Suriye’de zamlar sebebiyle halk yaklaşan kıştan endişeli

Suriye’de ısınma malzemelerinin fiyatlarındaki dikkat çekici artış endişe veriyor

İdlib’in kuzeyinde yer alan Hazra bölgesindeki odun satış merkezi (Şarku’l Avsat)
İdlib’in kuzeyinde yer alan Hazra bölgesindeki odun satış merkezi (Şarku’l Avsat)
TT

Suriye’de zamlar sebebiyle halk yaklaşan kıştan endişeli

İdlib’in kuzeyinde yer alan Hazra bölgesindeki odun satış merkezi (Şarku’l Avsat)
İdlib’in kuzeyinde yer alan Hazra bölgesindeki odun satış merkezi (Şarku’l Avsat)

Suriye’nin kuzeybatısında gerek köylerde ve kasabalarda gerekse yerinden edilmiş kişilerin kaldığı kamplardaki sivillerin yaşam koşulları her geçen gün daha da zorlaşıyor.
Motorin, yakacak odun, fıstık ve ceviz kabuğu gibi ısınma malzemelerinin fiyatlarındaki dikkat çekici artış, kış mevsimi yaklaşırken halkın kaygı ve şikayetlerinin her geçen gün artmasına neden oluyor.
Havaların soğuması ile kışın yaklaştığı bölgede hissedilirken, İdlib'in 40 kilometre kuzeyinde bulunan ed-Dana bölgesinden, 34 yaşındaki Halid, alacağı bir ton yakacak odun için piyasadaki en düşük fiyatı arama yolculuğuna ed-Dana, Sarmada ve İdlib şehirlerini birbirine bağlayan ana yollar üzerindeki yakacak odun, fıstık ve ceviz kabukları satış merkezlerinden başladı. Halid, yakacak fiyatları geçen yıla göre fiyatları iki kattan fazla artmasının ardından fiyatların belki de kış mevsiminde daha fazla artış gösterecek olması sebebiyle arama yolculuğuna erken başladı. Suriye’nin kuzeybatısında yakacak odun fiyatları eşi görülmemiş seviyelere ulaştı. Zeytin ağaçlarından elde edilen bir ton yakacak odunun fiyatı 225 dolara yükselirken, son yıllarda Suriyelilerin kışın ısınmak için kullandığı ‘sağlıklı’ olarak nitelendirilen bir ısınma aracı haline gelen fıstık, ceviz ve badem kabuğu fiyatları da aynı şekilde yükseldi.
Şarku’l Avsat’a konuşan Halid, “Kış gelmeden önce, kış aylarında yakacak odun da dahil olmak üzere ısıtma malzemelerinin fiyatlarında yeni bir artış olacağı korkusuyla, ed-Dana’da yakacak odun merkezlerinden birinin sahibi ile zeytin ağaçlarından bir ton yakacak odun satın almak için zorlu bir pazarlıktan sonra, nihayet satıcıyı bir tonun fiyatını 210 dolardan 200 dolara düşürmeye ikna etmeyi başardım” dedi. Halid, daha büyük miktarda odun almayı umduğunu ancak pazardaki yüksek yakacak odun fiyatlarının bunu engel olduğunu belirtti ve “Elbette bir bebek de dahil olmak üzere 7 kişilik aileme benzer bir ailenin kışın ısınması için bir ton odun yetmez. Bu yüzden, kış sonuna kadar ailemin ihtiyaçlarını karşılamak için daha fazla odun almak için bir miktar daha para biriktirmek için çok çalışacağım. Kışın İdlib’in kuzeyindeki soğuk çok sert ve ne yaşlı ne de küçük dinlemez” dedi.
Halep’in batısındaki Hazra bölgesinde bir yakacak malzemeleri satış merkezinin sahibi olan Ebu Muhammed, “Bu yılki yakacak odun, fıstık ve ceviz kabuğunun satışlarının, üretici veya ithalatçıdan gelen yüksek fiyatlar nedeniyle geçen yılın satışlarından çok daha düşük olması bekleniyor. Bir ton kuru zeytin ağacının fiyatı son zamanlarda 230 dolara ulaşırken, bir ton yaş zeytinin ağacının fiyatı 170 ile 190 dolar arasında değişiyor. Fıstık, ceviz, badem ve fındık kabukları son dönemde ton başına 250 dolara ulaştı. Tabi bu fiyatlar, vatandaşların zaten kötüleşen maddi koşullarına uygun değil” ifadelerini kullandı.
Isınma malzemelerinin fiyatlarının yüksek olması, üretici ve ithalatçının maliyetlerinin yüksek olmasından kaynaklanıyor. Yakacak malzemeleri satan bir merkezin sahibinin belirttiğine göre, Türkiye’den yapılan nakliye ücretleri, bunlara bağlı vergiler ve bunların kuzey Suriye bölgeleri arasında nakliyelerinin yapılmasına yönelik ücretler fiyatların artmasına katkıda bulunuyor. Ayrıca bu yıl Türkiye’den gelen yakacak ürünler de önceki yıllara göre çok daha az bir miktarda bulunuyor. Türkiye’den gelen miktarın az olması, ekonomik ve yaşamsal krizin gölgesinde yakacak malzemelerin Türkiye kullanılmasından kaynaklanıyor.
Halep’in güney kırsalından yerinden edilmiş bir kişi olan, 48 yaşındaki Um Muhammed, Suriye kamplarındaki yerinden edilmiş çoğu insan gibi, İdlib’in kuzeyindeki el-Hanan Kampı’nda 6’sı çocuk olan ailesiyle birlikte yaşıyor. Yerel bir sakinin inek çiftliğinden hayvan gübresi toplayarak her gün çok sıkı çalışan Ümmü Muhammed, topladığı tezekleri kurutuyor ve çadırının yanında naylon bir örtünün depoluyor. Naylonları ise iki çocuğu Muhammed (11 yaşında) ve Hasan (10 yaşında), kampın bitişiğindeki Deir Hassan köyü ve ed-Dana’daki çöp konteynırlarından topluyor. Ümmü Muhammed, tezekleri kışın ısınmak için kullanıyor. Yaşadığı mali zorluk ve bugün piyasadaki yüksek fiyatlar, yakacak veya mazot almasına engel oluyor.
Ümmü Muhammed “Duman kaplıyor ama soğuk öldürmüyor! Kuru hayvan gübresi kokusunun, kışın yakılırken sobadan hoş olmayan bir koku ve zararlı duman çıkardığı doğru. Ancak soğuktan ve şiddetli soğuğun neden olduğu hastalıklardan daha iyidir. Evlerimizden göç ettiğimizden beri bu haldeyiz” ifadelerini kullandı.
Suriyeliler maddi durumlarına göre çeşitli ısınma yöntemleri kullanıyorlar. Geçen kışta, “temiz” ısınma malzemeleri alacak parası olmayan bazı Suriyeliler tarafından naylon, kullanılmış plastik, karton, mantar ve araba lastikleri, insan sağlığına yönelik zararları göz ardı edilerek ısınma aracı olarak kullanılıyordu. Dizel, yakacak odun, fıstık, badem kabuğunun kullanımları ise maddi durumu görece daha yerinde ve uygun geliri olanlarla sınırlı kalıyor. Elbette savaştan bıkmış bir ülkede, bunları alabilen Suriyeli oldukça az bir seviyede bulunuyor.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.