KİK, Almanya İçişleri Bakanı'nın Katar'ın Dünya Kupası'na ev sahipliği yapmasına ilişkin açıklamalarını kınadı

KİK Genel Sekreter Nayif el-Hacraf (Arşiv-AFP)
KİK Genel Sekreter Nayif el-Hacraf (Arşiv-AFP)
TT

KİK, Almanya İçişleri Bakanı'nın Katar'ın Dünya Kupası'na ev sahipliği yapmasına ilişkin açıklamalarını kınadı

KİK Genel Sekreter Nayif el-Hacraf (Arşiv-AFP)
KİK Genel Sekreter Nayif el-Hacraf (Arşiv-AFP)

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreter Nayif el-Hacraf bugün, Almanya İçişleri Bakanı Nancy Faeser'in Katar'ın 3 hafta içinde başlayacak olan 2022 FIFA Dünya Kupası'na yapacağı ev sahipliğine ilişkin açıklamalarını kınadı.
SPA’nın haberine göre Hacraf, KİK ülkelerinin, taraflar arasında normal ilişkilerin kurulmasına hizmet etmeyen iddialara değinerek, Katar’ın iç işlerine yönelik herhangi bir müdahaleyi reddettiğini vurguladı.
Hacraf açıklamasında, “Katar Devleti başarılar elde etmeye devam ediyor. 2022 Dünya Kupası'na ev sahipliği yapması haklı bir gurur kaynağı” ifadelerini kullandı. KİK Genel Sekreteri, Katar'ın medeni iletişim kurma ve karşılıklı saygı çerçevesinde halklar arasındaki anlayışı geliştirmede oynadığı öncü role övgüde bulundu.
Katar Dışişleri Bakanlığı dün, Faeser'ın açıklamalarının ardından Almanya'nın Doha Büyükelçisi Claudius bakanlığa çağırarak protesto notası verdi.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, Katar’ın, Faeser'ın, "Doha'nın 2022 FIFA Dünya Kupası'na ev sahipliği yapmasının uygun olmadığı" şeklindeki açıklamalarını reddettiği ve kınadığı bildirilirken, bu ifadeler nedeniyle Almanya’dan açıklama talep edildiği aktarıldı.
Açıklamada, notayı Alman büyükelçisine teslim edenin Katar Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri Ahmed bin Hasan Al Hammadi olduğu belirtildi.
Claudius’a verilen protesto notasında, Katar’ın, bölgenin medeniyeti ve mirasını tüm dünyaya sergileyecek şekilde dünya kupası organizasyonunu en iyi şekilde yapmaya kararlı olduğu vurgulandı.
Katar Dışişleri Bakan Danışmanı ve Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari ise, Faeser’in açıklamalarını “reddedici, kınanacak ve kışkırtıcı” olarak nitelendirerek, politikacıların bu tür açıklamalarının kabul edilemez olduğuna dikkati çekti.
Ensari ülkesinin, Dünya Kupası'na ev sahipliği yapma onurunu kazandığından bu yana, hiçbir ev sahibi ülkenin maruz kalmadığı eşi benzeri görülmemiş bir kampanyaya maruz kaldığını kaydetti.



Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, İran’ın Körfez’e yönelik saldırılarını kınadı ve tazminat talep etti

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)
TT

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, İran’ın Körfez’e yönelik saldırılarını kınadı ve tazminat talep etti

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi bugün yaptığı açıklamada, İran’ın Körfez ülkelerine yönelik 
saldırılarını kınayarak bu eylemleri ‘çirkin’ olarak nitelendirdi ve Tahran’a tüm mağdurlara hızla tazminat ödemesi çağrısında bulundu.
47 üyeden oluşan Konsey, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyesi altı ülke ile Ürdün tarafından sunulan tasarıyı destekledi. Kararda, özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini aksatma girişimleri başta 
olmak üzere İran’ın eylemleri kınanarak, ‘tüm gerekçesiz saldırıların derhal durdurulması’ talep edildi.
Kararda ayrıca, uluslararası hukuk kurallarına uyulması, sivillerin ve kritik altyapıların hedef alınmaması gerektiği vurgulandı. Uluslararası deniz taşımacılığının korunması ve enerji arzının istikrarının sağlanmasının önemi de özellikle belirtildi.
Bu adım, bölgedeki gerilimin arttığı bir dönemde gelirken, uluslararası toplumdan gerilimin kontrol altına alınması ve bunun bölgesel güvenlik ile küresel ekonomi üzerindeki olası etkilerinin önlenmesi yönündeki çağrıların arttığına işaret ediyor.


Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı, askeri gerginliğin artmasının sonuçlarını görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı, askeri gerginliğin artmasının sonuçlarını  görüştü
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı, askeri gerginliğin artmasının sonuçlarını görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı, askeri gerginliğin artmasının sonuçlarını  görüştü

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, gerçekleştirdikleri telefon görüşmesinde bölgedeki son gelişmeleri, devam eden askeri gerilimin bölgesel ve küresel güvenlik ile istikrara etkilerini ve bu çerçevede yürütülen diplomatik çabaları ele aldı.
Pakistan Başbakanı, ülkesinin Suudi Arabistan’a tam destek verdiğini vurgulayarak, İran’dan 
kaynaklanan ve ülkenin güvenliği ile egemenliğini hedef alan saldırılar karşısında her zaman kararlı 
şekilde Riyad’ın yanında yer alacaklarını ifade etti.
Şerif, X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda da Pakistan’ın Suudi Arabistan ile dayanışmasının 
sürdüğünü ve özellikle mevcut bölgesel zorluklar ile güvenlik tehditleri karşısında ülkesinin Suudi Arabistan’ın güvenliği ve egemenliğine bağlılığını yineledi.
Her türlü saldırıyı kınadığını belirten Şerif, “Kardeşim Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile yaptığım görüşmede, Kral Selman bin Abdulaziz başta olmak üzere kraliyet ailesi ve Suudi halkının Ramazan Bayramı’nı tebrik ettim” ifadesini kullandı.
Şerif ayrıca, Suudi Arabistan’ın sergilediği itidali takdir ettiğini belirterek, gerilimin düşürülmesi, çatışmaların sona erdirilmesi ve İslam dünyasında birlik sağlanması gerektiğini vurguladı. Pakistan’ın bölgesel barış ve istikrarı hedefleyen diplomatik girişimlerine de değinen Şerif, iki ülkenin yakın koordinasyonu sürdürme konusunda mutabık kaldığını ifade etti.


Suudi Arabistan, mevcut durum nedeniyle ülkeden ayrılmakta zorluk çeken vize sahiplerinin durumunu ele alıyor

Bu prosedürler, herhangi bir ücret veya ceza uygulanmadan (Suudi Arabistan pasaportları için) ülkeden çıkmayı mümkün kılıyor
Bu prosedürler, herhangi bir ücret veya ceza uygulanmadan (Suudi Arabistan pasaportları için) ülkeden çıkmayı mümkün kılıyor
TT

Suudi Arabistan, mevcut durum nedeniyle ülkeden ayrılmakta zorluk çeken vize sahiplerinin durumunu ele alıyor

Bu prosedürler, herhangi bir ücret veya ceza uygulanmadan (Suudi Arabistan pasaportları için) ülkeden çıkmayı mümkün kılıyor
Bu prosedürler, herhangi bir ücret veya ceza uygulanmadan (Suudi Arabistan pasaportları için) ülkeden çıkmayı mümkün kılıyor

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, bölgedeki mevcut durum nedeniyle ülkeyi terk edemeyen Umre, transit ve nihai çıkış vizeleri de dahil olmak üzere her türden ziyaret vizesi sahiplerinin durumuna yönelik çalışmalara, liderliğin talimatları doğrultusunda başlandığını duyurdu.

Bakanlık, bu tedbirlerin, ziyaretçinin ev sahibinin talebi üzerine, 8/9/1447 H. (25/2/2026 M.) tarihinden itibaren süresi dolan vizelerin, 1/11/1447 H. (18/4/2026 M.) tarihine kadar, “Absher” uygulaması üzerinden yasal olarak belirlenen ücretlerin ödenmesinin ardından uzatılmasını içerdiğini açıkladı.

Tedbirler ayrıca, vize süresi dolmuş kişilerin, vize uzatımı veya herhangi bir gecikme ücreti ya da cezası ödemek zorunda kalmadan, uluslararası sınır kapılarından doğrudan çıkış yapabilmelerini de içeriyor.

Bakanlık, ilgili düzenlemelerin ihlal edenlere uygulanmasını önlemek için yararlanıcıları18 Nisan 2026 tarihinden önce ayrılma girişiminde bulunmaya çağırdı ve ilgili düzenlemelere uygun olarak prosedürleri kolaylaştırma ve hareketin düzenliliğini sağlama konusundaki hassasiyetini vurguladı.