Libya seçimlerinin akıbetine dair belirsizlik sürüyor

Yaklaşık bir yıldır ertelenen seçime yönelik çözüm girişimleri sürüyor.

Libya Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih ve BM Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy bir süre önce bir araya geldi. (BM Temsilcisi’nin Twitter hesabı)
Libya Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih ve BM Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy bir süre önce bir araya geldi. (BM Temsilcisi’nin Twitter hesabı)
TT

Libya seçimlerinin akıbetine dair belirsizlik sürüyor

Libya Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih ve BM Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy bir süre önce bir araya geldi. (BM Temsilcisi’nin Twitter hesabı)
Libya Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih ve BM Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy bir süre önce bir araya geldi. (BM Temsilcisi’nin Twitter hesabı)

Libya’da siyasetçiler arasındaki kriz, artan siyasi bölünme ve en başa dönme korkuları göz önüne alındığında, ertelenen cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimleri konusunu daha karmaşık hale getirdi.
Geçen yılın sonunda gerçekleşmesi planlanan seçimlerin ertelenmesinin ilk yılı, Libya’daki yürütme otoritesi tarafından gerçekleştirilmesi için son tarihler belirlenerek sahada somut bir adım atılmadan sona ermek üzere. Bu yıl, yalnızca geçici Birlik Hükümeti Başkanı Abdulhamid Dibeybe’nin, rakipleri karşısında ‘iktidarda kalmak için bu demokratik yolu engellemeye çalıştığı’ yönünde bazı suçlamalar gündeme getirildi.
Dibeybe ile Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Halid el-Mişri arasındaki ilişkinin karanlık bir tünele girmesiyle gözlemciler, seçimlere ilişkin belirsizliği ona erdirmek ve Libya’yı (Birleşmiş Milletler Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy’nin de belirttiği üzere) ‘bölünme risklerinden’ uzak tutmak için Temsilciler Meclisi ile Devlet Yüksek Konseyi arasında anlaşmaktan başka çare kalmadığı görüşünde.
Politikacılar, Temsilciler Meclisi ve Devlet Yüksek Konseyi üyelerinden oluşan Anayasal Süreç Komitesi’nin anayasa, oy kullanma hakkı ve ordu mensuplarının seçimlere aday olmasıyla ilgili kalan tartışmalı noktaları görüşmek üzere yakın zamanda toplanmasını bekliyor.
Bu çerçevede politikacılar, Libya’nın siyasi liderlerin anlaşmazlıklarına rehin olmasının, ülke işlerinin nasıl yönetileceğine ilişkin iç yönelimlerin ve çıkarların çokluğu göz önüne alındığında devam edeceğine dikkat çekiyor.
Ülkedeki geçiş dönemlerinin uzamasına dair duyulan korkunun artmasıyla birlikte geçtiğimiz aylarda birçok Libya’daki partiler ve önde gelen isimler çözüm için girişimlerde bulundu. Ancak bazı taraflar, Libya Ulusal Ordusu Komutanı Mareşal Halife Hafter’e atıfla aday olma hakkından dışlandığını belirtiyor.
Ülkeyi bölünme tehlikesine girmekten kurtarma girişimi çerçevesinde, aralarında parlamenterler, Yüksek Konsey üyeleri, hakimler ve bazı kabile ileri gelenlerinin de bulunduğu 120 Libyalı isim ‘seçim sürecini kurtarma ve seçim sürecini gasp etmek isteyen partilerin mevcut duruma tutunmasını önleme’ gerekliliğini teşvik etmeyi amaçlayarak, bir girişim ortaya koydu.
Bildiriye imza atan taraflar, 2014 yılından bu yana, sekiz yıldır Libyalıların siyasi liderlerini seçmelerine izin verilmediğini vurguladı. Suheyrat ve Cenevre’deki güç paylaşımı anlaşmaları, çatışmayı önleme, kurumları birleştirme ve seçimler düzenleme konularında vaatlerinden hiçbirini gerçekleştiremedi ve kurulduktan bir yıl sonra çöktü. Taraflar, “Paralel hükümetler de dahil olmak üzere, beş hükümet ve yaklaşık 10 bin Libyalının hayatına mal olan 4 çatışmayla acı verici bir sonuçla karşılaşıldı” açıklamasında bulundu.
Söz konusu taraflar ayrıca Libyalıların yeni liderler seçme ve daha iyi bir yarın oluşturma haklarını yeniden kazanma zamanının geldiğine dikkat çekti.
Tüm Libyalıların da etkileşime girdiği girişim dört nokta içeriyor. Bu bağlamda taraflar, vatandaşların ‘artık umudun kalmadığı bir siyasi süreçten bıktığını’ bildirdi..
Girişimin eksenleri arasında sırasıyla 2012 tarihli ve 4 sayılı Anayasa Beyannamesi ve Seçim Kanunu'’un anayasal dayanak ve seçim kanunu olarak kabul edilmesi ve BM politikasında belirtildiği gibi seçimlerin denetlenmesi için uluslararası yardım talep edilmesi ihtiyacı yer alıyor.



Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
TT

Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)

Irak yargısı, uluslararası koalisyonla koordineli olarak yürütülen bir operasyonla Suriye'nin kuzeydoğusundan transfer edilen DEAŞ üyelerinin ilk grubuna yönelik soruşturmaya başladı.

Yüksek Yargı Konseyi dün yaptığı açıklamada, tutukluların Adalet Bakanlığına bağlı cezaevlerine yerleştirildiğini ve mağdurların haklarının güvence altına alınması amacıyla anayasa ve ilgili yasalara uygun olarak yargı süreçlerine tabi tutulduklarını vurguladı.

Resmi kaynaklar, ilk grubun yaklaşık 150 Iraklı ve yabancı uyruklu kişiden oluştuğunu, sonraki grupların ise güvenlik değerlendirmelerine göre belirleneceğini ifade etti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, tüm sanıkların "sadece Irak yargısının yetkisine tabi olacağını, ailelerinin savaşçılardan ayrı tutulmasına ve şehirlerden uzakta, tam adli gözetim altında, özel kamplar ve merkezlerde barındırılmalarına karar verildiğini, böylece onaylanmış insani ve güvenlik standartlarına uyularak hesap vermekten kaçmalarının önleneceğini" belirtti.


Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
TT

Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)

Lübnan yargısı dün, Hizbullah destekçilerinin Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a karşı yürüttüğü kampanyaya karşılık olarak, çarşamba günü İsrail'in güneydeki kasabaları bombalamasının ardından, Avn'a hakaret ve iftira atmakla suçlanan aktivistlere celp gönderdi.

Avn'ın silahlanmayı sınırlama konusundaki tutumu ve devlet otoritesini tüm topraklarına yayma kararlılığı zemininde, çarşamba günkü bombalamanın ardından Avn'a karşı yürütülen kampanya artarken, parti, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin "İsrail saldırganlığına" "ulusal birlik" ile karşı koyma çağrısıyla çelişen bu kampanyalara karşı herhangi bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Maliye Bakanı Yasin Cabir, Lübnan'ın geçen aralık ayında harap olmuş güney bölgesini ekonomik bölgeye dönüştürme yönündeki Amerikan teklifini reddettiğini ve bu teklifin "daha doğmadan öldüğünü" söyledi.


Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
TT

Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi dün yaptığı açıklamada, "gerçek bir entegrasyonu sağlamak ve mevcut ateşkesi korumak için tüm mevcut araçlarla ve ciddiyetle çalışacağını" söyledi.

Abdi, X platformunda yaptığı açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'dan bir telefon aldığını ve Macron'un "bizim ve Suriye'de ateşkesin sağlanması ile diyalog ve müzakerelere geri dönülmesi için çalışan tarafların çabalarına destek verdiğini, bunun amacının tüm bölgenin çıkarlarına hizmet eden kalıcı bir çözüm bulmak olduğunu" ifade ettiğini belirtti.

Abdi, "X" platformundaki bir başka paylaşımında, Irak Kürdistan'ında ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve ABD Merkez Komutanlığı Komutanı Amiral Brad Cooper ile görüştüğünü ifade etti.

“ABD’nin ve Başkan Trump’ın ateşkes sürecine yönelik politikasının yanı sıra Büyükelçi Barrack’ın Suriye hükümeti ile aramızdaki diyaloğu ve müzakereleri yeniden başlatma çabaları da ciddi, önemli ve memnuniyet vericidir” ifadelerini kullandı.

Suriye Savunma Bakanlığı salı günü, devlet tarafından açıklanan mutabakatlar doğrultusunda ve “yapılan ulusal çabaların başarısına duyulan endişe nedeniyle” SDG ile dört günlük bir ateşkes ilan etti.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara, pazar günü SDG ile ateşkesi ve hükümet ile SDG arasında tam entegrasyonu öngören yeni bir anlaşma imzaladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre anlaşma, "gerekli güvenlik incelemelerinin ardından, SDG'nin tüm askeri ve güvenlik unsurlarının Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapısına bireysel olarak entegre edilmesini, askeri rütbelerin verilmesini, mali hakların ve gerektiği gibi lojistik desteğin sağlanmasını ve Kürt bölgelerinin özerkliğinin korunmasını" öngörüyor.