Husiler, Yemen’in üç şehrinde özel sektörü hedef alıyor

Husi unsurları Sana’da bir dükkanı kapattı. (Husi medyası)
Husi unsurları Sana’da bir dükkanı kapattı. (Husi medyası)
TT

Husiler, Yemen’in üç şehrinde özel sektörü hedef alıyor

Husi unsurları Sana’da bir dükkanı kapattı. (Husi medyası)
Husi unsurları Sana’da bir dükkanı kapattı. (Husi medyası)

Husi milisleri, özel sektörü kontrol altına alma hamleleri kapsamında Yemen’de üç şehirde gerçekleştirdiği ihlallerini sürdürüyor. Sana’daki kaynaklara göre milisler, ticarete yönelik özel sektörü yeniden hedef aldı. Husiler geçtiğimiz yıllarda yaklaşık üç bin takipçisini iş ve ticaret alanını ele geçirmeye yönlendirdi.
Sanaa Ticaret Odası’ndaki yetkililer Şarku’l Avsat’a, Husi milislerinin yılın başından bu yana takipçilerinden yaklaşık 600 yatırımcısının Ticaret Odası’na kaydını kolaylaştırdığını belirtti. Husiler daha önce de farklı alanlarda çalışan yeni şirketler kurmuş ve son iki yılda kendisine sadık 2 bin 200 kişiyi iş insanı olarak tescil ettirmişti.
Kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada milislerin özel sektöre yönelik ihlallerini artırmasının, son günlerde Hudeyde, Taiz ve Sana şehirlerindeki özel ticari kuruluşlara yönelik saldırı, kapatma, yağma, adam kaçırma ve özel ticari kuruluşlara vergi getirme gibi adımları kapsadığını aktardılar.

Şeker rafinerisi şirketinin çalışanları tutuklandı
Milisler, söz konusu ihlaller kapsamında son olarak Hail Said Enam grubuna bağlı Yemen Şeker Rafineri Şirketi’nin Hudeyde’deki genel merkezine baskın düzenledi. Şirketin genel müdürünü, çalışanlarını ve sürücülerini kaçırarak bilinmeyen bir yere götürdü.
Yerel haberlere göre pazarın şeker ihtiyacının yüzde 90’ını karşılayan şirkete yönelik bu saldırı, şirketin Husi milislerinin liderlerinden biri tarafından Yemen’in tüm bölgelerine giden yolların kapatılması ve üretim nakliye araçlarının durdurulması nedeniyle üretim çalışmaları askıya alındı. Şirketin Genel Müdür Hudeyde şehrine vardığında kaçırılırken, diğer çalışanlar ve sürücüler de Hudeyde’nin el-Duha bölgesindeki bir hapishaneye götürüldü.
Şirket, darbecilerin tanınmayan hükümetindeki İçişleri Bakanlığı’na sunduğu bildiride çalışmalarının durdurulduğunu bildirdi. Ayrıca grup tarafından Hudeyde’nin kuzey bölgeleri için güvenlik müdür yardımcısı olarak atanan Ebu Mişal’in yakın zamanda şirketin faaliyetlerini askıya aldığını ve aynı şehirdeki el-Salif kavşak noktasında şirketin araçlarına ve çalışanları taşıyan otobüslerine el koyarak çalışmalarını engellediğini aktardı.
Şirket ayrıca Husi liderinin, genel müdürün özgürlüğünü engellemek için yasaları ihlal ederek pozisyonunu keyfi olarak istismar ettiğini ve şirketin ‘Yemen’deki en büyük ticari gruba bağlı tüzel kişi şirketi olmasına rağmen’ genel müdürün serbest bırakılmasına yönelik tüm talepleri reddettiğini vurguladı. Bunun yanı sıra yasalara uygun olarak yasal bir temsilci (şirketin avukatı) aracılığıyla kendisi ile görüşmelerinin sağlanması gerektiği de belirtildi.
Şirket, Husilerin bu adımının, yasaya ve ülkenin genel çıkarlarına aykırı bir şekilde önemli maddi kayıplara yol açacağını bildirdi.

Taiz ve Sana’da ihlaller
Husi milislerinin bu ve benzeri terör eylemleri, aynı gün silahlı kişiler tarafından Taiz’deki et-Taziye bölgesinde Belkıs Endüstriyel Kalkınma ve Belkıs Kümes Hayvanları şirketlerine karşı da benzer r baskın ve yağma ile devam etti.
Yerel aktivistler, şehirdeki iki şirkete karşı işlenen suçların belgelerini yayınladı. Kaynaklar, Husilerin geçtiğimiz yıllarda söz konusu iki şirketi devralmaya çalıştığını ancak başarısız olduğunu, daha sonrasında da sahipleri arasında yakın zamanda çıkan bir anlaşmazlıktan yararlanarak şirketin yönelik yeni hamleler gerçekleştirdiğini aktardı. 
Bu olaydan iki gün önce de silahlı Husiler, milislerin kontrolleri altındaki bölgelerde özel sektör çalışanlarına karşı devam eden tacizlerini sürdürdü. Sana’daki Yemen Petrol Yatırımları Şirketi’nin genel müdürünü kaçırdı.
Sana’daki yerel bir kaynak Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Husilerin şirketin Genel Müdürü Ahmed Harmal’ı kaçırdığını aktardı. Kaçırılan kişinin Sana’daki bir hapishanede tutulduğu kaydedildi.
Ekonomik alanındaki gözlemciler, Sana’da iş insanı Harmal’ın kaçırılmasını, Husi grubuna bağlı şirketin faaliyet gösterdiği doğu illerindeki petrol sektörleriyle ilgili bilgi edinme çabalar doğrultusunda gerçekleştiğini vurguladılar.
Ekonomiyi yakından takip eden uzmanlar, bu ve benzeri uygulamaların, Husilerin kendi kontrol alanlarındaki özel sektör çalışanlarına ve sermayeye karşı sürdürdüğü ihlallere hız vereceğini gösterdiği görüşünde.

Keyfi uygulamalar
Husi darbesinin sekiz yılı boyunca, ticaret ve sanayi sektörü de dahil olmak üzere Yemen’deki özel sektör bir dizi yağma, kapatma, el koyma, gasp ve yasa dışı mali vergilerin dayatılması gibi keyfi uygulamalar sebebiyle büyük sıkıntılar çekti.
Daha önce yayınlanan yerel bir raporda, darbe milisleri tarafından özel sektöre yönelik gerçekleştirilen ‘korkunç’ ihlalleri ortaya çıkarmıştı. Raporda, 2019 yılında ve 2020’nin ilk altı ayında Sana’daki kurumları, çalışanları, yöneticileri ve sektör sahiplerini etkileyen bin 400 ihlal gözlemlendi.
Raporda Sana’da özel sektöre yönelik gerçekleştirilen bir dizi Husi ihlalinden de söz edildi. Bunlar arasında şirketleri, kurumları, mağazaları ve çeşitli ticari faaliyetler doğrudan hedef alanlar da bulunuyor. İhlallerin hedefi olanlar arasında ticari şirketler, bankalar, borsa şirketleri, alışveriş merkezleri, hastaneler, üniversiteler, enstitüler ve restoranların yanı sıra dükkanların, kafeteryaların, tezgahların ve sokak satıcılarının küçük çaplı işletmeleri de yer alıyor.
Aynı rapor, 383’ten fazla küçük dükkan, 120 fırın, 14 özel elektrik santrali ve 400 büyük ve orta boy dükkanın Husilerin yağma ve soygununa maruz kalırken, grubun silahlı adamlarının aynı dönemde 117 kuruma ve dükkanlardaki 250 işçiye saldırdığı belirtildi.
Rapor, bu dönemde 120’den fazla banka işletmesi, 95 ticaret şirketi, 214 alışveriş merkezi ve ticaret merkezi, 23 hastane, 11 üniversite ve enstitü ve 120 restoranın yanı sıra 16 bankanın yağma, soygun ve silahlı Husi saldırılarına maruz kaldığını bildirdi.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.