Tunus: Muhalif Ulusal Koalisyon Partisi hükümeti istifaya çağırdı

Ayın başında gazeteciler tarafından düzenlenen gösteriden bir kare (EPA)
Ayın başında gazeteciler tarafından düzenlenen gösteriden bir kare (EPA)
TT

Tunus: Muhalif Ulusal Koalisyon Partisi hükümeti istifaya çağırdı

Ayın başında gazeteciler tarafından düzenlenen gösteriden bir kare (EPA)
Ayın başında gazeteciler tarafından düzenlenen gösteriden bir kare (EPA)

Tunus Ulusal Koalisyon Partisi Başkanı aynı zamanda el-Beci Kaid es-Sibsi tarafından kurulan Nida Tunus Partisi’nin eski lideri olan Naci Culul, ‘önemli başarılar elde edemediğini’ söylediği Necla Buden hükümetini istifaya çağırdı ve “hükümetin çalışmalarının sonucunun tüm standartlara göre bir felaket olduğunu” söyledi.
Culul, Ulusal Koalisyon Partisi siyasi bürosunun dün (Pazar) yaptığı toplantıdan ardından ‘hükümet üyelerinin sessizliği nedeniyle, hayatında ilk kez bakanların isimlerini bilmediğini’ söyledi. Ayrıca, “bu hükümetten önceki 10 yılın başarısızlıklarına ve sorunlarına rağmen, Tunusluların hükümet bakanlarının isimlerini bildiğini’ belirtti.
Daha önce Eğitim Bakanı olarak görev yapan Culul, ekonomik durum ile ilgili olarak, Tunus’un yatırımcıların ülke ekonomisine yönelik güveni yeniden sağlamak için ‘mevcut otorite tarafından benimsenen başkalarını hainleştirme söylemi’ yerine ‘yatırım şoku’ olarak adlandırdığı yaklaşıma ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Tunus Ulusal Koalisyonu Partisi’nin 17 Aralık’ta yapılması planlanan parlamento seçimlerini boykot edeceğini duyuran Culul, daha önce yaptığı bir açıklamada partinin siyasi bürosunun, Muhsin Merzuk liderliğindeki Tunus Projesi Hareketi ve Said el-Ayidi liderliğindeki Beni Vatani partisiyle birleşme olasılığını ele aldığını belirtmişti.
Merzuk ve Ayidi önceden, Naci Culul ile birlikte Nida Tunus Partisi’nin ilk sıradaki liderleri arasındaydı.
Bu konuda, Tunuslu siyaset analisti Cemal el-Arfavi Şarku'l Avsat'a yaptığı değerlendirmede, bu üç siyasi parti hakkında “Yeni siyasi ittifakta başarılı olabilirler. Bu partilerin başkanlarının, Nida Tunus Partisi’nin eski liderleri arasında yer aldığından ve siyasi ittifakların sorunları ve ittifakların nasıl başarılı hale getirileceği konusunda bilgi sahibi olmalarından bahsetmiyorum bile.” ifadelerini kullandı.
Naci Culul liderliğindeki Ulusal Koalisyon Partisi’nin hükümeti istifaya çağırması ile ilgili olarak, Arfavi bir dizi siyasi parti ve sosyal kuruluş tarafından yapılan önceki çağrılara dikkat çekti. Zira söz konusu taraflar, dizi önemli sorunu çözmede başarısız olduğunu ve yerel pazara şeker, yağ, kahve ve süt gibi gerekli tüketim ürünlerini sağlamak için başarılı bir strateji geliştiremediğini belirterek, Necla Buden hükümetine yeni bir kan getirilmesi çağrısında bulundu. Ayrıca Buden hükümetinin bazı bakanlar hakkında “Mevcut görevlerinde olmak için gereken deneyimden yoksundurlar. Bu durum, uzun zamandır, özellikle de Tunus Cumhurbaşkanı bazı bakanlıkların performansının düşük olduğunu kabul ettiğinden bu yana beklenen bir hükümet değişikliği ihtiyacını doğruluyor” açıklamasında bulundu.
Bu bağlamda, Culul yetkililerin Tunus’un Uluslararası Para Fonu’ndan alacağı krediye ilişkin şeffaflık eksikliğini, hibe koşullarını gizlemelerini ve Tunus’a vaat ettikleri sancılı taahhütler ve reformları eleştirdi ve bu konuda “Görünüşe göre, Tunus halkının refahı için değil, daha önce alınmış bir krediyi ödemek için kredi aldık” ifadelerini kullandı.
Farklı bir bağlamda, Tunus Gazeteciler Sendikası Başkanı Muhammed Yasin el-Celasi, dün Tunus’un başkentinde yapılan bir sendika toplantısından çıkan bir dizi tavsiyeyi açıkladı. Bu tavsiyelerin en önemlileri arasında, merkezi ve bölgesel hareketler konusunda kamu ve özel medya kuruluşları düzeyinde adım atılması ve bu hareketlerin takvimini ve gidişatı belirlemek üzere Yönetim Ofisi’ne yetki verilmesi çağrısı yer alıyor. Başka bir tavsiye ise, gerek mevcut iktidar, gerekse herhangi bir siyaset veya seçim tarafı için olsun, kamu ve özel medya kuruluşlarının kullanılmasını ve siyasi propaganda yapılmasının reddedilmesine dayanıyor. Genel kurul toplantısı aynı zamanda, el konulan medya kuruluşlarının (Dar es-Sabah, Shems FM ve CACTUS Şirketi), çalışanlarının haklarını ve maaşlarını garanti altına alacak şekilde etkili çözümler bulunması için hükümete baskı yapılması çağrısında bulundu.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.