Sudan: Burhan, ‘sivil demokratik geçişe’ desteğini yineledi

Abdulfettah el-Burhan (AP)
Abdulfettah el-Burhan (AP)
TT

Sudan: Burhan, ‘sivil demokratik geçişe’ desteğini yineledi

Abdulfettah el-Burhan (AP)
Abdulfettah el-Burhan (AP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ve yardımcısı Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti), siyaset sahnesinden çekildiklerini yinelediler ve sivil demokratik geçişin hedeflerine götüren çözümlere ulaşmak için ana partilerin siyasi sürece katılımını vurguladılar.
Burhan ve Hamideti, dün Hartum'daki cumhurbaşkanlığı sarayında, Fransa Dışişleri Bakanlığı Afrika Departmanı Christophe Pigou ve Almanya Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Christoph Ritzlaff ile ayrı ayrı bir araya geldi.
Burhan, “Sudan halkının tüm siyasi, sosyal ve gençlik güçlerinin katıldığı ulusal bir uzlaşmayı temin edecek yeni bir aşamayı ülkesinin dört gözle beklediğini” belirtti.
Sudan Silahlı Kuvvetleri'nin siyasi çalışmalara katılmaktan kaçınmaya ve tüm meseleyi siyasi bileşenlere bırakmaya kararlı olduğunu vurgulayan Burhan, geçici bir sivil hükümetin kurulmasını ve silahlı kuvvetlerin geçiş sürecini ve ülkenin güvenlik ve istikrarını korumasını öngören bir anlaşmaya varılmasının önemine değindi.
Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Muhammed Hamdan Daklu, Fransa, Almanya ve Avrupa Birliği'nin Sudanlı taraflar arasındaki sorunları giderme çabalarını övgüde bulundu ve askeri bileşenin siyasi eylemden çekilme ve sivillere yer açma taahhüdünün altını çizdi.
Hamideti, Fransız ve Alman yetkililerle yaptığı görüşmede, Sudan'ın terörizm ve yasadışı göçle mücadelede bölgesel ve uluslararası istikrarı artırma çabalarına atıfta bulundu.
Fransa Dışişleri Bakanlığı Afrika Dairesi Başkanı Christophe Pigou basın açıklamasında, Fransa ve Almanya'nın Sudan'daki geçiş sürecini destekleme konusunda değerli çabalar sarf ettiklerini söyledi.
Avrupa Birliği'nin Sudan'da demokrasiyi desteklemek için verdiği taahhütleri hatırlatan Pigou, “Egemenlik Konseyi Başkanı ve yardımcısının, demokratik dönüşüm hedeflerine ulaşacak çözümlere varana kadar ana tarafların diyalog sürecine katılması gerektiğine dair güvencelerini dinledik” ifadelerini kullandı.



İsrail ordusu, Gazze'de insani yardım bekleyenlere saldırdı, çok sayıda kişi öldürüldü

İsrail'in Gazze Şeridi'ni bombalaması sonucu oluşan yıkımdan bir kare (AFP)
İsrail'in Gazze Şeridi'ni bombalaması sonucu oluşan yıkımdan bir kare (AFP)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de insani yardım bekleyenlere saldırdı, çok sayıda kişi öldürüldü

İsrail'in Gazze Şeridi'ni bombalaması sonucu oluşan yıkımdan bir kare (AFP)
İsrail'in Gazze Şeridi'ni bombalaması sonucu oluşan yıkımdan bir kare (AFP)

İsrail ordusunun, Gazze Şeridi'nin kuzeyinde insani yardım bekleyen Filistinlilere saldırısında çok sayıda kişinin öldüğü ve yaralandığı belirtildi.

Gazze'deki Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Eşref el-Kudra yaptığı yazılı açıklamada, İsrail güçlerinin, Gazze'nin kuzeyinde yüzbinlerce aç insana karşı sistematik bir soykırım savaşı yürüttüğünü belirtti.

Kudra, İsrail güçlerinin, Gazze kentinin güneyindeki El-Kuveyti Kavşağında "korkunç bir katliam" işlediğini ve bu katliamda çok sayıda kişinin öldüğünü ve yaralandığını dile getirdi.

İsrail ordusunun bugün, Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr Belah'ta insani yardım aracını hedef alması sonucu 9 kişi öldürülmüş, onlarcası yaralanmıştı.

İsrail ordusu daha önce de 29 Şubat sabah saatlerinde Gazze kentinin güneyinde, Gazze Şeridi'ni kuzeyden güneye bağlayan Reşid Caddesi üzerindeki Nablusi Kavşağı'nda insani yardım bekleyen Filistinlileri bombalayarak ve ateş açarak hedef almıştı.

İsrail'in insani yardım bekleyen Filistinlilere yönelik saldırısında 118 kişi ölmüş, 760 kişi yaralanmıştı.


Mısır Havayolları, 10 yıl aradan sonra Libya'nın Misrata kentine ilk seferini gerçekleştirdi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Mısır Havayolları, 10 yıl aradan sonra Libya'nın Misrata kentine ilk seferini gerçekleştirdi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Mısır Havayolları (EgyptAir), 10 yıl aradan sonra Libya'nın batısındaki Misrata kentine ilk tarifeli seferini düzenledi.Libya Ulaştırma Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, EgyptAir'in Misrata Uluslararası Havalimanı'na uçuşlara başladığı belirtildi.

Düzenli olarak haftada bir uçuşun gerçekleşeceği kaydedilen açıklamada, seferin, EgyptAir'in 10 yılın ardından Misrata Uluslararası Havalimanı'na düzenlediği ilk tarifeli sefer olduğu aktarıldı.

Açıklamada ayrıca, EgyptAir kargo uçaklarının Misrata'ya Ekim 2023'te seferlere başladığı bilgisi paylaşıldı.


İsrail'in halkı zorla aç bıraktığı Gazze'de Filistinli çocuklar hayatta kalabilmek için çürük patates yiyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

İsrail'in halkı zorla aç bıraktığı Gazze'de Filistinli çocuklar hayatta kalabilmek için çürük patates yiyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

11 yaşındaki Filistinli Said Fethi, "Gazze'nin kuzeyinde yiyecek bir şey yok, ailemle birlikte günlerdir açlık çekiyoruz. Açlığımızı bastırmak için çürük patates yemek zorunda kalıyoruz; yanında ekmek bile bulamıyoruz." dedi.İsrail'in aylardır saldırılarını sürdürdüğü ve halkı zorla aç bıraktığı abluka altındaki Gazze Şeridi'nde hayatta kalabilen Filistinli çocuklar, yemek için çürük patates ve kabuklarını topluyor.

Tel Aviv'in kısıtlamaları nedeniyle kıtlığın yaşandığı bölgede halk, bulabildiği her şeyi besin kaynağına dönüştürmeye çalışıyor. Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki çocuklar, çöpteki çürük patatesleri ve kabuklarını toplayarak zorla yerlerinden edilen ailelerinin kaldığı sığınma merkezlerine götürüyor.

Bu trajik tablo, Gazze Şeridi sakinlerine yönelik İsrail'in yıkıcı saldırıları, zorla aç ve susuz bırakması ve yerinden etmesi sonucu maruz kalınan feci durumu somutlaştırıyor.

Filistinli çocuklar, bozuk gıdanın, gıda zehirlenmesi ve şiddetli ishal gibi hastalıklara yol açabileceğinden; sağlık açısından ne gibi ciddi etkiler yaratabileceğinden habersiz.

Filistinli 11 yaşındaki Said Fethi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail'in bölgeye yönelik saldırılarının ardından üç kardeşi ve anne-babasıyla birlikte evlerini terk etmek zorunda kaldıklarını, şu anda Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye bölgesinde yaşadıklarını ifade etti.

Uzun süredir aç ve susuz bırakılan bölgede ailesiyle birlikte yiyecek bir şeyler aradıklarını aktaran Fethi, "Bir gün çöp konteynırlarında yiyecek aramak zorunda kalacağımı hiç düşünmemiştim. Ancak maruz bırakıldığımız açlık nedeniyle çöpten yiyecek toplamak dışında başka bir seçeneğimiz kalmadı." dedi.

Fethi, Gazze Şeridi'nin kuzeyinde yaşanan kıtlık nedeniyle çürük patateslerin ve kabukların döküldüğü bu konteynıra geldiklerini, topladıklarını ailesiyle birlikte yemek için kaldıkları yere götürdüğünü aktardı.

"Kardeşlerim geceleri açlıktan ağlayarak uyuyor"
Filistinli çocuk, "Gazze'nin kuzeyinde yiyecek bir şey yok, ailemle birlikte günlerdir açlık çekiyoruz. Açlığımızı gidermek için çürük patates yemek zorunda kalıyoruz; yanında ekmek bile bulamıyoruz." ifadelerini kullandı.

"Kardeşlerim geceleri açlıktan ağlayarak uyuyor; yemek istiyorlar. Bu durum karşısında ne yapacağız bilmiyoruz?" diyen Fethi, İsrail'in 7 Ekim'den bu yana yürüttüğü saldırılarının gölgesinde Gazze Şeridi'nin kuşatma altına aldığı kuzey bölgelerinde un yoksunluğu çekildiğini hatırlattı.

Fethi, "Aylardır maruz kaldığımız açlığı giderecek, tamamen doyduğumuz lezzetli ve sıcak bir yemek yemeği hayal ediyorum." ifadesini kullandı.

"Dünyadaki yaşıtlarım gibi oyun oynamayı; eğlenmeyi hayal ediyorum"
Filistinli 12 yaşındaki Nermin Abdussamed ise zorla yerinden edilen Filistinlilerin sığındığı okullardaki şartların çok zor ve trajik olduğunu belirtti.

Ekmek bile bulamadıklarını, bulabilirlerse patates yediklerini aktaran Filistinli küçük kız şunları söyledi:

"Okul sırasında oturmayı ve ders çalışmayı hayal ediyorum. Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki kıtlık nedeniyle çaresizce çöp konteynırlarında yiyecek aramak yerine herhangi bir kısıtlamaya maruz kalmaksızın dünyadaki yaşıtlarımın yapabildiği gibi oyun oynamayı; eğlenmeyi hayal ediyorum."

Nermin, önceki günlerde açlıklarını bastırmak için hayvan yemi yediklerini ama onun da bittiğini artık yiyecek bir şey kalmadığını ifade etti.

"Çocukluğumuzdan; eğitim ve oyun oynama haklarımızdan mahrum ettiler, sokaklarda evsiz barksız kaldık." diyen Nermin, Gazze'nin kuzey bölgelerinde daha önce nadiren buldukları yiyeceklerin de artık kalmadığını; oyun oynamak için bile fırsatları olmadığını artık saldırılardan çok yorulduklarını aktardı.

İsrail, Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarının yanı sıra yaklaşık 5 aydır abluka altındaki bölgeye su, yiyecek, ilaç, yakıt ve elektrik tedarikini kesti; yaklaşık 2,3 milyon Filistinli büyük bir trajediye yol açan insani koşullarla karşı karşıya kaldı.

İsrail ayrıca Gazze Şeridi'nin kuzeyi ile Gazze kentini boğucu bir kuşatma altına almış durumda. Kuşatma nedeniyle bu bölgelerdeki Filistinlilere, gıda yardımlarının ulaşmasının engellenmesi yiyecek ve içilebilir suyun tükenmesine yol açıyor.

Yıllardır abluka ve 7 Ekim'den bu yana yıkıcı saldırı altındaki bölgeye kısmi insani yardım, ilk kez 24 Kasım'da başlayan ve bir hafta süren insani ara sırasında girmişti.

Gazze'deki hükümetin Medya Ofisi'nden 13 Ocak'ta yapılan açıklamada, İsrail'in Filistin halkına yönelik yürüttüğü aç ve susuz bırakma politikası nedeniyle orta kesimdeki Gazze kenti ile kuzey bölgelerindeki yaklaşık 800 bin kişinin hayatının tehlikede olduğu belirtmişti.

Gazze kentine 700, kuzeye 600 olmak üzere günlük 1300 tır insani yardıma ihtiyaç duyulduğu, ancak İsrail'in bölgede tam bir kıtlık yaşattığı aktarılmıştı.

Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), 16 Şubat'ta yaptığı açıklamada, İsrailli yetkililerin Gazze'nin kuzeyine yönelik insani yardım misyonlarının yüzde 51'ini reddettiğini duyurmuştu.

İsrail'in Gazze'yi işgalinde 7 Ekim sonrası
Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, "Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme" gerekçesiyle İsrail'e 7 Ekim 2023'te kapsamlı saldırı düzenledi.

İsrail, 7 Ekim'deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı.

İsrail'in 7 Ekim'den bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda en az 13 bin 230’u çocuk, 8 bin 860’ı kadın olmak üzere 30 bin 410 Filistinli öldürüldü, 71 bin 700 kişi yaralandı.

Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'ne saldırılarının başladığı 7 Ekim'den bu yana 245'i karadan işgal sürecinde olmak üzere 585 askerinin öldürüldüğünü duyurdu.

Çatışmalara 24 Kasım 2023'te 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan "insani ara"da 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı. Öte yandan İsrail, binlerce Filistinliyi alıkoyup hapsetmeye devam etti.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te de 7 Ekim 2023'ten bu yana İsrail güçleri ile yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 419 Filistinli hayatını kaybetti.

İsrail ordusu ve Hizbullah arasında 8 Ekim'den bu yana sınırda yaşanan çatışmalarda 219 Hizbullah mensubu, 45 Lübnanlı sivil, 11 Emel Hareketi, 12 Hamas ve 12 İslami Cihad mensubu ile 6 İsrailli sivil ve 11 asker öldü.


İsrail ordusu, Gazze'de insani yardım bekleyenlere saldırdı, çok sayıda kişi öldürüldü

Fotoğraf: Belal Khaled/AA
Fotoğraf: Belal Khaled/AA
TT

İsrail ordusu, Gazze'de insani yardım bekleyenlere saldırdı, çok sayıda kişi öldürüldü

Fotoğraf: Belal Khaled/AA
Fotoğraf: Belal Khaled/AA

İsrail ordusunun, Gazze Şeridi'nin kuzeyinde insani yardım bekleyen Filistinlilere saldırısında çok sayıda kişinin öldüğü ve yaralandığı belirtildi.Gazze'deki Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Eşref el-Kudra yaptığı yazılı açıklamada, İsrail güçlerinin, Gazze'nin kuzeyinde yüzbinlerce aç insana karşı sistematik bir soykırım savaşı yürüttüğünü belirtti.

Kudra, İsrail güçlerinin, Gazze kentinin güneyindeki El-Kuveyti Kavşağında "korkunç bir katliam" işlediğini ve bu katliamda çok sayıda kişinin öldüğünü ve yaralandığını dile getirdi.

İsrail ordusunun bugün, Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr Belah'ta insani yardım aracını hedef alması sonucu 9 kişi öldürülmüş, onlarcası yaralanmıştı.

İsrail ordusu daha önce de 29 Şubat sabah saatlerinde Gazze kentinin güneyinde, Gazze Şeridi'ni kuzeyden güneye bağlayan Reşid Caddesi üzerindeki Nablusi Kavşağı'nda insani yardım bekleyen Filistinlileri bombalayarak ve ateş açarak hedef almıştı.

İsrail'in insani yardım bekleyen Filistinlilere yönelik saldırısında 118 kişi ölmüş, 760 kişi yaralanmıştı.


Sudan, İran’ın Kızıldeniz’de deniz üssü kurma talebini reddetti

İran, Yemen’deki Husilerin Kızıldeniz’deki ticari gemilere saldırı düzenlemesine yardım ediyor (AFP)
İran, Yemen’deki Husilerin Kızıldeniz’deki ticari gemilere saldırı düzenlemesine yardım ediyor (AFP)
TT

Sudan, İran’ın Kızıldeniz’de deniz üssü kurma talebini reddetti

İran, Yemen’deki Husilerin Kızıldeniz’deki ticari gemilere saldırı düzenlemesine yardım ediyor (AFP)
İran, Yemen’deki Husilerin Kızıldeniz’deki ticari gemilere saldırı düzenlemesine yardım ediyor (AFP)

Sudanlı üst düzey istihbarat yetkilisi Ahmed Hasan Muhammed, ülkesinin İran’ın Kızıldeniz kıyısında bir deniz üssü kurma talebini reddettiğini söyledi.

İran’ın bu talebi kabul edilseydi, söz konusu üs, Tahran’ın dünyanın en yoğun nakliye hatlarından birinde deniz trafiğini izlemesine olanak tanıyacaktı.

Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal gazetesinden aktardığına göre Muhammed konuya ilişkin açıklamasında şunları söyledi;

“İran, Sudan ordusuna isyancılara karşı mücadelede kullanılmak üzere silahlı insansız hava araçları (SİHA) sağladı. Tahran, üssü inşa etme izni karşılığında, Sudan’a helikopter taşıyan bir savaş gemisi de dahil olmak üzere gelişmiş silahlar teklif etti. İranlılar üssü istihbarat toplamak için kullanmak istediklerini söyledi. Oraya savaş gemileri de yerleştirmek istediler. Ancak Hartum, İran’ın bu teklifini reddetti.”

Muhammed gazeteye yaptığı açıklamada, “Sudan İran’dan SİHA satın aldı. Çünkü insan kaybını azaltmak ve uluslararası insancıl hukuka saygı göstermek için daha isabetli silahlara ihtiyacımız vardı” diye ekledi.

Kızıldeniz’deki bir deniz üssü, Yemen’deki Husilerin ticari gemilere saldırı başlatmasına yardımcı olurken, Tahran’ın dünyanın en yoğun nakliye hatlarından biri üzerindeki hakimiyetini artırmasına olanak tanıyabilir.

İran destekli Husiler, Kızıldeniz’deki saldırıları Gazze’de savaşan İsrail ve müttefiklerini cezalandırma amacıyla gerçekleştirdiklerini ifade ediyor.

sddeb
Yemen televizyonu tarafından yayınlanan bir görüntüde, Husi saldırısından sonra batan bir İngiliz kargo gemisi görülüyor (EPA)

Sudan’ın, devrilen eski Devlet Başkanı Ömer El Beşir döneminde, İran ve Filistin’deki müttefiki Hamas ile yakın ilişkileri vardı.

Beşir'in 2019 darbesiyle devrilmesinin ardından, ülkenin askeri cuntasının başı olan Orgeneral Abdulfettah el Burhan, uluslararası yaptırımları sona erdirmek amacıyla ABD ile yakınlaşma başlattı.

Ayrıca İsrail ile ilişkileri normalleştirmek için harekete geçti.

İran’ın deniz üssünü inşa etme talebi, bölge ülkelerinin Sudan’da 10 aydır devam eden iç savaştan faydalanarak, Ortadoğu ile Sahra Altı Afrika ülkeleri arasında stratejik bir kavşak noktası olan ülkede yer edinmeye çalıştıklarını gösteriyor.

Burhan liderliğindeki Sudan ordusu, Nisan ortasından bu yana Orgeneral Muhamed Hamdan Daklu (Hamideti) liderliğindeki paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri ile savaşıyor.

Çatışma on binlerce insanın ölümüne, milyonlarca Sudanlının yerinden edilmesine ve dünyanın en kötü insani krizlerinden birine neden oldu.

Çatışmaları takip eden bölge yetkilileri ve analistlere göre, Sudan’ın İran’dan aldığı SİHA’lar, Hızlı Destek Kuvvetleri nedeniyle ordunun uğradığı kayıpların ardından, Burhan’ın bir miktar başarı elde etmesine yardımcı oldu.

Son haftalarda hükümet, Hartum ve Omdurman’daki önemli bölgelerin kontrolünü yeniden ele geçirdi.

ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, hem Sudan ordusunu, hem de Hızlı Destek Kuvvetleri’ni savaş suçu işlemekle suçladı.

Washington ayrıca Hızlı Destek Kuvvetleri’ni, Sudan’ın batısındaki Darfur bölgesinde cinayet, tecavüz ve etnik temizlik de dahil olmak üzere insanlığa karşı suçlar işlemekle itham etti.

Birleşmiş Milletler (BM) yetkilileri, Sudan ordusunu, sivillerin yerleşimleri havadan hedef almak ve Sudanlı sivilleri çaresizce ihtiyaç duydukları insani yardımdan mahrum bırakmakla eleştirdi.

BM kuruluşları ayrıca Hızlı Destek Kuvvetleri’ni, Darfur’da etnik amaçlı saldırılar da dahil olmak üzere zulüm yapmakla suçladı.

Çatışmanın tarafları olan Sudan ordusu ve Hızlı Destek Kuvvetleri, ABD ve BM’nin suçlamalarını reddetti.

ABD Şubat ayında yaptığı açıklamada, İran’ın Sudan ordusuna silah sevkiyatıyla ilgili endişelerini dile getirdi.

ABD’nin Hartum Büyükelçisi John Godfrey, İran’ın Hartum’a yardım ettiğine ilişkin haberlerin ‘son derece rahatsız edici’ olduğunu söyledi.


Hamas, Katar ve ABD heyetleri ateşkes görüşmelerine devam etmek üzere Mısır’a gitti

İsrail askerleri Gazze Şeridi sınırında (Reuters)
İsrail askerleri Gazze Şeridi sınırında (Reuters)
TT

Hamas, Katar ve ABD heyetleri ateşkes görüşmelerine devam etmek üzere Mısır’a gitti

İsrail askerleri Gazze Şeridi sınırında (Reuters)
İsrail askerleri Gazze Şeridi sınırında (Reuters)

ABD, Katar ve Hamas temsilcileri, İsrail ile Hamas arasında devam eden savaşta ateşkes görüşmelerine devam etmek üzere bugün Mısır’ın başkenti Kahire’ye gitti.

Şarku’l Avsat’ın AlQaheraNews kanalından aktardığı haberde, “Hamas, Katar ve ABD’den bir heyet, Gazze Şeridi’ne yönelik yeni ateşkes müzakerelerine devam etmek üzere Kahire’ye geldi” denildi.

ABD dün, İsrail’in Gazze Şeridi’nde Hamas'a karşı yürüttüğü savaşta ateşkes teklifinin şartlarını prensipte kabul ettiğini duyurdu.

Ancak İsrail, ateşkes planını kabul ettiğini henüz resmi olarak doğrulamadı.

Hamas hareketinden üst düzey bir kaynak, İsrail’in devam eden görüşmelerde hareketin taleplerini kabul etmesi halinde, Gazze Şeridi’nde ateşkesin ‘24 ila 48 saat içinde’ sağlanabileceğini söyledi. 

İsminin gizli kalmasını isteyen kaynak AFP’ye verdiği demeçte, “Bugün Kahire’de bir müzakere turu başlayacak. İsrail, yerinden edilmiş Filistinlilerin Gazze’nin kuzeyine dönmesi ve insani yardımın arttırılmasını içeren Hamas’ın taleplerini kabul ederse, önümüzdeki 24 veya 48 saat içinde bir ateşkes anlaşmasının yolu açılacaktır” dedi.

Arabulucular, yaklaşık 5 aydır devam eden, kıtlık tehdidi altındaki Gazze Şeridi’nin yok olmasına yol açan savaşta, Ramazan ayından önce ateşkes sağlanması için çabalıyor.

Kahire geçtiğimiz ay, İsrail ile Hamas arasındaki savaşı durdurmaya çalışan ABD ve Katar’ın, İsrailli heyetlerle üst düzey görüşmelerine tanık oldu, ancak önemli sonuçlar elde edilmedi.


İsrail ordusu yardım konvoyu saldırısına ilişkin: İsrail güçleri konvoyu vurmadı. Filistinlilerin çoğu yaşanan izdiham sonucu öldü

İsrail’in Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’ta gece düzenlediği hava saldırısında evleri yıkılan Filistinli kadınlar ağlıyor (AFP)
İsrail’in Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’ta gece düzenlediği hava saldırısında evleri yıkılan Filistinli kadınlar ağlıyor (AFP)
TT

İsrail ordusu yardım konvoyu saldırısına ilişkin: İsrail güçleri konvoyu vurmadı. Filistinlilerin çoğu yaşanan izdiham sonucu öldü

İsrail’in Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’ta gece düzenlediği hava saldırısında evleri yıkılan Filistinli kadınlar ağlıyor (AFP)
İsrail’in Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’ta gece düzenlediği hava saldırısında evleri yıkılan Filistinli kadınlar ağlıyor (AFP)

İsrail Ordu Daniel Hagari, ordunun Gazze’de yardım alan sivillerin ölümüne ilişkin ön incelemeyi geçen hafta tamamladığını, bu incelemede İsrail güçlerinin konvoyu vurmadığı ve bu Filistinlilerin çoğunun yaşanan izdiham sonucu öldüğü sonucuna varıldığını ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığı habere göre Daniel bugün yaptığı açıklamada, ordunun ayrıca bu olayla ilgili ‘bağımsız, profesyonel ve uzman bir kuruluş’ tarafından yürütülecek daha kapsamlı bir inceleme başlattığını ve elde edilen bulguların önümüzdeki günlerde paylaşılacağını bildirdi.

İsrail güçlerinin, geçtiğimiz Perşembe günü Gazze Şeridi’nde yardım konvoyunun etrafındaki Filistinlileri hedef alarak, yüzü aşkın kişiyi öldürmesinin ardından birçok ülke Birleşmiş Milletler’in (BM) soruşturma çağrısına destek verdi.

Bu durum, İsrail üzerindeki baskıyı artırdı.

Hamas hareketi tarafından yönetilen Gazze Şeridi’ndeki sağlık yetkilileri, İsrail güçlerinin yardım bekleyen Filistinlilere yönelik saldırısında 100’den fazla kişinin öldüğünü duyurdu.

Hagari olaya ilişkin bugünkü açıklamasında, “İsrail ordusu, Gazze’deki sivillerin yardım konvoyuna doğru koşarken ezilerek öldüğü ve yaralandığı talihsiz olaya ilişkin ön incelemeyi tamamladı” dedi.

Sahadaki komutanlar ve askerlerden bilgi alınan incelemede, yardım konvoyuna herhangi bir saldırı yapılmadığının belirlendiği öne sürdü.

Ordu Sözcüsü açıklamasını şu ifadelerle sürdürdü;

“Filistinlilerin çoğu izdiham sonucu öldü veya yaralandı. İzdihamı dağıtmak için açılan uyarı atışları yapılması ve güçlerimizin geri çekilmeye başlamasının ardından çok sayıda yağmacı güçlerimize yaklaşarak onlara yönelik doğrudan tehdit oluşturdu. İlk incelemeye göre askerler çok sayıda kişiye karşılık verdi. Olayın daha ayrıntılı incelenmesi için bir soruşturma başlattık, bu da insani operasyonlarımızdan birinde böylesine trajik bir olayın tekrar yaşanma riskini azaltmamıza yardımcı olacak.”

Hagari, “Olay, bağımsız, profesyonel ve uzman bir kurum olan olgu tespit ve değerlendirme mekanizmasında incelenecektir. İncelememiz önümüzdeki günlerde umut verici bir şekilde geliştikçe şeffaflık adına güncellemeleri paylaşacağız” diye ekledi.

Sözcü, soruşturmayı kimin yürüteceğine ilişkin ayrıntı vermedi.


Sudan: HDK’nın saldırıları sonucu El Cezire eyaleti onlarca kişi öldü ve yaralandı

Hartum'daki Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) milisleri (arşiv - Reuters)
Hartum'daki Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) milisleri (arşiv - Reuters)
TT

Sudan: HDK’nın saldırıları sonucu El Cezire eyaleti onlarca kişi öldü ve yaralandı

Hartum'daki Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) milisleri (arşiv - Reuters)
Hartum'daki Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) milisleri (arşiv - Reuters)

Sudan'da halk üzerinde büyük etkisi olan siyasi partiler, Hızlı Destek Kuvvetleri’nin (HDK) üç ay önce işgal ettiği El Cezire eyaletinin kasabalarında gerçekleştirdiği, onlarca bölge sakininin ölümü ve yaralanmasıyla sonuçlanan geniş kapsamlı ihlalleri kınadı. HDK, bu bölgelerde silahsız sivillere karşı işlenen öldürme, yağmalama ve hırsızlık eylemlerinin tüm sorumluluğunu üstlendi.

Milli Ümmet Partisi tarafından dün (Cumartesi) yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: “El Cezire eyaletine bağlı el-Halavin bölgesi, geçtiğimiz perşembe ve cuma günleri onlarca köye yapılan baskınlara tanık oldu. Baskınlar sonucunda el-Veli köyünde ölü ve sayıları bilinemeyen çok sayıda yaralı olduğu bildirildi.”

Açıklamada, bu korkunç ihlallerin El Cezire eyaletinde yer alan vilayetlerdeki 50'den fazla kasabayı sistematik olarak etkilediğine ve birçok köyün halen baskınlara maruz kaldığına dikkat çekildi.

El-Hasahisa Direniş Komiteleri, sosyal medya platformlarındaki hesapları aracılığıyla el-Halavin köylerinde HDK tarafından üç kişinin öldürüldüğünü ve dört kişinin de yaralandığını bildirdi. HDK’nin köylere saldırmaya devam ettiğini belirten Milli Ümmet Partisi, HDK’nin bu bölgelerdeki varlığı için herhangi bir gerekçe olmaksızın vatandaşları evlerinden etmesini kınadı. Parti tarafından yapılan açıklamada, daha önce de HDK’ye askeri operasyonlarla ilgisi olmayan şehir ve köylerden tamamen çekilme çağrısında bulunulduğu belirtildi.

Açıklamada, savunmasız vatandaşlara yönelik bu ihlallerin tüm sorumluluğunun HDK’ye ait olduğu ifade edildi. Aynı zamanda bu ihlallerin devam etmesinin kaçınılmaz olarak çatışmanın şiddetinin artmasına ve iç savaşa doğru kaymasına yol açacağı belirtildi. Parti, uluslararası ve bölgesel topluma bu savaşı durduracak barışçıl bir çözüme ulaşılması için çatışmanın her iki tarafına da baskı yapma çağrısını yineledi.

brbgrt
Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Reuters)

Muhammed Osman el-Mirgani liderliğindeki Demokratik Birlik Partisi, HDK’nin El Cezire eyaletine bağlı çeşitli bölgelerde sebep olduğu yaygın şiddet, yağma, soygun ve yerinden edilme olayları bağlamında çok sayıda vatandaşın ölümüne yol açan acımasız eylemlerini kınadı.

Partiden yapılan açıklamada, HDK tarafından El Cezire eyaletinin birçok bölgesindeki köylere yapılan barbarca işgal ve terörist saldırı, tüm uluslararası sözleşmelere, yasalara ve normlara açık bir meydan okuma olarak değerlendirildi. Açıklamada “Suçlular sorumlu tutulmalı, hızlı ve eksiksiz bir şekilde yargılanmalı” ifadesi yer aldı.

Uluslararası toplumu HDK milisleri tarafından El Cezire eyaleti sakinlerine karşı gerçekleştirilen yıkım ve tahribat eylemlerini durdurmaya çağıran Demokratik Birlik Partisi, kadın, çocuk ve hasta haklarıyla ilgilenen dost ülke ve kuruluşları bu tür durumlara acilen müdahale etmeye, gerekli insani yardım ve desteği sağlamaya davet etti.

Parti tarafından yapılan açıklamada “HDK’nin varlığı güvenlik, barış ve istikrar için gerçek bir tehdit oluşturuyor. Ayrıca Sudan'da demokratik geçişi engelliyor” ifadeleri yer aldı. Geçtiğimiz hafta Sudan Dışişleri Bakanlığı HDK’yi Güney Kordofan ve Mavi Nil eyaletlerinde 100'den fazla kişiyi öldürmekle suçladı.

HDK, geçtiğimiz yıl 19 Aralık'ta El Cezire eyaletinin başkenti Vad Medeni kentinin kontrolünü ele geçirdi. Yerel toplulukların bu bölgelerde HDK komutanlarıyla yaptıkları anlaşmalara rağmen yağma, talan ve savunmasız vatandaşlara yönelik saldırılar durmadı.


UNRWA: Gazze’de diğer tüm çatışmalardan daha fazla yardım görevlisi ve gazeteci öldürüldü

İsrail’in Refah’taki BAE Hastanesi yakınında yerlerinden edilmiş Filistinlilerin barındığı kampa saldırısı sonucu yaralananlar Kuveyt Hastanesi’nde tedavi görüyor (AFP)
İsrail’in Refah’taki BAE Hastanesi yakınında yerlerinden edilmiş Filistinlilerin barındığı kampa saldırısı sonucu yaralananlar Kuveyt Hastanesi’nde tedavi görüyor (AFP)
TT

UNRWA: Gazze’de diğer tüm çatışmalardan daha fazla yardım görevlisi ve gazeteci öldürüldü

İsrail’in Refah’taki BAE Hastanesi yakınında yerlerinden edilmiş Filistinlilerin barındığı kampa saldırısı sonucu yaralananlar Kuveyt Hastanesi’nde tedavi görüyor (AFP)
İsrail’in Refah’taki BAE Hastanesi yakınında yerlerinden edilmiş Filistinlilerin barındığı kampa saldırısı sonucu yaralananlar Kuveyt Hastanesi’nde tedavi görüyor (AFP)

Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini, Gazze savaşında diğer tüm çatışmalardan daha fazla yardım çalışanı ve gazetecinin öldürüldüğünü bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın Alemu’l Arabi haber ajansından (AWP) aktardığına göre Lazzarini sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, “UNRWA bünyesindeki meslektaşımız ve foto muhabirimiz Abdullah, Gazze’nin kuzeyindeki bombardımanlarda ağır yaralandı. Bacaklarını kaybetti” ifadelerini kullandı.

UNRWA tarafından Cuma günü yapılan açıklamada, Gazze Şeridi’ndeki su kuyularının dörtte birinden fazlasının tahrip edilmesinin ardından bölgedeki su arzının, artık savaş öncesi seviyelerin yüzde 7’sini aşmadığını açıkladı.

ABD aylardır, İsrail’in Gazze’ye daha fazla yardım yapılmasına izin vermesini talep etti, ancak İsrail buna direndi.

Uzmanlar, maliyetli ve etkisiz hava yardımlarına başvurmak zorunda kalmanın, Washington’un İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümeti üzerindeki etkisinin sınırlı olduğunun en son göstergesi olduğunu vurguladı.

İsrail ise, Gazze’deki sivillere insani yardım girişini engellediği yönündeki iddiaları reddediyor.

ABD, Ürdün Kraliyet Hava Kuvvetleri ile ortak olarak gerçekleştirilen insani yardım operasyonunda, Gazze kıyı şeridine yaklaşık 38 bin öğünlük gıda içeren yardım bıraktı.

Ancak bu, 2,2 milyonluk Gazze nüfusunun ihtiyaç duyduğu yardıma kıyasla çok az.

ABD’li yetkililer, söz konusu yardımın, sürdürülebilir bir çabanın ilk adımı olduğunu söyledi.

İsrail’in, geçtiğimiz hafta Gazze’de gıda yardımı almak için bekleyen Filistinli sivillere ateş açması sonucu yüzü aşkın kişi öldü.

İsrail ordusu, bu olayda sınırlı sayıda ateş edildiğini kabul etti, ancak kurbanların çoğunun izdiham sonucu ya da yardım tırlarının altında kalarak öldüğünü öne sürdü.

Savaş, Hamas’ın 7 Ekim’de başlattığı, çoğu sivil en az bin 160 kişinin ölümüne, 253 kişinin de kaçırılmasına neden olan saldırının ardından başladı.


Ankara ve Bağdat, PKK ve Kalkınma Yolu Projesi’nde iş birliği konularında yeni adımlar atıyor

Antalya Diplomasi Forumu oturum aralarında Türkiye ve Irak Dışişleri Bakanları (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)
Antalya Diplomasi Forumu oturum aralarında Türkiye ve Irak Dışişleri Bakanları (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)
TT

Ankara ve Bağdat, PKK ve Kalkınma Yolu Projesi’nde iş birliği konularında yeni adımlar atıyor

Antalya Diplomasi Forumu oturum aralarında Türkiye ve Irak Dışişleri Bakanları (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)
Antalya Diplomasi Forumu oturum aralarında Türkiye ve Irak Dışişleri Bakanları (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)

Türkiye ve Irak, önümüzdeki Nisan ayında başkent Bağdat'ta sınır güvenliği, PKK’nın faaliyetleriyle mücadelede iş birliği, su ve enerji sorunları ve Irak'ın Kalkınma Yolu Projesi’nde iş birliği konularında yeni bir müzakere turu gerçekleştirecek.

İki dışişleri bakanının başkanlığında, iki komşu ülkenin savunma bakanları ile istihbarat ve güvenlik teşkilatları başkanlarının katılımıyla 19 Aralık'ta Ankara'da Türkiye Dışişleri Bakanlığı'nda gerçekleştirilen önceki turun devamı olan bu görüşmeler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 31 Mart'ta yapılacak yerel seçimler sonrasında Bağdat ve Erbil'e yapmayı planladığı ziyaret öncesinde gerçekleşebilir.

PKK dosyası

Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, Antalya’da düzenlenen Üçüncü Antalya Diplomasi Forumu'na katılımının oturum aralarında yaptığı açıklamada, “Terör örgütü PKK sadece Türkiye'nin değil, Irak’ın da sorunudur” dedi.

Hüseyin, Irak anayasasında hiçbir grup veya örgütün Irak topraklarından başka ülkelere saldırmasına izin verilmediğinin belirtildiğini vurguladı.

Hüseyin ayrıca iki tarafın, önümüzdeki ay Bağdat'ta yapılacak bir sonraki toplantıda sunulacak iki belge hazırlamaya karar verdiğini ve Irak tarafının sınır güvenliği ve ikili ilişkilerle ilgili bir belge hazırladığını söyledi. Söz konusu görüşmelerde belgeler tartışılacak ve bu temelde ortak bir eylem planı geliştirilecek.

Ankara-Bağdat-Erbil hattında son aylarda yoğun bir hareketlilik yaşandı. Özellikle terör örgütü PKK'nın faaliyetleriyle mücadele edilmesi, ona verilen desteğin kesilmesi ve Irak'ın Türkiye ve Suriye ile olan sınırlarında kontrol tedbirleri uygulanmasına odaklanıldı.

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Metin Gürak'la birlikte 8 Şubat'ta Bağdat ve Erbil'i ziyaret ederek Irak Cumhurbaşkanı Abdullatif Raşid, Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani ve Savunma Bakanı Sabit el-Abbasi ile görüştü. İkili ayrıca Erbil'de Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani ile de bir araya geldi.

Bunun öncesinde Millî İstihbarat Teşkilâtı (MİT) Müsteşarı İbrahim Kalın, Bağdat ve Erbil'e iki ziyaret gerçekleştirdi.

Söz konusu ziyaretler, Bağdat ve Erbil'e, PKK'nın tehditlerinin ortadan kaldırılmasında ısrar edildiği ve Ankara'nın bu tehditleri ortadan kaldırmak için çeşitli şekillerde destek vermeye hazır olduğu yönünde açık bir mesaj vermeyi amaçlıyordu.

Ankara son dönemde Bağdat ve Erbil'le iş birliğinden ve PKK’nın Irak için de tehdit oluşturduğu gerçeğini anlamalarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Ancak Süleymaniye şehri, Kürdistan Yurtseverler Birliği Partisi'nin (KYB) PKK'yı desteklediğini ifade etmesi nedeniyle Türkiye için bir gerilim noktası olmaya devam ediyor.

sdbvdfbfd
19 Aralık'ta Ankara'da düzenlenen Türkiye-Irak Güvenlik Zirvesi’nden (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, perşembe günü Antalya Diplomasi Forumu arifesinde Iraklı mevkidaşı Fuad Hüseyin ile Antalya'da bir araya geldi. Görüşmede Erdoğan'ın yaklaşan Irak ziyaretinin hazırlıkları ele alındı. Türkiye Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre önümüzdeki ay yapılması planlanan Türkiye-Irak Güvenlik Zirvesi’nin gündemi de bu yönde olacak.

Erdoğan'ın Irak ziyareti

Geçtiğimiz hafta Erdoğan, Türkiye'de Mart ayı sonunda yapılacak yerel seçimlerin ardından Irak'ı ziyaret etmeyi planladığını açıklamıştı.

Irak hükümeti de daha önce 25 Temmuz 2023'te Erdoğan'ın Iraklı yetkililerle görüşmek üzere Bağdat'a geleceğini duyurmuş, ancak bu ziyaret birkaç kez ertelenmişti.

Iraklı kaynaklar, su ve enerji dosyaları ile terör örgütü PKK konusundaki anlaşmazlıklara atıfta bulunarak, Erdoğan'ın Bağdat ziyaretinin ‘üzerinde anlaşmaya varılamayan çetrefilli konulara tabi olduğunu’ söyledi.

Kalkınma Yolu Projesi

Ankara ve Bağdat, Kalkınma Yolu Projesi’nde iş birliğine önem veriyor. Hüseyin, Basra'daki el-Fav Limanı’ndan başlayıp Türkiye sınırında sona eren, bin 200 kilometre uzunluğunda, kara yolu, demiryolu, enerji ve iletişim hatlarını kapsayan projenin önemine vurgu yaptı.

Projenin ciddi bir finansman gerektirdiğini, bunun da çeşitli ülkelerin projeye yatırım yapabileceği anlamına geldiğini belirten Hüseyin, Kalkınma Yolu Projesi’nin çok büyük bir proje olduğunu söyledi. Hüseyin, söz konusu projenin Körfez ülkelerinin Irak üzerinden Türkiye ve Avrupa ile bağlantı kurması anlamına geldiğini söyledi.

Yatırım planlayan bazı Körfez ülkeleri olduğunu, Türkiye'nin de yatırım yapmak istediğini sözlerine ekleyen Hüseyin, “Projeyle ilgili Ankara'yla verimli görüşmeler yapıyoruz” dedi.

Türkiye ve Irak, Kalkınma Yolu Projesi’ne ilişkin çalışmaları takip etmek üzere karşılıklı ofis açmayı planlıyor.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, dün (cumartesi) yaptığı açıklamada, projeyle ilgili Türk ve Iraklı yetkililerin yakın ve yoğun bir şekilde çalıştığını söyledi.

Uraloğlu, bu kapsamda geçtiğimiz günlerde Irak Ulaştırma Bakanı Rezzak Muheybes es-Sadavi ve beraberindeki heyetle bir araya geldiğini belirtti. Uraloğlu, projenin iki ülke ilişkilerinde önemli bir yere sahip olduğunu ve Türkiye ile Irak arasında projenin teknik boyutuna ilişkin çalışmaların devam ettiğini vurguladı.

dsvde
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu'nun oturum aralarında Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani ile bir araya geldi. (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Erdoğan, cuma günü Üçüncü Antalya Diplomasi Forumu oturum aralarında Neçirvan Barzani ile yaptığı görüşmede, Kalkınma Yolu Projesi’nin başta Irak ve Türkiye olmak üzere bölge ülkeleri için önemli olduğunu vurguladı. Türkiye’nin projeye tam desteğinin devam edeceğini belirtti.

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Erdoğan, bölgede barış ve istikrar için terör örgütü PKK ve onun Suriye'deki kollarına karşı ortak mücadele anlayışı doğrultusunda çalışmanın önemini vurguladı.