Libya, Türkiye ile imzalanan mutabakat muhtıralarına bağlılığını Yunanistan'a gösterdi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Libya, Türkiye ile imzalanan mutabakat muhtıralarına bağlılığını Yunanistan'a gösterdi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias'ın Trablus ziyaretinde kendisini karşılamaya Libya Dışişleri Bakanı Necla Menguş'un geldiği gerekçesiyle uçaktan inmeyi reddetmesiyle başlayan krizin arkasındaki nedenler ortaya çıkmaya başladı.
Atina yönetiminin, Akdeniz'de Libya ile Türkiye arasındakine benzer bir deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşması imzalamak istediği ancak Trablus'un buna olumlu yanıt vermediği kaydedildi.
Libyalı ünlü blog yazarı Imad Fethi, Anadolu Ajansı (AA) muhabirine yaptığı açıklamada, Yunanistan Dışişleri Bakanı Dendias'ın Trablus yönetimine tepki göstermek için böyle bir tutum sergilediğini ifade etti.

Dendias, Trablus'ta uçaktan inmeyi reddederek iki mesaj vermek istedi
Dendias'ın Trablus'ta uçaktan inmeyi reddederek Bingazi'ye gitmesi ve orada Libya'nın doğusundaki silahlı güçlerin lideri Halife Hafter ile görüşmesinde iki ayrı mesaj olduğunu değerlendiren Fethi, "Birincisi Libya'nın batısındaki hükümeti provoke etmek, ikinci ise ülkedeki siyasi bölünmüşlükten mümkün olduğunca en azami derecede faydalanmak istemesidir" dedi.

Yunanistan'ın anlaşma isteğine Dibeybe hükümetinden olumsuz yanıt
"Dendias ziyaretten önce Libya ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşması imzalamak istedi. Ancak Abdulhamid Dibeybe hükümeti buna olumlu yanıt vermedi" diyen Fethi, Yunanistan'ın mali ve siyasi olarak iflas etmiş bir ülke olduğunu söyledi.
Fethi, Libya ile Türkiye arasında 27 Kasım 2019'da imzalanan Akdeniz'de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası ve bunun devamı niteliğindeki 3 Ekim 2022'de imzalanan Karbonhidrat Alanındaki Mutabakat Muhtırasının yürürlükte olduğunu ve uygulandığını hatırlattı.
Fethi, "Libya Dibeybe hükümeti, Türkiye ile imzalanmış olan mutabakat muhtıralarına bağlı kaldığını Yunanistan'a gösterdi. Libya hükümeti Türkiye ile imzalanan mutabakat muhtıralarının Libya'nın egemenlik hakları çerçevesinde hayata geçirildiğinin de her fırsatta altını defalarca çizdi" şeklinde konuştu.

"Dendias, kendisi ile çelişecekti"
Bingazi merkezli medya kurumlarına yazan Libyalı gazeteci Mahmud Besti, Dendias'ın havaalanında kendisini karşılamak için Menguş'un beklediğini öğrenmesinin onun için sürpriz olma ihtimali üzerinde durdu.
Atina'nın daha önce "Libya'daki Ulusal Birlik Hükümeti'nin görev süresi dolduğu için meşruiyetini kaybettiği" yönünde açıklamalarda bulunduğunu hatırlatan Besti, "Dendias uçaktan inseydi eğer Menguş tarafından karşılanacak ve haliyle kendisi ile çelişmiş olacaktır" ifadelerini kullandı.

Dendias, Ulusal Birlik Hükümeti'ni zor durumda bırakmak istedi
"Dendias Ulusal Birlik Hükümeti'ni zor durumda bırakmak hedefiyle de böyle bir tutum takınmış olabilir" diyen Besti, Dendias'ın Türkiye ile imzalanan karbonhidrat alanındaki mutabakat muhtırasına itirazını göstermek ve Libya'nın doğusundaki hükümeti uluslararası arenada güçlendirmek için kasten böyle bir yöntem seçmiş olabileceği ihtimali üzerinde durdu.
Dendias'ın Trablus'taki havaalanına gelişinin de aslında Ulusal Birlik Hükümeti'nin izni ile gerçekleştiğini söyleyen Besti, şunları kaydetti.
"Dendias'ı Trablus'ta mevkidaşı Necla Menguş'un karşılayacak olması gayet tabidir. Yunan Bakan'ın Trablus yönetimine Türkiye ile imzaladığı mutabakat muhtırasından dolayı tepkisini göstermek istediği anlaşılıyor. Nitekim Dendias Bingazi'deki açıklamasında, Temsilciler Meclisi milletvekillerine mutabakat muhtırasını onaylamadıkları için teşekkür etti. Ziyaretle ilgili Twitter'dan yaptığı paylaşımlarda ise ülkesinin Libya'da yeni kurulacak hükümet ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşması imzalamaya hazırlandığını duyurdu."

Ne olmuştu?
Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, 17 Kasım'da Libya'nın başkenti Trablus'a gelmiş ancak Libya Dışişleri Bakanı Necla Menguş'un kendisini karşılamak için havaalanına geldiğini öğrenince uçaktan inmeyi reddetmişti.
Bunun üzerine Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ve Libya Dışişleri Bakanlığı Dendias'a tepki göstermişti.



ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
TT

ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)

Arap ve Müslüman ülkeler tarafından bugün yapılan ortak açıklamada, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin, Tevrat'a dayanarak İsrail'in Ortadoğu'nun büyük bir bölümünü kapsayan topraklar üzerinde hakkı olduğunu söylediği açıklamalarını kınadılar.

ABD’li muhafazakar çizgideki gazeteci Tucker Carlson, 2025 yılında Başkan Donald Trump tarafından büyükelçi olarak atanan, eski Baptist papazı ve Yahudi devletinin önde gelen destekçisi Huckabee ile bir röportaj gerçekleştirdi.

Arap ve İslam ülkeleri tarafından yapılan ortak açıklamada şöyle denildi:

"Suudi Arabistan Krallığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti, Bahreyn Krallığı, Katar Devleti, Suriye Arap Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Kuveyt Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Umman Sultanlığı, Körfez İşbirliği Konseyi Sekreterliği, Arap Birliği (AL) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin, işgal altındaki Batı Şeria dahil olmak üzere Arap devletlerine ait topraklar üzerinde İsrail'in kontrolünü kabul ettiğini belirten açıklamalarını kategorik olarak kınıyor ve derin endişelerini ifade ediyor.”

Açıklamada, ‘uluslararası hukuk ilkelerini ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartını açıkça ihlal eden ve bölgenin güvenliği ve istikrarına ciddi bir tehdit oluşturan bu tür tehlikeli ve kışkırtıcı açıklamaların kategorik olarak reddedildiği’ vurgulandı.

dfvgthy
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Reuters)

Suudi Arabistan, Büyükelçisi Huckabee’nin açıklamalarını ‘sorumsuzca’ ve ‘tehlikeli bir emsal’ olarak değerlendirirken Ürdün, bu sözleri ‘bölge ülkelerinin egemenliğine yönelik bir ihlal! olarak gördü. Mısır, !İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları veya diğer Arap toprakları üzerinde egemenliği olmadığını’ teyit etti.

Kuveyt, Huckabee’nin açıklamalarını ‘uluslararası hukuk ilkelerinin açık bir ihlali’ olarak kınarken Umman, bu sözlerin ‘barış şansını zedelediğini ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit ettiğini’ vurguladı.

Filistin Yönetimi, Huckabee’nin açıklamalarının ‘ABD Başkanı Donald Trump'ın işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhakını reddeden açıklamasının tersi’ olduğunu değerlendirdi.

ABD’nin İsrail Büyükelçisi dün sosyal medya platformu X’te, Siyonizm'in tanımı da dahil olmak üzere röportajda tartışılan diğer konular hakkındaki tutumunu açıklığa kavuşturmak için iki mesaj yayınladı. Ancak İsrail'in Ortadoğu'daki topraklar üzerindeki kontrolüne ilişkin açıklamalarına değinmedi.

Huckabee, söz konusu açıklamaları, İsrail'in 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria üzerindeki kontrolünü artırmak için önlemlerini yoğunlaştırdığı bir dönemde yaptı.

İsrail, onlarca yıl önce Doğu Kudüs ve Suriye'ye ait Golan Tepeleri'nin bir kısmını ilhak ettiğini açıklamıştı.


Şara, SDG ile varılan anlaşmayı uygulamak üzere bir cumhurbaşkanlığı temsilcisi atadı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters)
TT

Şara, SDG ile varılan anlaşmayı uygulamak üzere bir cumhurbaşkanlığı temsilcisi atadı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki anlaşmayı uygulamak üzere bir cumhurbaşkanlığı temsilcisi atadı.

Cumhurbaşkanlığı Medya Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Tuğgeneral Ziyad el-Ayeş, SDG ile 29 Ocak'ta imzalanan anlaşmayı uygulamak ve entegrasyonu sağlamak, böylece devletin varlığını güçlendirmek, engelleri aşmak ve vatandaşlara yönelik hükümet hizmetlerini etkinleştirmek üzere başkanlık elçisi olarak atandı.”

Tuğgeneral Ayeş, geçtiğimiz yıl mayıs ayında İçişleri Bakanı'nın Sivil İşler Yardımcısı olarak atandı. 1987 yılında Haseke ilinin Kamışlı kırsalındaki Arca el-Cavala köyünde doğan Tuğgeneral Ayeş, ‘Ebu Usame el-Az’ künyesiyle biliniyor. Haseke'nin Rumeylan kentindeki Petrol Enstitüsü mezunu olan Tuğgeneral Ayeş, Lübnan'daki el-İmam el-Ouzai Üniversitesi'nden şeri ilimler diplomasına ve İdlib Üniversitesi'nden işletme yüksek lisans diplomasına sahip.

gthyj
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, Şam'da SDG lideri Mazlum Abdi ile tokalaşırken, 10 Mart 2025 (SANA)

Genel Takip Komitesi üyesi olarak Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) kamplarının yönetiminde önemli bir rol oynayan Tuğgeneral Ayeş, ayrıca İçişleri Bakanlığı'nda sivil işlerin yönetimini devralmadan önce, Genel Güvenlik Ajansı'nda idari memur ve İdlib'deki kontrol noktalarından sorumlu genel memur olarak görev yaptı.

Suriye Cumhurbaşkanı Şara, 13 Şubat’ta daha önce Haseke’nin kamu güvenliği komutanı olarak atadığı Nureddin Ahmed İsa'yı Haseke ilinin valisi olarak atayan bir kararname yayınladı.

Geçtiğimiz ayın 29'unda imzalanan anlaşma, Suriye hükümetinin SDG güçlerinin bu ayın sonuna kadar tam olarak uygulanması gereken anlaşmayı engellediği yönündeki suçlamalarından dolayı uygulamaya konulamıyor.

Bir başka gelişmede Sivil Havacılık Heyeti, Kamışlı Havaalanı’nın yeniden açılmasının hazırlıkları çerçevesinde havaalanına geldi. Haseke Valisi, Haseke şehrine giden tüm yolların açıldığını ve Haseke ile diğer iller arasındaki karayolu ulaşımının yeniden başladığını duyurdu.

Öte yandan Haseke’deki kaynaklar, bugün SDG’nin kontrolündeki hapishanelerden 50 tutuklunun serbest bırakıldığını bildirdi.

Haseke vilayetindeki kaynaklar, bugün SDG hapishanelerinden 50 tutuklunun serbest bırakıldığını bildirdi.


Rapor: Uluslararası koalisyon güçleri Suriye'deki Kasrak üssünün tahliyesine başladı

El-Kasrak köyü yakınlarında bir Amerikan devriyesi (Arşiv- Şarku'l Avsat)
El-Kasrak köyü yakınlarında bir Amerikan devriyesi (Arşiv- Şarku'l Avsat)
TT

Rapor: Uluslararası koalisyon güçleri Suriye'deki Kasrak üssünün tahliyesine başladı

El-Kasrak köyü yakınlarında bir Amerikan devriyesi (Arşiv- Şarku'l Avsat)
El-Kasrak köyü yakınlarında bir Amerikan devriyesi (Arşiv- Şarku'l Avsat)

Suriye TV'nin haberine göre, ABD öncülüğündeki DEAŞ karşıtı uluslararası koalisyon, dün Haseke kırsalındaki Kasrak üssünü boşaltmaya başladı.

Yerel haber ağları, tahliye operasyonunu gerçekleştirmek amacıyla dün erken saatlerde Irak'a giren ve üsse doğru ilerleyen, askeri araçlara ilave olarak 20'den fazla boş kamyondan oluşan bir Amerikan konvoyunun bulunduğunu belirtti.

Şarku’l Avsat’ın yerel haber ağlarından aktardığına göre 20'den fazla boş kamyon ve askeri araçtan oluşan bir ABD konvoyu dün erken saatlerde Irak sınırını geçerek tahliyeyi gerçekleştirmek üzere üsse doğru hareket etti.

Alman Basın Ajansı'na (DPA) göre, Kasrak üssü Suriye'nin Haseke Valiliği'nde, uluslararası karayolunun (M4) güneyinde, Tel Tamir ve Tel Beydar arasında yer almaktadır.

Suriye Savunma Bakanlığı bu ay, ABD güçlerinin bölgeden ayrılmasının ardından eş-Şeddadi ve el-Tanf askeri üslerinin kontrolünü ele geçirdi.