Sudan ordusu ile ÖDBG arasında çerçeve anlaşma sağlandı

Sudan ordusu ile ÖDBG arasında sağlanan çerçeve anlaşmaya göre siyasi geçiş süreci, iki aşamaya ayrıldı

Hartum’un merkezindeki İ’tisam Meydanı’nda protestolara katılan göstericilerden bir kare (AFP)
Hartum’un merkezindeki İ’tisam Meydanı’nda protestolara katılan göstericilerden bir kare (AFP)
TT

Sudan ordusu ile ÖDBG arasında çerçeve anlaşma sağlandı

Hartum’un merkezindeki İ’tisam Meydanı’nda protestolara katılan göstericilerden bir kare (AFP)
Hartum’un merkezindeki İ’tisam Meydanı’nda protestolara katılan göstericilerden bir kare (AFP)

Sudan muhalefet koalisyonu Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri (ÖDBG), iki tarafın taslak anayasa belgesi üzerinde vardığı mutabakatlara dayanarak, ordu liderleriyle bir ‘çerçeve anlaşmaya’ vardıklarını duyurdu. Anlaşmanın, devrimin tüm güçleriyle ve siyasi sürecin taraflarıyla yapılan kapsamlı istişarelerin ardından 10 gün içinde imzalanacağı belirtildi.
ÖDBG lideri Yaser Arman, 16 Kasım’da Omdurman’daki Ümmet Partisi binasında düzenlediği basın toplantısında çerçeve anlaşmanın imzalanma süresinin tartışılacağını söyledi. Ancak 10 günü geçmeyecek bir süre içinde imzalanması için istişareler yürütüldüğünü belirtti.
Devrim güçlerinin birliğinin korunması kadar geçiş üssünün genişletilmesinin de önemli olduğunu söyleyen Arman, devrimin rotasını belirleyen geçiş güçleriyle istişare halinde olduklarına dikkati çekti. Yaser Arman, “Askeri bileşenle anlaşmaya vardığımız gibi ÖDBG, sivil iktidar ve demokratik dönüşüm isteyen tüm siyasi güçler, gruplar ve kişilerle uzlaşmaya hazırdır. Yalnızca demokratik geçişe ve sivil otoritenin kurulmasına engel olmaya çalışan güçlere karşı tavrımız olacaktır” açıklamasında bulundu.
Öte tandan ÖDBG üyesi Taha Osman, siyasi sürecin iki aşamaya bölünmesinin, birçok konuda askeri unsurla diyaloğun zaman çizelgesini belirlemek amacıyla gerçekleştiğini belirtti.
Osman, cumhurbaşkanı ve başbakanın seçiminin devrimin tüm güçlerinden olacağını dile getirdi.
ÖDBG Sözcüsü Cafer Hasan, geçiş dönemi adaleti konusunun, bu konuda en geniş fikir birliğine varmak için özel bir konferans yoluyla çıkar sahiplerinin, mağdur ailelerinin ve siyasi güçlerin katılımını gerektirdiğini vurguladı.
Muhalefet koalisyonunun en yüksek liderlik organı olan Merkezi Konsey, askeri bileşenin anayasa taslağı üzerindeki gözlemlerini ele almak üzere bir toplantı düzenledi. Konsey, yaptığı açıklamada askeri bileşenle gerçekleşen mutabakatların, ülkedeki krize siyasi bir çözüm bulmak için inşa edilebileceğini belirtti.
ÖDBG, ilki çerçeve anlaşmanın imzalanması ve ikincisi ‘geçiş dönemi adaleti, güvenlik ve askeri reform, Cuba Barış Anlaşması, devrik lider Ömer el-Beşir rejiminin tasfiyesi konularının görüşülmesi sonrasında gerçekleşecek’ bir nihai anlaşma olmak üzere siyasi süreci iki aşamaya ayırdı.
Açıklamada geçiş dönemi adaleti konusunun, tüm mağdurları içermesi koşuluyla, çıkar sahiplerinin ve şehit ailelerinin katılımına dayalı olması gerektiği vurgulanırken, güvenlik ve askeri reformun ‘uzlaşı sağlanan güvenlik düzenlemelerine göre tek, profesyonel ve ulusal bir ordunun inşası ve reformu ile’ sona ermesi gerektiğine dikkat çekildi.
Muhalefet koalisyonu, Cuba Barış Anlaşması’nın feshedilmemesi ve tarafların onayıyla gerekli reformların yapılması konusundaki tutumunu da dile getirdi.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre ÖDBG, hukukun üstünlüğüne ve temel haklara saygıya bağlı kalarak, izole edilmiş rejimin ve kurumlarının tasfiyesine de bağlı olduğunu açıkladı. Ayrıca özgürlük, barış ve adalet içinde devrim sloganına ulaşma ve demokratik dönüşüm yolunu tamamlama konusundaki ulusal taahhüdünü dile getirdi.
Avukatlar Sendikası’nın hazırladığı anayasa taslağında askeri unsurun ve ÖDBG’nin ulaştığı en belirgin uzlaşı konuları arasında, ‘25 Ekim 2021 günü, öncesi ve sonrasında yayınlanan tüm karar ve işlemlerin yeniden gözden geçirilmesi, devlet kurumlarında izole edilmiş rejimin görev ve yetkilerin tasfiye edilmesi, güvenlik, adalet ve yargı birimlerinde reform yapılması, bu birimlerin bağımsızlığının ve adaleti sağlama yeteneğine ulaşılmasının sağlanması’ konuları da yer alıyor.



Sudan: "İhracat yolu"nda çatışmalar şiddetleniyor

Hartum'u Batı Sudan'daki şehirlere bağlayan hayati öneme sahip "ihracat yolunu" gösteren bir harita
Hartum'u Batı Sudan'daki şehirlere bağlayan hayati öneme sahip "ihracat yolunu" gösteren bir harita
TT

Sudan: "İhracat yolu"nda çatışmalar şiddetleniyor

Hartum'u Batı Sudan'daki şehirlere bağlayan hayati öneme sahip "ihracat yolunu" gösteren bir harita
Hartum'u Batı Sudan'daki şehirlere bağlayan hayati öneme sahip "ihracat yolunu" gösteren bir harita

Omdurman ile el-Ubeyd arasında, batıda el-Faşir ve Bara şehirlerinden geçen ve yerel halkın "ölüm yolu" olarak adlandırdığı "ihracat yolu", Sudan ordusu ile "Hızlı Destek Kuvvetleri" arasında önemli bir çatışma ekseni haline geldi. En tehlikeli cephelerden biri olarak tanımlanan bu yol, malların ve ürünlerin ihracat limanlarına taşınması için ekonomik ve stratejik bir arter olmasının yanı sıra hayati bir askeri ikmal hattı olarak da kabul edilmektedir.

Yolda, hava saldırıları ve insansız hava araçlarının (İHA) kullanımı da dahil olmak üzere, şiddetli vur-kaç çatışmaları yaşandı ve bu durum, iki taraf arasında farklı bölümlerde kontrolün el değiştirmesine yol açtı.

Şu anda Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK), Kuzey Darfur'daki el Faşir'e kadar uzanan Kordofan şehirlerinin birçoğunu da içeren yolun batı kesimini kontrol ederken, ordu Omdurman yakınlarındaki bölgeleri ve el Ubeyd şehri ile çevresini kontrol ediyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu çatışma siviller üzerinde olumsuz sonuçların doğmasına neden oldu; malların hareketi aksadı ve ulaşım maliyetleri arttı. Bu durum ise yetkililerin temas bölgelerinden geçişi kısıtlamasına yol açtı.


Suriye Savunma Bakanlığı: Ateşkes 15 gün daha uzatıldı

Haseke'de Suriye Demokratik Güçlerine (SDD) ait bir kamyon, cephe hatlarına giden bir yolun üstünde duruyor. (AP)
Haseke'de Suriye Demokratik Güçlerine (SDD) ait bir kamyon, cephe hatlarına giden bir yolun üstünde duruyor. (AP)
TT

Suriye Savunma Bakanlığı: Ateşkes 15 gün daha uzatıldı

Haseke'de Suriye Demokratik Güçlerine (SDD) ait bir kamyon, cephe hatlarına giden bir yolun üstünde duruyor. (AP)
Haseke'de Suriye Demokratik Güçlerine (SDD) ait bir kamyon, cephe hatlarına giden bir yolun üstünde duruyor. (AP)

Suriye Savunma Bakanlığı bugün, Suriye Arap Ordusu'nun operasyonlarının tüm bölgelerinde ateşkesin 15 gün daha uzatıldığını duyurdu.

Bakanlık açıklamasında, ateşkes uzatmasının 24 Ocak 2026 saat 23:00 itibarı ile başlayacağını belirtti.

Bakanlık, uzatmanın "ABD'nin DEAŞ mahkumlarını SDG hapishanelerinden Irak'a transfer etme operasyonuna destek amacıyla" verildiğini belirtti.

Suriye Ordusu Operasyon Komutanlığı bugün yaptığı açıklamada, SDG’nin, Kandil Dağları'ndan Haseke vilayetine Kürdistan İşçi Partisi (PKK) milislerinden takviye birlikleri getirdiğini belirtti.

Şarku’l Avsat’ın resmi El-İhbariya TV kanalından aktardığına göre Komutanlık açıklamasında, "SDG, kontrolü altındaki bölgelerde, politikalarına karşı çıkan herkesi tutuklayarak, zorla yerinden ederek ve işkence ederek yaygın ihlallere devam ediyor" denildi.

Suriye Ordusu Operasyon Komutanlığı, SDG ve PKK milislerini provokasyonlarına devam etmemeleri ve yalan ve kurgulanmış görüntüler yaymamaları konusunda uyardı. Komutanlık, "Sahadaki durumu inceliyor ve operasyonel koşulları değerlendirerek bir sonraki adımımızı belirliyoruz" ifadelerini kullandı.

Suriye Ordusu Operasyon Komutanlığı, ilgili bakanlıklarla iş birliği içinde, çatışmalardan etkilenenlere destek ve yardım sağlamak amacıyla önümüzdeki saatlerde insani yardım koridorlarının açılacağını vurguladı.

Ajans, ordunun "tüm Suriye toplumu için koruyucu kalkan olacağını, Suriye topraklarının birliğini koruyacağını ve sınır ötesi tüm terörist projelere karşı duracağını" belirtti.

Bugün erken saatlerde Suriye Enformasyon Bakanı Hamza el-Mustafa, ateşkes anlaşması kapsamında SDG'ye verilen sürenin dolduğunu ve hükümetin sonraki adımlarını değerlendirdiğini söyledi.

Suriye Dışişleri Bakanlığı ise "tüm seçeneklerin masada olduğunu, aynı zamanda hukukun uygulanması ve ülkenin birleştirilmesi için gerilimin azaltılması ve diyalog yolunun izlendiğini" ifade etti.


Witkoff ve Kushner, Gazze Şeridi'nin geleceğini görüşmek üzere İsrail'de

ABD'li elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner Davos'ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'na katıldı. (AP)
ABD'li elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner Davos'ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'na katıldı. (AP)
TT

Witkoff ve Kushner, Gazze Şeridi'nin geleceğini görüşmek üzere İsrail'de

ABD'li elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner Davos'ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'na katıldı. (AP)
ABD'li elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner Davos'ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'na katıldı. (AP)

Bilgi sahibi iki kaynak, ABD’li temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner’in, Gazze Şeridi başta olmak üzere bölgesel gelişmeleri görüşmek üzere bugün İsrail’de Başbakan Binyamin Netanyahu ile bir araya gelmek için ülkede bulunduğunu bildirdi. Aynı gün Gazze’de iki yeni şiddet olayı yaşandığı açıklandı. Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre, bölgedeki gelişmeler uluslararası kamuoyunun gündeminde yer almaya devam ediyor.

ABD, perşembe günü, sıfırdan inşa edilecek ‘yeni bir Gazze’ planını duyurdu. Planın, konutlar, veri merkezleri ve sahil şeridinde tatil tesislerini kapsadığı belirtildi. Bu girişimin, İsrail ile Hamas arasında, sık sık ihlallerle sekteye uğrayan ateşkes anlaşmasını ilerletme amacı taşıyan ABD Başkanı Donald Trump’ın çabaları kapsamında gündeme geldiği ifade edildi.

Öte yandan Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı, bugün yaptığı açıklamada, biri kuzeyde olmak üzere iki ayrı olayda, aralarında iki çocuğun da bulunduğu üç kişinin İsrail ateşi sonucu hayatını kaybettiğini duyurdu. Bakanlığın verilerine göre, savaşın başlamasından bu yana Gazze Şeridi’nde hayatını kaybedenlerin sayısı 71 bin 654’e ulaştı.

Netanyahu’nun ofisinden bir sözcü, taraflar arasında bir toplantı yapılacağını doğruladı ancak görüşmenin içeriğine ilişkin ayrıntı paylaşmadı.

İsrail’in yürüttüğü savaş nedeniyle Gazze Şeridi’nin büyük bölümü yıkıma uğradı. ABD destekli Gazze Yönetim Komitesi Başkanı Ali Şaas, perşembe günü yaptığı açıklamada, Refah Sınır Kapısı’nın bu hafta açılacağını söyledi. Kapı, nüfusu iki milyonu aşan Gazze halkı için fiilen bölgeye giriş ve çıkışın tek yolu konumunda bulunuyor.

Reuters’a konuşan üç kaynağa göre İsrail, Mısır üzerinden Refah Sınır Kapısı’ndan Gazze’ye dönecek Filistinlilerin sayısını sınırlamak istiyor. Bu çerçevede, Gazze Şeridi’nden çıkan Filistinlilerin sayısının, bölgeye girenlerden fazla olması hedefleniyor.

Refah Sınır Kapısı’nın, Trump’ın savaşı sona erdirmeye yönelik planının ilk aşamasında açılması öngörülüyordu. ABD, bu ay planın ikinci aşamasına geçildiğini açıklamıştı. Söz konusu aşamada İsrail’in Gazze’den asker çekmesi ve Hamas’ın bölgenin yönetiminden çekilmesi bekleniyor. İsrail ordusu, 2024 yılından bu yana sınır kapısının Filistin tarafını kontrol ediyor.