İran'ın içinden geçtiği süreci ‘beklenen Mehdi'nin geleceği dönem’ olarak değerlendiren Ordu Komutanı ‘kıyamet günü’ uyarısında bulundu

Genelkurmay Başkanı protestocuları ‘hesap günü’ ile tehdit ederken, üniversitelerde eylemler devam ediyor.

Protestocular Tahran'ın merkezinde güvenlik güçlerinin hareketini engellemek için bir sokağı ateşe verdi (AFP)
Protestocular Tahran'ın merkezinde güvenlik güçlerinin hareketini engellemek için bir sokağı ateşe verdi (AFP)
TT

İran'ın içinden geçtiği süreci ‘beklenen Mehdi'nin geleceği dönem’ olarak değerlendiren Ordu Komutanı ‘kıyamet günü’ uyarısında bulundu

Protestocular Tahran'ın merkezinde güvenlik güçlerinin hareketini engellemek için bir sokağı ateşe verdi (AFP)
Protestocular Tahran'ın merkezinde güvenlik güçlerinin hareketini engellemek için bir sokağı ateşe verdi (AFP)

İran'da genç kadın Mahsa Amini'nin polis nezaretindeyken hayatını kaybetmesinden sonra başlayan protestolar devam ediyor. İnsan hakları örgütü, olaylarda çocuklar dahil en az 185 kişinin öldüğünü bildirdi.
Bazı üniversitelerde öğrenciler, üniversitelerinin kampüslerinde oturma eylemi düzenledi. Tahran'daki ez-Zehra Üniversitesi'ndeki kız öğrenciler, protestolarda ölenleri anmak için şarkı söyledi. Tahran Üniversitesi'nin yakınındaki Tarbiat Mudarres Üniversitesi öğrencileri, İranlıları günlük protesto yürüyüşlerine katılmaya çağıran sloganlar attı. Tahran'da Allama ve Amir Kabir üniversiteleri, Erak'ta el-Hurra, Kazvin'de Baracin üniversiteleri ve Gorgan Tıp Fakültesi ile Gilan ilinin merkezindeki Raşt Üniversitesi'nde öğrenciler gösteri düzenledi.
Sosyal medyada dolaşan videolarda protestoların Pazar sabahı erken saatlerde İran genelinde çok sayıda şehirde devam ettiğini, güvenlik güçlerinin birçok durumda biber gazı, cop ve gerçek mermi kullanmasına rağmen yüzlerce lise ve üniversite öğrencisinin bu protestolara katıldığını gösterdi.  
Aktivistler, sosyal medyadan yapılan çağrıların ardından sivil giyimli güvenlik görevlilerinin bir kız ortaokuluna baskın düzenleme girişimlerinin videosunu paylaştı. Görgü tanıkları, öğrencilerin ailelerinin toplanmasını engellemek için alan çevik kuvvet güçlerinin geldiğine dikkati çekti. Başka bir videoda ise güneydeki Bandar Abbas kentinde kız öğrencilerin peşinden koşan iki polisten birinin silah taşıdığı görülüyor.
Sosyal medyada yer alan bazı videolarda ise protestocuların güney Tahran'da bazı sokakları kapattığı görülüyor. Orta sınıfın çoğunluğunun yaşadığı Naziabad Mahallesi’nde, binlerce protestocu yürüyüş düzenledi ve Cumartesi günü başkentin bazı bölgelerinde polis memurlarının, göstericilerle çatışmadan aralarına sızdığını gösteren videolar yayınlandı.

‘Karıma vurma. O hamile”
Cumartesi akşamı geniş bir takipçi kitlesine sahip olan ‘Tasvir 1500’ adlı Twitter hesabının yayınladığı videoda, bir adamın, karısını, kendilerini döven yaklaşık 10 çevik kuvvet polisinden korumaya çalışırken "Karıma vurma. O hamile" diye bağırdığı duyuluyor.
Sosyal medyadaki bazı paylaşımlarda, aktivistlerin, kalabalık İran şehirlerinde kitlesel grev çağrısında bulunmasının ardından başkentin kuzeyindeki Tahran Çarşısı, Tecriş Pazarı ve daha bir çok şehirde dükkanların kepenklerini indirdiği belirtildi.
İran Dini Lideri Ali Hamaney'e bağlı Kayhan gazetesi, bir haberinde Tahran çarşısındaki olaylarla ilgili yetkililerin endişelerini dile getirdi ve ‘isyancı’ olarak nitelendirdiği kişileri, tehditlerde bulunmak ve mağazaları kapatmaya zorlamakla suçladı. Gazete ‘isyancıları’, esnafa zarar vermenin yanı sıra ‘ekonomiyi ve eğitimi bozma’ girişimlerine karşı uyardı ve Tahran'da güvenliği bozmaya çalışanlarla sert ve acımasız bir yüzleşme çağrısında bulundu.
Reuters’ın bir haberinde ise yarı resmi İran Haber Ajansı’nın başkent Tahran'daki protestoların önemini küçümsediği vurgulandı. ISNA haber ajansı, kentin yaklaşık 10 bölgesinde ‘sınırlı katılımla’ gösterilerin gerçekleştiğini aktardı ve Pazar çarşısındaki birçok esnafın, kargaşanın yol açacağı zarar korkusuyla dükkânlarını kapattığını vurguladı.

İranlı komutan İsrail ve ABD’yi suçladı
İran Ordu Komutanı Tuğgeneral Abdurrahim Musevi, İsrail ve ABD’yi protestoların arkasında olmakla suçladı ve ‘en önemli stratejilerinin halkın sebatını kırmak olduğunu’ söyledi. Musevi ayrıca, protestoculara ‘kıyamet günü’ uyarısında bulundu. Musavi, protestoculara yönelik baskılara katılan polis güçleri, Devrim Muhafızları ve Besic'e desteğini dile getirdi. Güvenlik güçlerinin ‘ülkenin güvenliğini korumak ve tehditlere karşı koymak için tek bir siperde mücadele ettiğini’ söyleyen Ordu Komutanı, İran'ın içinden geçtiği dönemi ‘birçok işarete göre beklenen Mehdi'nin geliş dönemi’ olarak değerlendirdi.
Devrim Muhafızları'na bağlı Fars haber ajansı, Tahran Polisi Önleme Birimi Komutanı Albay Celil Mevkufi'nin, güçlerinin ‘pazarda iltihaba neden olan bir dizi mikrobu tutukladığını’ söyledi ve "Piyasadaki mevcut koşullar normal, tüm dükkanlar ve esnaf günlük faaliyetlerini sürdürüyor” dediğini aktardı.
Kürdistan eyaletinde protestoların şiddetlenmesinden bir gün sonra, devlete bağlı IRNA haber ajansının, Kürdistan valisinden aktardığına göre, Sünnilerin çoğunlukta olduğu eyalette yetkililer, Hz. Muhammed’in doğum günü nedeniyle okulların ve üniversitelerin kapatılmasına karar verdi. Yurtdışında faaliyet gösteren bazı İran medya organları, yetkililerin Belucistan eyaletindeki okulları ve üniversiteleri kapatmadığını bildirdi.
Bu arada Kürdistan eyaletindeki polis kuvvetleri komutanı, ‘isyancıları’, Senendec kentinde aralarından geçen bir vatandaşı öldürmekle suçladı. Komutanın yorumu, bir araba sürücüsünün güvenlik güçlerinin ateşi sonucu ölmesinden sonra caddedeki panik durumunu gösteren bir videonun yayılmasından sonra geldi. Görgü tanıkları polisin sürücüyü vurduğunu söyledi.

‘Haklarında kesin ve caydırıcı cezalar verilecek’
Sıkı güvenlik önlemlerinin ortasında, İçişleri Güvenlik İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mecid Mir Ahmedi, isyanlar sırasında tutuklananların artık duruşmaya kadar serbest bırakılmayacağını söyleyerek, "Yargılamaları süratle yapılacak, haklarında kesin ve caydırıcı cezalar verilecek" dedi.
Mir Ahmedi, mevcut protestoları değerlendirirken komplo teorisini yineleyerek, "Son kargaşanın lideri ABD, Siyonist varlık ve müttefikleriydi. Düşmanların yararlanmak istediği en önemli konu psikolojik savaş. Onlar İran'ın her noktasında ve her yerde güvensizlik istiyorlar" dedi.

Gözaltına alınan öğrencilerin yüzde 98'i serbest bırakıldı
İran Parlamentosu Eğitim Komitesi Başkanı milletvekili Alireza Manadi ise gözaltına alınan öğrencilerin yüzde 98'inin serbest bırakıldığını söyleyerek herhangi bir öğrencinin tutuklandığı bilgisini yalanladı. IRNA'ya göre Manadi “Öğrenciler istediğini özgürce söyleyebilir” dedi.
Hükümet, protestoları ABD de dahil olmak üzere İran'ın düşmanları tarafından planlanan bir komplo olarak değerlendirdi ve silahlı muhalifleri, ‘en az 20 güvenlik görevlisini öldüren’ şiddet eylemleri gerçekleştirmekle suçladı. Oslo Merkezli İran İnsan Hakları Örgütü, olaylarda 19'u çocuk olmak üzere 185'den fazla kişinin öldüğünü bildirdi. Örgüt, "Güvenlik güçlerinin protestoculara yönelik uyguladığı baskıda yüzlerce kişi yaralandı ve binlerce kişi tutuklandı" diyerek en fazla ölümün, can kayıplarının yarısının kaydedildiği Belucistan eyaletinde meydana geldiğini aktardı.
Cumartesi günü İran'da gece harekatı sırasında Besic’in iki üyesi öldürüldü. Resmi IRNA haber ajansı, Devrim Muhafızları'nın bir kolu olan Besic seferberlik güçlerinin bir üyesinin, güney Tahran'da bir grup tarafından gerçekleştirilen ‘silahlı saldırı sonucu ciddi bir kafa travması geçirdikten sonra’ öldüğünü bildirdi. Tahran Polis Şefi Hüseyin Aştari, "Son olaylarda üç polis öldürüldü, birçok emniyet mensubumuz yaralandı" dedi.
Kürt kasabası Sakkız'da 22 yaşındaki Mahsa Amini'nin cenazesinin kaldırıldığı gün gösteriler patlak verdi. Birçok kişi, 40 yılı aşkın bir süredir ülkeyi yöneten İran Dini Lideri Ali Hamaney ve rejiminin devrilmesi çağrısında bulundu.
İran parlamentosunun 22 yaşındaki Mahsa Amini'nin ölümüyle ilgili yeni yayınlanan tartışmalı adli tıp raporunu onaylamasının ertesi günü, İran Parlamentosu İçişleri Komisyonu Başkanı, Amini’nin ölümünden sorumlu tutulan ‘ahlak polisinin kullandığı yöntemlerde reform yapılmasının Meclis'te önerilmediğini’ söyledi. ILNA haber ajansına göre, Komisyonu Başkanı yaptığı açıklamada, "Hükümet parlamentoya bir taslak sunabilir ve buna karşılık milletvekilleri de bu konuda bir taslak sunabilir" ifadelerini kullandı.
İngiliz-İranlı aktivist ve aktris Nazanin Boniadi, İranlıların başörtüsüne karşı değil; ‘cinsiyet ayrımcılığına, zorlama ile yapılan itiraflara, yasal süreç eksikliğine, adil olmayan yargılamalara, yargısız infazlara, ifade özgürlüğünün kısıtlanmasına, işkenceye, reşit olmayan evliliklere, hükümet yolsuzluğuna ve teröristlere’ karşı mücadele ettiklerini belirtti.



İranlı yetkili, ABD ile anlaşmazlık noktalarını açıkladı

Washington İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu terk etmesini talep ediyor. (Reuters)
Washington İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu terk etmesini talep ediyor. (Reuters)
TT

İranlı yetkili, ABD ile anlaşmazlık noktalarını açıkladı

Washington İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu terk etmesini talep ediyor. (Reuters)
Washington İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu terk etmesini talep ediyor. (Reuters)

 

Üst düzey bir İranlı yetkili dün Reuters’a yaptığı açıklamada, Tahran ile Washington arasında, ülkesinin nükleer programına kısıtlamalar getirilmesi karşılığında yaptırımların hafifletilmesi, askıya alınması ya da tamamen kaldırılmasının kapsamı ve yöntemi konusunda görüş ayrılıkları bulunduğunu söyledi. Yetkili, artan askeri çatışma endişeleri gölgesinde yeni görüşmelerin mart ayı başında yapılmasının planlandığını belirtti.

İran ile ABD, Tahran’ın nükleer programı konusunda onlarca yıldır süren anlaşmazlığı ele almak üzere bu ayın başında müzakerelere yeniden başlamıştı. Süreç, ABD’nin Ortadoğu’daki askeri kapasitesini artırmasıyla eş zamanlı yürürken, daha geniş çaplı bir savaş ihtimaline dair kaygıları da artırdı.

İran, ABD güçleri tarafından hedef alınması halinde Ortadoğu’daki Amerikan üslerini vurmakla tehdit ediyor.

Yetkili, “Son tur görüşmeler, yaptırımların hafifletilmesi, askıya alınması veya kaldırılmasının kapsamı ve yöntemi konusunda ABD’nin tutumunun İran’ın taleplerinden farklı olduğunu ortaya koydu. Tarafların yaptırımların kaldırılmasına ilişkin makul bir takvim üzerinde uzlaşması gerekiyor. Bu yol haritası makul ve ortak çıkarlara dayalı olmalı” ifadelerini kullandı.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi cuma günü yaptığı açıklamada, birkaç gün içinde alternatif bir taslak hazırlanmasının beklendiğini belirtmişti. ABD Başkanı Donald Trump ise İran’a yönelik sınırlı askeri saldırı seçeneğini değerlendirdiğini ifade etmişti.

Taviz vermeye hazır olma

Tahran, önceki müzakerelerde büyük bir anlaşmazlık noktası olan ‘zenginleştirmenin tamamen durdurulması’ yönündeki ABD talebini reddetmesine rağmen, nükleer programına ilişkin bazı tavizler vermeye hazır olduğunu bildirdi.

Washington, İran topraklarında uranyum zenginleştirilmesini nükleer silah edinmeye giden potansiyel bir yol olarak değerlendiriyor. Tahran ise bu suçlamayı reddederek uranyumu barışçıl amaçlarla zenginleştirme hakkının tanınmasını talep ediyor.

ABD ayrıca, İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokundan vazgeçmesini istiyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) geçen yıl, İran’ın yüzde 60 saflık düzeyine kadar zenginleştirilmiş 440 kilogramın üzerinde uranyum stokuna sahip olduğu tahmininde bulunmuştu. Bu oran, silah yapımında kullanılan yüzde 90 seviyesine oldukça yakın kabul ediliyor.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığı habere göre İranlı yetkili, Tahran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunun bir bölümünü ihraç etmeyi, en yüksek zenginleştirme seviyesini düşürmeyi ve bölgesel bir uranyum zenginleştirme konsorsiyumu oluşturmayı içeren bir seçeneği ciddi biçimde değerlendirebileceğini söyledi. Ancak bunun karşılığında İran’a ‘barışçıl amaçlarla nükleer zenginleştirme’ hakkının tanınması gerektiğini vurguladı. Yetkili, “Müzakereler sürecek ve geçici bir anlaşmaya varılması mümkün” şeklinde konuştu.

Her iki taraf için de faydaları

İranlı yetkili, diplomatik bir çözümün hem Tahran hem de Washington için ekonomik faydalar sağlayacağını belirtti. Üst düzey İranlı yetkili, müzakere edilen ‘ekonomik paketin’ ABD’ye İran’ın petrol sektöründe ciddi yatırım fırsatları ve somut ekonomik çıkarlar sunmayı içerdiğini söyledi. Ancak Tahran’ın petrol ve maden kaynakları üzerindeki kontrolünden vazgeçmeyeceğini vurguladı.

Yetkili, “Nihayetinde ABD, İran için en fazla ekonomik bir ortak olabilir. Amerikan şirketleri her zaman İran’daki petrol ve gaz sahalarında yüklenici olarak yer alabilir” ifadelerini kullandı.


ABD ordusu liderliğindeki bir görev gücü, El Mencho'nun yakalanmasında Meksika'ya yardım etti.

El Mencho'nun öldürülmesinin ardından silahlı kişilerin arabaları ateşe verip otoyolları kapatmasıyla şiddet olaylarının yaşandığı bir yolu izleyen Meksikalı bir güvenlik görevlisi (AFP)
El Mencho'nun öldürülmesinin ardından silahlı kişilerin arabaları ateşe verip otoyolları kapatmasıyla şiddet olaylarının yaşandığı bir yolu izleyen Meksikalı bir güvenlik görevlisi (AFP)
TT

ABD ordusu liderliğindeki bir görev gücü, El Mencho'nun yakalanmasında Meksika'ya yardım etti.

El Mencho'nun öldürülmesinin ardından silahlı kişilerin arabaları ateşe verip otoyolları kapatmasıyla şiddet olaylarının yaşandığı bir yolu izleyen Meksikalı bir güvenlik görevlisi (AFP)
El Mencho'nun öldürülmesinin ardından silahlı kişilerin arabaları ateşe verip otoyolları kapatmasıyla şiddet olaylarının yaşandığı bir yolu izleyen Meksikalı bir güvenlik görevlisi (AFP)

ABD Savunma Bakanlığı’ndan (Pentagon) bir yetkili, Reuters'a yaptığı açıklamada, uyuşturucu çeteleri hakkında istihbarat toplama konusunda uzmanlaşmış, ABD ordusu liderliğindeki yeni bir görev gücünün, dün Meksika’daki Jalisco Yeni Nesil Karteli'nin (CJNG) lideri ‘El Mencho’ lakaplı Nemesio Oseguera Cervantes’i öldüren Meksika ordusunun baskınında rol oynadığını söyledi.

ABD’li yetkililer, uyuşturucu çeteleriyle mücadele için Washington’daki çeşitli resmi kurumların da dahil olduğu kurumlar arası görev gücünün, ABD-Meksika sınırının her iki tarafındaki uyuşturucu çetesi üyelerini tespit etmek amacıyla geçtiğimiz yılın sonlarında gizlice kurulduğunu açıkladı.

Kimliğinin gizli tutulmasını isteyen ABD’li yetkili, ABD ordusu liderliğindeki görev gücünün Meksika makamlarına sağladığı bilgiler hakkında daha fazla detay vermekten kaçındı. Yetkili, baskının Meksika ordusu tarafından gerçekleştirilen bir operasyon olduğunu vurguladı.

Meksika Savunma Bakanlığı, batıdaki Jalisco eyaletinde çıkan çatışmada Oseguera'nın ağır yaralandığını ve Mexico City'ye hava ambulansıyla nakledilirken hayatını kaybettiğini açıkladı. Bakanlık, ABD’li yetkililerin ‘ek bilgi’ sağladığını belirtti. Operasyon, silahlı kişilerin altı eyaletten fazlasında arabaları ateşe verip otoyolları kapattığı bir şiddet olayları dalgasına yol açtı.


Meksika'nın en büyük uyuşturucu kartellerinden birinin lideri El Mencho öldürüldü

Meksika'nın en büyük uyuşturucu kartellerinden birinin lideri El Mencho öldürüldü
TT

Meksika'nın en büyük uyuşturucu kartellerinden birinin lideri El Mencho öldürüldü

Meksika'nın en büyük uyuşturucu kartellerinden birinin lideri El Mencho öldürüldü

Meksika hükümeti dün ülkenin en çok aranan uyuşturucu baronunun öldürüldüğünü duyururken bunu suç örgütlerine karşı yeni kampanyasında büyük bir zafer olarak nitelendirdi.

Meksika'nın en güçlü kartellerinden biri olan Jalisco Yeni Nesil Karteli’nin (CJNG) en uzun süredir liderliğini yapan ‘El Mencho’ lakaplı Nemesio Oseguera Cervantes, ülkenin en azılı suçlularından biri olarak kabul ediliyordu. Son on yılda hızla büyüyen bir suç şebekesini yöneterek uyuşturucu üretimi ve satışı yaparken, yerel işletmeleri de gasp ediyordu. The New York Times'ın (NYT) haberine göre güvenlik güçlerine karşı cesur saldırılar düzenleyerek ve ülke çapında toplulukları terörize ederek de ün kazandı.

Kimliğinin gizli tutulması kaydıyla operasyonun ayrıntılarını açıklayan Meksika hükümetinden bir yetkiliye göre güvenlik güçleri El Mencho'yu, kartelin kurulduğu ve merkezinin bulunduğu ülkenin batısındaki Jalisco eyaletinin kıyı şeridinde bulunan, yaklaşık 20 bin nüfuslu Tapalapa kasabasında öldürdü. Meksika yetkilileri operasyonla ilgili daha fazla ayrıntı açıklamadı, ancak Pazar günü daha fazla bilgi vereceklerini taahhüt etti.

Oseguera'nın öldürülmesi Meksika genelinde şiddet olayları dalgasına yol açtı. Jalisco dahil en az beş eyaletteki sakinler ve yerel yetkililer, uyuşturucu çeteleri arasında yaygın bir uygulama olan yolları kapatmak için araçların ateşe verildiği olayları bildirdi. Jalisco eyaleti, bazı bölgelerde toplu taşımayı askıya aldığını duyurdu ve otellere konuklarından dışarı çıkmamalarını istemeyi tavsiye etti. Şiddet olaylarının bir kısmı eyaletin yönetim şehri ve bu yılki Dünya Kupası'nın ev sahibi şehirlerinden biri olan Guadalajara'da meydana geldi.

ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Christopher Landau, El Mencho'nun öldürülmesini ‘Meksika, ABD, Latin Amerika ve dünya için önemli bir gelişme’ olarak nitelendirdi.

Oseguera'nın liderliğindeki CJNG, Meksika'nın en öMexico City: Şarku’l Avsatnde gelen uyuşturucu kaçakçılığı örgütlerinden biri haline geldi ve birçok eyalette rakip gruplarla savaştı. Kartel, kokain ve metamfetamin gibi sentetik uyuşturucuları ve son yıllarda fentanili ABD'ye kaçak olarak sokmaya devam etti.

El Mencho'nun öldürülmesi, suç örgütü için büyük bir darbe olup, gruplar kontrol için rekabet ederken yeni iç çatışmalara ve şiddetin yeniden alevlenmesine yol açabilir.

Ayrıca, Meksika hükümetinin Washington ile ilişkilerinin iyileşmesine de katkıda bulunabilir. Zira ABD Başkanı Donald Trump daha önce Meksika'ya kartellere karşı daha sert önlemler alması için baskı uygulamış ve sonuçlardan memnun kalmazsa askeri saldırı tehdidinde bulunmuştu.

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum, bu tehditleri defalarca kez ve kesin bir şekilde reddederken herhangi bir ABD saldırısının Meksika'nın egemenliğini ihlal edeceğini belirtmişti.

Diğer taraftan hükümeti istihbarat alanı da dahil olmak üzere ABD’li güvenlik kurumlarıyla iş birliğini genişletti.