesabından paylaştığı tweet

Birleşmiş Milletler Irak Yardım Misyonu (UNAMI) Başkanı Jeanine Hennis-Plasschaert’in salı günü BM Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) Irak'taki duruma ilişkin verdiği brifingde söylediklerinin büyük bir bölümü, Irak'ta uzun yıllardır popüler söylemlerde dile getiriliyordu. Birçok kişi de Hennis-Plasschaert’in sözlerini bir BM yetkilisinin son yıllarda yaptığı en önemli açıklama olarak gördü. Hennis-Plasschaert, Irak'ın ‘siyasi çıkmaz’ ve ‘yolsuzluk’ ile ilgili iç meselelerini ve bunların feci sonuçlarını BM’nin en yüksek uluslararası kurumu BMGK’ya taşıdı.
Irak’ta yaklaşık yirmi yıldır geniş çapta yaşananların uluslararası arenada nispeten ‘gizli’ tutulduğu bir dönemde Hennis-Plasschaert, 2018 yılının Ağustos ayından bugüne kadar Irak'ta çalıştığı yıllar boyunca ağır eleştirilere maruz kaldıktan sonra ilk kez büyük bir övgü ve takdir topladı. Hennis-Plasschaert’ın BMGK’daki brifingini övenlerin başında, yolsuzluk ve bunun ülke için yarattığı feci sonuçlarına dair konuşmasını destekleyen Sadr Hareketi lideri Mukteda es-Sadr geldi. Sadr, Hennis-Plasschaert’ın BMGK’daki sözleriyle ilgili olarak “Evet, bu çok doğru ve isabetli. Dini mercii ve halkın özlemlerine uygun olarak eski yüzlerin, partilerin ve kişilerin bir sonraki hükümette yer almaması yönündeki kademeli reform için atılan ilk adım” yazdı.
Mukteda es-Sadr, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kamuya açık olması, önceki siyasi ve seçim süreçlerine katılanların dışlanması şartıyla yolsuzluk yapanların tarafsız şekilde yargılanmasını sağlamak için diyalogu kabul ediyor ve bu konuda BM’nin yardımını bekliyoruz.”
Sadr, BMGK’nın Irak’ın maruz kaldığı bombalı saldırılara verdiği desteği övdü.
Öte yandan Eski İletişim Bakanı Muhammed Tevfik Allavi, UNAMI Başkanı’nın tamamen gerçekleri dile getirdiğini söyledi. Allavi, “İster sosyal bir sembol, ister siyasi bir sınıf içinde, isterse dışında olsun, ülkesi için en iyisini isteyen her onurlu Irak vatandaşının tansiyonu düşürmek için sorumlu bir tutum sergilemesi gerekiyor. Çünkü uçurumun kenarındayız. Irak'ın şu anki durumu, 1974 iç savaşının arifesindeki Lübnan'ın durumuyla aynı. Bir toplumsal gerilim, çatışmalar, ölümler ve yakın gelecekte uzlaşıya varma umudunda eksiklik söz konusu. Çatışan tarafların, haklı olduklarına, zafer kazandıklarına ve diğer tarafların iradelerinin kırılması gerektiğine inandıkları talihsiz bir durumdayız” şeklinde konuştu.
Eski Dışişleri Bakanı ve Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Politbüro üyesi Hoşyar Zebari ise UNAMI Başkanı Hennis-Plasschaert’in BMGK’daki brifinginde ‘olumlu noktalar’ olduğunu kabul etti. Ancak Zebari, BM yetkilisini, Şii Koordinasyon Çerçevesi gruplarına atıfla ‘2021 yılının Ekim ayındaki seçimlerden sonra siyasi ve anayasal sürecin gidişatını engelleyen aktörleri görmezden gelmek ve ihmal etmekle’ suçladı.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.