Kızları İran'da tutuklu bulunan Fransız aile sessizliğini bozdu

Fransız kadın Cecile Kohler, geçen Ekim ayında İran’ın Al-Alem TV kanalı tarafından yayınlanan zorunlu itiraflar sırasında bir tablonun önünde duruyor.
Fransız kadın Cecile Kohler, geçen Ekim ayında İran’ın Al-Alem TV kanalı tarafından yayınlanan zorunlu itiraflar sırasında bir tablonun önünde duruyor.
TT

Kızları İran'da tutuklu bulunan Fransız aile sessizliğini bozdu

Fransız kadın Cecile Kohler, geçen Ekim ayında İran’ın Al-Alem TV kanalı tarafından yayınlanan zorunlu itiraflar sırasında bir tablonun önünde duruyor.
Fransız kadın Cecile Kohler, geçen Ekim ayında İran’ın Al-Alem TV kanalı tarafından yayınlanan zorunlu itiraflar sırasında bir tablonun önünde duruyor.

Geçen Mayıs ayından bu yana İran'da tutuklu bulunan Fransızca öğretmeni ve sendikacı Cecile Kohler'in ailesi ve yakınları, Pazar günü ilk kez yerel bir gazeteye konuştu ve "Onun iyiliği için buradan (Fransa’dan) ayrılmamalıyız" dedi.
Cecile Kohler’in babası Pascal Köhler, Şarku’l Avsat’ın Les Dernières Nouvelles d'Alsace (DNA) gazetesinden aktardığı habere göre şunları söyledi: “Nerede tutulduğunu bile tam olarak bilmezken hala hayatta olduğundan emin miyiz? Onların çıkarları onu öldürmek değil ve maddi olarak kesinlikle İranlı tutuklulardan daha iyi muamele görüyor, ancak yine de bu muamele insanlık dışı.”
Doğu Fransa'nın Strasbourg yakınlarındaki Soultz şehrinde yaşayan Kohler ailesi, kızlarının tutuklanmasından bu yana onunla herhangi bir iletişim kuramadı. Hiçbir Fransız konsolosluk temsilcisi ve yetkili Cecile Kohler ile görüşemedi. Cecile'in "psikolojik durumundan" endişe duyan baba Pascal ve anne Mireille için ise içlerinde bulundukları bu durum "dayanılmaz" bir boyuta ulaştı.
Cecile Kohler’e destek komitesi salı günü Strasbourg'da kurulacak ve heyetin sözcüsü Cecile’nin kız kardeşi Noemi Kohler olacak.
38 yaşındaki Cecile Kohler, başka bir Fransız olan Jacques Paris ile "uzun zamandır" ziyaret etmeyi hayal ettiği İran'a seyahat ederken tutuklandı.
Cecile Kohler’in akrabaları, Tahran'ın Ekim ayı başında Cecile’in Fransız istihbaratı için çalıştığına dair "itiraflar" olarak sunulan bir video klibi yayınlamasının ardından konuyu kamuoyu önünde konuşmaya karar verdi. Paris Hükümeti ise, ilk kez "devlet rehinelerine" atıfta bulunarak bu itirafların yersiz olduğunu ifade etti.
DNA  gazetesinin haberine göre ise Force Oivriere’de uluslararası ilişkilerden sorumlu olan ve modern edebiyat mezunu sendikacı Cecile Kohler’in, alanına, meslektaşlarına ve öğrencilerine yakın kalmak" amacıyla öğretmenliğe devam etmeyi seçtiğini belirtti.
Kasım ayının başında Fransa Dışişleri Bakanlığı, İran’daki Fransızlara "maruz kalabilecekleri keyfi tutuklanma riskleri göz önüne alındığından bir an önce ülkeyi terk etmeleri" çağrısında bulunmuştu.
Uluslararası Çalışma Örgütü, bu hafta Cecile Kohler ve Jacques Paris'in "acil konsolosluk yardımı" alabileceklerini vurgulayarak derhal serbest bırakılmaları çağrısında bulundu.
Meslektaşı ve arkadaşı Marin'e göre, Cecile Kohler kendini eğitim-öğretime adamış ve her şartta "zor görülen dersleri öğretmeye hazır" bir öğretmen olmuş. Eski oda arkadaşı Anthony de Cecile’den "hayattan büyük keyif alan biri" olarak bahsediyor.
Devrim Muhafızları son yıllarda çoğu casusluk suçlamasıyla karşı karşıya kalan onlarca çift uyruklu ve yabancıyı tutuklarken, insan hakları aktivistleri İran'ı, yabancıları, diğer ülkelere baskı yapmak ve tavizler vermelerini sağlamak amacıyla tutuklayarak "rehine diplomasisi" uygulamakla suçluyor.



Trump, İran'a karşı sert senaryoların uygulanması için baskı yapıyor

ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)
ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)
TT

Trump, İran'a karşı sert senaryoların uygulanması için baskı yapıyor

ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)
ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)

ABD Başkanı Donald Trump, Washington'ın tehdit ettiği sert senaryolar ve artan baskı çerçevesinde İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırıyı değerlendirdiğini söyledi. Bu açıklama, USS Gerald R. Ford uçak gemisinin bölgedeki ABD saldırı gücüne katılmak üzere Akdeniz'e girmesiyle eş zamanlı olarak geldi.

Trump, İran'ı nükleer programı konusunda bir anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırı düzenlemeyi düşünüp düşünmediği sorusuna Beyaz Saray'da gazetecilere şu yanıtı verdi: "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim."

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre ABD'li yetkililer, operasyonun haftalarca sürebileceğini ve güvenlik tesislerinin ve nükleer altyapının bombalanmasını içerebileceğini, yönetimin sınırlı veya artan saldırılar için senaryoları değerlendirdiğini söyledi. Yetkililer, askeri planlamanın ileri bir aşamada olduğunu ve seçeneklerin belirli kişileri hedef almayı ve hatta Trump'ın emriyle rejim değişikliğini bile içerdiğini belirtti.

Buna karşılık İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, "askeri seçeneğin yalnızca meseleleri karmaşıklaştıracağını" ve "felaket sonuçlar doğuracağını" belirterek, Tahran'ın liderliğinin onayından sonra iki veya üç gün içinde "olası bir anlaşma taslağı" sunacağını duyurdu. Nükleer programın "askeri bir çözümü" olmadığını belirten Arakçi, Washington'ın "sıfır zenginleştirme" talep etmediğini vurguladı.


Amerika, Alaska yakınlarında 5 Rus uçağını önledi

 Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)
Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)
TT

Amerika, Alaska yakınlarında 5 Rus uçağını önledi

 Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)
Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)

ABD askeri uçakları, Alaska'nın batı kıyısı açıklarında uluslararası hava sahasında uçan beş Rus uçağını engellemek için havalandı, ancak askeri yetkililer dün Rus uçaklarının provokatif olarak değerlendirilmediğini söyledi.

Kuzey Amerika Hava Savunma Komutanlığı (NORAD), perşembe günü Bering Boğazı yakınlarında faaliyet gösteren iki Rus Tu-95 bombardıman uçağı, iki Su-35 savaş uçağı ve bir A-50 uçağını tespit edip izlediğini açıkladı.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre buna karşılık ABD kuvvetleri, Rus uçaklarını bölgeden ayrılana kadar engellemek, tanımlamak ve eşlik etmek için iki F-16 savaş uçağı, iki F-35 savaş uçağı, bir E-3 bombardıman uçağı ve dört KC-135 yakıt ikmal uçağını havalandırdı. Bu bilgi, komutanlığın yayınladığı ve AP’nin aktardığı açıklamada yer aldı.

Komutanlık açıklamasında ayrıca, “Rus askeri uçaklarının uluslararası hava sahasında kaldığı ve ABD veya Kanada'nın egemen hava sahasına girmediği” belirtildi. Bu tür faaliyetlerin “düzenli olarak gerçekleştiği ve tehdit olarak değerlendirilmediği” kaydedildi.


ABD'li milletvekilleri, Trump'ın İran'a karşı askeri yetkilerini kısıtlamayı tartışıyor

ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü İran'ın nükleer tesislerini vuran B-2 bombardıman uçaklarının maketinin önünde Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü İran'ın nükleer tesislerini vuran B-2 bombardıman uçaklarının maketinin önünde Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AFP)
TT

ABD'li milletvekilleri, Trump'ın İran'a karşı askeri yetkilerini kısıtlamayı tartışıyor

ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü İran'ın nükleer tesislerini vuran B-2 bombardıman uçaklarının maketinin önünde Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü İran'ın nükleer tesislerini vuran B-2 bombardıman uçaklarının maketinin önünde Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AFP)

ABD Kongresi, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda Tahran'la tehlikeli bir çatışma olasılığına karşı hazırlık yapan ABD ordusunun da katılımıyla, Başkan Donald Trump'ın milletvekillerinin onayı olmadan İran'a saldırı başlatmasını engelleyecek bir karar tasarısı üzerinde önümüzdeki hafta oylama yapabilir.

Kongre üyeleri, Trump'ın Cumhuriyetçi partili bazı üyeleri ve Demokratlar da dahil olmak üzere, başkanın Kongre onayı olmadan yabancı ülkelere karşı askeri harekât düzenlemesini engelleyen kararlar geçirmeye defalarca çalıştılar, ancak başarılı olamadılar.

Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre ABD Anayasası, ulusal güvenlikle ilgili sınırlı durumlar dışında, savaş ilan etme ve askerleri savaşa gönderme yetkisini başkana değil, Kongreye vermektedir.

ABD ordusu,Trump'ın bir saldırı emri vermesi durumunda haftalarca sürebilecek operasyonlara hazırlanıyor.

Trump'ı destekleyen Cumhuriyetçiler hem Senato'da hem de Temsilciler Meclisi'nde az bir çoğunluğa sahip olsalar da Kongre'nin ulusal güvenlik konularında başkanın yetkisini kısıtlamaması gerektiğini savunarak bu kararlara karşı çıkıyorlar.

Geçtiğimiz ayın sonlarında, Virginia'dan Demokrat Senatör Tim Kaine ve Kentucky'den Cumhuriyetçi Senatör Rand Paul, Kongre tarafından açıkça savaş ilanıyla yetkilendirilmedikçe İran'a karşı düşmanca eylemleri yasaklayan bir karar tasarısını Senato'ya sundular.

Görsel kaldırıldı.Washington'daki Kongre binasında ABD bayrağı (Reuters)

ABD askeri unsurlarının İran'a doğru hareket ettiği bir dönemde Kaine dün yaptığı açıklamada, "Eğer bazı meslektaşlarım savaşı destekliyorsa, masalarının altına saklanmak yerine, cesurca oy verip seçmenlerine hesap vermeliler" ifadelerini kullandı.

Kaine'in bir yardımcısı, karar tasarısının Senato'da oylamaya sunulması için henüz bir zaman çizelgesi belirlenmediğini söyledi.

Temsilciler Meclisi'nde, Kentucky'den Cumhuriyetçi Temsilci Thomas Massie ve Kaliforniya'dan Demokrat Temsilci Ro Khanna, önümüzdeki hafta benzer bir karar tasarısı üzerinde oylama yapılması için girişimde bulunacaklarını açıkladılar.

Khanna, X platformunda yaptığı bir paylaşımda şunları yazdı: "Trump'ın yetkilileri, İran'a yönelik saldırı olasılığının yüzde 90 olduğunu söylüyor. Bunu Kongre onayı olmadan yapamaz."