Trablus, Ankara ile imzalanan mutabakat anlaşmasının şartlarını açıkladı

Libya Ulusal Birlik Hükümeti ile Türkiye arasında  mutabakat zaptı imzalandı. (Hükümet)
Libya Ulusal Birlik Hükümeti ile Türkiye arasında mutabakat zaptı imzalandı. (Hükümet)
TT

Trablus, Ankara ile imzalanan mutabakat anlaşmasının şartlarını açıkladı

Libya Ulusal Birlik Hükümeti ile Türkiye arasında  mutabakat zaptı imzalandı. (Hükümet)
Libya Ulusal Birlik Hükümeti ile Türkiye arasında mutabakat zaptı imzalandı. (Hükümet)

Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, hükümeti tarafından bu hafta Türkiye ile imzalanan mutabakat zaptının şartlarını açıkladı.
Dibeybe, bazı ülkelerin Türkiye ile imzalanan mutabakat muhtırasına karşı çıkmasının kendisini etkilemediğini belirterek, “Bizi ilgilendiren, Libyalıların sorularını yanıtlamak ve onlar hakkındaki kafa karışıklığını gidermek” ifadelerini  kullandı.
Dibeybe dün akşam Kadın Liderler Forumu sırasında yaptığı açıklamada, madde 1’de belirtildiği gibi mutabakat zaptının amacının hidrokarbonlar alanında iki taraf arasında bilimsel, teknik, teknolojik, hukuki, idari ve ticari iş birliğinin güçlendirilmesi ve geliştirilmesi olduğunu söyledi.
Her iki tarafın da bu alanda ulusal yasa ve yönetmeliklere uygun iş birliği yapacağına dikkati çeke Dibeybe, tarafların hidrokarbon sektörlerinin yasal ve düzenleyiciler, sözleşme süreçlerinde ve insan kaynaklarının eğitiminde geliştirilmesi ile ilgili bilgi ve deneyim alışverişinde bulunacağını bildirdi. Ayrıca konferansların, seminerlerin, sergilerin ve diğer ilgili toplantıların ortak organizasyonu ve her iki ülkede de kamu ve özel sektör arasındaki ortaklığın güçlendirilmesine yönelik deneyim alışverişi olacağını aktardı.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Dibeybe, mutabakat zaptının aynı zamanda iki tarafın kamu ve özel sektör ortaklıklarını güçlendirmek, ortak projeler oluşturmak ve işbirliği sonuçlarının çıktılarının gizliliğini korumak için ortak çalışmayı kabul ettiği yatırım başlığıyla ilgili olduğunu kaydetti.
Dibeybe’ye göre mutabakat zaptı iki taraf arasında son yazılı bildirimin alındığı tarihten itibaren yürürlüğe girecek. Üç yıl boyunca yürürlükte kalacak mutabakat zaptı, taraflardan birinin iptali bildirilmediği takdirde, birbirini izleyen dönemler için yenilenecek. Mutabakat, her iki tarafın üç ay önceden yazılı bildirimde bulunmak suretiyle herhangi bir zamanda feshedilecek.
Libyalı ekonomi uzmanı Muhsin Derrice, deniz sınırları üzerindeki anlaşmazlıkların, tarafların başvurmayı kabul etmeleri halinde Uluslararası Adalet Divanı tarafından karara bağlanabileceğini söyledi.
Derrice açıklamasında, “Devletler arasındaki ikili anlaşmalar, diğer ülkelerin haklarını etkilemediği sürece özel bir konu” diyerek, Yunanistan’ın, Girit Adası’ndan Libya'ya 300 kilometre ayırdığını, bunun 180 kilometresi keşif için teklif edildiğini ve 120 kilometresinin Libya'ya kaldığını aktardı.
Meselenin Uluslararası Divalet Divanı’na götürülürse sonucun Yunanistan aleyhine olacağını ifade eden Derrice, “Libya ekonomik bölgesinin sınırları, Uluslararası Adalet Divanı kararlarıyla Tunus ve Malta ile belirlendi. İtalya, Yunanistan ve Mısır ile tanımlanmadı” dedi.
Libya’nın, bu ülkelerle deniz sınırları konusunda bir anlaşmaya varmaması halinde Uluslararası Adalet Divanı'na gitmenin kaçınılmaz olduğunu dile getiren Derrice, Girit'in tamamen bağımsız olarak deniz sularında ekonomik hakları olduğu için Yunanistan'ın Libya'ya en yatkın ülkelerden biri olduğu görüşünde.



Sudan: "İhracat yolu"nda çatışmalar şiddetleniyor

Hartum'u Batı Sudan'daki şehirlere bağlayan hayati öneme sahip "ihracat yolunu" gösteren bir harita
Hartum'u Batı Sudan'daki şehirlere bağlayan hayati öneme sahip "ihracat yolunu" gösteren bir harita
TT

Sudan: "İhracat yolu"nda çatışmalar şiddetleniyor

Hartum'u Batı Sudan'daki şehirlere bağlayan hayati öneme sahip "ihracat yolunu" gösteren bir harita
Hartum'u Batı Sudan'daki şehirlere bağlayan hayati öneme sahip "ihracat yolunu" gösteren bir harita

Omdurman ile el-Ubeyd arasında, batıda el-Faşir ve Bara şehirlerinden geçen ve yerel halkın "ölüm yolu" olarak adlandırdığı "ihracat yolu", Sudan ordusu ile "Hızlı Destek Kuvvetleri" arasında önemli bir çatışma ekseni haline geldi. En tehlikeli cephelerden biri olarak tanımlanan bu yol, malların ve ürünlerin ihracat limanlarına taşınması için ekonomik ve stratejik bir arter olmasının yanı sıra hayati bir askeri ikmal hattı olarak da kabul edilmektedir.

Yolda, hava saldırıları ve insansız hava araçlarının (İHA) kullanımı da dahil olmak üzere, şiddetli vur-kaç çatışmaları yaşandı ve bu durum, iki taraf arasında farklı bölümlerde kontrolün el değiştirmesine yol açtı.

Şu anda Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK), Kuzey Darfur'daki el Faşir'e kadar uzanan Kordofan şehirlerinin birçoğunu da içeren yolun batı kesimini kontrol ederken, ordu Omdurman yakınlarındaki bölgeleri ve el Ubeyd şehri ile çevresini kontrol ediyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu çatışma siviller üzerinde olumsuz sonuçların doğmasına neden oldu; malların hareketi aksadı ve ulaşım maliyetleri arttı. Bu durum ise yetkililerin temas bölgelerinden geçişi kısıtlamasına yol açtı.


Suriye Savunma Bakanlığı: Ateşkes 15 gün daha uzatıldı

Haseke'de Suriye Demokratik Güçlerine (SDD) ait bir kamyon, cephe hatlarına giden bir yolun üstünde duruyor. (AP)
Haseke'de Suriye Demokratik Güçlerine (SDD) ait bir kamyon, cephe hatlarına giden bir yolun üstünde duruyor. (AP)
TT

Suriye Savunma Bakanlığı: Ateşkes 15 gün daha uzatıldı

Haseke'de Suriye Demokratik Güçlerine (SDD) ait bir kamyon, cephe hatlarına giden bir yolun üstünde duruyor. (AP)
Haseke'de Suriye Demokratik Güçlerine (SDD) ait bir kamyon, cephe hatlarına giden bir yolun üstünde duruyor. (AP)

Suriye Savunma Bakanlığı bugün, Suriye Arap Ordusu'nun operasyonlarının tüm bölgelerinde ateşkesin 15 gün daha uzatıldığını duyurdu.

Bakanlık açıklamasında, ateşkes uzatmasının 24 Ocak 2026 saat 23:00 itibarı ile başlayacağını belirtti.

Bakanlık, uzatmanın "ABD'nin DEAŞ mahkumlarını SDG hapishanelerinden Irak'a transfer etme operasyonuna destek amacıyla" verildiğini belirtti.

Suriye Ordusu Operasyon Komutanlığı bugün yaptığı açıklamada, SDG’nin, Kandil Dağları'ndan Haseke vilayetine Kürdistan İşçi Partisi (PKK) milislerinden takviye birlikleri getirdiğini belirtti.

Şarku’l Avsat’ın resmi El-İhbariya TV kanalından aktardığına göre Komutanlık açıklamasında, "SDG, kontrolü altındaki bölgelerde, politikalarına karşı çıkan herkesi tutuklayarak, zorla yerinden ederek ve işkence ederek yaygın ihlallere devam ediyor" denildi.

Suriye Ordusu Operasyon Komutanlığı, SDG ve PKK milislerini provokasyonlarına devam etmemeleri ve yalan ve kurgulanmış görüntüler yaymamaları konusunda uyardı. Komutanlık, "Sahadaki durumu inceliyor ve operasyonel koşulları değerlendirerek bir sonraki adımımızı belirliyoruz" ifadelerini kullandı.

Suriye Ordusu Operasyon Komutanlığı, ilgili bakanlıklarla iş birliği içinde, çatışmalardan etkilenenlere destek ve yardım sağlamak amacıyla önümüzdeki saatlerde insani yardım koridorlarının açılacağını vurguladı.

Ajans, ordunun "tüm Suriye toplumu için koruyucu kalkan olacağını, Suriye topraklarının birliğini koruyacağını ve sınır ötesi tüm terörist projelere karşı duracağını" belirtti.

Bugün erken saatlerde Suriye Enformasyon Bakanı Hamza el-Mustafa, ateşkes anlaşması kapsamında SDG'ye verilen sürenin dolduğunu ve hükümetin sonraki adımlarını değerlendirdiğini söyledi.

Suriye Dışişleri Bakanlığı ise "tüm seçeneklerin masada olduğunu, aynı zamanda hukukun uygulanması ve ülkenin birleştirilmesi için gerilimin azaltılması ve diyalog yolunun izlendiğini" ifade etti.


Witkoff ve Kushner, Gazze Şeridi'nin geleceğini görüşmek üzere İsrail'de

ABD'li elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner Davos'ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'na katıldı. (AP)
ABD'li elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner Davos'ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'na katıldı. (AP)
TT

Witkoff ve Kushner, Gazze Şeridi'nin geleceğini görüşmek üzere İsrail'de

ABD'li elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner Davos'ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'na katıldı. (AP)
ABD'li elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner Davos'ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'na katıldı. (AP)

Bilgi sahibi iki kaynak, ABD’li temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner’in, Gazze Şeridi başta olmak üzere bölgesel gelişmeleri görüşmek üzere bugün İsrail’de Başbakan Binyamin Netanyahu ile bir araya gelmek için ülkede bulunduğunu bildirdi. Aynı gün Gazze’de iki yeni şiddet olayı yaşandığı açıklandı. Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre, bölgedeki gelişmeler uluslararası kamuoyunun gündeminde yer almaya devam ediyor.

ABD, perşembe günü, sıfırdan inşa edilecek ‘yeni bir Gazze’ planını duyurdu. Planın, konutlar, veri merkezleri ve sahil şeridinde tatil tesislerini kapsadığı belirtildi. Bu girişimin, İsrail ile Hamas arasında, sık sık ihlallerle sekteye uğrayan ateşkes anlaşmasını ilerletme amacı taşıyan ABD Başkanı Donald Trump’ın çabaları kapsamında gündeme geldiği ifade edildi.

Öte yandan Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı, bugün yaptığı açıklamada, biri kuzeyde olmak üzere iki ayrı olayda, aralarında iki çocuğun da bulunduğu üç kişinin İsrail ateşi sonucu hayatını kaybettiğini duyurdu. Bakanlığın verilerine göre, savaşın başlamasından bu yana Gazze Şeridi’nde hayatını kaybedenlerin sayısı 71 bin 654’e ulaştı.

Netanyahu’nun ofisinden bir sözcü, taraflar arasında bir toplantı yapılacağını doğruladı ancak görüşmenin içeriğine ilişkin ayrıntı paylaşmadı.

İsrail’in yürüttüğü savaş nedeniyle Gazze Şeridi’nin büyük bölümü yıkıma uğradı. ABD destekli Gazze Yönetim Komitesi Başkanı Ali Şaas, perşembe günü yaptığı açıklamada, Refah Sınır Kapısı’nın bu hafta açılacağını söyledi. Kapı, nüfusu iki milyonu aşan Gazze halkı için fiilen bölgeye giriş ve çıkışın tek yolu konumunda bulunuyor.

Reuters’a konuşan üç kaynağa göre İsrail, Mısır üzerinden Refah Sınır Kapısı’ndan Gazze’ye dönecek Filistinlilerin sayısını sınırlamak istiyor. Bu çerçevede, Gazze Şeridi’nden çıkan Filistinlilerin sayısının, bölgeye girenlerden fazla olması hedefleniyor.

Refah Sınır Kapısı’nın, Trump’ın savaşı sona erdirmeye yönelik planının ilk aşamasında açılması öngörülüyordu. ABD, bu ay planın ikinci aşamasına geçildiğini açıklamıştı. Söz konusu aşamada İsrail’in Gazze’den asker çekmesi ve Hamas’ın bölgenin yönetiminden çekilmesi bekleniyor. İsrail ordusu, 2024 yılından bu yana sınır kapısının Filistin tarafını kontrol ediyor.