Şi ve Trudeau'nun G20'deki diyaloğu Çin-Kanada gerilimini gözler önünde serdi

Çin Devlet Başkanı Şi, Kanada Başbakanı Trudeau ile zirvede yaptıkları görüşmenin basına yansımasına tepki gösterdi.

Çin Devlet Başkanı Cinping, G20 zirvesinde Kanada Başbakanı Justin Trudeau ile görüştü (Reuters)
Çin Devlet Başkanı Cinping, G20 zirvesinde Kanada Başbakanı Justin Trudeau ile görüştü (Reuters)
TT

Şi ve Trudeau'nun G20'deki diyaloğu Çin-Kanada gerilimini gözler önünde serdi

Çin Devlet Başkanı Cinping, G20 zirvesinde Kanada Başbakanı Justin Trudeau ile görüştü (Reuters)
Çin Devlet Başkanı Cinping, G20 zirvesinde Kanada Başbakanı Justin Trudeau ile görüştü (Reuters)

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Kanada Başbakanı Justin Trudeau, Endonezya'daki G20 Liderler Zirvesi'ndeki diyaloğu, iki ülke arasındaki gerginliği ortaya koydu.
İki liderin zirvenin kapanışındaki resepsiyondaki ayak üstü tartışmasındaki gerginlik kameralara yansıdı.
Çin Devlet Başkanı Şi, Kanada Başbakanı Trudeau ile zirvede yaptıkları görüşmenin basına yansımasına tepki göstererek "Konuştuğumuz her şey gazeteye sızdırılmış, bu doğru değil, böyle diyalog olmaz." dedi.
Trudeau da yaklaşımının samimiyetsiz olduğunu dile getiren Şi'ye yanıt olarak, "Biz Kanada'da açık, özgür ve dürüst diyaloğa inanıyoruz ve bunu sürdürmeyi istiyoruz. Umarım yapıcı şekilde birlikte çalışmayı sürdürürüz fakat anlaşamadığımız noktalar olacaktır." ifadesini kullandı.
Şi de Trudeau'ya, "O halde önce koşulları oluşturalım." diye yanıt vererek konuşmayı noktaladı.
Gergin oldukları gözlenen iki lider konuşmanın ardından el sıkışarak farklı yönlere doğru uzaklaştı.
Trudeau ve Şi'nin, önceki gün yaptığı 10 dakikalık kısa görüşmede, Kanada tarafının Çin'in ülkede demokratik süreci etkilemeye yönelik faaliyetlerinden duyduğu endişeleri dile getirdiği bildirilmişti.
Kanadalı istihbarat yetkilileri, ocakta parlamenterle gerçekleştirdikleri toplantıda, Çin'in 2019'daki federal parlamento seçimlerine etki etmek üzere eylemlerde bulunduğu iddialarını dile getirmişti. Kanada basınında bu ay başında yayımlanan haberlerde, Pekin yönetiminin, parlamento seçimindeki bazı adayları örtülü bir ağ ile finanse ettiği iddialarına yer verilmişti.
Gergin diyalog, Kanada polisinin dün Kanada'nın en büyük elektrik üreticisi Hydro-Quebec şirketinde çalışan Çinli bir araştırmacıyı ticari sırları çalmaya çalıştığı iddiasıyla gözaltına almasının ardından geldi.
Huawei Mali İşler Direktörü Mıng Vancou'nun, ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarını delmek suçlamasıyla 1 Aralık 2018'de Kanada'nın Vancouver kentinde tutuklanması, Çin-Kanada ilişkilerinde gerilime yol açmıştı.
Mıng'ın gözaltına alınmasına karşılık Çin, Kanadalı eski diplomat Michael Kovrig ile iş insanı Michael Spavor'u "Çin'in ulusal güvenliğini tehlikeye atan faaliyetlerde bulunduğu" iddiasıyla gözaltına almıştı.
ABD ve Kanada ile Çin arasında siyasi çekişmeye dönüşen dava sürecinde Mıng, üç yıla yakın adli gözetim altında tutulduktan sonra 25 Eylül 2021'de Çin'e dönüşünde "kahraman" gibi karşılanmıştı.



Trump, İran'a karşı sert senaryoların uygulanması için baskı yapıyor

ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)
ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)
TT

Trump, İran'a karşı sert senaryoların uygulanması için baskı yapıyor

ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)
ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)

ABD Başkanı Donald Trump, Washington'ın tehdit ettiği sert senaryolar ve artan baskı çerçevesinde İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırıyı değerlendirdiğini söyledi. Bu açıklama, USS Gerald R. Ford uçak gemisinin bölgedeki ABD saldırı gücüne katılmak üzere Akdeniz'e girmesiyle eş zamanlı olarak geldi.

Trump, İran'ı nükleer programı konusunda bir anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırı düzenlemeyi düşünüp düşünmediği sorusuna Beyaz Saray'da gazetecilere şu yanıtı verdi: "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim."

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre ABD'li yetkililer, operasyonun haftalarca sürebileceğini ve güvenlik tesislerinin ve nükleer altyapının bombalanmasını içerebileceğini, yönetimin sınırlı veya artan saldırılar için senaryoları değerlendirdiğini söyledi. Yetkililer, askeri planlamanın ileri bir aşamada olduğunu ve seçeneklerin belirli kişileri hedef almayı ve hatta Trump'ın emriyle rejim değişikliğini bile içerdiğini belirtti.

Buna karşılık İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, "askeri seçeneğin yalnızca meseleleri karmaşıklaştıracağını" ve "felaket sonuçlar doğuracağını" belirterek, Tahran'ın liderliğinin onayından sonra iki veya üç gün içinde "olası bir anlaşma taslağı" sunacağını duyurdu. Nükleer programın "askeri bir çözümü" olmadığını belirten Arakçi, Washington'ın "sıfır zenginleştirme" talep etmediğini vurguladı.


Amerika, Alaska yakınlarında 5 Rus uçağını önledi

 Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)
Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)
TT

Amerika, Alaska yakınlarında 5 Rus uçağını önledi

 Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)
Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)

ABD askeri uçakları, Alaska'nın batı kıyısı açıklarında uluslararası hava sahasında uçan beş Rus uçağını engellemek için havalandı, ancak askeri yetkililer dün Rus uçaklarının provokatif olarak değerlendirilmediğini söyledi.

Kuzey Amerika Hava Savunma Komutanlığı (NORAD), perşembe günü Bering Boğazı yakınlarında faaliyet gösteren iki Rus Tu-95 bombardıman uçağı, iki Su-35 savaş uçağı ve bir A-50 uçağını tespit edip izlediğini açıkladı.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre buna karşılık ABD kuvvetleri, Rus uçaklarını bölgeden ayrılana kadar engellemek, tanımlamak ve eşlik etmek için iki F-16 savaş uçağı, iki F-35 savaş uçağı, bir E-3 bombardıman uçağı ve dört KC-135 yakıt ikmal uçağını havalandırdı. Bu bilgi, komutanlığın yayınladığı ve AP’nin aktardığı açıklamada yer aldı.

Komutanlık açıklamasında ayrıca, “Rus askeri uçaklarının uluslararası hava sahasında kaldığı ve ABD veya Kanada'nın egemen hava sahasına girmediği” belirtildi. Bu tür faaliyetlerin “düzenli olarak gerçekleştiği ve tehdit olarak değerlendirilmediği” kaydedildi.


ABD'li milletvekilleri, Trump'ın İran'a karşı askeri yetkilerini kısıtlamayı tartışıyor

ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü İran'ın nükleer tesislerini vuran B-2 bombardıman uçaklarının maketinin önünde Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü İran'ın nükleer tesislerini vuran B-2 bombardıman uçaklarının maketinin önünde Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AFP)
TT

ABD'li milletvekilleri, Trump'ın İran'a karşı askeri yetkilerini kısıtlamayı tartışıyor

ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü İran'ın nükleer tesislerini vuran B-2 bombardıman uçaklarının maketinin önünde Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü İran'ın nükleer tesislerini vuran B-2 bombardıman uçaklarının maketinin önünde Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AFP)

ABD Kongresi, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda Tahran'la tehlikeli bir çatışma olasılığına karşı hazırlık yapan ABD ordusunun da katılımıyla, Başkan Donald Trump'ın milletvekillerinin onayı olmadan İran'a saldırı başlatmasını engelleyecek bir karar tasarısı üzerinde önümüzdeki hafta oylama yapabilir.

Kongre üyeleri, Trump'ın Cumhuriyetçi partili bazı üyeleri ve Demokratlar da dahil olmak üzere, başkanın Kongre onayı olmadan yabancı ülkelere karşı askeri harekât düzenlemesini engelleyen kararlar geçirmeye defalarca çalıştılar, ancak başarılı olamadılar.

Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre ABD Anayasası, ulusal güvenlikle ilgili sınırlı durumlar dışında, savaş ilan etme ve askerleri savaşa gönderme yetkisini başkana değil, Kongreye vermektedir.

ABD ordusu,Trump'ın bir saldırı emri vermesi durumunda haftalarca sürebilecek operasyonlara hazırlanıyor.

Trump'ı destekleyen Cumhuriyetçiler hem Senato'da hem de Temsilciler Meclisi'nde az bir çoğunluğa sahip olsalar da Kongre'nin ulusal güvenlik konularında başkanın yetkisini kısıtlamaması gerektiğini savunarak bu kararlara karşı çıkıyorlar.

Geçtiğimiz ayın sonlarında, Virginia'dan Demokrat Senatör Tim Kaine ve Kentucky'den Cumhuriyetçi Senatör Rand Paul, Kongre tarafından açıkça savaş ilanıyla yetkilendirilmedikçe İran'a karşı düşmanca eylemleri yasaklayan bir karar tasarısını Senato'ya sundular.

Görsel kaldırıldı.Washington'daki Kongre binasında ABD bayrağı (Reuters)

ABD askeri unsurlarının İran'a doğru hareket ettiği bir dönemde Kaine dün yaptığı açıklamada, "Eğer bazı meslektaşlarım savaşı destekliyorsa, masalarının altına saklanmak yerine, cesurca oy verip seçmenlerine hesap vermeliler" ifadelerini kullandı.

Kaine'in bir yardımcısı, karar tasarısının Senato'da oylamaya sunulması için henüz bir zaman çizelgesi belirlenmediğini söyledi.

Temsilciler Meclisi'nde, Kentucky'den Cumhuriyetçi Temsilci Thomas Massie ve Kaliforniya'dan Demokrat Temsilci Ro Khanna, önümüzdeki hafta benzer bir karar tasarısı üzerinde oylama yapılması için girişimde bulunacaklarını açıkladılar.

Khanna, X platformunda yaptığı bir paylaşımda şunları yazdı: "Trump'ın yetkilileri, İran'a yönelik saldırı olasılığının yüzde 90 olduğunu söylüyor. Bunu Kongre onayı olmadan yapamaz."