Bartın'da maden ocağında meydana gelen patlamada ölü sayısı 41'e yükseldi

Türkiye Taşkömürü Kurumu Amasra Müessesesinde meydana gelen patlamada 41 kişi hayatını kaybetti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bartın ilindeki bir kömür madeni sahasında (AFP)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bartın ilindeki bir kömür madeni sahasında (AFP)
TT

Bartın'da maden ocağında meydana gelen patlamada ölü sayısı 41'e yükseldi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bartın ilindeki bir kömür madeni sahasında (AFP)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bartın ilindeki bir kömür madeni sahasında (AFP)

Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Amasra Müessese Müdürlüğüne bağlı maden ocağında saat 18.15 sıralarında -300 kotunda nedeni belli olmayan kısmi bir patlama meydana geldi. Patlamada 41 kişi hayatını kaybederken, maden ocağındaki arama kurtarma çalışmaları devam ediyor.
Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Amasra Müessesesine ait maden ocağının içerisinde ve çevresinde, TTK tahlisiye, AFAD, UMKE, Türk Kızılay, polis, jandarma, sağlık ve gönüllülerden oluşan ekipler, güvenlik önlemlerini alarak çalışma yürütüyor.
Bölgede konuşlandırılan AFAD'ın mobil koordinasyon tırındaki kriz masasında bilgiler değerlendiriliyor.
TTK'nin Zonguldak'ta konuşlu tahliye ekibi, 8 takım olarak maden ocağında arama kurtarma çalışması yürütüyor.
Sağlık ekipleri de 2 ambulans uçak, 5 UMKE aracı, 31 ambulans, 1 acil müdahale aracı ve 149 sağlık personeliyle çalışmalara katılıyor.
Tahliye ve arama kurtarma ekiplerince ocaktan çıkarılan yaralılar, ambulanslarla hastanelere kaldırılıyor. Olay yerinde kurulan Acil Müdahale Merkezi'nde de yaralılara müdahale ediliyor.
AFAD da yaklaşık 100 personel, 26 araç ve 3 koordinasyon tırıyla arama kurtarma çalışmalarına katılıyor.
Türk Kızılayda görevli 60 personel ve 40 gönüllü de arama kurtarma çalışmalarına katılanlar ile madenci yakınlarına gıda desteğinde bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: En son 41'inci işçimize ulaştık
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, maden ocağında meydana gelen patlamanın ardından incelemelerde bulundu. AFAD Mobil Afet Koordinasyon Merkezi'ndeki, koordinasyon toplantısına başkanlık eden Erdoğan, "Şu andaki önceliğimiz yer altındaki işçilerimize ulaşmaktı. En son 41'inci işçimize ulaştık. Tabii o da rahmetli olmuş. Daha önce 40 olarak ilan edilmiş olan merhumlarımızın sayısı böylece 41 oldu. Hepsine Allah'tan rahmet diliyoruz, inşallah mekanları cennet olsun." şeklinde konuştu.

Hayatını kaybeden madencilerin isimleri belli oldu
Olayın hemen ardından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, UMKE, AFAD ve diğer tüm ekiplerin arama kurtarma çalışmalarına başladığını belirten Soylu, vefat eden madencilerin, Ali Doğru, Aziz Köse, Berkay Pınarcıoğlu, Emrah Kaval, Enes Aydın, Ercan Akdeniz, Fikret Kansız, Gökhan Mercan, Murat Ergin, Rahman Özçelik, Ramazan Özer, Selçuk Ayvaz, Serkan Nakaş, Şuayip Okul, Yener Saygın, Mehmet Kara, Rasim Bulut, Sabri Akdere, Murat Öztan, Serhat Kahraman, Suat Demirkıran, Yasin Çelik, Güldal Serenli, Orhan Altun, Emrah Kaya ve Rıdvan Acet olduğu bilgisini paylaştı.
Şehit madencilere Allah'tan rahmet, ailelerine sabır dileyen Soylu, maden ocağında kurtarılmayı bekleyen madencilerin ailelerine de sabır temennisinde bulundu.
Arama çalışmalarına Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, sağlık bakan yardımcısı, grup başkan vekili, MHP genel başkan yardımcısı ve vali ile nezaret ettiklerini kaydeden Soylu, olaydan dolayı büyük üzüntü yaşadıklarını belirterek Allah'tan bir daha bu tip olaylara karşı karşıya bırakmamasını diledi.
Soylu, arama kurtarma çalışmalarında umutlu bir haber beklediklerini söyledi. 

"Yaramız derin"
TTK tahlisiye ekibinde yer alan maden teknikeri Osman Demiral, gazetecilere, çalışmalar sırasında kullandıkları cihazlara ilişkin bilgi verdi.
Olayın tam olduğu yere gitmediklerini anlatan Demiral, "Kuyu dibine yakın, tam orta noktada temiz havanın olduğu bir yerde istasyonumuzu kurduk. İndiğimizde basınç yoktu ama olayın olduğu zaman bir basınç varmış." dedi.
Demiral, bölgede gruplar halinde çalıştıklarını belirterek, cihaz sayılarının yeterli olduğunu, aksi durumda takviyeler yapıldığını kaydetti.
Madenciliğin kolay bir sektör olmadığını vurgulayan Demiral, "Ailelerine baş sağlığı diliyoruz tekrardan. Yaramız derin, yorgunuz, aileler de üzgün." ifadesini kullandı.

Bakan Dönmez patlamaya ilişkin açıklama yaptı
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Amasra Müessesesindeki patlamanın akabinde bir galeride çıkan yangının ve orada oluşan karbonmonoksitin etkisinin ekiplerce azaltılmaya çalışıldığını belirterek "10-11 işçi, yangının devam ettiği bölgede. 4-5 işçimizin de göçüklerin olduğu bölgede olduğunu değerlendiriyoruz." dedi.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin ile bölgede incelemelerini sürdüren Bakan Dönmez, gazetecilere yaptığı açıklamada, patlamayı haber alır almaz Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla olay yerine geldiklerini anlattı.
Her vardiyada görevli olan tahlisiye ekiplerinin müdahaleye hemen başladığını aktaran Dönmez, "Yaralı olarak kurtarılanlar hastanelere sevk edilmiş, diğer arkadaşlarımızın da kurtarılması için çalışmalar süratle başlamıştı. Bu bölgeye yakın olan müesseselerimiz de diğer arama kurtarma ekipleri de Amasra Müessesesine gelmek suretiyle çalışmalara aktif olarak destek vermişlerdir." diye konuştu.
Madende arama kurtarma yapmanın özel tecrübe gerektirdiğini ifade eden Dönmez, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Diğer arama kurtarma faaliyetlerden oldukça farklı. Gerek TTK gerek kömür işletmeleri bu alanda sadece ülkemizde değil, dünyada hakikaten başarıyla anılan arama kurtarma ekiplerinden birisidir. Ancak bizim ilk değerlendirmelerimiz şunu gösteriyor. Patlama anıyla birlikte oluşan yüksek basınç ve sıcaklıkla arkadaşlarımızın maalesef bir kısmını olay yerinde kaybetmiş olduk. Şu anda 15 arkadaşımız işletmedeki maden ocağında, aramalar hala devam ediyor. Bir galeride patlamanın akabinde oluşan bir yangın söz konusu. Şu anda ekiplerimiz yangın ve orada oluşan karbonmonoksitin etkisini azaltmaya çalışıyorlar."

Bartın’dan ambulans uçakla İstanbul’a getirilen yaralıların tedavisine başlandı 
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Bartın'ın Amasra ilçesindeki maden ocağında meydana gelen patlamada yaralanan ve ambulans uçakla İstanbul’a getirilen 6 madencinin tedavisine başlandığını bildirdi.
Koca, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Bartın’dan uçak ambulanslarla İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesine getirilen 1 yaralının Hiperbarik Oksijen Tedavisi Merkezinde, 5 yaralının ise Yanık Merkezinde durumları değerlendirilip, tedavilerine başlandı. Uzmanımız bilgi veriyor.” ifadelerini kullandı.
Paylaşımdaki videoda hastaların sağlık durumlarına ilişkin bilgi veren Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Yanık Tedavi Merkezi Sorumlu Hekimi Prof. Dr. Mustafa Turan, 6 hastanın ambulans uçakla getirildiğini ve ilk tedavilerinin acil serviste yapıldığını söyledi.

Bakan Yanık: Psikososyal destek ekiplerimiz derhal bölgeye intikal ettiler
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, sosyal medya hesabından patlamada yaralanan ve madende mahsur kalan işçilere geçmiş olsun dileğinde bulunarak, "Psikososyal destek ekiplerimiz derhal bölgeye intikal ettiler. Süreci yakından takip ediyoruz. Sorumlu Bakanlıklardan biri olarak tüm kurum ve kuruluşlarımızla gerekli her türlü çalışmayı yapıyoruz." ifadelerini kullandı. 

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun'dan açıklama
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Bartın'ın Amasra ilçesindeki maden ocağında meydana gelen patlamada 28 madencinin hayatını kaybettiğini, kurtarılan 58 madenciden 11'inin tedavilerine devam edildiğini bildirdi.
Altun, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bartın'da meydana gelen maden kazası, tüm yönleriyle incelenmeye devam etmekte, arama kurtarma çalışmaları sürdürülmektedir." ifadelerini kullandı.
Paylaşımında kazayla ilgili güncel bilgilere de yer veren Altun, şu bilgileri paylaştı:
"Maden kazasında maalesef 28 kardeşimiz hayatını kaybetmiştir. Kurtarılan 58 madencimizin 11'inin tedavilerine hastanelerimizde devam edilmektedir. Hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyorum. Kazanın hemen sonrasında Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla olay yerine giden Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Enerji ve Tabii Kaynaklar ve İçişleri Bakanlarımız, bölgedeki tüm çalışmaları gece boyu yerinden takip etmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımız ilk andan itibaren süreci bizzat yönetmiş, anlık bilgilendirmeler üzerine gerekli talimatları ilgili kurum ve kişilere bizzat iletmiştir. Diyarbakır programını ileri bir tarihe erteleyen Sayın Cumhurbaşkanımız, bugün Amasra'ya giderek çalışmaları yerinde koordine edecektir. Meydana gelen bu elim kaza ile ilgili yapılan dezenformasyon içerikli paylaşımlara vatandaşlarımızın itibar etmemesi, konu ile ilgili bölgede bulunan bakanlarımızın ve resmî kurumların açıklamalarını dikkate almaları hususunun önemini bir kez daha ifade etmek isterim." 

AFAD'dan açıklama
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, bölgeye, Bartın İl AFAD, Emniyet, 112, İtfaiye, Jandarma ve TTK'ya ait tahlisiye ekipleri, Sakarya İl AFAD, Kütahya İl AFAD ve Eskişehir İl AFAD ekipleri ile Kütahya, Zonguldak, Karabük ve Eskişehir İl AFAD müdürlerinin sevk edildiği belirtildi.
Zonguldak'tan da tahlisiye ekiplerinin sevk edildiği kaydedilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Kütahya'dan TKİ'ye ait 20 kişilik tahlisiye ekipleri sevk edilmiştir. Kızılaydan 2 ikram aracı ve 3 personel aracı bölgeye sevk edilmiştir. Sakarya İl AFAD ve Ankara İl AFAD'dan 2 mobil koordinasyon tırı gönderilmiştir. Bölgede herhangi bir iletişim kesintisi olmamakla beraber bölgeye tedbir amacıyla 1 mobil baz istasyonu gönderilmiştir."
AFAD, trafo kaynaklı olduğu bilgisinin de sehven paylaşıldığını, patlamanın nedeninin henüz belirlenemediğini açıkladı.

Patlamadan kurtulan işçi yaşadıklarını anlattı
Vali Nurtaç Arslan, patlamadan kendi imkanlarıyla kurtulan maden işçisiyle görüşerek "geçmiş olsun" dileklerini iletti.
Vali Arslan'a yaşadıklarını aktaran işçi, "Hiç ışık gözükmüyordu. Kendi imkanlarımla çıktım. Patlama büyük ihtimalle. Biraz geride olduğumuzdan sadece basınç oldu. Bu basınçtan dolayı sadece toz geldi, göz gözü görmüyordu." diye konuştu.

Maden ocağındaki arkadaşlarını kurtarmaya çalışan işçi yaşadıklarını anlattı 
Bartın'da patlama meydana gelen Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Amasra Müessesesine ait maden ocağındaki arkadaşlarını kurtarmaya çalışan maden işçisi Öner Özmen, yaşadıklarını anlattı.
Evli ve bir çocuk babası 10 yıllık maden işçisi Özmen, AA muhabirine, arama kurtarma amacıyla şefleriyle ocağa indiklerini söyledi.
Yaklaşık 3 kilometre yürüyerek eksi 350 kotuna indiklerini anlatan Özmen, "Bant sistemimiz vardı, onlar dağılmış. Gaz, genizleri yakıyordu. Gittiğimizde arama kurtarmalar, amirlerimiz ve müdürlerimiz zaten olay yerindeymiş. Arkadaşlarımızın yanlarına biz de gittik." diye konuştu.
Özmen, normalde kendisinin çalıştığını belirterek şunları kaydetti:
"Vardiyaya da kalabilirdim. Buradan saat 4 gibi çıktım hatta işe giden arkadaşlarımla vedalaştım. Vedalaştım derken; bir arkadaşımız vardı, elbisemi almaya gelmiştim, onu gördüm. 'Hayırlı işler' dedik birbirimize, gülerek gitmiştik. Mesaiye kalabilirdik.
Olayı duyar duymaz bütün madenci arkadaşlarımız, burada omuz omuza çalıştıkları arkadaşlarını kurtarmak için seferber oldu, aşağıda hala çalışıyorlar. Herkes canla başla çalışıyor."
Her türlü cihazlarının bulunduğunu aktaran Özmen, "Her türlü önlem alınıyor ama beklenmedik, ani durumlar oluyor. Ani durumlarda bazı şeyler gelişiyor. Oksijen cihazlarımız, kişisel koruyucu aletlerimiz, her şeyimiz var, tamdır yani. Bunların denetlenmesi de yapılıyor. Her türlü önlem alınıyor, onlarda sıkıntı yok ama grizu farklı bir şey." ifadelerini kullandı. 

Türk Kızılay: Şu an acil bir kan ihtiyacı bulunmamaktadır
Türk Kızılay Genel Başkanı Kerem Kınık, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:
"Amasra Taşkömürü İşletmesinde meydana gelen patlama sonrası Bartın Devlet Hastanesi, Bülent Ecevit Üniversitesi ve Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanelerine ilave kan ürünleri ve olası yanık vakaları için plazma sevkleri gerçekleştirilmiştir. Şu an acil bir kan ihtiyacı bulunmamaktadır."

Soruşturma başlatıldı
Öte yandan Bartın Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Bartın'ın Amasra ilçesindeki taş kömürü maden ocağında meydana gelen patlamaya ilişkin soruşturma başlatıldığı bildirildi.
Olaya ilişkin 3 Cumhuriyet savcısının görevlendirildiği, soruşturmaya tüm yönleriyle ve titizlikle devam edildiği kaydedildi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, ise patlamayla ilgili 4 iş müfettişi görevlendirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın süreci ve tüm kurumların katıldığı çalışmaların koordinasyonunu yakından takip ettiği bildirildi.
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ da maden ocağındaki patlamanın bütün boyutlarıyla soruşturulacağını bildirdi.

Amasra'da maden ocağındaki patlamada yakın arkadaşını kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyor
Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Amasra Müessesesine ait maden ocağında meydana gelen patlamada tahlisiye ekibinde görev alan maden işçisi Emrah Açıkgöz, 5 yıl birlikte çalıştığı yakın arkadaşını kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyor.
Bölgede özel bir maden ocağında çalışan işçi Açıkgöz, AA muhabirine, tahlisiye ekibinde olduğunu, patlamayı duyar duymaz olay yerine geldiklerini anlattı.
Yetkililerle bilgi alışverişi yaptıktan sonra ekipmanlarla aşağı inip patlamanın olduğu bölgeye ulaştıklarını aktaran Açıkgöz, "Bölgede yoğun karbonmonoksit gazı vardı, cihazlarımızı kuşandık. 'Aşağıda iki bölge var' dediler. Biz yangın olmayan bölgedeydik. İçeride inanılmaz karbonmonoksit gazı vardı. Elimizdeki sensörler bile uyarı vermeye başladı. Eksi 350 kotunda ayağa ulaşmaya çalıştık, orada zor da olsa maalesef ilk şehidimize ulaştık ve temiz havaya indirdik." dedi.
İkinci arkadaşları için tekrar cihazları kuşandıklarını belirten Açıkgöz, "50-60 metre ileride ona da ulaştık, maalesef o da şehit olmuştu. Orada karbonmonoksit gazı yoğun şekilde devam ettiği için artık temiz havaya çıktığımız yerlerde bile karbonmonoksit görmeye başladık. Bizim de can güvenliğimiz önemli olduğu için ocaktan ayrılmamız gerekiyordu. İki şehidimizi alarak dışarı çıktık." diye konuştu.
Açıkgöz, "Patlama, rayların üzerindeki vagonları bile duvarlara çarpmış. Tabii göz gözü görmüyor, yoğun bir duman da var. El ele tutuşa tutuşa gittik, arkadaşlarımıza ulaştık." ifadelerini kullandı.
Patlamanın meydana geldiği maden ocağında çalışanları tanıdıklarını, hepsinin bölgenin insanı olduğunu kaydeden Açıkgöz, yaşadığı acıyı şu sözlerle paylaştı:
"Yaşadığım en büyük acı, şehitlerden birinin 5 sene birlikte çalıştığımız çok yakın arkadaşım olmasıydı. Tabii hepsi acı ama o arkadaşımı görünce daha büyük acıya kapıldım. Maalesef bu patlamada çok yakın arkadaşımı da kaybettim. Orada çok büyük acı hissettim. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun, ailesine sabırlar diliyorum."



Ulusa Sesleniş'te Trump'tan üçüncü dönem şakası

ABD Başkanı Donald Trump, Ulusa Sesleniş konuşmasında bunun "Üçüncü dönemim olması gerek" diye espri yaptı (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Ulusa Sesleniş konuşmasında bunun "Üçüncü dönemim olması gerek" diye espri yaptı (Reuters)
TT

Ulusa Sesleniş'te Trump'tan üçüncü dönem şakası

ABD Başkanı Donald Trump, Ulusa Sesleniş konuşmasında bunun "Üçüncü dönemim olması gerek" diye espri yaptı (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Ulusa Sesleniş konuşmasında bunun "Üçüncü dönemim olması gerek" diye espri yaptı (Reuters)

Brendan Rascius 

ABD Başkanı Donald Trump, salı akşamı yaptığı Ulusa Sesleniş konuşmasında, üçüncü döneminin ortasında olması gerektiğine dair espri yaptı.

79 yaşındaki Cumhuriyetçi başkan, Temsilciler Meclisi salonunda toplanan meclis üyelerine, kabine üyelerine ve Yüksek Mahkeme yargıçlarına, "İkinci dönemimin ilk yılı... Üçüncü dönemim olmalıydı" dedi.

Bu, Trump'ın, eski Başkan Joe Biden'a kaybettiği 2020 seçiminin kendisinden "çalındığını" kanıt olmadan ima ettiği son olaylardan sadece biri.

Geçen yıl göreve döndüğünden beri başkan, Anayasa'nın 22. maddesi başkanların iki dönemden fazla görev yapmasını yasaklamasına rağmen, üçüncü bir dönem için aday olma fikrini de defalarca dile getirdi.

Martta NBC News'a 2028'de aday olma konusunda "şaka yapmadığını" söylemiş ve "Birçok insan bunu yapmamı istiyor" diye eklemişti.

Ekimde Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries, Kongre Demokratlarıyla yaptığı bir toplantıda "Trump 2028" şapkalarının Oval Ofis'teki çalışma masasına yerleştirildiğini söylemişti.

Aralık ayında Beyaz Saray'da düzenlenen bir resepsiyonda Trump, İsrail asıllı Amerikalı mega bağışçı Miriam Adelson'ın kendisine 2028'de anayasaya aykırı bir üçüncü dönem için aday olması karşılığında 250 milyon dolar teklif ettiğini öne sürmüştü.

Ancak zaman zaman bu kuşkulu olasılık hakkında karışık sinyaller verdi.

Ekimde Air Force One'da tekrar aday olup olmayacağı sorulduğunda gazetecilere, "Bunu yapmayı çok isterim. Şimdiye kadarki en iyi rakamlarıma sahibim" demişti. Ancak daha sonra 2028'de aday olmanın "fazla kurnazca" ve "yanlış" olacağını söylemişti.

Üçüncü bir dönem için aday olmayı tamamen masadan kaldırıp kaldırmadığı sorulduğunda Trump şu yanıtı vermişti:

Masadan kaldırmıyor muyum? Yani, siz söyleyin.

Independent Türkçe,independent.co.uk/news/world/americas/us-politics


Rusya'dan Avrupa'ya göçmen kaçırmak için kullanılan tüneller... Uzmanlar "İran'ın müttefiklerinin" de işin içinde olduğundan şüpheleniyor

Polonya'nın güneydoğusundaki Lippa'da bulunan Kara Kuvvetleri Eğitim Merkezi karargahı- Gomsburg Kampı'ndaki askerler (EPA)
Polonya'nın güneydoğusundaki Lippa'da bulunan Kara Kuvvetleri Eğitim Merkezi karargahı- Gomsburg Kampı'ndaki askerler (EPA)
TT

Rusya'dan Avrupa'ya göçmen kaçırmak için kullanılan tüneller... Uzmanlar "İran'ın müttefiklerinin" de işin içinde olduğundan şüpheleniyor

Polonya'nın güneydoğusundaki Lippa'da bulunan Kara Kuvvetleri Eğitim Merkezi karargahı- Gomsburg Kampı'ndaki askerler (EPA)
Polonya'nın güneydoğusundaki Lippa'da bulunan Kara Kuvvetleri Eğitim Merkezi karargahı- Gomsburg Kampı'ndaki askerler (EPA)

Polonya, Rusya'yı Batı'ya karşı "hibrit savaş" olarak nitelendirdiği bir politika kapsamında, Belarus'tan kaynaklanan yeraltı tünelleri aracılığıyla Avrupa'ya göçmen göndermekle suçladı. Telegraph gazetesi, Polonyalı yetkililere dayandırdığı haberinde, Alexander Lukashenko liderliğindeki Belarus'un bu tünelleri tasarlamak ve kazmak için Ortadoğu'dan "son derece deneyimli" uzmanlar görevlendirdiğini bildirdi.

Askeri uzmanlar, tünel inşaatında uzmanlaşmış Hamas, Hizbullah, Kürt grupları veya DEAŞ gibi Ortadoğu gruplarının bu tasarımın arkasında olabileceğini öne sürdüler.

Bu taktik, Moskova ve Minsk'in Polonya'nın doğu sınırına uyguladığı baskıda yeni bir gerilimi temsil ediyor; bu sınırda on binlerce göçmeni sınırın ötesine geçirme girişimleri defaatle yaşandı.

Araştırmacı Lynette Nussbacher, Lübnan ve Gazze'deki geçmiş deneyimleri örnek göstererek, İran destekli grupların desteğinin "muhtemel" olduğunu belirtti. Diğer uzmanlar da olasılıkların çok sayıda olduğunu ve sorumluluğun kesin olarak belirlenemeyeceğini düşünüyorlardı.

Podlaskie'deki Sınır Muhafız birliğinden Yarbay Katarzyna Zdanovich, 2025 yılında dört tünel keşfedildiğini belirterek, termal kameralar ve sensörler de dahil olmak üzere gözetim sistemlerinin, yer altında bile sızma girişimlerinin tespit edilmesine olanak sağladığını vurguladı.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (DPA)Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (DPA)

Aralık ayında Polonya'nın doğusundaki Narewka köyü yakınlarında en büyük tünellerden biri keşfedildi. Çoğunluğu Afganistan ve Pakistan'dan olmak üzere 180 göçmeni geçirmek için kullanılmış olan tünelden çıkanların çoğu yakalandı. Yaklaşık 1,5 metre yüksekliğindeki tünelin Belarus tarafındaki girişi bir ormanın içinde gizlenmişti. Tünel, Belarus'a yaklaşık 50 metre, Polonya'ya ise 10 metre uzanıyordu ve çökmesini önlemek için beton desteklerle güçlendirilmişti.

Varşova, bu eylemlerin Batı'yı Ukrayna'ya verdiği askeri destekten dolayı cezalandırmak ve Kiev hükümetine olan desteği zayıflatmak amacıyla yapıldığını savunarak, nihai sorumluluğu Belarus rejimine yüklüyor.

Ukrayna'nın 2022'deki işgalinden önce bile Belarus, Polonya'ya giden göçmenler için bir başlangıç ​​noktası olarak kullanılmış ve bu durum Polonya'nın yüzlerce kamerayla donatılmış 200 kilometrelik bir çit inşa etmesine yol açmıştır.

Polonya ayrıca Rusya'yı insansız hava araçları (İHA) kullanarak sabotaj saldırıları düzenlemek ve kaçak mal taşıyan balonlarla havada kaos yaratmakla suçluyor.

Polonya tünelleri tespit etme ve imha etme yeteneğini koruyor, ancak bir tünel kapatılır kapatılmaz yenilerinin ortaya çıkacağından endişe ediyor. Bu durumu, AB sınırlarına yönelik sistematik bir baskı kampanyası olarak nitelendiriyor.


İran, füze programıyla ilgili ABD suçlamalarını "büyük yalanlar" olarak nitelendirdi

Tahran'da bir İranlı kadın, Amerikan karşıtı bir duvar resminin önünden geçiyor (EPA)
Tahran'da bir İranlı kadın, Amerikan karşıtı bir duvar resminin önünden geçiyor (EPA)
TT

İran, füze programıyla ilgili ABD suçlamalarını "büyük yalanlar" olarak nitelendirdi

Tahran'da bir İranlı kadın, Amerikan karşıtı bir duvar resminin önünden geçiyor (EPA)
Tahran'da bir İranlı kadın, Amerikan karşıtı bir duvar resminin önünden geçiyor (EPA)

İran Dışişleri Bakanlığı bugün, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'ı ABD'yi vurabilecek füzeler geliştirmeye çalışmakla suçlamasından saatler sonra, ABD'nin füze programıyla ilgili suçlamalarını "büyük yalanlar" olarak nitelendirerek reddetti.

İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bekayi, X platformunda yaptığı paylaşımda, "İran'ın nükleer programı, İran balistik füzeleri ve ocak ayındaki ayaklanmalarda hayatını kaybedenlerin sayısı hakkındaki tüm iddiaları, büyük yalanların tekrarından başka bir şey değil" ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump dün, İran'ı Amerika Birleşik Devletleri'ni vurabilecek füzeler geliştirmeye çalışmakla suçladı.

Trump, Birliğin Durumu konuşmasında, "Avrupa'yı ve yurtdışındaki üslerimizi tehdit edebilecek füzeler geliştirdiler bile ve yakında Amerika Birleşik Devletleri'ne ulaşabilecek füzeler üzerinde çalışıyorlar" dedi.

2025 yılında ABD Savunma İstihbarat Teşkilatı, İran'ın "Tahran bu yeteneği geliştirmeye karar verirse" 2035 yılına kadar kıtalararası balistik füze geliştirebileceğini tahmin etmişti, ancak İran'ın böyle bir karar alıp almadığını belirtmemişti. Şarku’l Avsat’ın ABD Kongre Araştırma Servisi'den aktardığına göre Tahran şu anda yaklaşık 3 bin kilometre menzile sahip kısa ve orta menzilli balistik füzelere sahip. Amerika Birleşik Devletleri, İran'ın en batı noktasından 9 bin kilometreden fazla uzakta bulunuyor.

ABD Başkanı, İran ile olan çatışmayı diplomatik yollarla çözmeyi tercih ettiğini açıkladı, ancak Tahran'ın nükleer silah geliştirmesine asla izin vermeyeceğini de vurguladı. Konuşmasında, "Onlarla müzakereler yürütüyoruz ve bir anlaşma yapmak istiyorlar, ancak onlardan 'Asla nükleer silahımız olmayacak' gibi şifreli sözler duymadık" dedi. Trump sözlerine şöyle devam etti: "Bu sorunu diplomasi yoluyla çözmeyi tercih ediyorum, ancak bir şey kesin: Dünyanın önde gelen terörizm destekçisi devletinin, ki büyük ölçüde öyledir, nükleer silaha sahip olmasına asla izin vermeyeceğim."