Kaçırılma ve suikastlar Libya kamuoyunu endişelendiriyor

Misrata Deniz Gümrük Merkezi Başkanı Halide ed-Dala (Gümrük Medya Merkezi)
Misrata Deniz Gümrük Merkezi Başkanı Halide ed-Dala (Gümrük Medya Merkezi)
TT

Kaçırılma ve suikastlar Libya kamuoyunu endişelendiriyor

Misrata Deniz Gümrük Merkezi Başkanı Halide ed-Dala (Gümrük Medya Merkezi)
Misrata Deniz Gümrük Merkezi Başkanı Halide ed-Dala (Gümrük Medya Merkezi)

Misrata Deniz Gümrük Merkezi Başkanı Halide ed-Dala’ya yönelik suikast girişimi ve Yüzbaşı Habib et-Tarıki’nin dün akşam başkentte kaçırılmasının ardından Libyalılar, ülkedeki kaçırılma ve suikast suçlarının artmasından korkuyor.
Kaddafi rejiminin devrilmesinin ardından Libya, uzun süredir kaçırılma, şantaj ve cinayet suçlarından mustarip. Bu suçların çoğu genellikle unutulurken failler ise hadisenin yıllar ardından ortaya çıkıyor.
Avukat ve aktivist Hanan el-Barassi iki yıl önce Bingazi’de suikasta kurban gitmişti. Barassi’nin ölümüne ilişkin etkin bir soruşturma gerçekleştirilmedi. Faillerin adaletten kaçmayı sürdürdüğüne dikkat çeken Libyan Crimes Watch, Barassi’nin Libya'daki yargısız infazların birçok kurbanından yalnızca biri olduğunu vurguladı. Aynı zamanda “Sorumluların hesaba tutulmasını, cezasızlığın son bulmasını talep ediyoruz” ifadelerine başvurdu.
Şarku’l Avsat’ın yerel basından aktardığı habere göre Yüzbaşı Habib es-Saim et-Tarıki, Trablus'ta silahlı kişilerce kaçırıldı. Tarıki’nin kaçırılması, insan hakları ilgililerinde ‘korkakça’ şeklinde nitelendirildi. Ailesi ve yetkililer, Tarıki’nin bulunması için müdahale etme talebinde bulundu.
Libyan Crimes Watch, geçtiğimiz hafta, Muhannad Muhammed Belaid adlı gencin Trablus'un merkezindeki en-Nevfeliyyin mahallesindeki evinin yakınlarında kurşunlanarak öldürüldüğü, şarapnel parçalarının ise 2 çocuğun yaralanmasına sebep olduğunu duyurmuştu.
Libyan Crimes Watch, geçtiğimiz Ekim ayında birçok cinayet, suikast ve kaçırma girişimlerine dikkat çekmişti. Libya parlamentosunun Benina Uluslararası Havalimanı'ndaki İlişkiler Ofisi Müdürü Ümran Ferec el-Fesi’nin (35) renkli camları olan sivil araçlı ve askeri üniformalı silahlı kişilerce kaçırıldığına dikkat çeken Libyan Crimes Watch, aynı ayın 23'ünde ise Bingazi'deki Uluslararası Üniversite’nin yakınlarında serbest bırakıldığını bildirdi.
Geçtiğimiz ayın 18’inde ise Tarhuna'daki belediye meclisi seçimleri adayı Receb Salih Haruda (43) Trablus'un güneyindeki Ayn Zara'da kimliği belirsiz kişilerce kaçırıldı. Kaçırılmasının beş gün sonrasında ise evinin yakınlarında serbest bırakıldı. Ülkenin batısındaki Libya Kızılayı ekibi (ez-Zaviye şubesi), kentteki yerel makamlardan aldığı ihbar üzerine el-Harşa bölgesinde kimliği belirsiz bir ceset çıkardı.
Misrata Limanı Gümrük Merkezi üyeleri, patronlarına kimliği belirsiz bir grup tarafından Trablus'ta düzenlenen suikast girişimini kınamak için oturma eylemi düzenledi. Protestocular, kaçtığı kaydedilen kimliği belirsiz kişilerce düzenlenen ‘kirli’ suikast girişimini şiddetle kınadıklarını ifade etti. Dala’nın Trablus'ta akşam namazını kılmak için bir camiye gittiği sırada ateş altında bırakıldığı, ancak kurtulduğuna değinildi. Gümrük merkezi çalışanları, Dala’ya yönelik suikast girişiminin gümrük görevlilerinin bir narkotik ve psikotrop madde sevkiyatını ülkeye girmeden ele geçirmeyi başarması ardından kaydedildiğini açıkladı. Aynı zamanda “Bu kirli girişimler bizi işimizi yapmaktan, ülkemiz ekonomisini korumaktan ve gençlerimizi öldüren bu zehirlerle yüzleşmekten vazgeçirmeyecek. Gümrük Müdürü veya çalışanlarından herhangi birine bir girişimde bulunacak olan kimseler, tarafımızca demir yumruk ile darp edilecek. Tarafımızca ilgili tüm yasal önlemler alınacak” vurgusunda bulundu.



Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
TT

Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)

Lübnan bakanlık kaynakları Şarku’l Avsat'a, Hizbullah'a Mısır, Katar ve Türkiye'den "son şans tavsiyesi" niteliğinde mesajlar gönderildiğini, bunun amacının Lübnan'ı İsrail saldırısından kurtarmak ve böylece Lübnan halkının ezici çoğunluğu ile uluslararası toplum arasındaki uçurumu daha da derinleştirmemek olduğunu açıkladı.

Kaynaklara göre, bu mesajlar bölgesel ve uluslararası baskının artması ve partinin devlet çerçevesi dışında silah bulundurmaya devam etmesinin Lübnan'ı siyasi ve ekonomik izolasyona, ayrıca askeri çatışma olasılığına maruz bırakabileceği uyarılarının ardından geldi.


Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
TT

Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda

Suriye İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, DEAŞ bağlantılı olduğundan şüphelenilen bir intihar bombacısının yılbaşı gecesi kuzeydeki Halep kentinde bir kiliseyi hedef aldıktan sonra güvenlik devriyesinin yakınında patlayıcı kemerini infilak ettirdiğini, bir polis memurunun öldüğünü ve iki memurun yaralandığını bildirdi.

Bakanlık sözcüsü Nureddin el-Baba, saldırganın kimliğini belirlemek için soruşturmaların devam ettiğini söyledi. Devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, "Halep'te devriyenin yakınında patlayıcı kemeriyle kendini havaya uçuran kişinin DEAŞ ile ideolojik veya örgütsel bir bağlantısı olması muhtemeldir" dedi.

Bu saldırı, Suriye yetkililerinin DEAŞ ile mücadelede ABD güçleriyle iş birliğini güçlendirdiği bir dönemde gerçekleşti. Saldırının sorumluluğunu henüz hiçbir grup üstlenmedi.

Aralık ayının başlarında, Suriye'de ABD-Suriye ortak askeri konvoyunu hedef alan ve DEAŞ'lı olduğundan şüphelenilen bir saldırgan tarafından iki ABD askeri ve bir sivil tercüman öldürülmüştü. ABD ordusu, ülkedeki onlarca DEAŞ hedefine yönelik geniş çaplı bir saldırıyla karşılık vermişti.

İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, saldırının Halep'in Bab el-Ferec mahallesinde gerçekleştiğini belirtti. Resmi Suriye haber ajansı SANA tarafından yayınlanan görüntülerde, intihar bombacısının saldırısı sonucu tahrip olmuş bir taş sokak ve sokak boyunca dağılmış enkaz ve bükülmüş metal parçaları görülüyordu.

Suriye, kasım ayında Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın Beyaz Saray'ı ziyaret etmesiyle varılan anlaşma doğrultusunda, DEAŞ'a karşı ABD liderliğindeki koalisyonla iş birliği yapıyor.

Öte yandan, Suriye Enerji Bakanlığı, güney bölgesinde yüksek gerilim hatlarını hedef alan bir saldırı olduğunu ve Şam ile kırsal kesimine elektrik sağlayan şebekenin etkilendiğini bildirdi.


Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
TT

Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)

Avrupa Komisyonu Eşitlik, Hazırlık ve Kriz Yönetimi Komiseri Hadja Lahbib bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’nde uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planlarının, hayat kurtaran yardımların bölgeye ulaşmasını engelleyeceğini belirtti.

Lahbib, X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Avrupa Birliği’nin (AB) tutumunun net olduğunu vurgulayarak, “Sivil toplum kuruluşlarının mevcut haliyle kayıt altına alınması yasasının uygulanması mümkün değil” dedi.

Lahbib, insani yardımların önündeki tüm engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı ve “Uluslararası insancıl hukuk, herhangi bir belirsizliğe yer bırakmıyor; yardımlar ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmalı” ifadesini kullandı.

İsrail medyası, hükümetin dün yaptığı açıklamaya dayanarak, Sınır Tanımayan Doktorlar, ActionAid ve Oxfam gibi onlarca insani yardım örgütünün lisanslarının iptal edileceğini ve bunların ‘terörle bağlantılı’ olduğu gerekçesiyle kapatılabileceğini duyurmuştu.

Bazı uluslararası yardım kuruluşları, kayıtlarının iptal edilmesi riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Eğer 31 Aralık’a kadar İsrail makamlarının belirlediği yeni kriterlere uyum sağlamazlarsa, 60 gün içinde faaliyetlerini durdurmak veya Gazze Şeridi ve Batı Şeria’daki çalışmalarına kısıtlama getirmek zorunda kalabilirler.