Etiyopya hükümeti ve TPLF Tigray’da insani yardım konusunda anlaştı

Etiyopya Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı Mareşal Berhanu Gola (solda) ve Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) Başkomutanı General Tadesse Waredy (EPA)
Etiyopya Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı Mareşal Berhanu Gola (solda) ve Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) Başkomutanı General Tadesse Waredy (EPA)
TT

Etiyopya hükümeti ve TPLF Tigray’da insani yardım konusunda anlaştı

Etiyopya Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı Mareşal Berhanu Gola (solda) ve Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) Başkomutanı General Tadesse Waredy (EPA)
Etiyopya Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı Mareşal Berhanu Gola (solda) ve Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) Başkomutanı General Tadesse Waredy (EPA)

Etiyopya federal makamları ve Tigraylı isyancılar, iki yıldır kanlı bir çatışmaya sahne olan ülkenin kuzeyindeki Tigray bölgesinde insani yardımın ulaştırılmasını kolaylaştırma konusunda anlaştı.
Taraflar, geçtiğimiz hafta Kenya’nın başkenti Nairobi’de Güney Afrika’da 2 Kasım’da imzalanan Barış Anlaşması’nın uygulanmasına yönelik mekanizmalar hakkında yüksek profilli görüşmeler yaptı.
Görüşmelerde, özellikle isyancı güçlerin silahsızlandırılmasına ilişkin hükümler, federal gücün Tigray’a dönüşü ve yardımların dağıtımı konuları ele alındı.
Tigray halkı aylardır elektrik, iletişim ağları, bankacılık hizmetlerinde aksama, akaryakıt kesintileri ve uluslararası yardımlara erişememe ile karşı karşıya.
Addis Ababa hükümeti temsilcileri ve isyancılar, dün Kenya’nın başkenti Nairobi’de düzenledikleri basın toplantısında, Tigray bölgesinde insani yardımın ulaştırılmasını kolaylaştırmak için anlaştıklarını duyurdu.
Nairobi Anlaşması, yabancı ve Etiyopyalı olmayan kuvvetlerin bölgeden çekilmesiyle bağlantılı olarak ağır silahların kaldırılmasının yanı sıra Eritre ve Amhara kuvvetlerinin geri çekilmesiyle bağlantılı olarak Tigray Savunma Kuvvetleri’nin silahsızlandırılmasını içeren Pretorya Belgesi’nin uygulanması için bir yol haritası sağladı.
Etiyopya Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı Mareşal Berhanu Gola ve Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) Başkomutanı General Tadesse Waredy tarafından imzalanan anlaşma, insani yardımın ihtiyacı olan herkese ulaştırılmasını içeriyor.
Afrika Birliği’nden arabulucu, Nijerya eski Devlet Başkanı Olusegun Obasanjo, anlaşmanın uygulanmasının hemen etki edeceğini söyledi.
Tigray’daki çatışma, Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed’in otoritesine meydan okuyan bölgesel liderleri devirmek için federal orduyu gönderdiği ve onları bölgedeki federal askeri üslere saldırmakla suçladığı Kasım 2020’ye kadar uzanıyor.
TPLF güçleri çatışmanın başında yenildiler, ancak 2021’de Amhara ve Afar’a uzanan karşı saldırıda bölgenin çoğunun kontrolünü yeniden ele geçirdiler.
Ardından isyancılar ülkenin geri kalanıyla bağlantısı kesilen, elektrikten, telekomünikasyon ağlarından, bankacılık hizmetlerinden ve yakıttan yoksun olan Tigray’a doğru geri çekildiler.
Abiy Ahmed’in Güvenlik Danışmanı Rıdvan Hüseyin, Tigray’a daha önce hiç olmadığı kadar yardım yapıldığını öne sürdü.
Etiyopya resmi haber ajansı ENA’nın haberine göre Hüseyin, “Gıda ve ilaç yüklü 35 tır Ceri şehrine vardı. Şu ana kadar insani erişim açısından kesinlikle bir engel yok” dedi.
Hükümetin Ulusal Afet Risk Yönetimi Komitesi, Etiyopya’daki çatışmalardan etkilenen üç bölge için tüm insani koridorların artık açık olduğunu duyurdu.
Ulusal Afet Risk Yönetimi Komiseri Shiferaw Tekle Mariam, “Etiyopya hükümeti ile TPLF arasındaki barış anlaşmasının imzalanmasının ardından, hükümet savaştan etkilenen Tigray, Amhara ve Afar bölgelerine yardım sağlamak için hem hava, hem de karayolu taşımacılığını açtı” dedi.
Birleşmiş Milletler (BM) insani yardım kuruluşlarına brifing veren komiser, yardım sağlama çabalarında desteklerinin en üst düzeye çıkarılması çağrısında bulundu.
Mariam, uluslararası insani yardım kuruluşlarıyla yardım tedariğinin performansına ilişkin ortak izleme faaliyetleri yürütüleceğini de sözlerine ekledi.
Güney Afrika’daki barış anlaşma, çatışmanın iki tarafı arasındaki düşmanlığı kalıcı olarak durdurmayı, Tigray topraklarında geçiş hükümeti için oluşturulacak düzenli kuvvetlere yeniden katılmalarına hazırlık olarak TPLF savaşçılarını silahsızlandırmayı içeriyor.



İran'dan gelen tehditler üzerine Farsça yayın yapan "Manoto" kanalı Londra'dan yayınlarını askıya aldı

İngiliz polisi, (Reuters)
İngiliz polisi, (Reuters)
TT

İran'dan gelen tehditler üzerine Farsça yayın yapan "Manoto" kanalı Londra'dan yayınlarını askıya aldı

İngiliz polisi, (Reuters)
İngiliz polisi, (Reuters)

Londra merkezli Farsça yayın yapan Manoto televizyon kanalı, dün yaptığı açıklamada, İngiltere terörle mücadele polisinin, kanalın bulunduğu binanın sahibini Tahran'dan gelebilecek potansiyel bir tehdit konusunda bilgilendirmesinin ardından canlı yayınını durdurmak zorunda kaldığını belirtti.

2010 yılında kurulan ve İran diasporası arasında popüler bir muhalif medya kuruluşu olarak kabul edilen kanal, yayınların geçici olarak askıya alınmasının İran'ın tarihindeki “en hassas anlardan” birini yaşadığı dönemde gerçekleştiğini belirtti.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İran, son iki ayda, yıllardır liderlik için en büyük zorluklardan biri olan hükümet karşıtı kitlesel protestolara sahne oldu.

 Britanya'da iki polis memuru (Reuters)Britanya'da iki polis memuru (Reuters)

Kanalın yaptığı açıklamada, “Yurtiçi ve bölgesel gelişmelerin benzeri görülmemiş hızla ilerlediği bir dönemde, İslam Cumhuriyeti'nin bağımsız medya haberlerini bastırmak amacıyla ifade özgürlüğüne yönelik tehditleri yoğunlaştı” denildi. Açıklama şöyle devam etti: “Binanın sahibi, Birleşik Krallık terörle mücadele polisinden İran İslam Cumhuriyeti'nin bize yönelik potansiyel bir tehdit hakkında bildirim aldıktan sonra kira sözleşmemizi feshetme niyetini bildirdi.”

Personel binaya girmekten men edildi, bu da alternatifler bulunana kadar yayınların geçici olarak askıya alınmasına neden oldu. Kanal, “Önceliğimiz, mümkün olan en kısa sürede güvenli ve istikrarlı bir yerden canlı yayına devam etmektir” ifadelerini kullandı.


Fransa, ABD büyükelçisinin resmi çağrıya uymaması üzerine yetkilerini kısıtladı

ABD'nin Fransa Büyükelçisi Charles Kushner (AP)
ABD'nin Fransa Büyükelçisi Charles Kushner (AP)
TT

Fransa, ABD büyükelçisinin resmi çağrıya uymaması üzerine yetkilerini kısıtladı

ABD'nin Fransa Büyükelçisi Charles Kushner (AP)
ABD'nin Fransa Büyükelçisi Charles Kushner (AP)

Fransız Dışişleri Bakanı dün, ABD Büyükelçisi Charles Kushner'in, dövülerek öldürülen aşırı sağcı bir aktivistin ölümüyle ilgili olarak Başkan Donald Trump yönetiminin yaptığı açıklamaları görüşmek üzere düzenlenen toplantıya katılmaması üzerine, Fransız hükümeti üyeleriyle doğrudan iletişim kurmasının yasaklanmasını talep etti.

Diplomatik kaynaklara göre Fransız yetkililer, Başkan Trump'ın damadı ve danışmanı Jared Kushner'in babası Kushner'i dün akşam Dışişleri Bakanlığına çağırdı, ancak kendisi bu çağrıya uymadı.

Buna göre, Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barou, “ülkesini temsil etme onuruna sahip bir büyükelçinin temel beklentilerinin açıkça yanlış anlaşılması ışığında” Kushner'in yetkililere erişimini kısıtlamak için adımlar attı.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre bakanlık yayınladığı açıklamada, uzlaşma kapısını açık bıraktı ve “Elbette Büyükelçi Charles Kushner'in görevlerini yerine getirmesi ve Dışişleri Bakanlığına gelmesi hala mümkündür, böylece 250 yıllık dostlukta kaçınılmaz olarak ortaya çıkabilecek zorlukları aşmak için gerekli diplomatik görüşmeleri yapabiliriz.”

Fransız aşırı sağcı aktivist Contant Duranck, aşırı solcu olduğundan şüphelenilen aktivistlerle çıkan kavgada dövülerek öldürüldü.

Fransa'daki ABD Büyükelçiliği ve ABD Dışişleri Bakanlığı Terörle Mücadele Ofisi, olayı takip ettiklerini belirterek, X platformunda yaptıkları açıklamada “solcular arasında radikal şiddet artıyor” uyarısında bulundu ve bunun kamu güvenliğine bir tehdit olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.


Donald Trump'ı onaylamayanların oranı yüzde 60'a çıktı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Donald Trump'ı onaylamayanların oranı yüzde 60'a çıktı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Amerikalıların 10'da 6'sı artık Başkan Donald Trump'ın yaptığı işi onaylamıyor. Bu oran, şiddete başvuran destekçilerinden oluşan grubun 6 Ocak 2021'de ABD Kongre Binası'na saldırmasından bu yana en düşük seviye.

12 - 17 Şubat'ta yapılan yeni Washington Post/Ipsos anketine göre, kayıtlı seçmenlerin yüzde 58'i ve genel olarak Amerikalıların yüzde 60'ı Trump'ın başkanlık performansının kötü olduğunu düşünüyor. Amerikalıların yaklaşık yüzde 50'si ise görev performansını "kesinlikle" onaylamıyor.

Başkan, ülke çapında kitlesel sınır dışı etme kampanyası ve sürekli yüksek tüketici fiyatları nedeniyle, en önemli iki konusu olan göç ve ekonomide kan kaybetmeye devam ediyor.

Trump'ın Amerikalıları enflasyon baskılarının ya hiç olmadığı ya da hızla azaldığı konusunda ikna etme çabaları şimdiye kadar sonuç vermedi. Ankete göre Amerikalıların yaklaşık yüzde 65'i başkanın fiyatları düşürmede kötü bir iş çıkardığını söylüyor.

Ayrıca çok sayıda Amerikalı, Trump'ın küresel gümrük vergilerine de karşı çıkıyor. Son ankete göre, Amerikalıların yüzde 64'ü bu stratejiye karşı çıktı; bu oran, göreve başlamasından bu yana neredeyse hiç değişmedi. Cuma günü Yüksek Mahkeme, Trump'ın gümrük vergisi gündeminin büyük bölümünün yasadışı olduğuna karar verdi.

Anketteki en yüksek onaylamama oranlarından biri (yüzde 58), Trump'ın göçmenlik konusundaki tutumuna yönelikti. Yönetimi, geniş çaplı sınır dışı etme tutuklamaları yapmak için bazı Amerikan şehirlerine ICE ajanlarını gönderdi. Minneapolis'te bu durum, protestocularla şiddetli çatışmalara ve bu kış ICE ajanları tarafından iki Amerikalı, Alex Pretti ve Renee Good'un öldürülmesine yol açtı.

Trump'ın bu konuda daha kötü bir onaylanmama oranıyla karşılaştığı tek zaman, Post/Ipsos anketinde, ABD'ye küçük yaşta getirilen göçmenleri sınır dışı edilmekten koruyan DACA programını (Çocukluk Çağında Gelenler İçin Ertelenmiş Eylem) iptal etmesinden günler sonra, Eylül 2017'ydi.

Başkan, ABD'nin yabancı müttefikleriyle ilişkilerini sürdürme yeteneği konusunda düşük notlar aldı. Kanada'yla ticaret anlaşmazlıkları, Grönland konusunda NATO'yla yaşanan çekişmeler ve İran'a yönelik olası bir askeri saldırı nedeniyle onaylanmama oranı yüzde 62'ye ulaştı.

bghyju
Donald Trump'ın göçmenlik konusundaki onay oranları, 2017'de DACA'yı iptal etmesinden bu yana en düşük seviyede (AFP)

Cumhuriyetçiler, ağır kayıpların yaşanma ihtimallerinin giderek arttığı ara seçim dönemine doğru bocalayarak ilerliyor. Bunun sebepleri arasında Senato tablosunun bir anda kendileri için olumsuz hale gelmesi ve çekişmeli seçim bölgelerinde Demokratların açık ara önde olmasının Cumhuriyetçi üyeleri terletmesi var. Emeklilik dalgası da Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi'ndeki çoğunluğunu düşük tek haneli rakamlara indirirken, Senato'daki çoğunluğu koruma çabalarını da zorlaştırıyor.

Post/Ipsos anketi, Trump'ın ekonomiyle ilgili rakamlarının son aylarda biraz toparlandığını gösterse de genel beğenilmeme oranının Cumhuriyetçi Parti için sorun olmaya devam ettiğini ve gelecek aylarda iyileşme olmazsa kasımdaki seçimlerdeki parti sonuçlarını kolayca aşağı çekebileceğine işaret ediyor.

Post/Ipsos anketinden elde edilen veriler, 12 - 17 Şubat'ta ​​2 bin 589 ABD'li yetişkinden oluşan bir örneklemden toplandı ve hata payı +/- yüzde 2. Kayıtlı seçmen örnekleminde ise 2 bin 87 seçmenin yanıtı yer alıyor ve ve hata payı +/- yüzde 2,2.

Independent Türkçe