Türkiye Libya'ya yeni bir grup ‘paralı asker’ gönderdi

Türk subaylarının gözetiminde Trablus'un eteklerinde Libya kuvvetlerine verilen askeri eğitimden bir kare (Şark’ul Avsat)
Türk subaylarının gözetiminde Trablus'un eteklerinde Libya kuvvetlerine verilen askeri eğitimden bir kare (Şark’ul Avsat)
TT

Türkiye Libya'ya yeni bir grup ‘paralı asker’ gönderdi

Türk subaylarının gözetiminde Trablus'un eteklerinde Libya kuvvetlerine verilen askeri eğitimden bir kare (Şark’ul Avsat)
Türk subaylarının gözetiminde Trablus'un eteklerinde Libya kuvvetlerine verilen askeri eğitimden bir kare (Şark’ul Avsat)

Türkiye, bakanlık heyetinin geçen Pazartesi günü Trablus'a yaptığı ziyaretin ardından kuzey Suriye'deki kendisine sadık muhalif gruplardan yeni bir grup paralı askeri Batı Libya'ya naklettiği iddia edildi.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), bir Türk askeri uçağının yeni bir grup Suriyeli paralı askeri Libya'ya naklettiğini iddia etti. SOHR’a göre uçak dün Ankara'dan, Türk istihbaratı tarafından Libya'da görevlendirilmek üzere birliğe alınan yeni bir grup Suriyeli paralı askerle birlikte havalandı Misurata'ya geldi. SOHR daha önce 13 Eylül'de yaptığı açıklamada, Libya'daki Suriyeli paralı askerler arasında liderler ve unsurlar arasındaki ayrım nedeniyle memnuniyetsizlik ve öfkenin hüküm sürdüğünü belirtmişti.
Diğer yandan Türkiye'nin desteklediği gruplardan biri olan "Sultan Murad" grubu saflarında yer alan Suriyeli bir gencin cenazesi, Suriye'nin kuzeybatısındaki ailesinin yerinden edildiği bölgeye defnedilmek üzere nakledilmesi ertelendi. Türk kuvvetleri, gencin cesedini yaklaşık bir hafta morgda tuttu.
SOHR, geçen Ağustos ayında Türkiye'nin Suriyeli paralı askerleri transfer etme operasyonlarına yeniden başladığını bildirdi. Türkiye geçen Haziran ayında paralı asker transferini ve mübadelesini yıl sonuna kadar durdurduğunu açıkladıktan sonra 420 paralı asker transfer etmişti.
SOHR tarafından daha önce yayınlanan bir raporda, Türk istihbaratının kendisine sadık grupların liderlerinden, üyelerini tam olarak hazır tutmalarını ve istenmesi halinde yeni grupların Libya'ya gönderilmesini istediği belirtildi.
Türkiye, Fayiz es-Serrac başkanlığındaki eski Ulusal Mutabakat Hükümeti'ne bağlı batı Libya güçlerinin safında savaşmak için Suriye'de desteklediği gruplardan binlerce paralı askerle birlikte binlerce kuvvetini Libya’ya gönderdi. Bu adım Türkiye ve Libya arasında, Akdeniz'de deniz yetki alanlarının tanımlanması hakkındaki mutabakat zaptı'na ek olarak 27 Kasım 2019 tarihinde İstanbul'da imzalanan askeri ve güvenlik iş birliğine ilişkin mutabakat zaptı uyarınca atıldı. Libya Temsilciler Meclisi şu ana kadar bu iki mutabakat zaptını onaylamadı.
Bu arada, savaş uçaklarının Akdeniz üzerindeki hareketini takip etme konusunda uzmanlaşmış "Itmal Radar" internet sitesi, Ankara'dan Libya'nın batısındaki Misurata ve El-Vatiyye hava üslerine havalanan 3 uçağı izlediğini ancak aynı yönde hareket eden diğer 3 uçağı izleyemediğini açıkladı.
Türkiye, Libya'daki askeri varlığına ilişkin Libya hükümeti hariç diğer taraflarla herhangi bir görüşme yapmayı reddediyor. Ankara, ülkenin doğusundaki ve batısındaki tüm güçleri tek bir çatı altında toplayan birleşik bir ordunun kurulmasında Libya'ya yardım etmek istediğini söylüyor. Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre Türk parlamentosu, hükümetin Libya'da görev yapan güçlerin en son 2 Temmuz'dan itibaren 18 ay süreyle kalış süresinin uzatılması talebini onaylamıştı.



Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.


Hamas: Gazze ile ilgili her türlü düzenleme, ablukanın kaldırılmasıyla başlamalıdır

Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
TT

Hamas: Gazze ile ilgili her türlü düzenleme, ablukanın kaldırılmasıyla başlamalıdır

Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)

Hamas, Gazze Şeridi ve Filistin halkının geleceğiyle ilgili her türlü siyasi sürecin veya düzenlemenin, düşmanlıkların tamamen sona ermesi, ablukanın kaldırılması ve başta özgürlük ve kendi kaderini tayin hakkı olmak üzere meşru ulusal hakların güvence altına alınmasıyla başlaması gerektiğini vurguladı.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre bu açıklama, hareketin dün Amerika Birleşik Devletleri'nde düzenlenen Gazze Şeridi "Barış Konseyi" oturumuna yanıt olarak yayınladığı basın bildirisinde yer aldı.

Hareket, işgalin suçlarına ve ateşkes anlaşmasının sürekli ihlallerine devam ettiği bir dönemde oturumun düzenlenmesinin, uluslararası toplumun ve katılımcı tarafların işgali saldırganlığını durdurmaya zorlamak için pratik adımlar atmasını gerektirdiğini vurguladı.

Hamas, geçiş noktalarının açılmasını ve insani yardımın kısıtlama olmaksızın girişini, ayrıca yeniden yapılanma sürecinin derhal başlatılmasını talep etti. Uluslararası tarafların ve arabulucuların, anlaşmaların uygulanmasını sağlamak ve insani ve siyasi hakların engellenmesini önlemek için sorumluluklarını yerine getirmeleri gerektiğinin altını çizdi.

Ayrıca, kalıcı bir ateşkesin sağlanması için ciddi çabalara ihtiyaç duyulduğunu belirterek, Gazze Şeridi'ni istikrara kavuşturmaya yönelik her türlü gerçek uluslararası çabanın, sorunun kök nedenini ele alması gerektiğini vurguladı: işgal, işgal politikalarının sona erdirilmesi ve Filistin halkının tam ve eksiksiz haklarına kavuşması.

ABD Başkanı Donald Trump, dün 40'tan fazla ülkeden temsilci ve 12 ülkeden gözlemcinin katılımıyla "Barış Konseyi"nin ilk toplantısını düzenledi. Toplantının odak noktası, savaşın harap ettiği Gazze Şeridi'nde yeniden yapılanma ve uluslararası bir istikrar gücünün oluşturulmasıydı.