Libya ile Sudan arasındaki ticaret yeniden başlıyor

Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başbakanı Dibeybe’den Sudan ile ticaret iş birliği mesajı

Libya'nın başkenti Trablus'ta Sudan ile bir ekonomik forum toplantısında konuşurken (Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti)
Libya'nın başkenti Trablus'ta Sudan ile bir ekonomik forum toplantısında konuşurken (Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti)
TT

Libya ile Sudan arasındaki ticaret yeniden başlıyor

Libya'nın başkenti Trablus'ta Sudan ile bir ekonomik forum toplantısında konuşurken (Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti)
Libya'nın başkenti Trablus'ta Sudan ile bir ekonomik forum toplantısında konuşurken (Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti)

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, Libya-Sudan sınır kapısını yeniden açacaklarını söyleyerek, iki ülke arasında ekonominin çarkını hareket ettirmek için altyapı sağlama sözü verdi.
Dibeybe, Libya-Sudan Ortak Ekonomi Odası tarafından başkent Trablus'ta "Transit Ticaret için Serbest Bölge" adı altında düzenlenen ekonomik forumda konuştu. Dibeybe başta Sudan olmak üzere tüm komşu ülkelerle ekonomik iş birliğini geliştirmek için çalışacaklarını söyledi.
Dibeybe, serbest bölgelerin desteklenmesi ve transit ticarete katkıda bulunacak icraatların etkinleştirilmesi için iki ülke arasında ortak bakanlar komitesi toplantısı düzenlemenin önemli olduğunu vurguladı. Libya Başbakanı, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan’ı Trablus’u ziyaret etmeye davet etti.
Öte yandan Dibeybe Sağlık Bakanı Ramazan Ebu Cebah ve Bingazi Tıp Merkezi Müdürü Fetiha el Araibi ile merkezlerin bağımsızlığa ilişkin Bakanlar Kurulu kararına göre tıp merkezlerinim çalışma mekanizması konularını görüştü. Görüşme sonrası ülkenin doğusundaki Bingazi şehrini yeniden iyi duruma getirmeye çalışıyor.
Onkoloji merkezlerinin koşullarını tartışmak, ihtiyaçlarını belirlemek ve karşılaştıkları zorlukları belirlemek için kapsamlı bir toplantıya başkanlık eden Dibeybe, tıp merkezlerinin çalışmalarına radikal çözümler geliştirmek, hastalara organize hizmet vermek ve elektronik bir sisteme göre çalışmak gerektiğini vurguladı.
Bu bağlamda Tobruk’taki Temsilciler Meclisi tarafından başbakan olarak atanan Fethi Başağa dün akşam Bingazi’de, Libya Merkez Bankası'nın Doğu Bölge Müdürü Ali el-Hibri ve İdari Kontrol Otoritesi Başkanı Abdusselam el-Hassi ile ülkedeki ekonomik duruşu görüştü.
Başağa ofisi dün, toplantıda ülkenin içinde bulunduğu koşullar ışığında  ekonomik durgunluğun ülke ekonomisi üzerindeki etkisinin ele alındığını ve toplantıya katılanlara hükümetinin ekonomiyi canlandırma, tüm Libya şehirlerindeki vatandaşlara hizmet sağlama planı ve bunları finanse etmenin yolları hakkında bilgi verdiği kaydedildi.
Toplantı sırasında Başağa, İdari Kontrol Otoritesinin hükümet tarafından çeşitli Libya şehirlerinde yürütülen çalışmaları izlemedeki rolünün yanı sıra Merkez Bankası’nın yönetim kurulu toplantısına ve vatandaşların acılarını hafifletmek adına döviz kurunu ayarlamak için kapsamlı bir bilimsel stratejinin geliştirilmesine övgüde bulundu.
Bu bağlamda Yüksek Danıştay, oturumlarının yeniden başlamasını, ertelenen cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri için anayasal düzenlemenin maddelerinin oylanmasını, egemen pozisyonlar dosyasının tamamlanmasını ve yürütme erkinin birleştirilmesine yönelik mekanizma önerilerinin geliştirilmesini için Libya Devlet Yüksek Konseyi (DYK) Başkanı Halid el-Mişri başkanlığında dün akşam bir toplantı düzenledi.
ABD'nin Libya Büyükelçisi ve Özel Temsilcisi Richard Norland dün, ülkesinin, Libya'daki Birleşmiş Milletler (BM) Destek Misyonu'nun görevini bir yıllığına yenilemekten memnuniyet duyduğuna işaret ederek, BM elçisi Abdullah Batıli'ye seçimlere ivme kazandırma çabalarında tam destek sağlama taahhüdünde bulundu.
Ayrıca, Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Cufra şehrini ziyaret etmeye hazırlanan Libya Ulusal Ordusu Başkomutanı Halife Hafter, dün akşam askeri liderler ile yerel ve hükümet yetkilileri eşliğinde Bingazi'deki işletmeleri ve projeleri inceledi.



Şam, SDG'nin Kobani'ye çekilmesini sağladı

Şam, SDG'nin Kobani'ye çekilmesini sağladı
TT

Şam, SDG'nin Kobani'ye çekilmesini sağladı

Şam, SDG'nin Kobani'ye çekilmesini sağladı

Suriye ordusu dün, Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) bağlı yüzlerce savaşçının Rakka vilayetinden Halep kırsalının doğusundaki Ayn el-Arab (Kürtçe adıyla Kobani) kentine çekilmesini sağladı. Her iki taraf da haftanın başlarında ilan edilen ateşkesi uygulamaya devam etti.

Suriye Ordusu Operasyonlar Otoritesi, ana omurgasını Kürtlerin oluşturduğu SDG örgütü üyelerinin Rakka Valiliği'ndeki el-Aktan hapishanesi ve çevresinden Ayn el-Arab kentine nakledilmeye başlandığını ve ordunun geri çekilen güçlere "Ayn el-Arab bölgesine" kadar eşlik edeceğini bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Kürt haber siteleri, yolları karla kaplı Kobani'ye araçlarıyla gelen yüzlerce SDG savaşçısının görüntülerini yayınladı.

Bu arada, Fransız cumhurbaşkanlığı kaynakları, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Kürtler ve Şam hükümeti arasındaki çatışmaları "baştan beri azaltmak ve durdurmak için çalıştığını" belirterek, Paris'in mevcut ateşkesi "çok kırılgan" olarak gördüğünü ve bu nedenle amacının, her iki tarafın da "dostu" olduğu göz önüne alındığında, iki savaşan taraf arasında yeniden çatışma çıkmaması için ateşkesin "dayanıklılığını" sağlamak olduğunu kaydetti.


İsrail, Amerika'nın Hamas'a karşı sergilediği "esneklikten" rahatsız

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida, Palm Beach'te düzenledikleri ortak basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida, Palm Beach'te düzenledikleri ortak basın toplantısında (Reuters)
TT

İsrail, Amerika'nın Hamas'a karşı sergilediği "esneklikten" rahatsız

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida, Palm Beach'te düzenledikleri ortak basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida, Palm Beach'te düzenledikleri ortak basın toplantısında (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Barış Konseyi'nin kurulması törenini küresel ve tarihi bir festivale dönüştürürken, özellikle "müttefiki" Binyamin Netanyahu tarafından Gazze planının önüne engeller çıkarılarak taciz ediliyordu.

İsrail kaynakları, ABD yönetiminin bu engelleri kaldırmak için ince bir baskı uyguladığını, aynı zamanda Hamas'a hem aşamalı silahsızlanma hem de teknokrat komitenin kurulması konusunda esnek bir yaklaşım benimsediğini ortaya koyuyor.

Dün ortaya çıkan bilgilere göre, Amerikalılar, İsrail'in kendisinin ve komitenin diğer üyelerinin Gazze Şeridi'ne girişini engellemesine karşılık olarak, teknokrat komitenin başkanı Dr. Ali Şaas'ı birkaç gün içinde Refah sınır kapısının açılacağını duyurmakla görevlendirmişti.

Bu arada İsrail, Gazze Şeridi'nde mümkün olduğunca uzun süre kalabilmek için "sarı hat" boyunca askeri varlığını kurarak yeni bir gerçeklik yaratıyor.


ABD’nin Gazze planı neden zorunlu göç kaygısını artırıyor?

ABD Başkanı Donald Trump, Davos’ta “Barış Konseyi” girişiminin tüzüğünü imzalarken (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Davos’ta “Barış Konseyi” girişiminin tüzüğünü imzalarken (Reuters)
TT

ABD’nin Gazze planı neden zorunlu göç kaygısını artırıyor?

ABD Başkanı Donald Trump, Davos’ta “Barış Konseyi” girişiminin tüzüğünü imzalarken (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Davos’ta “Barış Konseyi” girişiminin tüzüğünü imzalarken (Reuters)

Gazze’yi “modern bir kıyı kenti”ne dönüştürmeyi amaçlayan ABD planının yeniden gündeme gelmesi, bölgedeki demografik dengelere ilişkin kaygıları da beraberinde getirdi. Şarku’l Avsat’a konuşan Mısırlı ve Filistinli gözlemcilere göre bu girişim, Filistinlilerin zorla yerinden edilmesi riskini barındırırken, uzmanlar Washington’un “Yeni Gazze” tasarımının Arap-İslam dünyasının benimsediği yeniden imar planı karşısında sahada karşılık bulmasının zor olduğunu vurguluyor.

ABD, yıkıma uğrayan Filistin topraklarının yeniden inşasını hedefleyen “Yeni Gazze” planını kamuoyuna açıkladı. Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu kapsamında gerçekleştirilen “Yeni Küresel Barış Konseyi” imza töreninde, Akdeniz kıyısı boyunca uzanan gökdelenler, Refah bölgesinde yer alacak konut projeleri ile yeni yerleşim, tarım ve sanayi alanlarının aşamalı gelişimini gösteren bir harita sunuldu.

ABD Başkanı Donald Trump, perşembe günü Davos’ta “Barış Konseyi”ni resmen başlattı. Konseyin ilk aşamada Gazze’de ateşkesin kalıcı hale getirilmesine, yeniden imar çalışmalarına ve Hamas’ın silahsızlandırılmasına odaklanacağını belirten Trump, ilerleyen dönemde daha geniş bir rol üstleneceğini söyledi. Trump, konseyin “Birleşmiş Milletler ile iş birliği içinde çalışacağını” da ifade etti.

Gazze’de “büyük bir başarı” elde edeceklerini savunan Trump, “Ben bir emlakçıyım; her şey Gazze’nin konumuyla ilgili” dedi. Trump, “Deniz kıyısında bir yerden söz ediyoruz. Bu alan pek çok insan için çok şey ifade edebilir” ifadelerini kullandı.

ABD’nin açıkladığı “ana plan” haritasında, “kıyı turizmi” için ayrılmış bir bölge, 180 kule, çeşitli “konut alanları”, “sanayi kompleksi, veri merkezleri ve ileri üretim tesisleri”, “parklar ile tarım ve spor alanları” yer aldı. Plan ayrıca Mısır sınırına yakın bir bölgede yeni bir liman ve havalimanı inşasını ve Mısır, İsrail ve Gazze sınırlarının kesiştiği noktada “üçlü sınır kapısı” oluşturulmasını öngörüyor.

vfdvfd
Gazze Şeridi’nde ateşkes anlaşmasının imza töreni, Şarm eş-Şeyh (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

ABD planına göre Gazze Şeridi’nin yeniden geliştirilmesi dört aşamada gerçekleştirilecek; süreç Refah’tan başlayarak kademeli biçimde kuzeye, Gazze kentine doğru ilerleyecek.

Uluslararası Filistin’i Destekleme Kurumu Başkanı Salah Abdülati, “Yeni Gazze” planının zorunlu göç riskini yeniden gündeme getirdiği uyarısında bulundu. Abdülati, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “ABD planı iddialı, ancak Gazze halkının yerinden edilmesine yönelik bir projenin vitrini olmasından endişe ediliyor” dedi.

Abdülati, Trump yönetiminin planının Filistinli grupların silahsızlandırılmasına, Gazze’nin yeniden yapılandırılmasına ve mülkiyetlerin yeniden dağıtılmasına bağlı olduğunu belirterek, bunun “yeniden göç kapısını aralayabileceğini” savundu. Planın, Gazze’yi halkının denetimi dışında bir ekonomik bölgeye dönüştürmeyi hedeflediğini ifade etti.

Buna karşılık Kahire Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü öğretim üyesi Tarek Fahmi, Washington’un “Yeni Gazze” vizyonunu “Amerikan temennileri” olarak nitelendirdi. Fahmi, Gazze için hazırlanmış “Arap-İslam yeniden imar planının” daha kapsamlı ve uygulanabilir olduğunu söyledi.

Arap Birliği, Mart ayında Mısır tarafından hazırlanan Gazze’nin yeniden imar planını kabul etmiş, plan daha sonra İslam İşbirliği Teşkilatı tarafından da onaylanmıştı. Söz konusu plan, Filistinlilerin yerinden edilmeden erken toparlanma ve yeniden imar sürecini hedefliyor.

Fahmi, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, “ABD planı ile Arap planı arasında doğrudan bir çelişki yok, ancak iki plan arasında bir tamamlayıcılık da bulunmuyor” dedi. Kahire’nin, ABD himayesinde uluslararası bir yeniden imar konferansı düzenlemek için çalıştığını aktardı.

Mısır, Gazze’nin yeniden inşası için uluslararası bir konferansa ev sahipliği yapacağını açıklarken, Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Şarm eş-Şeyh’te düzenlenen Barış Zirvesi sırasında ABD Başkanı’nı konferansa katılmaya davet etti.

Mısır ve Arap ülkeleri, Gazze’nin mevcut yönetimi için kurulan bağımsız komitenin etkinleştirilmesine odaklanıyor. Fahmi’ye göre, komitede Filistinli bir ortağın yer alması, Gazze’de barış planının devamı açısından önemli bir kazanım niteliği taşıyor.

ABD Başkanı’nın geçen hafta duyurduğu kararla kurulan ve Ali Şaş’ın başkanlığını yaptığı Filistinli “teknokrat komite”, Gazze’nin yönetimini devralmak üzere çalışmalarına başladı.

Salah Abdülati ise Arap ve İslam dünyası tarafından kabul edilen planın Filistinliler için en uygun seçenek olduğunu vurguladı. Bu planın zorunlu göçü engellediğini, kısa bir zaman dilimi içinde yeniden imarı mümkün kıldığını ve Filistinlilerin sürece gerçek anlamda katılımını sağladığını belirtti. Abdülati, ABD planının ise Filistinlileri yeterince dahil etmemesi nedeniyle çok sayıda engelle karşılaşacağını söyledi.

Öte yandan Trump’ın Şubat ayında yaptığı ve Gazze’yi “Ortadoğu’nun Rivierası”na dönüştürmeyi, Filistinlileri başka bölgelere yerleştirmeyi öngören açıklamaları, Mısır ve birçok Arap ülkesi tarafından sert biçimde reddedilmişti.

Trump, o dönemde yaptığı açıklamada, “ABD Gazze Şeridi’nin kontrolünü üstlenecek. Bölgede bulunan patlamamış mühimmatları ve tehlikeli silahları temizleyeceğiz. Bu alanı devralacak, geliştirecek, binlerce istihdam yaratacağız. Ortadoğu’nun tamamının gurur duyacağı bir yer olacak” demiş ve Gazze’nin “Ortadoğu’nun Rivierası”na dönüşeceğini savunmuştu.